İpek SUER tarafından yazılmış tüm yazılar

Anne Fare Yakaladım, Çoluk Çocuklu, Teknolojik Anneler, Kuzeyde Bir yer, İpek Süer teknolojikanneler.com

facebook zaman tüneli


facebook’un ilk olarak eylül ayında duyurduğu ‘zaman tüneli‘ (ing.timeline) ana sayfa tercihi, şu ana kadar kullanıcıların tercihine bırakılmıştı. şimdi ise tüm kullanıcılar mecburi olarak zaman tüneli uygulamasına geçiyor ve yeni sayfayla yüzyüze gelindiğinde çoğu kimse önce bir süre bocalıyor.

facebook zaman tüneli nedir?
zaman tünelinde, isminden anlayacağınız gibi, profil sayfanızın geçmişini de görebilir ve/veya istediğiniz iletileri, fotoğrafları geçmiş günlere yerleştirebilirsiniz. sayfanızda doğum yılınızdan bu güne kadar gelen bir zaman çubuğu görünecek. oradan bir tarih seçerek (örneğin; evlilik yıldönümünüz) fotoğraf ekleyip, etiketleyebilirsiniz. istediğiniz duyurularınızı ön plana çıkarabilir, istediklerinizi kaldırabilirsiniz. başka bir deyişle, isterseniz daha önce facebook’ta yer vermediğiniz tüm anılarınızı, zaman boşluklarına yerleştirebilirsiniz.
zaman tüneli android platfomda da aktif.

 

zaman tüneline geçiş
  • zaman tüneline geçtiğinizde, sayfanız son haliyle yayınlanmadan önce 7 gün süreniz var. bu süre zarfında sayfanızı hazırlayabilir istediğiniz an geçiş yapabilirsiniz.
  • uygulamanın en ilgi çeken kısmı kapak fotoğrafı. profil fotoğrafınızın yanı sıra, arzu ettiğiniz bir görseli kapak fotoğrafı yapabilirsiniz. bu görsel sayfanızın üstünde yer alacak, tıpkı kişisel blogunuz gibi… isterseniz fcover photos.com gibi adreslerden görsel seçebilirsiniz.
  • kapak fotoğrafının hemen altında, yine sizin tercih ettiğiniz kişisel bilgileriniz, beğenileriniz, fotoğraflarınız, arkadaşlarınız, vb kutucuklar yer alıyor.
  • bir yenilik de gizlilik ayarlarına var. önceden gönderilerinizin tümü için tek bir güvenlik seçeneği vardı, ‘anasayfamı yalnız arkadaşlarım görsün’ gibi. zaman tünelinde ise sayfanıza yeni bir gönderi yaptığınızda -ki bu ister fotoğraf, ister video, ister anlık paylaşımınız olsun- bunu kimlerin göreceğine o an karar verebiliyorsunuz. her bir gönderi için, o an istediğiniz seçenekten bunu basitçe yapıyorsunuz.

lütfen dikkat, ‘zaman tünelinden nasıl çıkarım’ yazılarına kanmayın!
zaman tüneli, facebook’un yaptığı her yenilik gibi çok eleştiriliyor. yeni uygulamayı beğenmeyenlerin sayısı beğenenlerden çok fazla. bu durum bazı uyanık yazılımcıları hareket geçirdi ve hergün ‘zaman tünelinden nasıl çıkarım / zaman tüneli nasıl iptal edilir’ gibi yazılar paylaşılıyor internette. bu linklere kanmayın, çünkü bunlar kişisel bilgilerinizi ele geçirmek ve kullanmak amacıyla yapılan girişimler.

üzgünüm, zaman tünelinden geriye dönüş artık mümkün değil!

pepee taklit mi

Pepee taklit mi?

yeni başlayanlar için Pepee!

  • öncelikle isminin yazılışına, okunuşuna takılmayın. animasyon dünyasında p harfi pek popüler; pocoyo, pokemon, poko, pepe, pepee, pippi… liste uzar gider.
 
  • bu çocuğu bir yerden gözüm ısırıyor diyebilirsiniz. doğrudur, çizgi filmlere uzak biri de olsanız Pocoyo karakteri görseline mutlaka bir yerlerde denk gelmişsinizdir. 
 

 

 

  • pocoyo’da pembe fil, pepee’de pembe zürafa vardır. köpek, kuş, 3 tekerlekli bisiklet, ağaçlar, sonsuzluk, kız arkadaş, hepsi birebire yakın benzerliktedir… başlarda tıpkı pocoyo’daki gibi pepee’de de beyaz sonsuzluk üzerine ağaçlar çiçekler vardı, sonra ‘orjinalleşti’ de çimenler geldi.
  • ha bir de pepee’nin kıyafetlerinde nazar boncuğu vardır, alamet-i farikası olarak.
  • pepee de pocoyo gibi dış sesle konuşur sürekli. birinin şuşu’suna karşın diğerinin stephen fry‘ı vardır, o ayrı.
  • pepee’nin adı pocoyo’yla anılmaya başlayınca yalnız arka plan değil, kıyafetler de değişime uğramaya başladı. şapkaya pepee yazısı geldi misal. hikayeye türküler, halaylar eklendi, aile üyeleri katıldı seriye de, biraz ayrıldı pocoyo çizgisinden.
  • hatta pepee sürekli bayrakla görünür oldu; jenerikte bayrak direğine dolanır, birşeyleri ispat etmek istercesine… 
  • pepee’de zürafalar halay çeker, mendil sallar. pepee aninden -yaşıyla hiç alakası olmaması gereken türküler- söylemeye başlayabilir (bknz; fidayda da ankaralım fidayda, beşyüz altın yedirdim bir ayda!)
  • pepee’nin kardeşi bebee, henüz emekliyor olsa da, sayılari bilir, her söyleneni anlar, çişini kakasını söylemeyi 15 dakikada öğrenebilir. 
  • pepee, ineğe ‘mööcük’, kaleme ‘kaliş’, maymuna ‘maymuş’, köpeğe ‘köpüş’ der. öyle şirindir.
  • pepee sinirlendiğinde tıpkı bir başka anime Poko‘nun yaptığı gibi nefes teknikleri ile sakinleşir. poko’nun her bölülünde vardır; ‘nefes al, nefes ver, burnuna dokun..’
  • pepee’nin bütün şarkıları genellikle aynı melodidedir ve mutlaka dilinize dolanacaktır; pepee’nin sarıları çoğalır, mavileri çoğalır, biri büyük biri küçük iki ekmek alır, pepee çok üzülür hep üzülür…
  • pepee biraz memnuniyetsiz bir çocuktur, zor beğenir, çok sık ‘hıh!’ yapar, sürekli omuz silker.
  • pepee’de başarılı bulduğum tek şey, Yağız Alp Şimşek’in pepee karakterini seslendirmesidir. 
madem böyle bir animasyon çıkartabiliyoruz ortaya -ki bu harika- esinlenme kelimesini de güzel türkçemizde doğru kullanmaya başladık mı, olmuşuzdur zaten! 
 
