Kategori arşivi: Slider

Dinozorlu kitaplar

dinozorlu

Çocukların beyinlerinde bir yerlerinde ilgi alanı düğmesi mi var nedir, bir şekilde çoğunun yolu ‘dinozor merakı’ndan geçiyor. 5 yaşla birlikte bize de uğradı bu merak. Hafif korkuyla başlayan merakını gidermek için kitaplara başvurduk. Baktım ki bir mini koleksiyon olmuş, önerdiklerimi paylaşmak istedim. İçeriğine göre ‘kolaydan zora’ gidiyor listem.

Dinozorlu kitaplar

İlk Dinozor Kitabım

National Geographic Little Kids

Koleksiyon Yayıncılık

25tl.

Sert kapaklı, ansiklopedi formatında, rengarek bir hazine bu kitap. “Yeni başlayanlar için dinozorlar” diyebileceğim, büyük puntolu, okumaya yeni başlayanların rahatça okuyabileceği, miniklerin ise korkmadan çizimleri inceleyebileceği bir kitap.

50’den fazla dinozor, 125 sayfa, saklanabilecek arşivlik bir eser; çocuğunuz türe ilgi duyuyorsa ve küçük yaştaysa kesinlikle tavsiye ederim. Daha büyükler için bu kitabın aynı yayınevinden çıkan bir üst versiyonunu tavsiye ederim.

Dinozorlar ve Tarihöncesi

İlk Bilim Kütüphanem

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

6tl.

32 sayfalık kitaplardan oluşan bu bilim serisinin aslında tüm kitapları güzel. Bu kitap ‘Dünya nasıl oluştu’ ile başlıyor, ilk insanlara kadar geliyor. Yazı puntosu yine büyük, minikler rahatlıkla okuyabilir, çizimler gerçekçi (yani vahşi sahneler de var, bilginize) Genel olarak 30 sayfada türler ve yaşayış hakkında tüm bilgileri içeriyor. Gerçekçi çizimler seven oğlum, dakikalarca inceliyor.

Dinozorlar

Bilgi Hazinesi

1001 Çiçek Kitaplar

5tl

Yine 32 sayfalık, bol çizimli, büyük punto yazılı bir kitap ve yine bir seriye ait bir kitap. Yukardaki örnekten farkı ne derseniz, içeriği biraz daha derinlemesine iniyor ve daha çok bilgi içeriyor. Çizimler daha yumuşak ancak bilgiler daha dolu. Severek okuyoruz.

3D Kayıp Dinozorlar

El Turco Digital

İnkılap Yayınları

9tl

İçinde bir 3d gözlük ile beraber alacağınız bu kitap, aslında sadece 7 adet mini posterden oluşuyor. Gördüğüm en başarılı 3d baskılardan oluşuyor. Sadece 7 adet resim için alınır mı derseniz, meraklıysa bence alınır, çok ilgiliyse odasına da asabilirsiniz posterlerden.

Dinozorlar Dünyası

Bulmacalar Kitabı

Almidili

6tl.

5 kitaplık bir bulmaca serisinin dinozor temalı olanı bu kitap. Çok başarılı Rolf Heiman çizimlerinden oluşan, labirentler ve bulmacalardan oluşuyor. Özellikle yol kitabı gibi düşünülebilir. Çok seviyoruz, bulmacaları çözse dahi tekrar tekrar eline alacağı eğlenceli bir kitap.

Dinozorların Da Duyguları Vardır!

Korkazor Amber

Binbirçiçek Kitaplar

6tl

Öfkelinozor, Huysuzozor, Korkazor gibi isimlendirilmiş, duyguları işleyen 6 kitaplı hikaye serisi. Mike Gordon çizimleri çok şirin, hikayeler Brian Moses’dan ve çok dozunda. İlgili duygularla ilgili sorun yaşayan çocuklar için düşünülebilir, biz ayırmadan hepsini okuyor ve seviyoruz. Çizimler eğlenceli, çocuğun illa ki dinozor merakı olması gerekmiyor.

The Ultimate Book Of Dinosaurus

Parragon

14$

250 sayfalık, çocuğun eline uygun ebatta bir mini ansiklopedide dinozorlarla ilgili her ama her şey var. İngilizce. Bol resimli, açıklamalı. Kapağında yazdığı gibi, ‘Dinozorlar hakkında merak ettiğiniz ve sormaya korktuğunuz her şey hakkında’. Dinozor işini bir adım ileri taşımak isteyen miniklere tavsiyem olsun.

Yeryüzünde Yaşam

Popüler Bilim Kitapları

Tübitak

9tl

6 yaş üstü derecelendirilen bu 150 sayfalık kitap sadece dinozorlar değil, tüm canlılar hakkında yaş grubuna uygun bilgiler içieriyor. Dinozorlar ile başlıyor tüm türler ve yaşamları ile ilgili eşsiz bilgiler veriyor. Yıllarca okunabilecek bu kitabı, ‘Dinozorlardan sonra ne oldu? Sorusu geldiği için ekledim listeme. Bu kitabı ve bu serinin diğer kitaplarını kesinlikle tavsiye ederim.

 

Uludağ Gökyüzü Gözlem Şenliği

uludag-gozlem-senligi

 

Uludağ’da Gökyüzü Şenliği

Bursa’da çocuklar için gerçekten muhteşem bir merkez var; Bilim ve Teknoloji Merkezi (BTM). Bursa’ya her ziyaretimizde oğlumla mutlaka uğradığımız bu merkez, 2 yıldır gökyüzü meraklıları için bir etkinlik düzenliyor. Bu yıl yoğun ilgi sonucunda festivale dönüşen etkinlik, ‘Bilimsel Geceleme’ adı altında Gökyüzü Gözlem Şenliği!

BTM’nin bu etkinliği daha önce kendi yerlerinde çadırlarla geceleme şeklindeydi.Ancak gerek ışık yoğunluğu, gerekse mekan atmosferi açısından bu yıl Uludağ’da yapılması tercih edilmiş, çok da iyi olmuş!

ULUDAĞ’DA BİLİMSEL GECELEME

Duyurulduğu anda kontenjanı dolan etkinliğe 120 çadır, 400 üzerinde katılımcı katıldı. Büyük Otel çevresinde konumlanan katılımcılardan isteyenler otelde konakladı. Atölye çalışmaları sayesinde katılanlar hem konunun uzmanı akademisyenlerden teorik bilgiler aldı hem de teleskoplarla gözlem yapma imkanı buldu.ipek suer, uludağ, uludağ

Yoğun ilgiyi ve kontenjan sınırlamasını öngöremediğimiz için etkinliğe katılamadım, ancak biz de kendi imkanlarımızla aynı tarihlerde Uludağ’da sabahladık. Daha önce TUBİTAK Gökyüzü Şenliklerine katılmıştım. Bunlardan 10.su Uladağ’da gerçekleşmişti. Bu sefer o etkinlikteki ‘ışık’ problemini göz önüne alarak volfram yolu üzerine konuçlandık. Telfon ve tabletlerimizdeki uygulamalarla bilgilerimizi tazeledik ve mükemmele yakın bir gözlem gerçekleştirdik. Her zamanki gib yoğun meteor geçişini 01-03 saatleri arasında gözlemledik.

METEOR YAĞMURU 2015

Bu sene en yoğun gözlem 11-14 Ağustos günlerinde olacak. Ne yapaın edin, karanlık bir köşe bulmaya bakın ve yüzünüzü kuzeye çevirin. Gözünüz gökyüzünde olsun!

Bir öneri : Yaz gecesi bile olsa, yükseğe çıkacaksanız o saatlerde oldukça serin olacağını göz önünde bulundurun ;)

Bursa Bilim ve Teknoloji Merkezi : http://www.bursabilimmerkezi.org/

Bilimsel Geceleme, Gökyüzü gözlem şenliği : http://www.bursabilimmerkezi.org/sayfa/bilimsel-geceleme/74.html

 

ice age oyunu

ice-age-oyunu

Her gün takip edemediğimiz kadar çok uygulama çıkarken arada kaliteli işlere rastlamak zorlaştı.Oğlumu bilmem, benim için tutku oldu bu Buz Devri oyunu. 4 filmin dördüne de bayılan biri olarak oyununda da ayı kaliteyi gördüğüme sevindim.

ice age oyunu

Buz Devri Macerası oyunu, -orjinal adıyla Ice Age Adventures- filmlerinde DE olduğu gibi Sid, Manny, Diego kahramanlarımız. Diğerleri de teker teker gelecekler level’lar ilerledikçe. Oyun çok kaliteli, çok akıcı, takılmıyor etmiyor ve müzikleri güzel. Özellikle seslendirmeler ve espriler çok başarılı, eğlendiriyor. Zaten Ray Romano dahil, seslendirme ekibi neredeyse oyunda da korunmuş. En sevdiğim özellik bu oldu, oyuna ne kadar önem verildiğinin ispatı.

Bu tarz şehir kurmaca oyunları bana o kadar da ‘boş’ gelmiyor; çocuk 3-4 hareket ilersini planlamak durumunda kalıyor. İstediğini alabilmek için kabuk harcamalı >> Hayvanları beslemeli ki, yemiş kazansın, yemişleri kullanmalı ki kabuk toplayabilsin. Uygulama içi satın alımlarla daha çok ‘ada’ açılabiliyor ama para harcamadan da gayet oynamaya imkan tanıyor oyun.ice-age-app

İçinde 3-4 çeşit alt oyun barındırıyor Ice Age. Oyun içersinde hayvanlar veya oyunda faydalı olabilecek parçaların kazanıldığı mini oyunlar, kızakla engellere çarpmadan ilerleme, 3 ve daha parçayı birleştirme gibi bulmacalardan oluşuyor.

