Kategori arşivi: TAT

Cafe Vagon, Vagon Lokanta

merinos-tren-istasyonu

Tesadüfen öğrendiğim, ilk fırsatta da trenleri çok ama çok seven oğlumla gittiğim bu nefis ortamı anlatmasam olmazdı. Bursa’da eski bir istasyonun restorasyonu ile Osmangazi Belediyesi tarafından 2005 yılında hizmete sokulmuş, yemyeşil ve tarih kokan bir ortam burası.

Merinos tren istasyonu sosyal tesisleri

Tarihi Merinos Tren İstasyonu Sosyal Tesisleri

1891 yılında faaliyete geçmiş bir istasyon olan Merinos İstasyonu, orjinaline sadık kalınarak çok şık ve sıcak bir mekan yaratılmış. Bir adet lokanta, bir adet cafe, ve büyükçe bir organizasyon/davet açık alanı mevcut.

Tesisin kapısından avluya girdiğinizde devasa bir buharlı lokomotif ve bir vagon karşılıyor sizi. Asırlık tarihi miras çınar ağaçlarının altında püfür püfür bir ortam düşünün. Hemen solda Şimendifer Lokantası isimli, klasik Türk mutfağı sunan bir restaurant var. Tertemiz ve her gün 22 çeşit taze yemek çıkıyor. Fiyatlar çok uygun.

Cafe Vagon

Restaurant ve Cafe yanyana zaten. Yemek yemek isterseniz içeri geçiyorsunuz; çay / kahve isterseniz ister bahçede ister ‘vagon’da oturabilirsiniz. Anladığım kadarıyla Bursalılar burayı daha çok düğün/organizasyon mekanı olarak tercih ediyorlar; büyükçe bir yeşil alanı var. Ancak Bursa dışından gelindiğinde ortam çok huzurlu ve ferah geliyor. Hizmet güzel, fiyatlar çok uygun, yemekler çok iyi, cafe kısmı ise -ihtiyacı karşılayacak kadar- yani bir Türk kahvesi, bir demli çay içmeden kalkılmaz bu muhteşem ağaçların gölgesinden.

Biz ailecek çok sevdik. Oğlum ayrılmak istemedi desem yeridir. Çocukla gidilir mi, evet gidilir, hatta gidilsin :) Küçük bir tahta kaydırak/oyun köşesi de var ama ben zaten burda herhangi bir çocuğun sıkılacağını sanmıyorum.

Tesisin sayfası ve iletişim bilgilerine buradan ulaşabilirsiniz. Çektiğim fotoğraflarla bitireyim, hazırlıksız yakalandığım için telefonla çektiğimi belirteyim :)

1-20140924_144858

1-20140924_144047

1-20140924_145038

1-20140924_143249

1-20140924_145414

 

Red Kit Restaurant Kadıköy

Red Kit sever misiniz? Tüm çocukluğum boyunca severek okuduğum hala da koleksiyoneri olduğum Morris‘in yarattığı seriden esinlenmiş bir mekan var Kadıköy’de; Redkit Restaurant.

redkit_menu

Red Kid Restaurant Kadıköy

Aslında adı restaurant olarak geçse de, bana sorarsanız, cafe&bar, hatta pub. Kadıköy’ün tam ortasında, Altıyol’da üstü açık, ferah ve şirin bir mekan burası. Adından da anlayabileceğiniz gibi konsept ve dekorasyon Redkit üzerine kurulmuş, menüsünden duvar resimlerine kadar çöl kumunu hissediyorsunuz.

Belli bir saatten sonra küçük çocukla gitmek için uygun bir yer olmayabilir, ama gündüz uğrarsanız serinletici ve aperatif birşeyler atıştırabilirsiniz. Gece 01:00’e kadar açık olan cafenin menüsü hamburgerler, ızgaralar ve salatalardan oluşuyor. Çok zengin bir aparetif menüsü yok; fiyatlar derseniz ortalamanın çok az üstünde. Bizim yediklerimiz ve içtiklerimizin lezzeti yerindeydi, gerçi iddialı seçimler yapmamıştık.