 
 
 

moon secrets / ay sırları

  • işte çok şirin bir interaktif masal uygulası daha. ismini ‘ay sırları‘ diye çevirebilirim sanırım. eminim inceledikten sonra siz de uykudan önce rutininize eklemek isteyeceksiniz.

 

 
oğlumun aydede takıntısı var ve farkında olmadan içinde ‘ay’ geçen kitap ve filmlerden oluşan koleksiyonumuz oluşmaya başladı bile. moon secrets‘ı bu bahaneyle keşfettim.

 

çocukların ilk dünyevi keşiflerinden biri AY. gökyüzünde kocaman bir yuvarlak, karanlıkta parlıyor, imajı her yerde karşılarına çıkıyor. bu hikaye çocukların ayı nasıl gördüklerini çok iyi yakalıyor, rüyamsı anlatımıyla hayal güçlerini zorluyor. illüstrasyonlar çok sevimli ve yumuşak renkli. her zamanki gibi bir yandan dinleyip bir yandan şekillerle oynayabiliyorlar, dokundukça süprizlerle karşılaşabiliyorlar. kahramanımız Luna yönlendiriyor, küçük parmaklar sırları keşfediyor…

 
 
yaş aralığı : 4+ belirtilmiş ama birlikte okuduğunuzda daha küçükler de (1-4yaş) keyif alacaktır. 
  • ücret : $ 0,99 apple store fiyatı
  • boyut: 6.7 mb
  • dili    : ingilizce, almanca, ispanyolca
  • Genera Games © TouchyBooks
 
aşağıdaki linkten ÜCRETSİZ ulaşabilirsiniz.
 

iCloud nedir?

sohbet ettiğiniz kişiye cüzdanınızdan fotoğraf gösterme dönemi çoook eskilerde kaldı!

fotoğraf, video ve müziklerinize, kısacası kişisel arşivinize her yerden erişebilmek istemez miydiniz? işte bulutlar bunu mümkün kılıyor!

iCloud nedir?

bir kaç ay öncesinde Apple duyurmuştu iCloud hizmetini. Mac kullanıcıları, tüm dosyalarına ve tercihlerine her türlü apple ürününden ulaşabilecekti. popülerliği hızla artan bu uygulamaya Microsoft’tan karşılık gecikmedi ve artık windows ve linux kullanan tüm pc sahipleri aynı bilişimden faydalanabiliyor.

windows7 ve google chrome kullanıyorsanız, bulut bilişim yani cloud computing sayesinde  android sistemli cep telefonunuz ile kullandığınız bilgisayardaki yer imlerini senkronize edebilirsiniz.

ben burda teknik ayrıntılara girmeyeceğim, hizmetin biz anne babaları ilgilendiren kısmına gelelim; fotoğraf ve videolar! siz de eşim ve ben gibi, eş dost ziyaretine giderken yanınızda taşınabilir hard disk ya da usb bellek taşıyanlardansanız, size güzel haberlerim var. kendi bulut sunucunuzu oluşturarak dosyalarınızı paylaşabilir, hatta kendi masaüstünüzü oluşturabilirsiniz. bulutlar web tarayıcısı içinde çalıştıkları için, kişisel bilgisayarınızdan bağımsız olarak internete nereden ve hangi aygıttan bağlanıyor olursanız olun arzu ettiğiniz içeriğe ulaşabilirsiniz. tanımladığınız tüm e-posta hesaplarınızı bilgisayarınıza ve telefonunuza aktarabilir, aynı şekilde telefonunuzla çektiğiniz fotoğrafları bulut sunucunuza da kopyalayabilirsiniz. isterseniz bu içerikleri anında facebook, twitter, flickr gibi sosyal paylaşım sitelerinde paylaşabilirsiniz.

gmail, hotmail, yahoo gibi yaygın hizmetlerden faydalanıyorsanız bulut bilişime zaten aşinasınız demektir. başlangıç için public cloud olarak adlandırılan, internet üzerinden herkesin erişebildiği bilişim sizin için yeterli olacaktır, arzu ederseniz güvenlik duvarıyla korunan, yalnızca yetkiliye açık olan private colud hizmeti kullanabilirsiniz. comunity cloud ise gruplara hizmet veren bulut yapısıdır.

basitçe giriş yapmak isterseniz size Tonido‘yu (www.tonido.com) öneririm. yönlendirmeleri takip ederek sisteme kolayca alışabilirsiniz. ücretsiz olan bu hizmetin aslında yaptığı, bilgisayarınızda bulunan ve sizin seçtiğiniz verileri bulut üzerinden internette paylaşıma açmak.
yine ücretsiz, internet üzerinde 2gb alana sahip olmak isterseniz, çevrim içi depolama için Dropbox (www.dropbox.com) da oldukça pratik ve popüler.

bugün güvenlik takıntılı NASA bile bulut bilişimden faydalanıyor, siz neden bulutlara geçmeyesiniz?

haydi o fotoğrafları bulutlara yükleyin ve benimle de paylaşın!