Bir tek eleştirim olabilir, adalarda yırtıcı kuşlar var, kaplan Dieogo onlara bir pençe atarak ilerlemek durumunda. Zaten tahminimce sırf bu sebeple ‘hafif şiddet içerir’ ibaresi almış durumda Google Play’den. Kötü karaktersiz macera  olmuyor, ne yapalım…

Ben oyunu çok sevdim. Zaten oğlum da “Bu oyuna bence çok yıldız ver!” diyor, öyle olsun :)

Buz Devri oyununu bu linkten indirebilirsiniz, ücretsizdir. Uygulama içi satın alım seçenekleri var.

 

 

Zıplayan oyun hamuru

zıplayan-oyun-hamuru

İtiraf ediyorum, bizzat elime alıp oynayana kadar ismindeki ‘zıplayan’ sıfatını şirinlik olsun diye konmuş sanıyordum. Yok ama öyle değil, Faber-Castell‘in zıplayan oyun hamuru gerçekten yerinde durmuyor, zıplıyor!

Faber-Castell Zıplayan Oyun Hamuru

Oyun hamurunun çocukların motor gelişimlerine faydalı olduğunu bilmeyen ebeveyn yoktur sanırım. El becerileri gelişirken bir yandan hayal güçlerini kullanıyorlar. Kendi oğlumdan biliyorum; şekillendirirken konstantrasyon süresi artıyor, sessizce işine yoğunlaşıyor.

Bu oyun hamuruna gelince, -yabancı ambalajlarda exstra soft modelling clay diye geçen- Zıplayan oyun hamuru, diğer hamurlardan oldukça farklı. Ben bu hamuru çok sevdim, sebeplerine gelince;

  • Bir kere hafif. Yani kütlece diğer hamurlarla aynı olan miktar, daha hafif. Ve kolayca yoğuruluyor. Yoğuruldukça yumuşuyor. Ne kadar oynanırsa, o kadar yumuşuyor.
  • Dokusu çok farklı. Hamur gibi değil de sanki su dolu bir baloncuk gibi. Elinize yapışmıyor, boyamıyor, iz bırakmıyor.
  • Renkleri çok güzel karışıyor. 2 veya 3 rengi karıştırdığınızda çok çok iyi sonuç alıyorsunuz. Açıkçası bu hamurla çocuktan çok ben oynuyorum, sebebi bir sonraki maddede.
  • Renklerin çok net kaışıyor olması, size 4 renkli hamurla sayısız renk kombinasyonu yapabilmenize imkan tanıyor. Ve bu hamurun en güzel özelliği; kuruduktan sonra çatlamaması ve yaptığınız modelin kuruduktan sonra çatlaksız olarak kuruması bence müthiş bir özellik. faber-castell-oyun-hamuruBen sırf bu yüzden bu hamura bayıldım; biraz el becerim de olduğundan, oğlumun sevdiği karakterlerini bu hamurla modellendiriyorum ve fırınlamadan gerçek minik oyuncaklarımız oluyor. Minionların tüm karakterlerini yaptım diyebilirim. Sırada dinozor serisi projemiz var. Oğlumun yaptığı, bozmaya kıyamadığım hamurları ise hoop, anı çekmecemize saklıyorum.
  • En önemli maddeyi eklemeden yazımı bitiriyormuşum, evet tahmin ettiğiniz gibi hamur kuruduğunda zıplıyor. Top şekli, zar şekli vb verdiğinizde ise baya baya zıplıyor. Cidden çok eğlenceli.
  • 4’lü hamur paket fiyatı 20tl civarında. Faber Castell resmi sitesi ise bu linkte

 

 

Prenses Sofia ve Korsan Jake ile anti-kahramanlık üzerine

WHATNAUGHT, ROBIN, PRINCESS SOFIA, CLOVER, MIA

İster prenses ister korsan olsun, şimdiki kahramanlar çok farklı!

Bilmem farkında mısınız, bizim çocukluğumuzun rakipsiz, tek başına her işe yeten, mükemmeliyetçi süper kahramanları yerine, Disney Channel‘daki Prenses Sofia ve Jake örnekleri gibi ‘normal’ çocuk hikayeleri, çocuklara daha sağlıklı örnek teşkil ediyorlar.

 

Ben çizgi filmlerin mesaj kaygılı olanlarından yanayım. Yoksa zaten çocuğumun vaktini televizyon karşısında geçirmesi taraftarı değilim. Az ve öz izlemesini tercih ettiğim yayınlardan, kaliteli olanı tercih etmek zorundayım. Ben böyle hissediyorum, bu yüzden ciddi anlamda mesai harcıyor ve ‘doğru’ mesajları içeren örnekleri seçmeye çalışıyorum. Örneğin Disney Channel Türkiye 5-11 yaş aralığındaki çocuklara hitap ediyor ve ailelerinin birlikte keyifle izleyebileceği hem eğlenceli hem öğretici içerikler yayınlıyor. ‘Çizgi film mesaj versin, öğretsin’ derken sıkıcı sıkıcı çocuğa bir mesajı dayatsın da istemem asla, çocuk onlar; izlerken kikir kirkir gülmeli, ‘çaktırmadan’ öğrenmeli. İşte bu yüzden 5,5 yaşına yaklaşan oğlumla favorilerimiz Prenses Sofia, Doktor Dottie ve İlaçları, Jake ve Var Olmayan Ülkenin Korsanları ve Fineas ve Förb. Cumartesi ve pazar sabahları Disney Filmleri kuşağını da asla kaçırmıyoruz.

Prenses Sofia

Prenses Sofia 12 yaşında. Nasıl desem, çocuklukla ergenliğin tam kesiştiği noktada. İsmi ‘prenses’ ama o prensensliğe yeni yeni başlıyor ve bu hiç yakın olmadığı hayata adapte olmaya çalışıyor. Annesi Miranda, Kral 2.Roland’la evleniyor ve kralın diğer çocukları Prenses Amber ve Prens James ile kardeş oluyor. Kendine hediye edilen özel kolye sayesinde hayvanlarla konuşma yetisi kazanıyor ve zaman zaman yakından tanıdığımız tüm Disney Prensesleri onun bir probleminde yardıma gelebiliyorlar.

Hikayeden anlayabileceğiniz gibi, 2-7 yaşa hitap eden bu dizi aslında hiç de ‘mükemmel’ bir prensesin hikayesi değil. Çok pozitif mesajlar veren, mütavazi karakterli, sormaktan ve öğrenmekten çekinmeyen Sofia’nın hikayesi. Prenses Sofia başkası gibi olmaya çalışmıyor, her zaman her ortamda kendi gibi oluyor ve kazanıyor. Hikaye her ne kadar sarayda geçse de, her çocuğun günlük hayatta karşılaştığı sorunlar işleniyor. Kibarlık, incelik, hayvan sevgisi, kardeşlik dostluk ve paylaşım bu çizgi dizinin ana temaları diyeiblirim. Prenses Sofia hafta içi her gün saat 17:00’de Disney Channel’da yayınlanıyor.

Korsan Jake ve Var Olmayan Ülkenin Korsanları

Peter Pan’ın Var Olmayan Ülkesi’ne bu kez minik kahramanlar Korsan Jake, arkadaşı Izzy ve Cubby ve papağan Skully’nin maceraları var. Her bölümde gemileri ile bir maceraya atılıyorlar ve Kaptan Hook ve Smee’nin engelleme girişimlerini takım çalışması ile alt etmeye çalışıyorlar.

Çok şirin çizimleri olan, sürükleyici ve bana sorarsanız interaktif bir çizgi film aslında bu. İzleyiciye sürekli sorular yöneltiliyor, adeta takımın 4. kişisi gibi hikayenin içinde olması sağlanıyor. Karakterlerden Jake takım lideri iken, diğerleri yön becerileri ve ellerindekini doğru kullanma konusunda yardımcı oluyor ve ekip ruhuyla sorunların üstesinden gelebiliyorlar. Dostluk, ekip olmak, paylaşmak bu çizgi dizinin ana temaları. Bu arada sayı sayma, renkler, şekiller, uzaklıklar ile ilgili sürekli izleyicinin de katılacağı ufak alıştırmalar içeriyor bölümler ve bu çaktırmadan işlenen minik doz eğitimlerden sonra hazinelerine ödüller kazanıyorlar. Peter Pan de zaman zaman bölümlerde görünüyor.

Pozitif mesajlar işleyen, hayalgücünü destekleyen bu iki çizgi filmi, arayış içinde olan ebeveynlere gönül rahatlığı ile tavsiye ediyorum. Korsan Jake’in maceraları da hafta içleri saat 11:30’da Disney Channel’da yayınlanıyor. Fineas ve Förb’e gelince, ailecek ennn favori dizimiz, işte bu yüzden o da başka bir yazının konusu :)

Bu arada evlerinde televizyonu uydudan izleyen takipçilerime bir de müjdem var; Disney Channel uydudan şifresiz yayınlanıyor. Bunun yanı sıra Digitürk, D-Smart, Teledünya, Tivibu ve Netd.com’dan da izleyebilirsiniz, kaçırmanıza imkan yok :)

JOLLY ROGER, BUCKY, JAKE, IZZY, CUBBY, SKULLY

Bulut, bir kutu kapağından yaptığı televizyon ekranında bana kendi çizgi filmini izletiyor.

bulut-televizyon

 

Şşşşh..Kimse bilmiyor ama Moda Parkındaki tahta kamelya aslında bizim korsan gemimiz.

 korsan-jack-gemisi

Marketten 5tl’ye aldığımız korsan şapkası ve 2tl.lik tek göz dürbün ile korsan olduk, gitti!

kosan-jack

Legoland İstanbul

legoland-discovery-center

Legoland Discovery Centre İstanbul’da açıldı!