Kadıköy’e yolunuz düştüğünde limonata vb içip dinlenmek için tercih edebilir, ya da arkadaşlarınızla akşamüstü atıştırmalıklar eşliğinde sohbet etmek için tercih edebilirsiniz. Geceleri oldukça renkli bir ortama dönüşen mekan içkili ve üstü açık olduğu için sigara içenler için ayrılmış özel bir bölüm yok. Daha doğrusu içmeyenler için!

redkid_logo
Red Kit Restarurant, Kadıköy
redkid_yemekler
Redkit Restaurant menü ve fiyatlar
redkit_restaurant
Redkit Restaurant ortamı

RedKit Restaurant adresi : Osmanağa Mahallesi, Bahariye Caddesi, Nihal Sokak, No 13, Kadıköy, İstanbul

nestle_logo

Nestle Beslenebilirim Projesi

Geçenlerde Anneysen.com‘un devetlisi olarak Nestle’nin Beslenebilirim Projesi’ni dinlemeye davet edildim.

Keyifli bir kahvaltının ardından, çocuklarımıza örnek menü hazırlayacağımız EKS Mutfak atölyesine geçmeden önce Nestle’den Yaprak Hanımı ve Diyetisyen Ece Hanımı dinledik. Konuşmasına ve içtenliğine bayıldığım Hürriyet Hanım ise Ankara’dan bizler için gelmişti; Beslenebilirim projesinde yer alan öğretmenlerden yalnızca biriydi. Kendisi 30 yıllık öğretmen ve gönüllü kantin denetleyicisiydi. Nestle’nin dünyada ilk bebek maması üreten firma olduğunu bu davette öğrendim.Anneysen etkinliği

Peki, nedir Nestle Beslenebilirim Projesi?

Öncelikle, Nestle bu projeyi Milli Eğitim Bakanlığı ile işbirliği içinde yürütüyor. Bunu belirteyim. Amaçları, okul çağındaki çocuklara doğru beslenme alışkanlıkları kazandırılması ve fiziksel aktivitenin önemi hakkında bilinç düzeyinin arttırılması. Bu uluslararası bir proje ve dünya genelinde 68 ülkede uygulanan “Nestle Healthy Kids” yani “Nestle Sağlıklı Çocuklar” programının bir ayağı aynı zamanda.

Bu güne kadar 7milyona yakın çocuğa ulaşılmış; ülkemizde 13 ilde 50 okul bu proje kapsamında bilgilendirilmiş. Proje nasıl işliyor derseniz, tam amacına ulaşabilmesi için 3 unsurun tamamlanması gerekiyor; veli eğitimi, öğretmen eğitimi, öğrenci eğitimi. Öğrencilerin günlük eğitimlerine hayat bilgisi ve beden eğitimi derslerinin içine bu eğitim yediriliyor. Proje eğitmenleri, çocuklarla gerek çeşitli oyunlar eşliğinde, gerek yiyecekleri tanıtarak, gerekse de bizzat fiziksel aktivite içeren oyunlar oynayarak eğlenerek bilinçlendirmeye çalışıyorlar.

Şu ana kadar yaptıkları çalışma sonucunda bilgi düzeyinde %15 artış gözlemlenmişler.

Çok kapsamlı, çok zor ama çok faydalı bir işe kalkışılmış. Bana da çocuklarımız için abur cubursuz kantinler, özenle hazırlanmış beslenme çantaları dilemek düşüyor ve Nestle’yi tebrik ediyorum.

Proje hakkında daha çok bilgiye http://www.beslenebilirim.com.tr/ adresinden ulaşabilirsiniz.