Filin Banyosu

fil varmış, fil yokmuş…

söz konusu tablet ve android uygulamaları olunca, çocuğunuz için Türkçe bir uygulama bulmak neredeyse mucize. bu uygulama ise Türkçe olmakla kalmıyor, Türk yapımı bir uygulama. interaktif çocuk masalı Filin Banyosu‘ndan bahsediyorum.

aşağıdaki linkten ücretsiz olarak inderebileceğiniz masalın en güzel yanı, belirttiğim gibi türkçe seslendirilmiş olması. tabii isterseniz ingilizce dinlemeniz de mümkün.

masalın isminden de anlaşılabileceği gibi, kahramanımız Zara banyosunda büyük(!) bir süprizle karşılaşıyor ve 20 sayfa boyunca onunla ve süpriz arkadaşı fil ile, problemlerine çözüm arıyoruz.

renkler ve grafikler oldukça şirin. her sayfada farklı objeleri hareket ettirebiliyorsunuz. bu bir kuş da olabilir, zara’nın saçları da. ya da bırakın çocuğunuz banyonun bitmek bilmeyen köpüklerini patlatsın.

fotoğraflar SERDAR SÜER

bu uygulama için bir yaş sınırı koymak bence gereksiz, 9 aylık bir bebeğin de ilgisini çekecektir, benim gibi büyümeyen bir annenin de. gözü kapalı tavsiye ediyorum. oğlumun tabletle tanıştığı ilk uygulamalardan biri bu ve banyodan sonra/uykudan önce masalımız oldu bile.

programlayan da, resimleyen de birer anne olunca, uygulama benim için daha farklı bir anlam kazanıyor. hala yüklemediyseniz, şimdi indirin derim;

yazan               : Alasdair Turner
programlayan  : Deniz A. S. Çetin
ilüstrasyonlar   : OiP 
boyut               : 25mb

aynı yapımcıların Bir Kar Masalı isimli uygulamasını da bu linkten, yine ücretsiz indirebilirsiniz!

internetin güzel anneleri

gecenin bir vakti  bebeğiniz ile birlikte ayaktasınız. o bir türlü uyumazken eliniz telefonunuza ya da bilgisayarınıza gidiyor ve sizin gibi uykusuz annelerle sohbete dalıyorsunuz…

hiç tanımadığınız, karşılaşmadığınız anneler, ortak problemleriniz yüzünden en yakın sırdaşınız oluyorlar. soğuk havalarda bebeğinizle eve kapanmak, olmadık saatlerde arayacak bir kimseye ihtiyaç duymak, yeni sorumluluklar yüzünden sosyal olarak soyutlanmak, uyku ve yemek saatleri derken eski dostlarınıza ayak uyduramamak… bu dönemde aradığınız dostluğu internette bulmak sizi şaşırtmasın!

twitter hesabımı ilk açtığımda bu kadar güzel insanlarla tanışacağımı hayal bile edemezdim. bir blogum vardı evet, ama diğer blogların çok kişisel olduğunu, günbegün eklenen bebek fotoğraflarından ibaret olduğunu sanıyordum. twitterda dostluklarım arttıkça annelerin bloglarına ve paylaşımlarına hayran kaldım,  bebek yüzünden işe ara veren anneler yaşadıkları boşluğu, yaratıcılıklarını bir şekilde internet üzerinde gideriyorlardı. sonunda blogger anneler-blogger babalar bir araya geldiler, ortam o kadar samimiydi ki bir kereye mahsus olacağı düşünülen buluşmalar klasikleşti, artık her ay gerçekleşiyor. işte ben de kendilerini tanımadan yazıştığım annelerin bloglarını, ancak bu toplantılar sonrasında keşfettikten sonra, ne kadar güzel insanların arasında olduğumu farkettim.

anneliğimin en zor döneminde aralarına düştüğüm dostlar için minnet duyuyorum;

sevgili Yeşim Mutlu ön ayak oldu, büyük bir özveriyle herkesi toparladı ve blogger anneler-blogger babalar bir araya geldiler. her ayın ikinci cuması toplanmaya devam ediyorlar.

twitter’da uykusuzluğumuzu #uykusuzanneler hashtagi ile paylaşırken büyüdük, çoğaldık, uykusuz anneler kulübü olduk. facebook, twitter yetmedi, bir de sitemiz oldu. sitemiz diyorum, sadece gönlümden geçtiği için sebepleniyorum, oysa emek veren değerli anneler buradalar. iyi ki varlar.

twitter yazışmalarından, 140 karaktere sığmayan dertleşmelerden yola çıkan güzeller güzeli Nihan Anne, aramızda kullandığımız ‘internet anneleri’ ismini google grubuna taşıdı ve internet anneleri grubumuz da oldu. hergün çoğalıyoruz, çoğaldıkça problemlerin çözümü kolaylaşıyor.

Gamze için, Atakan için tek yürek oluyoruz, sesini duyurmaya çalışıyoruz.  karda kışta açıkta kalan bebekleri düşündükçe gözümüze uyku girmiyor; Van için örüyoruzmart ayı blogger toplantısında Kansersiz Yaşam Derneği’ni arkamıza alıyoruz, farkındalık için neler yapabileceğimizi konuşacağız.

paylaşımlar arttıkça gücümüz büyüyor, bu kadar yapıcı ‘insan’ bir arada oldukça sorunlar hafifliyor, umutlar artıyor. internetin güzel anneleri üretiyor.

anneler internetteler evet, ama asla sanal değiller!

okullarda tablet dönemi

2011-2012 eğitim öğretim yılı 2.dönemi itibariyle okullarda tablet ile eğitim uygulamasına başlanıyor. şu an 17 ilde, 52 okulda uygulamaya geçildi bile.

MEB tarafından başlatılan projenin adı “Fatih Projesi” ve pilot okullarda denenmeye başlandı. proje kapsamında yaklaşık 2,5 milyon tabletin öğrencilere dağıtılması hedefleniyor.

alt yapı tamamlandıktan sonra planlanan şu; her sene ilköğretim 5. sınıf ve lise 1. sınıf öğrencilerine zimmetli tablet bilgisayar dağıtılacak. kullanım esnasında oluşabilecek arızalar için servis sağlanacak ve tabletlerin kullanım garantisi olacak. öğrenciler tableti 4 yıl kullanacaklar ve süre sonunda bilgisayar öğrenciye ait olacak. sistemin 4 yılda oturması hedefleniyor, daha sonra diğer sınıflara da tablet dağıtımı yaygınlaştırılacak…

ayrıca zamanla tüm okulların internet erişimi güçlendirilecek, her okula birer çok amaçlı yazıcı ve projeksiyon cihazı dağıtılacak.