Dünya’da tam 12 büyük şehirde LEGO® ürünlerinin eğlencesini sergileyen LEGOLAND® Discovery Centre şimdi de İstanbul’da, Forum İstanbul AVM’de açılıyor. Açılış tarihi 30 Temmuz 2015

Lego tema parkı olarak düşünebileceğiniz Lego şehrinde 15 oyun alanı, 2 Lego-ride yani Lego aksiyon treni olacakmış. Türkiye’nin ilk ve tek LEGO® Mağazası da merkezin içinde yer alacak. Meraklıları bilirler, burada yalnızca bildiğimiz standart paketli ürünler değil, mağazaya özel ürünler de oluyor. Sadece çocuklara değil ‘adult’ fanlara da hitap eden setler ve parça satışı oluyor. Pick a Brick sistemi, İstanbul’da açılacak olan Legoland Discovery Centre’da da olacak. Yuppi!

minifigure-tradingLegoland Discovery Centre yıllık üyelik kartı alanlar mağazada tüm alışverişlerde %10 avantaj sahibi olacaklar. Yine Lego fanlarının bileceği gibi, Minifigure takası Legoland’de mümkün olabilecek. Yanınızda getirdiğiniz eksiksiz parçalı minifigürü, ekip üyelerinden birinin yaka kartında göreceğiniz figürle değiştirebilirsiniz. Legoland mağaza ayrıcalıkları:

  • 900’den fazla LEGO seti ve ürünü
  • Her ay favori LEGO setleriniz için özel teklifler
  • LEGOLAND Discovery Centre Yıllık Üyelik Kartı sahiplerine mağazadan yaptıkları alışverişlerde %10 indirim

Legoland Discovery Centre’da neler var?

15 oyun alanı, 2 Lego ride, 4D sinema, mağaza, ve fazlası bizleri bekliyor olacak. Aktivitelerin 3-10 yaş arasına hitap edeceği söylense de, Lego yaş sınırı tanıyan bir oyuncak değil, Legosever ailelelerin tüm bireylerinin keyif alacağını düşünüyorum.

EKSTRA : Her bir oyun bölümünün ayrıntıları için mutlaka buradaki “Legoland’de neler var” yazıma göz atın.

İşte Legoland İstanbul’un haritası:

legoland-neler-var

 

MINILAND : Galata Kulesi, Ayasofya, Boğaz Köprüsü gibi İstanbul’un simgelerinin yanı sıra dünyadan da yapıların sergilendiği bir mini Lego dünya burası.

Lego Fabrikası: Lego profesörü Brick-a-Brack ile plastikten Lego üretiyoruz burada. Düğmeler, çarklar, legolar, burası tam bir fabrika.

Lego yarışçıları, Merlin’in çırağı, Lego Lazer oyunu, 4D sinema, Olivia’nın evi, Duplo kasabası, Yangın akademisi, Legoland’deki bölümlerden bazıları.

 Legoland Discovery Centre İstanbul giriş ücreti ne kadar?

Biletler 4 yaş üstü içim 30tl, 3 yaş altına giriş ücretsiz. Yetişkinler 37,50tl. Yıllık üyeliklerde %10 avantaj sağlanıyor. Grup ve okul gezileri için rezervasyon gerekiyor.

Online alınan yıllık yetişkin giriş ücreti 85tl

Biletinizi online olarak gitmeden önce alırsanız sıra beklemiyor ve küçük fiyat avantajlarından faydalanıyorsunuz. Online bilet için buraya tıklayın.

Legoland'in maskotu olacak zürafaya isim aranıyor
Legoland’in maskotu olacak zürafaya isim aranıyor

Legoland İstanbul nerede?

Forum İstanbul Avm içinde, Bayrampaşa’da yer alıyor.

Kocatepe Mah. Paşa Cad. No: 5/5 Bayrampaşa

Kroki için tıklayın.

Legoland İstanbul ziyaret saatleri

LEGOLAND Discovery Centre Mağazası’nın açık olduğu saatler:

Pazartesi – Pazar: 10.00 – 20.00

Ekstralar:

-İçeri ‘bebek maması vb’ hariç yiyecek içecek sokulmuyor, içerde bir cafe mevcut.

-Doğumgünü ve özel günler için kutlama organizasyonları yapılabiliyor. 

Legoland iletişim için telefon : 212 219 17 06

Legoland Facebook Sayfası için buraya tıklayabilirsiniz.

 

Kronkiwongi nedir?

kronkiwongi-nedir

Bugünlerde sosyal medyada sıkça denk geleceğiniz bir hashtag var; Kronkiwongi. Evet, Lego aslında, ama neden farklı?

Kronkiwongi nedir?

Kronkiwongi, bir Lego seti değildir, birbirinden bağımsız, bir sete ait olmayan (alakasız gibi görünen de diyebiliriz) parçalardan üretilen her hangi bir ‘şey’dir…  Aslında ne Kronkiwongi’nin tarifi var, ne de ortaya çıkan eserlerin. ‘Eser’ler, çünkü çocuğunuzun hayal gücü ile ortaya çıkacaklar. Yani Kronkiwongi, bir çocuğun hayal edip LEGO ile oluşturacağı herhangi bir alet, edevat, ev, araba, robot, zobot? her şey olabilir..!

Siz de çocuğunuzun paylaşımlarını #Kronkiwongi etiketi ile yapabilir, Lego Türkiye Facebook sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Ciddi koleksiyoneri olduğum benim Lego paylaşımlarımı da, Instagram hesabımda #ipekslegos ile takip edebilirsiniz.

Kronkiwongi yapmak için özel olarak Lego almanız gerekmez, yani zaten elinizde Lego var ise. Sadece, kitapsız, kuralsız, sadece hayal gücüyle keşfetmesine izin verin. Kutuları ve kitapçıkları ortadan kaldırın! Sonra da yaptıklarını anlatmasını isteyin, inanın en keyiflisi bu. :)

kronkiwongi nedir
kronkiwongi nedir

 

Shaun The Sheep Kuzular Firarda

Shaun_The_Sheep-film

Tavuklar Firarda”, “Wallace & Gromit”, “Fare Şehri” gibi gişede büyük başarılara imza atmış animasyonların yaratıcısı Aardman Studios‘un yeni filmi KUZULAR FİRARDA / SHAUN THE SHEEP’i tabii ki gelir gelmez koşarak gidip izledik.

70’in üzerinde ülkede vizyona giren ve hem çocuklara hem de yetişkinlere hitap eden animasyonda sevimli kuzu Shaun ve arkadaşların büyük şehirde dev bir maceraya yelken açıyor.

Böyle diyordu tanıtımda, ekibe ve yaratıcılığına ne kadar hayran olsam ve güvensem de Türkçe ismi ‘firarda’ diye çevirdiklerinden, Tavuklar Firarda / Chicken Run’un senaryosuna çok benzeyen bir film çıkacak karşımıza diye endişelerim vardı. Tabii ki yersizmiş. Hikaye çok farklı.

Kuzular Firarda

Kuzucuklar gerçekten de çiftlikteki rutin hayattan sıkılıp bir şeyler yapmak istiyorlar ama, şehre gidişlerine ‘kaçmak’ denemez. Bir takım aksilikler sonucu diyelim, kendilerini şehirde buluyorlar. Her zamanki gibi çok şekerler, hem çok saflar, hem cin gibiler. Muhteşem espriler var arada, incelikler, süper buluşlar var karelerde, müthiş bir çalışma.

Ben ve oğlum stop-motion filmlerin hastasıyız. 120 dakikaya yakın süren bu filmde kaç kare çekim yapılmıştır, sanırım hesaplayamayız. İnanılmaz bir sabır ve zeka ürünü.

Öte yandan 10-12 dakikalık hikayelerine alışık olduğumuz Shaun maceralarının bu kadar uzun izlemek, 5 yaşında bir çocukla -biraz zorladı-. Bulut sinemada her zaman tamamen konsantre oturmasına rağmen, hiç konuşmasız bir filmi 2 saate yakın izlemek, değil Bulut için – z kuşağı mı, indigo çocuklar mı artık ne derseniz deyin- herkese zor gelebilir. Yine de Bulut kikir kikir güldü, bense bayıldım, bayıldım.

Sonuç olarak bence vurdusuz kırdısız, ince zeka esprileri ile dolu, şirin mi şirin, inanılmaz bir çalışma süreci sonunda ortaya çıkmış çok eğlenceli bir film var. Biz Shaun’u ailecek çok seviyor ve heyecanla dvd’sinin çıkmasını bekliyoruz. Stop motion çalışmaları seviyorsanız, izlemelisiniz. Çocuğun ilk deneyimi olacaksa, hiç konuşma olmadığını, esprileri anlayabilmesi için en az 5-6 yaşlarında olması gerektiğini düşünüyorum bir anne olarak.

koyun-shaun-türkçe

 Shaun the Sheep ‘te koyunlardan The Beatles göndermesi olmazsa olmazdı!

 

Vialand Eğlence Parkı

vaialand-eglence-parki

Yorulmayacağım bunu söylemekten; ‘Şimdi ki çocuklar çok şanslı!’ Yıllar yıllar önce, ben ufacıkken Disneyland Türkiye’ye gelecek denmişti de, aylarca sadece 3-5 fotoğrafından gördüğümüz yerin boş heyecanını yaşamıştık. Bugün ise, blogger anne kontenjanından gittiğim, gitmeseydim bu kadar büyük ve eğlenceli bulacağımı tahmin edemeyeceğim bir eğlence parkı var, Vialand.

Vialand Nerede?

Vialand‘e elbette buradaki yönlendirmelerden ulaşabilirsiniz, ama ben pratiğini söyleyeyim. Eyüp’te yer alan Santral İstanbul’a kadar gelin, tam önünde başlayan mavi mavi VİALAND yönlendirmelerini takip edin. Buradan saonra 4-5 dakika içinde parktasınız. Özel araçla geliyorsanız, otoparka girdiğiniz kapının ennn uzağındaki noktalara park edin. Çünkü tema parkın girişi o tarafta.

vialand-tema-park

Vialand Tema Park

Vialand’ı daha uzaktan gördüğümde -ki ben sadece fotoğraflrda gördüğüm şato ve önünde bir rollercoaster’dan ibaret sanıyordum- büyüklüğü karşısında çok şaşırdım. İyi ki erken gitmiştik, yoksa her şeyi keşfetmenin imkanı yok. Bunu kenara not alın.