Seminer sonrası EKS Mutfak Akademisi‘nde Şef Eyüp önderliğinde, hep birlikte örnek bir menü hazırladık. Menümüz sebzeli pilav, tavuk sote, pisi pisi salatası (havuç, patates püresi, sarımsaklı yoğurt) ve vız vız arı tatlısından (muz, armut, tarçınlı sütlü sos) oluşuyordu. Minik bir eleştiri yapmam gerekirse, ben şahsen beyaz pirinci esmer pirinçle değiştirirdim ya da bulgur pilavı tercih ederdim bu menüde Eyüp Şef’im :)

Yaparken, pişirken ve sonrasında hep birlikte yemeklerimiz tadarken, çok keyifli bir gün geçirdik. Anneysen.com’a çok teşekkür ederim!

Bu eğlenceli günde çektiğim karelerden bazıları;

Latigul
Sevgili Esra Oruç yine çok renkli / Latigül.com
IMG_6452
Şef Eyüp çocukları çok seviyor.
cocuk menüsü
Benim pişirdiklerim

 

Ipek Suer EKS

eks mutfak

Ipek-Azra
Azra Uygun Rakıcıoğlu ile

 

 

annelerin tercihi p.f.chang’s

vegetarian lettuce wraps

dynamite shrimp
great wall of chocolate

teknoloji ağırlıklı paylaşımlar yapıyorum diye yeme-içme konusunda ahkam kesmeyecek değilim! her satın aldığınız poşetin içeriğini didikleyip, markayı ve ürünü google’da aratmıyor musunuz sizde? kullanıcı yorumlarını okuyup yetmeyince bir de sosyal medyada annelerin fikrini sormuyor muyuz?

işte bu yazı çocukla gidilebilecek güvenilir bir restaurant arayanlara gelsin. hem eşinizle lezzetli dört dörtlük bir yemek yersiniz, hem de çocuğunuza da güvenle kaliteli, özenle hazırlanmış bir menüden seçebilirsiniz. 
P.F.Chang’s biz blogger anneleri ağırladı geçenlerde, çocuk dostu bir işletme olduklarının altını çizdiler; elemanların yaklaşımından, menüde yer alan malzemelerin seçimine kadar biz de bunu hissettik.
’93 yılından beri dünyada 225 şube açan P.F.Chang’s, İstanbul’da Etiler’de yer alıyor. mekan ferah, konforlu ve tahminimden çok daha geniş. malzemelerin çoğu yurtdışından getiriliyor, gdo’lu ürün kullanılmıyor. monosodyum glutamat gibi tatlandırıcılar eklenmiyor, suyla şişirilmiş karidesler yok, kırmızı et özenle seçiliyor. 

porsiyonlar ‘çok’ tatmin edici, rahatlıkla iki kişi doyabilir. lezzet, -ki bence en önemlisi- müthiş! gerçekten çok memnun kaldım, bizleri ağırladıkları ve sorularımızın hepsini içtenlikle cevapladıkları için işletme müdürü Ahmet Baran Ayla Bey’e ve pazarlama müdürü Fatoş Ertaş Hanım’a çok teşekkürler. 


tavsiyem, tatlıya mutlaka yer bırakın ve inanılmaz lezzetteki portakallı çayı içmeden ayrılmayın!

fotoğraf merakımı bilenler bu China Bistro’da kendimden geçtiğimi tahmin ederler. fotoğraflarımın tamamını burada paylaştım, size porsiyonlar hakkında fikir verebilir!

Lezzetli tarifleri, benzersiz tatlıları, paylaşılabilecek kadar büyük porsiyonlarının yanı sıra şarap, özel kokteyller, sake, bira, çay ve kahve çeşitlerinden oluşan geniş bir içecek menüsüne sahip olan P.F.Chang’s Amerikan modernliğiyle Çin kültürünü buluşturan kültürel yapısı ve huzur veren atmosferi nedeniyle kendine has bir hayran kitlesi yaratmış bulunuyor
Adres : Etiler Mah. Nispetiye cad. No: 94   34337  Beşiktaş/ İstanbul
Telefon : 0212 358 60 60
Faks : 0212 358 25 27
E-Posta : info@pfchangs.com.tr

dersimiz; kırmızı et. beeves’ten dinliyoruz

internet anneleri sağolsun, kendi adıma çok şey öğrendiğim bir workshop’a katıldım. Beeves Steakhouse’un konuğuyduk ve etin satın alınmasından, pişirme yöntemlerine, tabakta nasıl servis edeceğimize kadar herşeyi konuştuk, bildiğimiz ezberlerin hepsini unuttuk. takipçilerimin ve blogger arkadaşlarımın da ‘bizim kafadan’ anneler olduğunu bildiğimden, sıcağı sıcağına notlarımı toparladım. buyrun efendim;
etler, saklama-satın alma ve pişirme şeklinde 3’e böldüm mevzuyu..


