BanvitBurada.com

Dikkat ettim, ne zaman bir alışveriş sitesi hakkında yazacak olsam hep aynı şekilde başlamışım; Vaktiniz mi yok? Zamanınız mı dar?

E ama doğru! Annelik, daha doğrusu ebeveynlik büyük şehir hayatıyla birleşince insan inanılmaz bir koşuşturmacanın içinde buluyor kendini. Neredeyse tüm market alışverini online yapan bir anne olarak ben Mayıs2013’ten beri kullandığım banvitburada.com‘u daha önce tanıtmamıştım.

Banvit'te kırmızı et çeşitleri
Banvit’te kırmızı et çeşitleri

Kendileriyle tanışma fırsatı buldum ve öğrendim ki 2011 yılında kurulmuş olsa da sürekli kendisini yenileyen bir site. Bir alışveriş sitesi hakkında neler yazabilirsin ki derseniz, ben diğer sitelerden farkını yazacağım sadece.

BanvitBurada.com’dan tüm tavuk, kırmızı et, şarküteri ürünleri ve hatta gözlemedir odur budur süpriz çeşitlere kadar varan alışverişinizi yaptınız diyelim (alışveriş için olmasa bile siteye mutlaka bir göz atın derim bu arada) Aldığınız ürünün hangi gün hangi saatte geleceğine kadar seçebiliyorsunuz. Mesela kendinize haftalık bir menü yapıp, menüdekilerin kırmızı/beyaz et ayağını bu siteden karşılayabilir, haftalık program kurup her hafta aynı gün aynı saate ürünlerin elinize ulaşmasını sağlayabilirsiniz.

internetten et siparişi
İzmir, Muğla, İstanbul Banvit’in sipariş ağında

Dondurulmuş ürün ve/veya dolapta saklanması gereken tüm bu ürünler, soğuk zincir bozulmadan özel araçlarla kapınıza elden ulaştırılıyor. Pakedinizi buzlu, straforlu, özel termostatlı çantadan kendiniz çıkarıyor direk buzluğa atıyorsunuz. Paketlemedeki özeni ve siparişlerin elinize ulaşmasındaki dakikliği gördüğünüzde bu yazıyı neden yazdığımı anlayacaksınız. İşini seven, severek yapan ve her bir ayağını ciddiye alan bir ekibin elinden çıktığı belli olan bu siteyi hayatınıza güvenle katabilirsiniz.

444 26 88 no’lu telefondan da direk sipariş verebilirsiniz. Ayrıntıları ise şöyle özetlemişler;

Çağrı Merkezimiz;
– Hafta içi saat 09:00 ile 22:00, hafta sonu 10:00 ile 20:00 arasında siz değerli müşterilerimize destek vermektedir.
– Ürünlerle ilgili yaşanabilecek problemlerle ilgili hafta içi saat 18:00’a kadar hizmet vermektedir.
– Web Siparişlerinizin durumunu hafta içi 19:00, hafta sonu ise saat 17:00’a kadar takip edebilirsiniz.
– Çağrı merkezimizde oluşabilcek yoğunlulktan dolayı, tüm soru ve görüşlerinizi yukardaki formu kullanarak bize ulaştırabilirsiniz.

 

çocukla etkinlik

Ahşap tren yolu boyama

Harika bir açık hava etkinliği fikrim var size; ahşap boyama. Bizim tahtalar bizimkinin ilgi alanına göreydi ama tahta konusunda seçenekler sonsuz!

Yazılarımı takip edenler bilirler, benim oğlumun aşırı derecede tren aşkı var. O şimdi 4,5 yaşında ve neredeyse 3 yıldır onun için tren ve tren yolu topluyoruz. Evimiz Moda’da olduğu için sık sık Kadıköy çarşıya iner, sahafları ve antikacıları dolaşırız. Sırf keyif için. Geçenlerde bir antikacıda tam da Bulut’un sevdiği tren istasyonundan bulduk, onu alınca satıcı bize bir torba dolusu tahta yol hediye etti. Yollar tahta olduğu için taş gibi sağlam. Ancak daha önce oynayan çocuk üzerlerini karalamış, boyamış. Yine de kıyıp atamadık.