Ayrıca büyük, yorucu bir parkur; rahat kıyafetler, çocuk küçükse yedekler, suluklar eksik olmasın. Gerçi büfeler ve yemekçiler var ama hepsi fast-food tarzında, yiyecek içeçek seçenek bu konuda biraz sıkıntılı. Vialand esintili bir tepede yer alıyor, ve baya esiyor; hani şehirde yaz havası olsa bile orası biraz serin olabilir, bu da 2.notum olsun.vialand-sünger-bob

Park çok güzel. Ama plan yapmak şart! Girişte birer harita alın MUTLAKA! Çocuğunuzun yaş ve ilgisine göre önceliklerinizi belirleyin, ondan sonra tura başlayın. Parkın ilk girişinde karşılayan oyun ve parklar daha küçül ziyaretçiler için, 6-8 yaşa kadar gibi. Buranın ismi ‘Oyun Dünyası’ Biz 5 yaşındaki oğlumla bu kısımda Sünger Bob 4d filmine, Küçük Madenciler trenine, Cesur sürücüler ve Minik kaşifler tüneline girdik. Hepsine bayıldık. Sünger Bob oğlumun, daha sonra gireceğimiz Kaşif Dora filmi benim favorim oldu.

Bir sonraki durak ‘Efsaneler Dünyası’ Burada en çok ilgi çekebilecek saray saltanat kayıkları benzeri kayıklar içinde İstanbul’un fethini canlı canlı yaşatan tüneli tavsiye ederim. İçerisi karanlık ve savaş sergileniyor, hani bebekle girilecek bir yer değil ama çocuklar adeta bir filmin ortasında buluyorlar kendilerini, ürkütücü değil.

‘Macera Dünyası’ ise benim oğlanların favorisi oldu, yani baba-oğulun! Korku tüneli (korkunçtu! benimkiler elbette bayıldı ama çocuklar korkabilir), Safari Tüneli ( bu da bilgisayar oyunu tadındaydı, ben zevk almadım, onlar 2.kez girmek istedi hatta, izin vermedim :) Jet Ski ve demin bahsettiğim 4d Kaşif Dora filmine girdik. Film müthişti. Ortadaki panayır oyunlarını da oynadık biz, halka at oyuncak kazan gibi şeylerde çocuktan çok eşimle ben eğlendik. Bunlar ekstra aksiyonlar, nakit ödeme yapıyorsunuz.

Vialand nefeskesen rollercoaster treni cesaret istiyor
Vialand nefeskesen rollercoaster treni cesaret istiyor

En son Olimpia Sirki’ne biletimiz vardı, 15:00 seansını kaçırdık, saatini 19:00 sanıp baya bir bekledik; 20:00’de başladı, oğlanın uyku saati 20:00 olduğundan kucağımda uyuyakaldı ve çıktık. Ben sirklerden çocukluğumdan beri haz etmem, hiç sevemedim ama ortam güzeldi, insanlar eğleniyordu. Kaldığımız süre içersinde, izlediğimiz sihirbazın yaptığı gösterilere hala aklım ermiş değil, ne kadar klişe olsalar da :) İlgilenirseniz, biletleri ister orada ister önceden Biletix‘ten alabilirsiniz.

Sonuç olarak, yeme içme kısmını biraz pahalı bulduğum, ulaşımı tahminimden çok daha kolay çıkan, tahminimden çok daha büyük ve eğlenceli bir parktı. Tavsiye ederim. Çocuğun boyu 120cm’yi geçiyorsa alternatif daha çok, bunu da gözardı etmeyin.(evet her aletin girişinde cetvelle ölçüyorlar!) Eş dost birlikte giderseniz grup indirimleri var, hem daha eğlenceli olur, bu da benden tavsiye olsun!

Sorunuz olursa seve seve yanıtlarım, yazın ;)

 

 

 

 

paddington bear

Ayı Paddington

Çocuk kitapları dünyasında en az Winnie the Pooh kadar ünlü bir ayıcık daha vardır; kafasında kırmızı şapkası, elinde bavulu ile hepimize aşina Ayı Paddington. Paddington ilk uzun metraj sinema filmi ile sinemalarda.ayı paddington

Paddington

Paddington Bear aslında Michael Bond‘un çocuk kitapları serisinin kahramanı. İlk kitap 1958’de Peggy Fortnum ilüstrasyonları ile yayınlanıyor, bunu 20’den çok kitap izliyor. Bugün baktığımızda ise 30 dilde, 70 ayrı isimle basılmış ve 30 milyondan fazla satış yapmış bir klasikten bahsediyoruz.

Filmin hikayesi şöyle; Peru’da ailesiyle mutlu mesut bir hayat süren Ayı Paddington, üzücü bir olay sonrası ailesini ve evini kaybeder ve yıllar yıllar önce anne ve babasının tanıştığı İngiliz bir araştırma görevlisini bulmak üzere Londra’ya yola çıkar. Ayıcık boynunda ‘Lütfen bu ayıya iyi bakınız’ yazan bir not ve başında ailesinden kalan tek yadigar kırmızı şapkası ile kendisini Londra’da garda bulur ve burada daha sonra kendisini ailelerine kabul edecek Brown ailesi ile tanışır.

Film sıcacık, eğlenceli, aynı zamanda duygusal. Filmi izleyen büyüklere de bolca mesaj veriyor. Şehirleşen hayatlarımızda ilişkilerin kopukluğuna, bir selamlaşmanın bile garipsenmesi gibi  ayrıntılarla bol bol ‘iletişimsizliğe’ dokunduruluyor. Kitaplarda daha çok yeri olan, filmde kısa yer alan antika dükkanı sahibi karakterin bir cümlesi ise akılda kalıyor. Kasabadan şehre gelişini anlatırken diyor ki; “Vücudum bu şehre çok hızlı geldi fakat kalbimin de varması uzun zaman aldı.”

Daha çok televizyon yönetmenlikleri ile tanınan Paul King’in çektiği film gerçekten her yaştan çocuğa hitap eden, çok başarılı bir yapım olmuş. Ayıcığın animasyonu, tüyleri, bakışları o kadar başarılı ki, gerçek olmadığını unutuyorsunuz. ‘The story begins here’ yazıyor alternatif afişlerinin birinde, buradan önümüzdeki yıllarda serinin devamının da geleceği sinyalini alıyorum ben.

Oğlum Paddington’ı çok sevdi, izlerken çok güldü!

Filmi çok sevdim. Mutlaka dvd’sini de alıp koleksiyonumuza eklerim! Filme tek yakıştıramadığım kısım, Paddington’ın dublajı. Eser Yenenler’in sesini hemen ilk dakikada kapıyorsunuz ancak, çok kibar ve düzgün diksiyonlu konuşmasını beklediğim ayıcığın -muhtemelen kasıtlı bir şekilde- fazla doğal konuşmasını ve ses tonunu, ben karaktere oturtamadım.

Farklı olabiliriz ama birlikteyiz

Filmin mesajını ben bu şekilde aldım. Bu hikayede ‘ayı’ olarak resmedilen ‘farklılık’ aslında her hangi bir sıfattan ötürü gelen farklılık olabilir; aile ve arkadaşlar farklılığına rağmen o karakteri koruyor ve en önemlisi çok seviyorlar.

Benden *spoiler* ekstralar; 

Filmde Nicole Kidman da var. Filme bolca gönderme var saymakla bitmez ama kaçırmayacağınız bir tanesi, Kidman’ın Brown’ların evine gizlice girişi. Bu sahne Mission Impossible’da Kidman’ın eski eşi Tom Cruise sahnesinin kopyası.

Filmin ilk 15 dakikasında ayıcığın gardaki sahneleri çok duygusal, ailenin ayıcığa isim verme sahnesinin arkasında ise gerçek bir hikaye yatıyor. Yazar Michael Bond gerçekte, bir yılbaşı gecesi Paddington garında bir oyuncak ayıcık buluyor ve eşine hediye olarak götürüyor. Kafasında yer eden bu ayrıntı 10 yıl içinde şekilleniyor ve Paddington Bear ortaya çıkıyor.

Filmde yüksek sesle kahkaha attığım bir sahne var. Brown’ların çekingen kızı sonunda annesine erkek arkadaşını tanıştırıyor; bu sahnede annenin bastırmaya çalıştığı tepkisi, sanırım izleyen tüm anneleri beni güldürdüğü gibi güldürecek.

 

 

 

 

snow park kayak kızak

Snowpark’ta Aile Boyu Eğlence

Geçen hafta sonu aile boyu çok eğlenceli bir etkinliğe katıldık! Sevgili HassasAnne blogu yazarı Ece davet etti; ‘Kar yağsın artık!’ diye haftalardır mızıldanan oğlumu kaptım ve soluğu Torium’da aldık. Yazının sonunda sizler için de güzel bir haberim var.

IMG_6246Nasıl bir ortamla karşılacağımıza önceden internet sitesinden bakmıştım ama vardığımızda ciddi yatırım yapılan bir mekan olduğunu farkettim. 6 milyon dolara mal olmuş bu tesis ve karın kalınlığı en az 50cm. Eğlence alanında 130 kişi, kayak ve snowboard pistlerinden ise 70 kişinin aynı anda yararlanabildiği Snowpark’ta, dileyenler kayak ve snowboard eğitimleri de alabiliyor. Kış sporlarına ait her türlü ekipmana sahip merkezde, istenilen kayak malzemesi anında temin edilebiliyor. Yani siz yaz günü tesadüfen keşfettiğiniz bu tesiste yine istediğiniz anda kar keyfini yaşayabilirsiniz. Girişte ziyaretçilere soğuk havaya uygun bot, mont ve eldiven veriliyor.