DANA ETİ

et ikiye ayrılır; değerli et (pahalı ettir aynı zamanda) ve değersiz et
değerli et hayvanın (dana) sırt kısmından çıkar, yenebilir tüm etin %30’u kadardır bu miktar sadece.
değersiz et denen et, geri kalan tüm et kısımlarıdır ve bu etlerden yan ürünler elde edilir.

butlar
hayvanın bacak kısımları. kırmızıdır (kıpkırmızı, damarsız) yemesi güçtür, serttir, yağsızdır, tadı yavandır.
bu et saatlerce kaynatılmaya uygundur (4-5saat) veya kuşbaşı yapılır, ya da yine uzun süre fırında pişirilmelidir. haşlamalık et arıyorsan, but alabilirsin.
kaval kemiğinden de et sıyırılarak dana/kuzu incik alınır. bu et de haşlamalıktır, 4-5saat pişmezse yavan olur.

döş
kaburganın üst (kol) kısmıdır. değerli ettir, kıyma için uygundur.

kıyma
yağsız et, lezzetsiz ettir. kıyma için her zaman döşten et istemeli, %30yağlı et, iki kez makinadan çektirilmeli. et her zaman kendi yağıyla kıyma yaptırılmalıdır.

boyun
boyun, gerdan, sinirli ettir, lezzeti yoktur.

sırt
en değerli ve lezzetli kısımlar sırttadır.
13 adet pirzola vardır, ilk 3 ve son 3’ü mümkünse kullanmamalı; ilk 3’ü gerdana denk gelen sinirli etler, son 3 ise yağlı. 3. ve 10. pirzola arası etin kralıdır!
sırttaki etlerden yerine göre; teksas steak, dallas steak, T-bone steak, flanksteak, bonfile pişirilir.
T-bone steak’te T şeklindeki kemiğin bir yanı bonfile diğer yanı kontrfiledir, çok lezzetlidir.

kemiksiz pirzola > dana ise antrikot, bonfile; kuzu ise pirzola denir.
kemikli pirzola> dallas steak
biftek; ismi yanlış kullanılır, doğrusu kontrfiledir.

bonfile;sırtta içe doğru büyüyen tek ettir. %3yağlısı makbuldur, suyunu kaybetmeden pişirilirse lezzeti ok.dir
flank steak; karın boşluğunda özel bir et vardır, çok az pişmeye uygundur, orta pişirmeye bile gelmez, sulu kalmalıdır.

SATIN ALMA- SAKLAMA
toplu tüketim yerlerinde kaliteli et bulmazsın. ızgara et; et kuru dinlenmiş olmalı. bulmak çok zordur. eti taze alıp kendin dinlendirmen en iyisidir. 
ülkemizde etlere su basıyorlar ve gramajı artıyor; uygun yöntemle pişirdiğinde ortası pembe olan et kötü değildir; içinden kan çıkan et kötüdür.
ülkemizde salı-perşembe kesim günüdür. kasaptan aldığın et 4-5 günlük ettir. et 28 gün uygun koşulda dinlenirse dinlendirilmiş et diyebiliriz.
taze eti buzluğa koyma, et %30 azalır, suyunu kaybeder. sıvıyı kaybettiğinde; et ölür, tadı gider, ıslak ette ise enzimler yaşamaya devaö eder. 
çok az pişmiş et zararlı olabilir.
ama taze ve çok az pişmiş et, en zararlıdır.
kuru dinlendirmede böyle bir sorun yoktur, güvenilirdir.
kuru dinlendirme nedir; et %80 nemlidir. eğer et 28 gün boyunca aynı nem oranında ortamda dokunulmadan bekletirlirse, içindeki bakteriler enzimler çalışır, su kaybı olmaz, et yumuşar ve lezzetli olur.