şu an tabletlerde yalnızca ders kitapları yüklü ve internete erişim sağlanmıyor. pilot eğitime katılan öğrencilerin ilk olumlu tepkileri, ders kitaplarını taşımaktan kurtulmanın geçekten çok büyük kolaylık sağladığı yönünde oldu. ilk olumsuz tepkileri ise, internet bağlantısının olmamasının yarattığı hayal kırıklığı. bence de teknolojinin nimetlerinden maksimum faydalanalım derken interneti engellemek, kanımca projenin tamamına ters düşüyor. 

defter kağıt kalem yerine bilgisayar ekranı kullanmak demek, en gelişmiş eğitim sistemine sahip olmak mı demektir? sınırlı da olsa -ki zaten sınırlı olması görüşündeyim- internete kontrollü erişim sağlanamaz mı? gerçekten eğitimde atılım yapmak mı istiyoruz, yoksa biraz ‘göstermelik’ girişimlerimiz mi var? 

elbette çocuklarımızın akıllı tahtalı sınıflarda okumalarını isteriz, Türkiye’nin neresinde olursa olsunlar  yaşıtlarıyla eşit şartlarda, aynı imkanlardan faydalanmalarını, ödevlerini usb bellekte taşıdıkları, sunumlarını projeksiyon cihazlarıyla yaptıkları, çantalarında yalnızca tablet bilgisayarlarını taşıdıkları bir eğitim almalarını isteriz. kim istemez? ama mesela öğretmenlerimize de bu konuda bir eğitim verilecek mi, sistemi etkin kullanmaya gerçekten hazır mıyız?

dileğim tüm okullarda bir an önce hızlı ve etkin internete erişimin sağlanması, öğretmenler dışında öğrencilerin de tabletlerden en azından güvenli internete giriş yapabilmeleri, ödevlerini araştırmalarını internet üzerinden yapabilmeleri ve ellerinin altında bilgisayar varken istedikleri konuya anında ulaşabilmeleri!

ayrıca bilim, sanayi ve teknoloji bakanımız Nihat Ergün, “bu tabletlerin ve akıllı tahtaların Türkiye’de üretilmesini sağlayarak da bu sektörlerde üretim ve istihdam imkanlarını genişletmiş, bu teknolojinin ülkemizde güçlenmesini sağlamış olacağız” dedi. ne diyelim, hayırlı olsun!



kindle fire

kindle fire, amazon‘un piyasaya sürdüğü tablet pc. gerek boyutu gerekse ekran sağlamlığı ile her yaştan çocuğun vazgeçilmezi olmaya aday gözüküyor.
 

7inç‘lik dokunmatik ekrana sahip kindle’ın en önemli özelliği kolay kullanımı. tek bir tuşla binlerce film seçeneğine erişebilir, tv takip edilebilir, angry birds, plants vs zombies gibi birçok popüler oyuna erişim sağlayabilirsiniz. netfix, hulu plus, pandora, comics gibi binlerce popüler uygulamaya ulaşabilirsiniz. 199$ ‘a satılan ürün, cazip fiyatı ile teknoloji meraklısı anne babaların kayıtsız kalmasını zorlaştırıyor. 

amazon, 1000’den fazla çocuk kitabını kindle fire için uyarladığını ve sayının sürekli artacağını açıkladı. muhteşem renklerde, kolay dokumatik ekranıyla, en popüler kitapları bu aletten okumak, çocukların şüphesiz çok hoşuna gidecek.




e-kitaplar, audio kitaplar, videolar, tv kanalları, fimler ve tabii ki oyunlar… ben kendim sırf bu özellikleri için, oğlumu -biraz kaba kaçacak ama- oyalamak amacıyla almayı düşünüyorum. çocuğun eline verip saatlerce onu pasif bir şekilde kendi haline bırakmaktan bahsetmiyorum tabii, fakat bir anne için 5-10 dakika sessizce oturabilen çocuk nasıl bir rahatlık sağlar, bunu yaşamayan bilemez sanırım. yolculuklarda, yabancı ortamlarda ve zor anlarda (!) da kurtarıcı olabileceğini düşünüyorum.

benim için negatif unsurların en başında parental control (ebeveyn kontrolü) olmaması geliyor. oysa ipad ve diğer ios aygıtların hepsinde bir kısıtlama ayarlayabilirsiniz. ürün yorumlarından okuyup fark ettiğim bir diğer olay var ki beni düşündürdü… kolay kullanımı ve tek dokunuşla her işi halledebilme özelliği yüzünden, çocuğunuz kolayca internet üzerinden birşeyler satın alabiliyor, farkında olarak ya da bilmeden!


itiraf edeyim, kendimi de düşünmüyor değilim. dergiler ve son kitaplar benim için çok cazip! amazon 79$’den başlayan yıllık üyelik paketi ile bestseller kitaplar, popüler binlerce film seçeneği ve sayısız dergiye ulaşım ayrıcalığı sağlıyor.



kindle fire’ı resmi olarak amazon.com‘dan alabileceğiniz gibi, türkiye’ye getiren bazı internet satış sitelerinde 599tl’ye bulabilirsiniz.

kindle fire diğer özellikleri;
200$ lık cazip fiyatı
şık tasarım
1024 x 600 ekran çözünürlüğü
16milyon renk
internet tarayıcısı (silk)
8GB hafıza
8 saat pil ömrü 
 
 
blogcu anne

turkcell blog ödülleri

bu yazı deyim yerindeyse sıcağı sıcağına yazıldı, çünkü onlar daha sadece bir kaç saat önce yılın en iyi blogları arasına girdiler.

işte 2011 turkcell blog ödülleri’nin “anne”leri!..

BlogcuAnne  2011 Aile Blogları 3.sü 
blogcuanne.com elif doğan

‘annelik her zaman toz pembe değil…’ diyor elif pembe-gri sayfalarında. 2006’da ilk oğlunun doğmasından sonra çalışmaya ara verince, kendini blog yazarken bulmuş. 2010’da 2.oğlunu dünyaya getirmiş. 
kendi deyimiyle ‘2 oğlan, 1 blog büyütüyor.’ 
hamilelik, doğum, kadınlık halleri, çoluk-çocuk, kısacası evlilik ve anneliğe dair her konuda yazıyor. arzu ederseniz, elbette ki ilgili konularda yazmak kaydıyla, blogunda size de yer veriyor.