Snowpark’ta 3 adet snowboard ve kayak pisti bulunuyor. Ayrıca bu pistlere ulaşım sağlayan 2 adet yürüyen bant mevcut. Kayak eğitim parkuruna sahip Snowpark’ta Türkiye Kayak Federasyonu`ndan lisanslı, Türkiye Şampiyonluğu`na ve uluslararası derecelere sahip eğitmenler tarafından özel ders ya da grup dersi alabilirsiniz.

Önerilerim;

-Cumartesi günü, kendi aracımızla Haramidere’ye varmak, boş trafikte 1 saat sürdü. Gitmek için siz de bizim gibi erken çıkın veya haftaiçini tercih edin.

-Ben yanımda çok fazla yedek kıyafet almıştım, sebebi; karda oynar gibi çok fazla ıslanacağımızı düşünmemdi. Öyle olmadı. Eldiven, şapka çocuk için en önemlileri. Bunları yedeklemekte fayda var, diğer herşeyi ise ordan temin edebilirsiniz.

snowpark

 

Sevgili Ece’ye ve Luna Organizasyon’a davet için teşekkür ederim. Çok eğlendik.

Sizler de bu eğlenceyi deneyimlemek isterseniz, aşağıda görmüş olduğunuz kuponun çıktısını bilgisayarınızdan alarak Snowpark’a %50 avantajlı girebilirsiniz.

snowpark_blogger_kupon-01

SnowPark ücreti nedir?

Hafta içi : 20tl

Hafta sonu ve resmi tatiller : 27tl

ANNE+BABA+1 ÇOCUKHafta içi: 50 TLHafta sonu: 70 TL

ANNE+BABA+2 ÇOCUKHafta içi: 60 TLHafta sonu: 80 TL

Ekstra kullanımlar ücrete tabidir.

ADRES BİLGİLERİ

TORIUM AVM

Saadetdere Mahallesi E-5 Üzeri
Haramidere – İstanbul

Klasik Bir Yılbaşı Filmi, Kutup Ekspresi

polar-express_2

Ailece seyretmekten bıkmadığımız, müzikleriyle renkleriyle harika bir yılbaşı filmi, The Polar Express. Chris Van Allsburg’ün aynı isimli çocuk romanından yapılan bir uyarlama Kutup Ekspresi. Robert Zemeckis uyarladı, yazdı, yönetti. Tom Hanks ise çocukluğunda en sevdiği kitaplardan bir olduğunu söyledi ve prodüksüyona destek verdiği gibi ayrıca tam 6 karaktere de hayat verdi bu animasyonda.

The Polar Expresstom_hanks

Kutup Ekspresi, bol müzikli, bol kar manzaralı, yer yer heyecanlı, genelinde duygusal bir animasyon filmi. 1950’ler atmosferinde geçen hikayede, Noel Babaya inanmayan küçük bir çocuk, kapısının önüne mucizevi bir şekilde beliren trene biner ve bilinmeyene yolculuk başlar. Tren Kuzey Kutbuna gitmektedir ve kahramanımızın kendisi gibi çocuklarla doludur. Trendeki her bir çocuk, bu macera esnasında soru veya sorunlarına yanıt bulacaklardır, tıpkı kahramanımızın ‘inanmak’ sorusuna bulacağı cevap gibi.

Çocukları çocuklar seslendiriyor, hikayeyi Tom Hanks anlatıyor. Kondüktör başta olmak üzere, Noel Baba’nın kendisine kadar 6 karakterde daha Tom Hanks’ı görüyoruz. Renkler ve kar manzaraları adeta büyülüyor. Müzikler ve hikaye bana 2004’te izlediğimde sıkıcı gelmişti itiraf ediyorum, ancak 2-3 yıldır oğlumla ara ara izlediğimiz filme bakış açım çok değişti. Şu an şarkıları ezbere biliyoruz, üstelik bol ödüllü bu filmin müziklerinde  Alan Silvestri imzası var. Zemeckis takipçileri bilirler zaten Silvestri ve Zemeckis neredeyse ayrılmaz ikili oldular.Yeri gelmişken, filmde bir ara Aerosmith ve Steven Tyler’a denk gelebilirsiniz ;)

polar-express-6

2004  Warner Bros yapımı olan film 100 dakika, 2007’de dvd’si çıktı. Imdb’ye göre bol ödüllü bu film, 165 milyon $ kar etmiş durumda.

Yılbaşı temalı müzik ve animayoları seviyorsanız, içinde her konuyu tam dozunda barındıran bu filmi kesinlikle koleksiyonunuza katmanızı tavsiye ederim.

Polar_express

 

 

 

 

kidz mondo

Kidz Mondo Trump İstanbul

Çocuğunuzun bir kaç arkadaşı ile dolu dolu bir gün geçirebileceği bir mekanı tanıtmak istedim; KidzMondo. Özellikle arkadaşları ile diyorum, çünkü bu mini şehrin keyfi sanırım en güzel anne baba ile değil, arkadaşlarla çıkar.kidzmondo-logo

Kidz Mondo, Trump Alışveriş Merkezinde

Kidz Mondo çocuklar için, çocuklara göre tasarlanmış bir mini şehir. Günlük hayatta çocukların en çok ilgisini çeken meslekler başta olmak üzere; marketinden cafesine minikler, büyüklerin dünyasını yaşıyor. Çocuklar istedikleri meslekleri seçiyor, seçtikleri meslekle ilgili bölümde 20-30dakika gibi vakit geçiriyorlar. Bu sürede ne oluyor? O mesleğin kostümlerini giyiyorlar, en basit haliyle mesleğin amacını, temelini öğreniyor ve küçük bir uygulama yapıyorlar. Çok klişe bir cümle olacak ama, gerçekten de eğlenme ve öğrenme bir arada diyebilirim.

Tema parkta 40’tan fazla meslek deneyimi var ve katılınan her deneyimde çocuklar sembolik kidzmondo parası kazanıyor ve daha sonra kazandıklarını yine kidzmondo market ve hediyelik dükkanda harcayabiliyorlar.

4-14 yaş arasına hizmet veren tema park kişisel fikrimce en ideal 6+ ziyaretçiler için uygun. Daha minik olanların giremedikleri yer sayısı çok fazla bu da çocuk için sorun olabiliyor.

8-12 yaş aralığındaki çocuklar parka ebeveynsiz girebiliyor ancak ebeveynin bırakıp alması şart. Daha küçükler ebeveynsiz giremezken, 12+ çocuklar ise tek başlarına girip çıkabiliyorlar.

Kidz Mondo Trump Towers İstanbul‘da yer alıyor

kidz mondo

Kidz Mondo giriş ücretleri

Kidz Mondo’da günde 2 seans var, 10:00 – 14:30 ve 15:30 – 20:00 arasında

Hafta İçi
0-1 yaş: ÜCRETSİZ
2-3 yaş: 25 TL *
4-14 yaş: 45 TL
15+ ve yetişkinler : 25 TL

Hafta Sonu ve Tatil günleri (tek seans için)
0-1 yaş: ÜCRETSİZ
2-3 yaş: 30 TL *
4-14 yaş: 55 TL

15+ ve yetişkinler : 30 TL

 

 

SEALIFE AKVARYUM’da Köpekbalıkları ile Dalış

Bir dalış yaptım hayatım değişti! Gerçi her dalıştan sonra bünyeye olanlar oluyor ve hayatın anlamından, ‘Evrende nokta kadarız’a, ‘Bütün canlılar ne kadar muhteşem’den, ‘İnsan ırkı neden hep yokedici?’ye kadar bilimum konular beyninizi kemiriyor. Daha önce bu konudaki hislerimi burada yazmıştım.

Geçen hafta Bumerang‘ın #BumerangDeneyimGünleri kapsamında Turkuazoo’da dalış yaptık, dev vatozlar, kum kaplanı, rengarenk adını bilmediğim bir sürü tropik balık arasında yüzdük. Gerçekten unutamayacağım bir deneyimdi.

Akvaryumun en büyük tankı olan ve 5,5 milyon litre su ile dolu Ana Tankın derinliği 4,5 metre olup, su sıcaklığı 24-25 o C’dir. 5,5 cm kalınlığındaki akriliğin içbükey yapısından dolayı canlılar olduğundan 1/3 oranında daha küçük görülmektedir.

Suya girdiğim anda kendimi bu kocaman sarı balıkların arasında buldum kendimi ve ellerimi kocaman açıp çığlık attım sevinçten. Hocam o anı kameramla yakalamış. *balıklar: Golden Pilot Fishes

1-IMG_5317

1-IMG_5320

 

ve dev vatozlar!.. kadraja sığdıramadım!

1-IMG_5359

 

Baktım ki, ortam çok hareketli ve netlik sağlamıyorum (çünkü bir o kadar da heyecanlı ve şaşkınım o anda!)

fotoğraftan vazgeçtim, video çekmeye başladım.

anne fare yakaladım

 

Çektiğim videoya ben kendim bayıldım :)) Burda izleyebilirsiniz:

Bu muhteşem kareler de eşimin dışardan yakaladığı kareler. Flaş kullanılmadığı ve arada cam olduğu için biraz karanlıklar.

1-IMG_7699

1-IMG_7705

 

 

ve işte köpekbalığı ile yüzme. Muhteşem dakikalardı. O kadar sakin, o kadar büyüleyici canlılar ki, anlatamam. 2,5 metrelik 2 adet nurse shark, çevremde beni inceleyerek dönüp durdular. Sakin sakin yüzdüler. 300 kesici dişleri olabilir ama insanlara saldırmıyorlar. Hangi hayvan durup dururken saldırır ki, insan ırkından başka!