çocuğa kuzu değil dana eti tercih etmeli. dana eti %70 sindirilir. yağlı etin üzerinde yağ vardır fakat genel kanının aksine vücutta yağ yapmaz. çocuk için yumuşak olduğundan bonfile tercih edilebilir.

eti seçerken; kıpkırmızı olmasın. içinde kılcal damarlar olsun, ince bayaz yağlar olsun. pişmesi sağlar, et suyunu kaybetmez, lezzetli ve yumuşak olur.

pişirmeden tüketilen etler; asılarak kurutulduğunda prosciutto, şarapta bekletildiğinde carpaccio, tütsülenerek bekletildiğinde kuru et diyoruz.

*hormon mevzu: tüm dünyada hayvanlara 3 çeşit hormon verilir, yasaldır. büyük baş hayvanlara ostrojen ve growth (büyüme) hormonu verilir. bilinçli üretici hayvanı zaten 1 yıl sonra keser, ülkemizde verilen hormonun tarihi takip edilmez, bu yüzden yasaklanmıştır. normali 1000$ olan hormonların bizde 100$ olan kalitesizleri, bilinçsizce kullanılıyor. 

ETİ MARİNE ETMEK
ıslak dinlendirmeye marine etmek diyoruz.(kuru dinlendirmeyi evde yapamayız) 
dinlenme en az 8 en çok 18 saat olmalı. marineye ne uygun içerik; zeytinyağı, süt ve kremadır. 
tuz eti sertleştirmez. ancak marine için kullanıldığında erimez, onun yerine soya sosu kullanılırsa sıvılar ete işler
limon tat bozar, soda eti çürütür. soğan kullanılabilir. her zaman taze otlar tercih edilmeli; kekik, biberiye, karabiber gibi. hepsinde ayar önemli, tatlar etin önüne geçmemeli.
hazırlanan sıvı karışım etin üstünü tamamen kapatmalı, üzeri kapatılıp dolapta bekletilmeli. çıkarıldığında sıvıyı döküyorsun, kullanılmaz.
eti dövme, çok fazla baharat ekleme.

KÖFTE
her zaman kırmızı soğan tercih et. rondoda çektikten sonra bir tülbentten soğanın suyunu süz, hatta bir kez yıka( acılığı gitsin) bir daha sık. etin %10’u kadar ekmek kullan(ıslatmadan) kimyon, kekik köfteye en çok yakışan baharatlardır, yumurta kullanma.

PİŞİRME

steak
eti buzdolabından çıkar, 1 saat oda ısısında beklet. asla teflon kullanma, ideali döküm tava. tavayı yağlama, ateşi açtıktan sonra 400C kadar ısınmasını bekle; nedir, elini tavanın üzerinde tutup 5’e kadar sayabiliyorsan..
eti yağla, ama zeytinyağı ile değil. marine için z.yağı ok, ama tavaya koymadan önce örneğin ayçiçek yağı kullan. tava kızdıktan sonra eti koy, 1,5dakika kadar bekle, parmağınla yumuşaklık kontrolü yap, çevir. birer kez daha yap, toplamda 4 kerede et pişti. eti çevirirken ızgaranın izlerine göre x şekilleri verebilirsin.
bu 3-4 dakika içinde hala sana az pişmiş geliyorsa ve ortasını pembe istemiyorsan (ki aslında makbulu budur) çok az fırına koyabilirsin, tavada devam edersen et kurur. 

köfte; köfte ve hamburger gibi etler, kısık ateşte sık çevrilerek pişer.
T-bone; az orta pişmeli.
bonfile; yağsızdır, çok pişebilir
dana pirzola+antrikot; orta-orta iyi ok.dir

SERVİS
tabak ılık olsun. tabağını kullandığın ocağın yanında bekletebilirsin. eti tabağa koyup 2-3 dakika beklemeli, et kendini toparlar. soğuk tabağa koyup hemen servis yaparsan su salar, lezzet kaybeder. mümkünse porselen yerine tahtada sunabilirsin, idealdir.

bu etkinlikle ilgili çektiğim tüm fotoğraflar için buraya bakabilirsiniz.
hazır sayfama girmişken, facebook’dan da takibe alabilirsiniz :-)

Beeves Steak’e ve #internetanneleri’ne bir kez daha teşekkürler!