Haftasonu koca bir çanta yaptım. Akrilik boyalar, su kabı, fırçalar, bolca gazete kağıdı, tutkal, bir torba ince kum ve hepimize yetecek kadar fırça. Gazetleri serdik, çok az su kullanarak kalınca sürdük boyaları raylara. Bulut bu işe bayıldı. En güzel raylar gri ve kahverengiler oldu. Bize göre renkler yakışmasa da Bulut her renk ray istedi ve boyadı. Kırmızılarda yangın varmış, sarılar inşaatmış, maviler denizin üstündeymiş, falan filan :)

Dayımın inanılmaz güzel Marklin rayları vardı çocukluğumda. Onların pütür pütür dokusunu hatıladığım için yanımıza tutkal ve ince kum da almıştım. Temiz bir fırçayla raylara tutkal sürdük; gazete kağıdına döktüğümüz kuma ters olarak yapıştırdık rayları. Kumlar tutkala yapıştı ve pütür pütür raylarımız da oldu. Rayların olukları yüzünden yolu tıkanmıyor, merak etmeyin.

Ben bu tekniği eve dönünce abarttım, kahverengi boyadığımız raylara kuru naneler yapıştırdım :)) Kum kadar başarılı olmadı. Kumlar kesinlikle dökülmüyor, onu da söyleyeyim. Güne ait çektiğim fotoğrafları kendim bile çok sevdim. E, en sevdiğim ikili başrolde haliyle…

Siz de, ray olmasa da parkta yeşilliklere yayılıp birşeyler boyamayı deneyin. Acaip dinlendirici ve sakinleştirici. Üstelik sonunda ortada elle tutulur bir eser ve çocuğunuzun anılarına yer edecek bir gün de kalıyor.

açık havada etkinlik
açık havada etkinlik
çocukla ne yapsak
tahta boyama için gerekli malzemeler
baba oğul etkinlik
baba oğul etkinliği oldu bu tam! :-)
çocukla etkinlik
öpülesi minik eller

tahta tren

pegasus çocuk bileti

Pegasus, çocukların hayallerindeki tatili Dünyanın En Güzel Hediyesi’ne dönüştürüyor.

Pegasus’un yeni uçaklarına kız çocuklarının isimlerini verdiğini biliyor muydun?

İlk duyduğumda beni çok şaşırtan çok da mutlu eden bu bilgiyi sizinle paylaşmamın çok güzel bir sebebi var!

Pegasus Aile Bireyleri arasındaki geleneği 2011 yılından bugüne misafirleri ile paylaşan ve yeni uçaklarına kız çocuklarının ismini veren Pegasus, kampanyaya bu sene harika bir sürpriz daha eklemiş ve Dünyanın En Güzel Hediyesi’ni kız çocuklarına vermek için tatlı mı tatlı bir yarışma başlatmış!

Düzenlenen resim yarışması ile kız çocukları “hayallerindeki tatilin” resmini çizecek, Pegasus’un yepyeni uçağı seçilen resimle boyanacakmış. Üstelik o uçağın ismi de yine o minik kızın ismi olacakmış.

Kızının hayalindeki tatili gökyüzüne taşımak senin elinde! Dünyanın En Güzel Hediyesi’ni kızına vermek için dunyaninenguzelhediyesi.com’a tıkla, yarışmaya katıl.

Benim minik kızım resim yapamayacak kadar küçük ama ona da Dünyanın En Güzel Hediyesi’ni vermek istiyorum dersen de ucagaisimver.com adresinden çekilişe katıl, kızının ismi yepyeni başka bir uçağa verilsin. Düşünsene kızının adı göklerde gezecek! Gerçekten de ona verebileceğin #engüzelhediye.