1-IMG_7750

1-IMG_7751

1-IMG_7752

1-IMG_7753

1-IMG_7755

1-IMG_7758

1-IMG_7760

1-IMG_7772

1-IMG_7774

 

Teşekkürler Emin Hocam ve Basat Hocam! Süpersiniz :)

*Emin Lus, Basat Tez, blogger arkadaşım Alev

8bin metrekarelik, 10bin deniz canlısını barındıran Turkuazoo’nun Facebook sayfası burada

turkuazoo'da dalış eğitimi

Eşim Serdar Süer ile birlikte kurduğumuz ‘Suda Çekim’in Facebook sayfası burada, instagram hesabı ise burada

suda çekim
suda çekim

 

 

 

bursa soğanlı park

Bursa Zoo Hakkında Her Şey

bursa-zoo-hayvanat-bahcesiBursa Zoo’yu anlatmaya başlamadan önce hayvanat bahçelerinden, sirklerden, yunus parklarından, faytonlardan hatta kuş kafeslerinden, kısacası hayvanları doğal ortamlarından alıp ‘hapsettiğimiz’ hiçbir davranış ve ortamdan haz etmediğimi belirtmek isterim. Bilmeyenler olabilir diye şunu da ekleyeyim; Hayvanat bahçelerindeki hayvanlar genelde dünyanın çeşitli yerlerindeki hayvanat bahçelerinde ya da hayvan barınaklarında doğmuş hayvanlar ve/ve ya onların yavruları. Tüm bahçelerin anlaşmalı olduğu ‘kardeş’ hayvanat bahçeleri var ve sistem genellikle doğan yeni yavruların değiş tokuşu şeklinde ilerliyor. Bugün artık ‘Afrika’ya gidip, bir fil alıp, bunu bahçemize koyalım’ gibi bir mantık yok yani. Onu görmemiş zenginler yapıyor, ayrı bir konu. Başlayabiliriz.

Bursa Yeşil, Bursa Zoo Yemyeşil!

Bursa Zoo, Soğanlı mevkiinde, benim çocukluğumda Bursa’nın dışında kalan bir ovada kurulu. İstanbul’daki ‘sıkış tepiş’ kafes görüntülerini silin hafızanızdan, burası resmi olarak ülkemizdeki dünya standartlarındaki tek hayvanat bahçesidir; tertemiz, ferah, yemyeşil bir doğa parkı, 206,000m2.  Avrupa Hayvanat Bahçeleri Birliği’ne bağlı parkı açılışından beri (1998) sayısız kez ziyaret etmiş biri olarak söyleyebilirim ki, sürekli iyiye giden, sürekli bakımı yapılan bir park olmasından çok mutluyum. Hayvanat bahçesi bünyesi çalışanları arasında; 1 Ziraat Yük. Mühendisi (Zooteknist), 2 Ziraat Mühendisi (Zooteknist), 3 Veteriner Hekim, 2 Biyolog bulunmaktadır.

Bursa Zoo’da hangi hayvanlar var?

Aslanlar, jaguar, lemur çeşitleri, meerkatlar, zebralar, devekuşları, maymunlar, flamingolar, ayılar, vahşi kuşlar (akbaba, şahin, kartal vb), kümes hayvanları, çiftlik hayvanları (cüce keçiler, koyunlar, inek, eşek, vb), yaban domuzları, develer, lamalar, kangurular, oklu kirpi, kurtlar, sürüngenler, kuşlar, tavşanlar aklıma ilk gelenler.

Bursa Zoo'da Ayılar
Bursa Zoo’da Ayılar

Bursa Zoo bölümleri ve gezi planı

Çok geniş bir alan olduğunu ve vaktiniz dar ise planlı hareket etmeniz gerektiğini belirtmeliyim. 9 gölet, 3000’e yakın ağaç, 3 kafe, 1 çocuk köyü/parkı, sukuşları bölümü, sürüngenler binası, küçük Afrika hayvanları yapıları, yürüyüş yolları ve daha niceleri mevcut. Giriş kapısından sağa dönerek aslanlardan başlarsanız nispeten planlı bir yol izlemiş olursunuz. Sürekli sağa gittiğinizde sırasıyla; aslan, kaplan, jaguar, maymun, lemur alanlarını göreceksiniz. Yol kendiliğinden sizi geriye döndürecek ve Afrika Savanı, yani; zürafalar, devekuşları ve zebralarla burun buruna geleceksiniz. Bunların hemen yanında küçük bir gölette pelikanlar, ördek çeşitleri ve su kaplumbağaları var.

Zürafaları geçip yürüyüş yolundan ayrılmazsanız; ortada bir köy alanı göreceksiniz. Bursa Cumalıkızık köy alanından esinlenen köy meydanında tüm çiflik hayvanlarını görebilir, yalnızca bu noktada hayvanları elleyebilir, besleyebilirsiniz. Kaydıraklı, salıncaklı büyükçe bir çocuk alanı da hemen burada yer alıyor.

Bu meydanın hemen solunda dev bir kafes göreceksiniz. Kafes, yarım küre şeklinde ve içinde tüm kuşlar serbestçe uçuyor, yaşıyor. Yanlış anlaşılmasın, kafesin yapısı çok geniş, kuşlar dilekleri gibi girip çıkabilmelerine rağmen, ayrılmıyorlar. Kürenin altı sukuşları bölümü. Flamingolar da burada. Yapının içindeki tahta gözlem evine çıkın, cıvıltıları dinleyin ve parka tepeden bakın.

Köy alanının sağından devam ederseniz, lamalar, oklukirpi, domuzlar, vahşi kuşlar (burada yavaşça geriye dönmüş oluyorsunuz artık) kurtlar ve ayılar karşınıza çıkacak. Ayıların alanına vardıysanız tekrar karşınızda köy meydanını göreceksiniz. Turu tam tamamladınız, sağdan devam ederek tavşanları geçerek kapıya geliyorsunuz.

Bursa Zoo’da yeme içme

Park girişinde hemen sağda bir çay bahçesi / kafe var. Çay, kahve, soğuk içecekler, gözleme, tost, hamburger, patates kızartması ve hazır paketli ürünler (bisküviler, cipsler, dondurma,vb) satılıyor. Fiyatlar çok uygun, hatta ucuz. Bana sorarsanız gözleme öneririm.

Safari Cafe, Afrika hayvanlarının serbestçe dolaştığı kısmın kenarında. Öyle keyifli bir manzarası var ki, içeriğinin zayıflığının pek önemi yok benim için. Soluklanmak, soğuk bir içecek ve ya kahve içmek isterseniz burayı tercih edin. Önünüzden zebralar geçerken kahvenizi yudumlayın. Menü yok desem yeridir; tost, ayran, çay, soğuk içecekler.. ve yine paketli ürünler.

bursa hayvanat bahçesi
Bursa Zoo’da yavru hayvanların olması, hayvanların huzurunun göstergesi kanımca.

Köy Meydanı. Burada çeşit nispeten daha fazla. Gözleme, yaprak sarma, kahvaltı tabağı, mercimek köfte gibi genellikle günlük değişen lezzetleri, hazırlanmış paketlerde alabilir, hemen yanındaki piknik masalarında yiyebilirsiniz. Çay, kahve, ayran, soğuk içecekler mevcut, tepsi ve self servis ile alabiliyorsunuz.

 

Ekstralar

Okulla ve ya grupça gelmek isterseniz ciddi indirimler var. Ayrıca önceden haber verildiğinde size bir rehber eşlik ediyor. Mikrafonla anlatarak size tüm parkta eşlik ediyor.

Köy meydanında küçük bir satış alanı var. Burada -kalırsa- köy ürünleri satılıyor; erişte, yumurta, salça, yağ gibi.

Giriş kapısında bir hediyelik dükkanı var. Ancak yurt dışı örnekleri gibi buraya özel ürünler değil, sıradan, her yerde görebileceğiniz hayvanlı ürünler (peluş oyuncak, anahtarlık vb) ürünler satıyor.

Eleştirilerim

Tuvalet yalnızca parkın girişinde ve çok yetersiz. Üstelik -kullanıcılara bağlı olarak- kirli. Buranın temizliğinin çok daha sık yapılması, parkın çeşitli noktalarına da tuvalet eklenmesi gerekiyor. Bu standarttaki bir parka yakışmıyor tuvaletler.

Çocuk arabası / engelli parkuru. MALESEF YOK. Yerler yumuşak toprak ve mıcır taşı. Bebek arabası yürütmek tam bir işkence. Çok acil yolun ez azından bir kenarına ve tüm parkı dolaşabilecek şekilde (tahta olabilir) özürlüler ve tekerlekli araçlar için yol yapılmalı. Tekerlekler kesinlikle bu yolda gitmiyor!

Tüm uyarılara ve yazılı yönlendirmelere rağmen hayvanlara yem atanlar, çitlerin arkasına geçenler oluyor. Güvenliğin (hayvanların güvenliğinin!) sağlanması gerek.

Gelenler arzu ettiğinde hayvanat bahçesi haritası her zaman verilemiyor. Bence her ziyaretçiye kesinlikle harita sağlanabilmeli.

Önerilerim;

Parkur yorucu. Hava sıcak ise mutlaka şapka, sinek ilacı, geziye başlamadan önce su alın yanınıza. Evet girişte su satılıyor ama bittiğinde başa dönüp almak yorucu.

Bursa dışından geliyorsanız karnınızı burda doyurmayın :) Parkın hemen yanında Botanik Park ve girişinde restaurantlar var, Bursa’nın klasik lezzetlerine orada doyun derim.

Bence burayı ziyaret etmek için en uygun zaman bahar ayları; Nisan-Mayıs ve Eylül-Ekim. İki dönemde de doğası muhteşem oluyor, fotoğraf çekmek isteyenler için ışık ve görsellik müthiş oluyor.