BEEVES STEAKHOUSE

Beeves Butcher & Steakhouse
Adres Kazım Özalp Sk. No:60 Yalman Center B Blok Şaşkınbakkal / İSTANBUL
Tel +90 (216) 411 35 15 – 411 35 31
Web http://www.beevesteak.com
E-mail info@beevesteak.com

Tablette “Lezzet Uzmanı”

mutfakla ilgili herkes markayı mutlaka ki biliyordur, 40 yıllık bir deneyim Korkmaz. çelik dendiğinde ilk akla gelen isimlerdendir. güzel bir aplikasyon hazırlamışlar, ismi ‘Lezzet Uzmanı’.

lezzet uzmanı bir tarif uygulaması evet, ama içeriğinde onlarca tariften çok daha fazlası var. açtığınız anda biraz karmaşık görünebilir, 3-5 dakika kurcaladığınızda hemen adapte olacaksınız. içeriğine A-Z indeksten bakabileceğiniz gibi; mutfağına, mevsimine, metoduna veya içeriğine göre de istediğiniz tarifi seçebilirsiniz. daha güzeli, elinizedeki malzeme ne ise o şekilde bir arama yapabilir, çıkanlar arasından seçebilirsiniz. örneğin ben ana yemek için köri+tavuk yazdım, 3 seçenek çıktı karşıma. 

daha çok özellik var, uygulamanın sayfasında da inceleyebilirsiniz. yemeğe göre alışveriş listesi oluşturmak, videolu tarifler ve kendi favorilerinizden de oluşturabileceğiniz ‘günün menüleri’ özellikleri ilgimi çekenler.

elbette ki mutfak temalı fakat ferah bir tasarım. ilk anda ordan burdan birşeyler çıkıyor gibi gelse de, dediğim gibi biraz kurcalamak gerekiyor, kısa sürede alışıyorsunuz. çok tarif var, güzel de tarifler. yenileri geldikçe uygulamayı güncelleyebiliyor, istediğiniz içeriği Facebook ve Twitter’da paylaşabiliyorsunuz. 

eleştirim içerik değil tasarım üzerine olacak; yemek fotoğrafları son derece zevkli ve kaliteli iken, çelik alet edevatı vurgulamak için kullanıldığını tahmin ettiğim diğer çizimler hafif kaçmış (tuzluk-biberlik, çaydanlık gibi) onlar da fotoğraf olabilirdi. bir de arama butonu eklenirse, tamamdır.

iPhone, iPod, iPad uyumlu bu ücretsiz uygulamayı buradan yükleyebilirsiniz.

Kevserin Mutfagi


yemek bloglarını yakından takip edenler mutlaka Kevser’in Mutfağı‘na da uğramışlardır. blogunu ‘lezzete açılan kapı‘ diye tanımlayan Kevser Demir, Tarif Küpü (kevserin mutfagi) isimli uygulama ile tariflerini tablet ortamına da taşımış.


uygulama son derece basit. yüklediğiniz anda karşınıza tarifler çıkıyor, yenileri geldikçe bu listeye ekleniyor. ekranın altındaki seçeneklerden kategorileri açarak, tarifleri çok daha rahat dolaşabilirsiniz. daha çok Türk Mutfağı ağırlıklı, damak tadımıza uygun tariflere yer verilmiş. hepsi denenmiş ve yapılışları madde madde anlatılmış. kesinlikle anlaşılır dilde ve ölçülerde. 

safranlı krep

elinizin altında bulunması, işinize yarayabilir. henüz denemedim ama bir kaç tarifi gözüme kestirdirdim. eleştirim şu olabilir, tarifin fotoğrafının yanısıra, yapılış aşamalarından da fotoğraf eklenebilir. elinizin altında tablet olunca, görsellerin biraz daha ayrıntılı olmasını bekliyorsunuz. uygulamanın ingilizce, fransızca, almanca dahil 15dilde olması ise güzel bir ayrıntı.