Defne’nin Annesi 2011 Aile Blogları 1.si
defneninannesi.com

defne’ni annesi ebru, geçen eylülde başlamış bloguna yazmaya. ‘amerika’da yaşadığımız için, çocuklarının okuma yazma serüvenlerini paylaşıyorum’, demiş.
sesli harflerden, tek heceli kelimelere, boyama sayfalarından, türkçe-ingilizce takvime kadar herşeyi düşünmüş, okuma-yazma alıştırmaları oluşturmuş ve paylaşıyor. blogun takipçisi olmak için illa yurtdışında yaşıyor olmanız gerekmiyor, okuma çağında çocuğunuz var ise mutlaka birşeyler bulacaksınız.

dereceye giren aile blogları tam listesi şöyle;

sizin kanalınız hangisi?

bir televizyon kanalının ciddiyetini internet sayfasını ziyaret ederek anlayabilirsiniz, hele ki bu kanal ‘çocuk televizyonu’ olduğunu iddia ediyorsa… işte nickelodeon’un başarısının sırrı.

Nickelodeon

nickelodeon networks group aslında oldukça büyük bir aile ve interneti son derece etkin kullanıyorlar.

sponge bob‘dan dora the explorer‘a kadar çocukların en sevdikleri karakterlerin kanalı nick’in web sitelerinde oyunlardan forumlara uzanan bir çok seçenek var. çocuklar sevdikleri karakterlerle ilgili herşeye ulaşabiliyor, interaktif olarak kulüplere katılabiliyorlar. daha çocukken yakaladığı hayranlarını bırakmak istemeyen nick, her yaş grubuna hitap eden sayfalar ekleyerek, bu işi çok güzel başarıyor.

nickelodeon’un en çok ziyaret edilen sitesi nick.com‘un yanı sıra, okul öncesi çocuklar için nick jr., anne-babalar ve hamileler için parents connect, ergenlik çağındakiler için teen nick gibi oldukça kapsamlı web siteleri de var.

3-6 yaşa hitap eden oyunlarını özellikle tavsiye ediyorum, internette bu yaş grubuna yönelik oyunlar arasında en keyiflileri diyebilirim. örneğin aşağıda serbest resim sayfasını görüyorsunuz; gerek mouse kullanımı ve renkleri keşfetmek, gerek yaratıcılığını geliştirmek açısından oldukça başarılı.

 

2-5 yaş için tablet uygulamaları

çocuklarımızı ne kadar uzak tutacağımızı iddia etsek de, kabul etmek lazım; dokunmatik ekranlar tam da minik ellere göre!

akıllı telefon uygulamalarının hd versiyonları ve her gün bir yenisi çıkan tablet oyunları.. edinmek çok kolay,  üstelik oldukça ucuz.

bu uygulamaları itunes store, android market,vb.den indirebilirsiniz. işte 2-5 yaş için tablet uygulamaları;

hepsinden önce hatırlatmak isterim ki sonradan üzülmemek için bir koruyucu kılıf edinin, ve hatta birlikte kullanacağınız ekran koruyucu da oldukça işinizi görecektir.

burada seçtiğim tüm oyunların fiyatları 1 ve 2 USD arasında değişiyor. ücretsiz versiyonları da mevcut, genellikle kaydetme ve paylaşma özellikleri, renk ve sayfa seçenekleri azalmış oluyor.

işte size kolayca ulaşabileceğiniz 5 oyun:

Drawing Pad (2$)

klasik bir boyama aplikasyonu fakat touch-pad üzerinde gerçekten daha zevkli oluyor. kuru boya, pastel, keçeli kalem, ince uç-kalın uç, çıkartmalar, silgiler ve hatta photoshop gibi layer’lar var.

Kid Art (1$)


bu ipad uygulamasında, çocuk resme başlamadan önce arka fonu seçebilir, üzerine çizim yapabilir. isterse bolca çıkartma seçeneklerinden resmine ekleyebilir ve saklamak istediği resmi kaydedebilir.

 
Color § Draw (2$)
boyaları etrafa döküp saçmadan, evde-arabada-yolculukta çocuğunuzu dakikalarca oyalayabilecek bir uygulama. klasik boyama programlarının aksine renk paletleri çok zevkli seçilmiş. çocuğun yaşına göre zorluk derecesi seçebilir, boyaması bitince saklayabilir ve paylaşabilirsiniz.
AlphaBaby (1$)
bu uygulamada çocuk ekrana dokunduğu anda bir sayı, harf veya şekil beliriyor ve eğlence başlıyor. şekillere tıkladıklarında ses çıkarıyor, büyüyor, küçülüyor, çeşitli animasyonlarla çocuğu oyalıyor. kendiniz de görsel veya fotoğraf ekleyebiliyor, ses kaydedebiliyorsunuz.
 
 
 

Toddler Counting (1$)

işte çocukları sayı saymaya teşvik eden bir uygulama.
hayvanlar, meyveler, şekiller,.. kısacası herşeyi tekrar tekrar sayıyoruz. kulağa sıkıcı gibi geliyor ama bu tam da onlara göre çünkü çocuklar tekrarlara bayılıyorlar.
Fish School HD (1$)
a b c, 1 2 3, üçgen kare daire.. tüm eğitici uygulamalarda öğretilen bu kavramları bu kez balıklar gösteriyor çocuklara. balıklar ve deniz hayvanları biraraya gelerek şekilleri oluşturuyor ve onları oyuna dahil ediyorlar. çocuklar bu sevimli oyunu oynadıkça ‘balık okulu’nda seviye atlıyor olacaklar.
aptamil mamaları

internet işinizi kolaylaştırsın

internetten o kadar da korkmayın.

tam tersine her işinizin içine dahil edin. pratik olun, hayatınız kolaylaşsın.

yaygın kanının aksine, internetten alışveriş son derece güvenlidir, işleminiz banka ile aranızda gerçekleşir ve 3.şahıslar gerçekte kredi kartı numaranızı dahi öğrenemezler.

market alışverişinizi internetten yapın, trafikten, vakitten, markete gittiğinizde yapacağınız gereksiz harcamadan, park yeri aramaktan, ya da en basiti paketleri taşımaktan kurtulun.

rahatsızlığınız mı var? doktorunuzu internetten araştırın. özgeçmişi, sertifikaları neler, yazıları var mı, web sayfası var mı- güncel mi, gelişmeleri takip ediyor mu? hastalarının yorumları var mı? facebook, twitter hesapları var mı, hastalarıyla ilişkileri nasıl? sorun, inceleyin, araştırın.