Alerjik bünyeli iseniz ve/ ve ya çocuğunuz öyle ise tedbirli olun. Çok sayıda çiçek, böcek, ağaç ve malum hayvan çeşitliliği astım ve alerjiye meydan yaratıyor. Dikkatli olmanız gerek. İlaçlarınızı yanınızda bulundurun.

zoo harita

Bursa Zoo giriş ücretleri ve ziyaret saatleri

Yetişkin 3,50tl Çocuk 2,50tl. Grup indirimleri mevcut. (Eylül 2014)

Bahar Sezonu 09:30 – 19:00 Nisan, Mayıs, Eylül, Ekim

Yaz Sezonu  09:30 – 19:00 Haziran, Temmuz, Ağustos

Kış Sezonu 09:30 – 17:00 Kasım, Aralık, Ocak, Şubat

Bursa Zoo Ulaşım

Bursa içinde Bursa Zoo için tebelalı yönlendirmeler mevcut. İstanbul yönünden gelecek olanlar, Yalova yolu üzerinden hiç ayrılmadan Bursa’ya girin, sağda önce İkea’yı ve az sonra Özdilek binasını geçer geçmez sağa İzmir yönüne sapmalısınız. Bu kavşakta Botanik Park tabelası mevcuttur. Saptıktan kısa bir süre sonra yolun sağında karşınıza dev bir zürafa çıkacak, kaçırmanız imkansız :) Ankara – İnegöl yönünden gelenler ‘Soğanlı’ ve ‘Botanik Park’ levhalarını, İzmir yönünden gelenler ‘İstanbul’ ve sonrasında ‘Bursa Zoo’ tabelalarını takip etmeli.

bursa_zoo_harita

*Hayvan fotoğrafları bana aittir. izinsiz kullanılamaz. İPEK SÜER.

 

Sayıları öğreten uygulama, Endless Numbers 123

sayılar uygulamaBenim oğlum 4,5 yaşında, sayılara az çok aşina olmasına karşın hala 4’ten 6’ya atlıyor, 20’den sonra yirmibir, otuzyedi, altmış falan geliyor. Çok çok beğendiğim bir uygulama buldum. Sayıları öğreten uygulama, Endless 123.

Endless Numbers 123

4+ derecelendirilmiş bu uygulama küçük çocuğunuzun sayıları tanımasına, birbirleriyle ilişkilerini anlamasına yardımcı olacak. Sayıları görsel olarak ‘Bak bu 1, bu 2’ diye ezberletmek kolay elbet. Bu uygulamada çocuk şunu kavrıyor; 1 ve 1 birleşince 2 oluyor. 1 numaralı yaratığın tek gözü, 3 numaralı yaratığın 3 gözü var, gibi. Evet, işimiz ‘monster’larla :)

Oyunda bir dönmedolap ve üzerinde sırasıyla ilerleyeceğiniz sayılar var. Birini bitirmeden diğerine geçemiyorsunuz. Ele aldığınız sayının yazılışını, İngilizce okunuşunu öğreniyor. Açık duran sayfada aksiyon hiç bitmiyor aslında, sürekli bir hareket var. Puzzle gibi sayıyı tutup yerine koyduğunda da o sayıyla işimiz şimdilik bitmiş oluyor. Ardından o sayıyla ilgili çok kısa bir animasyon geliyor ve sonra diğer sayıya geçiliyor.

Çok şeker yaratıklar, defter sayfası gibi düşünülmüş ekranda sürekli hareket halindeler. Ben konunun işlenişi kadar görsellere ve grafiklere de bayıldım. Yakın zamana kadar 20’ye kadar olan sayılar, şu an 100’e kadar tamamlandı bu arada.

iOS destekleyen ve iPhone, iPad, iTouch’lara yükleyebileceğiniz uygulama ücretsizdir ve buradan indirebilirsiniz, uygulamayı sever ve daha büyük sayılara erişmek isterseniz, aplikasyonu 1,99$ karşılığı yükseltebilirsiniz.  Aynı sayfada yazılımcı firmanın diğer uygulamalarını da bulacaksınız, göz atmanızı tavsiye ederim.

Endless 123 çocuklar için bir ipad uygulaması
Endless 123 çocuklar için bir ipad uygulaması
Sayıları öğrenten oyun
Sayıları öğrenten oyun
çocuklar_için_ipad
Endless Numbers 123’te her sayıdan sonra kısa ve eğlenceli bir animasyon var.

acıktıran oyun hello kitty cafe!

pembeli, puantiyeli, fiyonklu şeylerden hep uzak durmuşumdur ama bu oyun inanılmaz şeker!

hello kitty için çok fazla birşey yazmaya gerek yok sanırım, dünya çapında bir fenomen dişi kedi kendisi!
sanrio digital’in bu arcade oyunu da; tıpkı Zynga’nın Farmville’i ya da Cafe World’ü gibi cafenizi işletiyor, müşteri çekmeye çalışıyor, pişiriyor ve servis ediyorsunuz.

mobilyalar, kıyafetler, pastalar, kurabiyeler… herşey bir kız çocuğunun çıldırtacak şirinlikte! 4+ olarak derecelendirilmiş, bana sorarsanız biraz daha zor, kendi kendine oynayacaksa 6+ oyunu diyebilirim. 

iPhone, iPad, iTouch uyumlu bu oyunu ücretsiz olarak buradan indirebilir, isterseniz daha sonra ücretli farklı özellikleri ekleyebilirsiniz.

benzer oyunlara göz atmak isterseniz -ki bence cafe kadar başarılı değiller- burdalar ;

hello kitty beauty salon     hello kitty seasons

Karlar Ülkesi, Frozen

 
Karlar Ülkesi Frozen, 3D
Disney’in son animasyon filmi Karlar Ülkesi, 3d olarak 17.Ocak’ta gösterime giriyor. Filmi, Disney Türkiye’nin davetlisi olarak ön gösterimde izleme şansım oldu. Bu organizasyon için firma yetkililerine ve İnternet Annelerine teşekkür ederek hemen filme geçiyorum;
Frozen/Karlar Ülkesi, 2 ‘prenses’ kız kardeşin öyküsünü anlatıyor. Özel güçleri olan abla Elsa, anne-babasının kararıyla, kendisini ve çevresindekileri koruma amaçlı sarayda  kapalı kapılar ardında büyüyor. Elbette küçük kardeş Anna da bu ‘tutsak’ durumdan nasibini alıyor. 
 
Hikaye aslında Hans Christian Andersen’in ‘Kar Kraliçesi’ masalından uyarlanmış. Evet, tahmin edebileceğiniz gibi bir Disney klasiği olarak prenses kardeşlerin anne-babası bir sefer esnasında vefat ediyor ve kardeşler bir başlarına kaldığında bu esaret durumuna devam edip etmemek konusunda çelişkide kalıyorlar. Buraya kadar anlattıklarım spoiler sayılmaz- fragmanlarda hikayenin bu kadarı zaten gösteriliyor. Hikaye hakkında daha fazla ayrıntıya girmeyeceğim ancak, salondaki minikleri kıkır kıkır güldüren bir kardanadam Olaf ve yine minikleri ürkütenbir kar canavarı karakteri olduğunu hemen başta söylemek isterim.
 
Karlar Kraliçesi Elsa’nın elleriyle yaptığı buz büyüsü diye adlandırabileceğimiz hareketler, feci şekilde tanıdık geldi daha ilk anlarda… Animeleri çok sıkı takip eden biri olarak beni şaşırtan bir benzeşmeydi bu. Nickelodeon’un ileride kült sayılabilecek Avatar isimli çizgi dizisinde de su bükücü ve toprak bükücü olarak adlandırılan 2 güçlü kız karakter vardır. Bu büyü sahneleri, el hareketleri, neredeyse bu iki karakterin sentezlenmiş hali gibi geldi bana. Disney, büyü ve sihir işinde günceli yakalamak istemiş kanımca ve ‘buz bükücü’ bir karakter yaratmış.
Avatar’ın Katara’sı usta bir su bükücü
Frozen’ın Elsa’sının gücü, tıpkı Avatar’ın Katara’sını andırıyor. Bir nevi ‘su bükücü’
 
Buz ve su, filmin daha ilk saniyesinden itibaren şov yapar gibi gözümüze sokuluyor. Bunu iyi anlamda söylüyorum. Element olarak suyun, animasyonda gerçekçi anlatımı çok zor ve hala tam olarak çözülememiş bir mevzu iken, bu film bir nevi Disney’in rakip yapım firmalarına ‘Animasyonda su işini bitirdik’ deyişi diye düşündüm.
 
Bitirmişler gerçekten! Film baştan sona 3D düşünülerek çizilmiş, karlar, buzların oluşumu, renkler ve 3boyut hissi gerçekten müthiş. Elsa’nın kendine buzdan bir saray inşa ettiği birkaç dakika var ki, filmde şahsen en sevdiğim bölüm oldu.
Türkçe düblaj, her zaman ki gibi çok başarılı. Şarkılarda bazen uyum yakalamak adına çok düşük cümleler kurulur, dikkat ettim; bu filmde öyle bir sorun yoktu. Parça sözleri anlamlı ve anlaşılırdı. Karakterlerin ağızları ile senkron sorunu da yaşanmıyordu.
Ölen kral ve kraliçe, yetim kalan 2 prenses, 1 iyi 1 kötü 1 komik 1 de korkunç karakter, hooop Disney casting’i tamamlanıyor. Çok fazla sürpriz yok. Ama filmde çok çok güzel sahneler var. Film 5+ değerlendirilmiş diye söylendi bana, bence 8+ falan olmalı, ya da seçimi siz yapın diyorum.  Film konusunda ayrımcılık yapmak istemem ama kız çocukları daha çok hoşlanır demek durumundayım, benim oğlum sıkılırdı mesela. Şubat tatilinde gidilesi, görülesi, klasik olmaya aday, kaliteli ve başarılı bir film bence Frozen.
-Dikkat. Yazının buradan sonrası bir parça spoiler içeriyor-
Elsa kraliçe olduktan sonra –yani güçlerini kullanmaya başladıktan sonra- aksiyon başlıyor. Elleriyle büyü yapar gibi buzlar yaratması ve (hatta) bunu savunma amaçlı kullanması küçük izleyicileri rahatsız edebilir. Bir de kar canavarı var ki, bu filme hiç yakıştıramadım, adeta ‘Filmde aksiyon az oldu, birşeyler daha ekleyin’ denmiş ve eklenmiş gibi duruyor.
 