Dünyanın En Güzel Hediyesini kızına vermeye hazırsan, istikamet www.dunyaninenguzelhediyesi.com :)

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Blog nedir? Blogger ne yapar?

blogger nedir Blogger arkadaşım lafım sana! Cem Yılmaz’ın böyle bir repliği vardı, Gora’da sanırım, ‘Arkadaşım lafım sana’ neyse…

Blog ne demek biliyor musunuz? Anlamını? Web-Log kelimesi kullanımla değişerek önce wee-blog sonra blog’a dönüşüyor, 94’ten-00’lere. Belirli veya belirsiz zaman aralıklarında kronolojik olarak bir sayfada yayınlanan yazıları kapsıyor ‘blog’ siteleri. Bir nevi günlük. İster uzman olduğun konuda yaz, ister dijital günlük olarak kullan, istersen sadece saçmala. Sana özel, senin sayfan.

Sayfa senin sayfan. İster kilitlersin sadece yakınların okur, ister herkese açık yazarsın.

İster basın bültenlerine yer verirsin, ister film eleştirisi yaparsın kafana göre.

İster hergün 1 yazı koy, ister yılda 1 kez yaz. Canın ne istiyorsa, ne zaman istiyorsa.

İster çocuğunun boy boy fotoğraflarını koyarsın hergün, ister ‘ben asla paylaşmam’ dersin.

İster banner koyarsın bir markaya ait, ister arkadaşının sayfasının logosunu eklersin.

İster sayfan üzerinden para kazanırsın, ister kazanmazsın.

İster ‘1 kuruş almadan tek kelime yazmam’ dersin, ister ‘1 kuruş almam yazılarım karşılığında’ dersin. Ha istersen bazen alır bazen almazsın, senin bileceğin iş. Sayfa senin!

Sayfa adında çocuğunun adı bile geçiyor çoğu blogda, senin sayfan arkadaşım! Sadece seni ilgilendirir. Sadece seni.

Kimse kimseye hesap vermek zorunda değil. Kimse senin neyi neden yazığının hesabını soramaz. Sana ne, bana ne, ona ne?

 

 

Tavuk konusunda kafamızdaki tilkiler!

Anneler için konu beslenme, özne çocuk olunca en ufak bir negatif görüş, mide bulandırabiliyor.

Et ve tavuk konusu da hepimizin, daha çok da annelerin kafasını çok kurcalayan konulardan. Yediklerimiz hormonlu mu? Organik diye satılanlar ne kadar ‘organik’? Ne, nerede, hangi koşullarda üretiliyor? GDO’dan kaçabilecek miyiz?

Geçenlerde ben ve blogger/anne arkadaşlarım Banvit’in davetlisi olduk. Etkinliğin amacı doğru bilgileri aktarma ve bilinçlendirme idi.

Banvit İstanbul
Blogger Anneler Banvit’i ziyarette
Yalnız ben Banvit’in ofisini çok beğendim :-)

Banvit Kurumsal Gelişim ve İletişim Direktörü İlgi Görener Hanım’ı hem dinledik, hem soru yağmuruna tuttuk.
Her bir sorumuzu gerek açıklamalı, gerek fotoğraflı, gerekse laboratuvar araştırması sonuçlarıyla yanıtladılar. Her tür soruyla karşılaştıklarını ve artık  şaşırmadıklarını söyleseler de, sözünü esirgemeyen bir grup anne olarak yine de şaşırtmayı başardık. Bu yazıya vakit ayırıyorsanız zaten aklınızda bir takım sorular vardır, tıpkı benim, bizim gibi. Toplantıda aldığım notlar ve bazı soruların cevapları şöyleydi;

-Banvit ’68’den beri tavuk üretiyor. Türkiye’de tavuğu, tabiri caizse ‘poşete koyup satan‘ ilk işletme.

-Kendilerini sürekli denetliyorlar; hem içerde (kümesler), hem dışarda (kesimhaneler)

-Hayvanlara kesinlikle hormon kullanmadıklarını belirttiler.