çocuğunuza okul mu bakıyorsunuz, yuva mı arıyorsunuz yoksa bakıcı mı? sihirli kelime “google”! aradığınız herşeye ulaşabilirsiniz. doğru yönlenmelerle çocuğunuza tutmaya düşündüğünüz bakıcının eski işverenlerine bile ulaşabilirsiniz.

diyet yapıyorsanız diyetinizi gün gün, saat saat takip edebileceğiniz web siteleri bulabilirsiniz. hamileyseniz, hamileliğinizin tüm aşamalarını sizinle aynı dönemdekilerle paylaşabileceğiniz siteler bulabilirsiniz.

istediğiniz şirketlere, firmalara anında ulaşabilir, hiyerarşiye girmeden, şirkette ulaşmak istediğiniz pozisyondaki kişiye direk mesaj atabilirsiniz. ister şikayetiniz iletin, ister önerinizi paylaşın, ‘gönder’ tuşuna bastığınızda mesajınız o kişiye ulaşacaktır.

internet üzerinden ihtiyacı olanlara yardım edebilir, yardıma ihtiyacınız varsa benzer problemleri yaşayanlarla biraraya gelebilirsiniz.

internet çok güçlü bir iletişim aracı ve artık hayatın vazgeçilmez bir parçası. siz de teknolojinin gerisinde  kalmadan hayatınızın her alanında internetin avantajlarından faydalanın.

internette aradığımı nasıl bulurum?

internette milyonlarca web sayfası olduğunu biliyoruz ve bu kadar çok bilgi arasında bazen tam olarak istediğimiz yere ulaşmak zor olabiliyor. arama motoru dediğimiz servisler bu noktada bize yardımcı oluyor.

arama motorları, girdiğiniz kelimelerin hangi web sayfalarında geçtiğini bulup, adresleri sayfanızda sıralayan servislerdir. kelimelerin hangi sayfalarda gectiği, web’de dolaşan otomatik programlar tarafından önceden kayıtlara geçirilmiştir ve bu işlem sürekli olarak yapılmaktadır.

örneğin çocuk sağlığı ile ilgili sitelere ulaşmak istiyorsunuz. arama motorunun sayfasını açıp ( www.google.com.tr gibi) arama kısmına çocuk sağlık yazabilirsiniz. mesela size yakın çocuk doktorlarını öğrenmek istiyorsanız, çocuk doktoru istanbul taksim yazabilirsiniz. bir tanimlamayı aratmak istiyorsanız, ya da bir ismi, girdiğiniz bilgiyi tırnak işareti içine alırsaniz, tüm kelimelerin ayni sayfada geçtiği sitelere ulaşırsınız. “antalya otelleri” veya “mustafa sandal” gibi.. bu kelimeleri tırnak içine almazsanız, içinde antalya kelimesi veya diğerinde sandal kelimesi geçen tüm sayfalar karşınıza çıkacaktır.

rehber servisleri ise, web sitelerini kategorilere ayırarak sınıflandırır. bu işlemi web sitesi sahipleri yapar. aradığınızı bulana kadar alt kategorilerin bağlantılarına (linklerine) tıklamaniz yeterlidir. rehber servislerinde de kelime aratabilirsiniz, ama sadece kayıtlı sayfaların tanımları içindeki kelimeler araştırılacaktır.

aslında, arama motoru ve rehber servislerini net bir sekilde ayırmak zor. bazı servisler diğerleriyle bağlantılı olarak çalışıyor ve iki özelliği birden taşıyor. ayrıca pek cok servis “portal” özelliğinde, yani kişiselleştirilebilir ek hizmetler sunuyor.

www nedir?

world wide web (web)

internetin kullanımının popüler olmasını sağlayan şüphesiz www kavramıdır ve web internetin en çok kullanılan alanıdır. web, içinde metinler, sesler, resimler, videolar barındıran internet sitelerinin bağlı olduğu bir network’tür.

bu iş için geliştirilmiş özel yazılımlar sayesinde (web tasarım yazılımları) bilgisayarlardaki her türlü belge, internette görülebilecek sayfalar halinde düzenlenebilir. düzenlendikten sonra, bu sayfalar, herkesin ulaşabileceği bilgisayarların, yani internete sürekli bağlı olan web sunucularına yüklenir ve bunlara bir adres atanır.

tüm dünyada firmalar, kuruluşlar, resmi veya özel kurumlar, yayıncılar, bu işi hobi veya zevk olarak yapan veya sadece başkalarına yardımcı olmak isteyen amatörler, web sayfaları düzenleyip bunları bir web sunucusu üzerinden yayınlıyor. internette bir sayfalık amatör sitelerden on binlerce sayfalık mega sitelere kadar, milyonlarca web sitesi bulunuyor.

her sitenin, her bir sunucunun bir “web adresi” var. internete bağlandığınızda, web sayfalarını görüntülemeye yarayan, web tarayıcı(web browser) adını verdiğimiz yazılımlara, görüntülemek istediğimiz web adreslerini yazıp o sayfalara kolaylıkla ulaşabilirsiniz.

internette yenisiniz.. peki neler yapabilir siniz?

internete bağlı bir bilgisayar sayesinde ev, okul, işyeri, her neredeyseniz anında istediğiniz tüm bilgiye ulaşabilirsiniz.

son dakika haberlerini, teknoloji ve sağlık alanındaki son gelişmeleri, hava durumunu, güncel olayları, hatta okulların ders programlarını ve daha birçok şeyi internetten bulabilirsiniz.

internetteki ansiklopedi, sayısız döküman ve uzmanlara ulaşmanın kolaylığı sayesinde, çocuğunuz ödevleri için araştırma yapabilir, ilgilendiği konularda sınırsız kaynaklara, resim ve videolara ulaşabilir.

aile ve akrabalarınızla, arkadaşlarınızla veya iş ortamında her türlü yazı, resim, dosya, videoyu paylaşabilirsiniz.

profesyonel kişilere çok kolay ulaşırsınız. ister sağlık ister teknoloji olsun, en son bilgileri, en ayrıntılı açıklamaları bulabilir, daha fazlası gerekirse adres ve telefonlara ulaşabilirsiniz.