Filmin orjinal kadrosu için buraya, Türkçe web sayfası için buraya tıklayabilirsiniz.
 
İpek Süer, Ocak2013

Frozen, Karlar Ülkesi’nde Olaf karakteri gerçekten komik

 

tablette montessori, ‘hangileri ilişkili?’

Montessori iPad uygulaması

montessori aşağı montessori yukarı. okul kayıt dönemleri yaklaştığında bir eğitim seçiciliğidir gidiyor, değil mi?

çok açık söyliyeyim ben bu oyunu (alıştırma desem daha doğru) ‘sorting’ kelimesini aratarak buldum. Bulut artık 3,5 yaşında ve gruplamayı, oyuncakları ayrı ayrı kutulamayı vb çok seviyor ve bu işlem onu çok oyalıyor, şansımı denedim. tam banko oldu, tahmin ettiğim gibi uygulama çok ilgisini çekti.

montessori things that go together uygulaması, adı üstünde, verilen objeleri parmağıyla çizgi çizerek eşleştiriyor. ‘tanıdık’ ve çocuklara aşina objelerle başlayan alıştırma, günlük eşyalardan uzaklaştıkça çocuk için zorlaşmaya başlıyor. uygulama 4+ dercelendirilmiş, 3+ çocukların keisnlikle zorlanmayacağını ve keyif alacağını düşünüyorum. 
eşleştirme olarak değil, sadece objelerin isimlerini öğrenmek, işlevlerini tekrarlamak için bile kullanılabilir bu uygulama. ben ‘Hangileri ilişkili?’ diye sormadan önce, ‘Hangileri arkadaş onları bulacağız’ diyerek açıkladım oyunu.

Bulut eşleştirmeleri yaparken çok eğleniyor, her bir eşleştirmeye bir de hikaye uyduruyoruz.
oyunda 6 level var. aşağıdaki resimde görebilirsiniz, içerikler şöyle;
1-eşleştirme: çizgi çizerek objeleri eşleştiriyor.
2-soldaki obje, sağdakilerin hangisiyle ilişkili, bunu buluyor.
3-hangi iki obje birbiriyle alakalı. 3.obje neden değil, bunu sorguluyor.
4-ekranda 6 adet (3 çift obje) var, ilişkili olanları 2’li oalrak grupluyor
5-hangisi farklı? diğerlerinden farklı olanı seçmesi isteniyor.
6-hangisi farklı sorusu yine, ancak seçenekler daha zorlayıcı.
Montessori iPad uygulaması 6 farklı seviye içeriyor.

bu iPhone/iPad/iTouch uygulamasını ücretsiz olarak buradan indirebilir, ücretsiz bölümleri beğenirseniz 1,79tl kaarşılığı diğer alıştımaları da alabilirsiniz.

ipek süer

tablette tom ve jerry!


Tom ve Jerry’yi nasıl bilirsiniz? biri kaçar diğeri kovalar, bitmek tükenmek bilmeyen enerjileri ve türlü cin fikirli buluşlarıyla eğlendirirler. işe bakın ki, ben çocukken  onları televizyonda siyah beyaz izlerdim; şimdi ise oğlumla oturuyor tablet uygulamasıyla vakit geçiriyoruz.

Doğan Egmont farkıyla Türkçe bir kitap uygulaması Tom and Jerry, tam ismiyle ‘Yakala Beni Tom’. aslında sadece bir hikayeden daha fazlası. interaktif hikayeyi destekleyen 6 ek oyun/bulmaca içeriyor.

interaktif hikaye nedir? siz bir yandan aynen kitap okur gibi hikayeyi takip ederken; buna ek olarak ayrıca ekrana tıkladığınızda çeşitli animasyonlar veya seslerle zenginleştirilmiş tablet/telefon uygulamalarını kastediyorum.

hikaye yeterli uzunlukta, 4+ yaş için derecelendirilmiş. bazı uygulamalar için daha küçüklerin de ilgisini çeker diyebiliyordum, ancak bu hikaye küçükleri zorlayabilir. ek olarak konulmuş 6 etkinlikte; boyama, çizim, yap-boz, labirent bulmaca, numaralı bulmaca ve çıkartmalı bulmaca var. hikaye eğlenceli, komik, animasyonlar da yeterli sayılabilecek sayıda. 

eklenen oyunları kitapla birlikte gelen bonus paket olarak ele alırsanız hiç fena değil. ancak paketi hikaye + etkinlikler olarak görüyorsanız, etkinlik kısmı biraz zayıf kalabilir. sebebini de, her bir başlıkta yalnızca 1 veya 2 alternatif olması diye açıklayabilirim; yani örneğin çocuk ya Tom’u boyuyor, ya Jerry’yi, ama 3. bir seçenek yok ve bu sıkıcı olabilir. çocuklar aynı şeyi defalarca yapmaktan zevk alıyorlar, mesela oğlum bu hikayedeki Tom’a su sıçratma sayfasını geçemiyor bir türlü, -hikayeyi alırsanız göreceksiniz- musluğa tıklayıp tekrar tekrar Tom’u ıslatıyoruz. 
Bulut’un renklerdirdiği Jerry :-)

dediğim gibi hikaye kitabı olarak düşündüğünüzde, ne güzel diyorsunuz, keşke hergün hergün böyle Türkçe uygulamalar çıksa karşımıza. ama etkinlik olarak görürseniz, ‘keşke içerik biraz daha zenginleştirilse, başlıklar zaten başarılı, ama seçenekler arttırılsa ve bir kere aldığınız uygulamayı sıkılmadan defalarca kullanabilsek’ diyorum.
Egmont Kids Media Digital A/S ‘nin geliştirdiği bu iPad uygulamasına buradan ulaşabilirsiniz.
ipek süer

evişi zor şekerim; Toca House!

taklit dünyasında yaşayan bücürler için evcilik oynamak, nerdeyse bir gereksinim.
Toca House dijital ortamda imdadınıza yetişiyor. çok şeker bir ‘evde yapılacak işler’ uygulaması.

çevremden gözlemlediğim kadarıyla kız/erkek farketmez, istisnasız tüm minikler ev işine ilgi duyuyor. kimi eline geçirdiği bele toz alıyor, kimi -bizimki gibi- süpürgeyi elinden bırakmıyor.  5 katlı, bahçeli bir ev; her katında ayrı bir karakter ve her evde yapılacak pek çok tanıdık iş var. karakterlere yardımcı oluyor çocuğunuz; bulaşık, çamaşır, temizlik, bahçedeki otların ayıklanmasınan, apartmana gelen mektupların doğru kişilere ulaşmasına kadar pek çok çeşitli oyun var. 
bu uygulama  sorumluluklar hakkında konuşmanızı kolaylaştırır, her daireyi birlikte gezerek hikayeler kurabilirsiniz. hergün gördüğü eşyaların isimlerini sayabilir, yapılan işleri gerçekte de uygulaması için teşvik edebilirsiniz. 
yapımcı firma, toca boca, çalışmalarını takip ettiğim, çocuk oyunlarında güvenilir bir marka. bu uygulama 2-5 yaş için hazırlanmış. 3 yaşındaki oğlum çok sevdi; basit gelmesine rağmen tekrar tekrar etrafın kirlenmesi, çamaşırların asılması vb, çok hoşuna gitti.
oyunun ücretsiz versiyonuna buradan ulaşabilir, deneyip beğenirseniz tüm sürümü yaklaşık 5,5tl. ye satın alabilirsiniz. uygulamanın ayrınıtılı bir tanıtım videosuna buradan ulaşabilirsiniz. 


tablette Pippi Uzunçorap’a saygı duruşu

İthaki Yayınları

çocukluğumda döne döne okuduğum roman serileri, Gizli Yediler, Afacan Beşler ve tabii ki Uzunçorap Pippi’ydi. ağaç tepelerinden inmeyen bir kız çocuğu olarak Astrid Lindgren‘in uçarı Pippi’sine acaip bir sempatim vardı. hatta yakın zamanda tüm seriyi tekrar aldım, ithaki yayınlarının ciltli serisi kütüphanemde başköşede yerini aldı.

işte bende durum buyken Pippi’nin tablet oyununa denk gelince gerçek anlamda çığlık attım(!) oğlum için biraz ileri seviye olmasında rağmen kendim için indirdim, oyundaki her bir ayrıntıyı çok ama çok sevdim.

Pippi’nin evi Villa Villekulla’da geçiyor elbette oyun. içinde 20’den fazla oyun var ve her oyun kendi içinde sürekli değişim gösterdiği için (oynayınca anlayacaksınız) oyna oyna bitmez gibi bir durum var. beni kalbimden vuran unsur, klasik Ingrid Vang Nyman Pippi çizimlerinden şaşılmamış olmasıydı. oyunda elbette maymun mr.nilsson, komşu çocukları tommy ve annika da var. aslında daha birçok süpriz isim var, kitaplardaki tüm isimler, her bir ‘chapter’a atıfta bulunan oyunlar var. oynamasanız bile Pippi seviyorsanız, karakterleri anime olarak görmek, evde dolaşmak ve etrafı kurcalamak çok zevkli.

oyun 5+ olarak derecelendirilmiş, benim kişisel yorumum 4-10 yaş çok zevk alabilir, oğlum 3 yaşında ve kikir kikir gülerek birşeyler yapıyor, öyle söyliyeyim. uygulama iPad, iPhone, iTouch uyumlu.
uygulamanın sadece 4 oyun içeren ücretsiz versiyonunu buradan yükleyebilir, daha sonra arzu ederseniz 1$ gibi bir ücrete tamamını indirebilirsiniz.