2kirpi’nin geliştirdiği iPad, iPhone ve iTouch uyumlu uygulamayı buradan ücretsiz olarak yükleyebilir, yeni tarifler eklendikçe yine ücretsiz olarak uygulamayı güncelleyebilirsiniz.

afiyet olsun!


Jamie’yi parmağınızın ucunda oynatın!


Jamie Oliver‘ı bilmeyeniniz var mı? onu ilk BBC’de Naked Chef olarak tanıdık, şef büyüdü, serpildi, çoluk çocuğa karıştı ve nice programlar sıkıştırdı 10 küsur yılın içine. koca koca kitaplarını aldık, raflarımızı süsledik evet, ama mutfağa taşıyıp da içinden bir tarif yaptık mı, hayır. ama bu uygulamayla yapabiliriz (evet, inanıyorum :)




daha önce de uygulama deneyimleri olmuştu Jamie’nin fakat bu seferki Jamie Oliver’s Recipes hayli iddialı. 

Zolmo’nun geliştirdiği bu iPad uygulamasını buradan ücretsiz indirebiliyorsunuz. ücretsiz pakette denemeniz için 10 kadar tarif var. tarifler adım-adım açıklamalı, yer yer video destekli. ‘bıçak nasıl kullanılır’ videolu anlatımı var mesela ücretsiz sürümde. Jamie’den özel ders alır gibi.


tariflerin anlatımı çok pratik, gerçekten sade bir anlatım, sadece fotoğrafları kaydırın, adım adım uygulayın. 

tarifler gruplara ayrılmış. eklemek istediğiniz her bir ‘paket’ için 3,50tl gibi bir ücret var. paketlerde neler var; 10-12 kadar tarif, 1-2 videolu anlatım.

bence değer. her şeyden önce eğlenceli. burdan henüz tarif denemedim ama kolay gözüküyor. tarifler ve uygulaması kolay, mutfakta iPad’den uygulamayı takip etmek ‘zorlayıcı’. aman siz siz olun Jamie yüzünden iPad’den olmayın!


yok artık guruldamak, gurme bebek!

‘bugün ne pişirsem?’ sorusu biz anneleri zaten yeterince uğraştırırken, daha da zorlayıcısı çıktı hayatta karşımıza; ‘bugün bebeğime ne pişirsem?!’

Gurme Bebek işte bu noktada yardımınıza yetişiyor…
açıldığı günden beri heyecanla takip ettiğim ve dün katıldığım davet sayesinde yaratıcı anneleri ile de tanıştığım bir web sitesi gurme bebek.

onlar; meraklı, sorgulayan, becerikli 3 anne. Esra, Ayzen, Seda. “biz sizi biliyoruz. çünkü biz de 4 minik gurme besliyoruz.” diyorlar sayfalarında.

bir kere dolu dolu bir site, oku oku bitmiyor. aklınıza takılan varsa sorun-öğrenin, ‘ben daha güzelini yaparım’ diyorsanız tarifinizi gönderin. tatma fırsatı bulduğum birkaç lezzet, yerken gerçekten ‘Mmmm!’ delirtti ve eve gelince ilk iş tariflerine baktım. 

uzun lafın kısası, henüz keşfetmediyseniz bence gurmebebek‘e bir uğrayın ve ‘sık kullanılanlar’ınızda yerini alsın, bebeğiniz kocaman adam olduğunda ‘ah nerde annemin yemekleri!’ desin :)

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı, Kağıthane Devlet Hastanesi Başhekimi Dr.Gülsen Meral’in paylaştığı engin bilgilerle daha da zenginleşen günden, kendi çektiğim bazı kareleri aşağıda bulabilirsiniz.