çocuklara yönelik web siteleri çocuğunuzun gelişimine ve bilgisayar kullanımını geliştirmesine yardımcı olur.

internette yazışma grupları oluşturarak bir araya gelmiş, ortak ilgi alanlarını paylaşan kimselerle iletişim halinde olabilirsiniz. ortak sağlık problemleri, çocuk bakımı, spor, film klübleri… seçenekleriniz sınırsızdır.

tüm ülkeler ve kültürler hakkında yazı ve resimlere ulaşırsınız.

ulaşım yolları, seyahat acentaları, oteller, restaurantlar, ister tarihi bilgiler ister ekonomik veriler, ister yemek tarifleri! merak ettiklerinize ulaşmak internetle cok kolaydır.

hobileriniz varsa yeni fikirler edinebilir, gerekli materyalleri bulacağınız yerlere ulas
şabilir, aynı zevkleri paylaşan kişilerle iletişim kurabilirsiniz. yeni bir dil öğrenmek istiyorsanız bile internet üzerinde ilgili siteler bulabirsiniz.

birlikte oyun oynayarak ya da yalnızca çocuğun ilgilendigi konuda sayfaları gezerek bile çocuğunuzla hosça vakit geçirmiş olursunuz.
ayrıcı çocuğunuzun ilgi alanlarını keşfetmesine yardımcı olursunuz. öğrendiklerini sınayabilir, kendini geliştirmesi için yönlendirebilirsiniz.

çocuğunuz internetle ne zaman tanışmalı?


internete bağlanmanın kolaylaşması ve bilgisayar öğretiminin anaokullarına kadar inmesiyle, internet kullanıcıları arasında en hızlı büyüyen grubu, okul öncesi çocuklar oluşturmakta…

artık okullarda internet bağlantısı oldukça yaygın ve dolayısıyla çocuğunuz okulda yaptıklarını evde de uygulamak isteyecektir. uzmanlar cocugun 9-10 yaşlarına gelmeden internette yalnız bırakılmasını tavsiye etmiyorlar. sitelerin çoğunda görülen reklamlar, farketmeden tıklanarak açılan ‘adult site’ler, yine tıklandığında pc’nize yüklenen reklam programları… bunların hepsi çocuğunuz ve bilgisayarınız için tehdit oluşturur.

örneğin arama motoruna lego kelimesini leg olarak yanlış yazdığını varsayın… karşısına pek cok adult site çıkabilir. siz fark etmeyebilirsiniz ya da açıklamakta zorlanabilirsiniz, daha kötüsü hiç fark etmeyebilirsiniz. interneti kullanırken yalnız bırakmayın, yabancılarla iletişim kurmaması gerektiğini çok net bir şekilde anlatın. internette dolaşırken tamamen sizin gözetiminizde olsun. yanında sürekli durmasanız bile ekranı görebileceğiniz bir yerde oturun. birlikte oturarak gezebilirsiniz ya da önceden seçtiğiniz adresleri verin, yalnızca onlari gezmek kuralıyla onu yalnız bırakabilirsiniz.

10-12 yaşından büyük çocuklar için ise kişisel bilgilerini asla paylaşmamaları gerektiğini anlatın, girdiği siteleri takip edin, kontrolu bırakmayın. kendine ait posta adresi olacaktır, şifresini birlikte seçin. facebook gibi paylaşım siteleri için henüz erkendir, fakat eninde sonunda arkadaşlarından etkilerek girmek isteyeceği için, en iyisi birlikte bir hesap oluşturun ve sık sık sayfasını ziyaret edin. bütün bunları yaparken çocuğunuzun da kendi sosyal çevresi olduğunu unutmayın ve saygı gösterin, zararlı görmedikçe müdahale etmeyin.

bilgisayar ve çocuk sağlığı

sebebi ister internette dolaşmak, ister oyun oynamak olsun çocuğunuz saatlerce bilgisayar karsısında oturuyor olabilir.

çocukların kullandığı hemen hemen tüm teknolojik aletler aslında büyükler için tasarlanmıştır. ekran, klavye, mouse boyutları ergonomık olarak çocukların kullanımına pek de elverişli değildir.

farketmeseniz de uzun süre ekran karşısında oturan çocuğunuzda fiziksel problemler başlayabilir. boyun ve sırt ağrısı en sık görülen ve uzun süre geçmeyen ağrılar olarak bildirilmiştir.

çocuk henüz gelişim sürecinde olduğundan, kemikleri ve kasları gelişmeye devam etmektedir ve yanlış oturma biçimleri, uzun süre sabit kalma vb pozisyonlar, kan dolaşımını ve kas gelişimini olumsuz etkiler.

küçük yaşta başlayan bel, sırt, boyun problemleri malesef yıllarca süren ağrılara sebep olabilir.

yapmanız gereken çocuğun bilgisayar karşısında geçirdiği vakti kontrol altında tutabilmek ve sağlıklı (boyuna/yaşına uygun, ergonomik) mobilyayı seçmektir.


uygun bir bilgisayar koltuğu/iskemlesi ve dik oturmasını sağlamak şarttır. omiriliğinin sağlıgı için en azından kısa molalar vermesini sağlamalısınız.