-Hayvanlara gerekli durumlarda* antibiyotik verdikleri oluyor, ilacın kalıntıları bünyelerini terketmeden kesim yapılmıyor. *:Gerekli durumlar nelerdir? Açıkça  ‘Neden antibiyotik veriyorsunuz?’ soruma verilen cevap, ‘Siz hastalandığınızda ya da mecbur kaldığınızda hangi sebeple kullanıyorsanız, aynı sebeple’ dendi. Hastalanan bir kaç tavuk yüzünden binlerce tavuğun telef edilmesindense ilaç kullanımının zaman zaman kaçınılmaz olduğu belirtildi. Ancak kesim yapılan hayvanlarda kesinlikle ilaç kalıntısı olmadığı belirtildi.

-Tabii hemen soru geldi, ilaç kalıntıları vb kimyasallar nasıl denetleniyordu? Ayda 40bin analiz yapılıyor, bu da yılda 500.000 analiz demek. Elinize aldığınız paketlerin üzerindeki numarayı sistemde sorguladığınızda; hayvanla ilgili tarihler, şeceresi, üreticisi, hangi yetiştiriciden geldiği hepsi kayıt altındadır, dendi. ‘Çocuklarınıza yedirmeyeceğiniz gıdalar üretmiyoruz. Bugün bu yüzden tüm sorularınızı yanıtlamak istiyoruz’ diye ekledi İlgi Hanım.

Sunumlar elbette ki Banvit ürünlerindendi.

Tavuklar 40-42 günde kesiliyor. Organik tavuklar ise 80-90 günde. Türkiye’de organik tavuk adı altında satılan hiçbir ürünün gerçek olmadığını savundular. Sebebini de, hem ‘organik diyebilmek için gerekli olan hayvan başına 4m2 kapalı+4m2 kapalı alanın (Türkiye topraklarının %66’sına denk gelirmiş yalnız Banvit’teki tavuklar), sanayi atıksız bir topraktan/çevreden sıfır etkileşimle  beslenen tavuklar var olduğuna inanmanın ütopik olduğunu belirttiler.

Peki neden tavuklar eskisinden çok daha hızlı pişiyor? Eskiden tavuklar bu kadar kısa sürede kesilmezdi, aylarca dolaşırlardı ve dolayısıyla kartlaşırlardı. Kas yaparlardı ve pişme süresi uzardı. Bugün, belirttiğimiz gibi 40-42 günde kesimhaneye gidiyorlar. Dolayısıyla etleri körpe kalıyor.

-Banvit’in ürünlerinden ‘rooster’, 80-90 günde kesiliyor, yoksa yine ‘organik’ mantığına inanmıyorlar ama daha etli butlu et arayanların tercih ettiği bir ürün oluyor.

-‘Geç pişen tavuk tüm aminoaasitini kaybeder, B12’ler proteinler gider, kas yığını yersiniz’, diyor İlgi Hanım.

-Banvit yumurta üretmiyor.

-Banvit bazı büyük market zincirlerinden ürünleri çekmiş ve evlere soğuk servis yapan bir sistem kurmuşlar. Yalnızca banvitburada.com üzerinden ulaşabileceğiniz pek çok ürün var.

‘Körpe’ markası Banvit’in B kalite ürünlerini sattığı kendi markası. Boy, kilo vb olarak standarta uymayan ürünleri içeriyor, yoksa üretim kalitesi aynı.

-Banvit.com üzerinde istenilen tüm sağlık raporlarına ulaşabiliyorsunuz.

Benim ilgimi bu konular çekmiş, bu notları tutmuşum. Çok şey konuşuldu, sayısız soruldu. Aklınıza gelen soru varsa burdan bana sorabilirsiniz, beni aşan bir konuysa kendilerinden yardım da alabilirim.

Tavuklar dip dibe ufacık kafeslerde mi yaşıyorlar, ışık oyunları ile mi gece/gündüz yapılıyor? Bu gibi soruların hepsinin şehir efsaneleri olduğunu söyleyip, bizleri Bandırma’ya davet ettiler. Eylül ayı içersinde bizzat üretim tesislerini ziyaret edeceğiz. Elimde kameramla orada olacağım. Aklınızdakileri yazın, ileteyim.