2004

aileniz için internet kuralları


internet kullanımının yaygınlaşmasıyla anında istediğimiz bilgiye ulaşabiliyor, dünyanin öbür ucunda olsalar bile sevdiklerimizle anında görüşebiliyor, dosya, resim, videolarımızı paylaşabiliyoruz.
herkesin ulaşabildiği bazı uygun olmayan sitelere çocuğunuz da rahatlıkla girebilir. güvenlik sorununun aileniz için bir tehdit olusturmasını engellemek için ‘internet kuralları’ koymanızda fayda var…

  • kişisel bilgilerinizi asla tanımadığınız kişilerle paylaşmayın, girdiğiniz sitelerde, yazışmalarda kullanmayın. adres, telefon, doğum tarihi, okul ismi, hesap numaraları gibi bilgileri paylaşırken çok dikkat etmelisiniz…
  • girdiği siteleri takip edin. siteye nasıl girildiğini bilmiyorsanız size göstermesini isteyin. sitede yaş sınırı veya engelleme opsiyonu varsa aktif hale getirin.
  • tanımadığı kimselerle internet üzerinden birebir kontak kurmasına karşı çıkın, bir buluşma ayarlandıysa ve onaylıyorsanız, tüm detaylardan haberiniz olsun.
  • internet üzerindeki forumlardan veya mailllerden, aykırı fikirler, tehdit edici, rahatsız edici yazılar gelirse asla cevap vermemesini söyleyin. girdiği sitelerde mail adresini çok gerekmedikçe paylaşmaması gerektiğini açıklayın.
  • internet üzerinden tanışabileceği kişilerle ilgili onu uyarın. yazışmalarda kişiyi göremeyecegi için, okuduğu herşeye inanmaması gerektiğini anlatın.                                                     
  • bizim başımıza gelmez demeyin! siz kontrolü elinizde tutun, çocuğunuza güvenmeniz güzel fakat dış etkenleri sürekli kontrol edemeyeceğinizi kabul edin.
  • çocuğunuzun yaşı küçükse ve endişeleniyorsanız, bilgisayarı hepinizin kullanabileceği ortamda bulundurun. hatta siz yanında değilken internete girmesini onaylamayın.
 

fareyi ilk kez kullanmak!


çocuğunuz 1,5 yaşından itibaren mouse tutabilir ve yaşına uygun programlardan keyif alabilir. ekran karşısında çok uzun kalmamaya dikkat ederek (bu yaşta yalnızca 5-10dakika!), çok hoşuna gidecek siteler ve oyunlar bulabilirsiniz.

herhangi bir sitede ya da aldığınğz cd’de, oyunun hitap ettiği yaş grubuna dikkat edin. yaş küçüldükçe mouse kullanımı minimuma inmekte ve çocuğunuz mouse’u yalnızca sağa sola oynatmakla bile ekrandaki şekillerin hareket etmesini, ses çıkarmasını vs sağlayabilecektir.



fareyi nasıl anlatırım?

öncelikle neden fare dediğimizle başlayabilirsiniz. mouse’u kablosundan tutup hangi hayvana benzediğini sorun, isterseniz şekilli mouse’lardan da satın alabilirsiniz.
mouse’u oyuncak bir arabaya benzetin, hareket ettirin, yürütün. aynısını ona da yaptırın.
daha sonra ekrandaki pointer’i gosterin. mouse’u hareket ettirdikçe onun da hareket ettiğini, aynı hareketleri yaptığını açıklayın.
merak etmeyin, 3-4 yaşa kadar hitap eden oyunlarda veya sitelerde, yalnızca mouse’u hareket ettirmek bile ekranda bir aksiyon olmasına yeticektir.




“click”

bilgisayarla yeni tanışan bir çocuk için en zorlayıcı şey tıklamak ve çift tıklamaktır. öncelikle tıklamayı açıklayın. tık sesinin nasıl çıktığını göstermekle başlayın.
“evet şimdi şu ayıcıgın üzerine gel ve çift tıkla!” işte bu cümle malesef tamamen yanlış.. bu tarz cümleler kurmamaya özen  gösterin. henüz tıklamayı anlatmadıysanız, çocuğun bu cümleden sonra yapacağı, mouse’u ekrana yapıştırıp iki kez vurmak olacaktır.
bunun yerine mouse’u yine oyuncak araba benzetmesiyle yürütüp, pointer’i istediğiniz yerde durdurun. parmağınızla tık yaptığınızda ekrandaki şekle dokunduğunuzu anlatın. zaten ekranda uygun yaş programı açıksa, tıkladığınızda bir ses ya da hareket olacak ve çocuğun hoşuna gidecektir. “ayıcığa dokunalım, bakalım n’apıcak?” gibi..

 

blogcu anne

Çocuğunuzla birlikte bilgisayar başına ilk kez oturmak


siz hazır mısınız?
çocuğunuz eninde sonunda bilgisayar kullanmayı öğrenecek, hatta bir süre sonra siz ondan yeni şeyler öğreniyor olacaksınız. yapmanız gereken en önemli şey sabırlı olmayı başarabilmek.

tek başına kaldığında bilgisayarı kullanmasını istemiyorsanız bunu en başta ve net bir şekilde söyleyin.

çalışacağınız ortamı hazırlayın 
masanın üzerindeki, bilgisayarın çevresindeki eşyaları, bir süreliğine kaldırın. çocuğun dikkatini belli bir süre aynı noktada tutmak zor olacaktır, siz basit hazırlıklarla işinizi kolaylaştırmış olacaksınız.
bilgisayar sizin çalışma masanızdaysa, değerli evraklarınızı her ihtimale karşı ortalıktan kaldırın. çünkü ziyaretçiniz artık o ortama daha sık uğrayacaktır.

anlayacağı bir dille konuşun
örneğin; “yalnızca bir kez tıklayacaksın” demek yerine, tıklamayı açıklayın.
yabancı kelimeler yerine Türkçeleriyle başlayın, mouse demek yerine fare demek gibi. ingilizce karşılıklarını zamanla zaten öğrenecek (fare kullanma başlığına bakın)


altın kural! bilgisayar başında yemek içmek yok! bu sizin icin de geçerli. çalışmaya başlarken, “şu kahvemi de alayım” gibi bir düşünceniz varsa hemen vazgeçin. hem dikkat dağıtırsınız, hem de örnek olursunuz. klavyenize meyve suyu dökülmesini, bisküvi kırıntılarıyla uğraşmayı istemiyorsanız, işi baştan sıkı tutun.

işiniz zor, kolay gelsin!