Okula Dönüş! Yine, yeni, yeniden

Contact An Agent

okula ara vermekBenim oğlum evimize çok yakın bir yuvaya gidiyor. Yaz tatilinde okulumuz hizmetine devam etti etmesine ama, ailesiyle tatile çıkan ve ya yazlığa giden çocuk sayısı o kadar fazlaydı ki, oğlum sınıfta 3-4 arkadaşıyla kala kaldı. Ben ne yaptım? Ben de Bulut’u okuldan aldım, en azından sınıf eski neşesini bulana kadar gitmesini istemedim. Doğru mu yanlış mı, bilmiyorum. Kendimce geçerli sebeplerim vardı ki, onları da aşağıda uzunca yazdım. Yazdım çünkü birilerinin işine yarayabileceğini düşündüm.

Oyun grubu ile başladık

Oğlum ilk kez 18 aylıkken oyun grubuna başladı. Haftada 3 kez, ay olarak en yakınlarıyla 5-8 kişilik oyun grubunda 2 saat oynuyorlardı. Sadece oynamak. Bulut çok rahattı, daha ilk günden arkasına bile dönüp bakamadan beni bıraktı. Her yönden sosyalleşmesinin faydasını gördük, örmeğin başladıktan sonra sadece bir ay içinde akıcı konuşmaya başladı. Sanki bunu beklermiş gibi.

Bir sonraki döneme (24 aylık olmuştu) 5 yarım gün başladık. Yine herşey yolundaydı. Çok mutluydu, çıkmak istemiyordu; öyle ki ordaki süremiz dolduğunda hep birlikte çoluk çombak parkta oynamaya devam ediyorduk grup arkadaşlarıyla. Fakat gittiğimiz yer sadece oyun grubuydu ve Bulut 2,5 olunca yeni arayışa girdik mecburen.

Evimize çok yakın ve çok güvendiğim bir arkadaşımın da önerisiyle bir anaokuluna başladı bu kez, Yine haftada 5 gün, yarım gün. Neden yarım gün tercih ettin derseniz; Biz Bulut’la daha iyi iletişim halinde olabilmek için 24 aylıktan itibaren profesyonel yardım alıyoruz, yarım gün devam etme kararını da ekiple beraber verdik. “Okulda çok  mutlu, çok sosyal, her şey çok yolunda. 2,5 yaşında 5 tam gün yaparak her hangi bir olumsuzluğa mahal vermeyelim şimdilik” dedi doktorumuz. Zaten yarım gün de olsa ‘çocuksuzluk’ tüm işlerimi halletmeme yetiyordu. Yardımcısız ve bakıcısız olduğumdan okulda geçen 2,5 saat bana ilaç gibi geliyordu. Olanlar yaz döneminde oldu.

Yaz döneminde sorunlar başlıyor…

Bulut 3 yaşını geçmiş, 5 yarım güne çok alışmıştı. Yaz dönemi geldiğinde öğretmeni tatile çıktı, olaylar bundan sonra başladı. Belirli bir programın olmayışı ve çocukların sürekli bahçede boyama vb yapmaları ve asıl önemlisi stajer öğretmenin -çok sonradan öğrendiğim- olumsuz davranışları Bulut’u okuldan soğuttu.

Travmayı atlatmak için 'rutin dışı' aktiviteler yaptık.

Travmayı atlatmak için ‘rutin dışı’ aktiviteler yaptık.

Koşarak okula giden çocuk gitti, yerine okulun sokağına bile girmeyen, kendini yerlere atan çocuğa dönüştü. Zorlama ile hiç bir yere varılamayacağını artık öğrendiğimden acil danışmanlarımıza başvurduk. ‘Problem büyük’ dediler, çocuğun okulda sürekli cezalandırıldığı, dışlandığı, sınıfta tek başına bırakıldığı ve bunun gibi -başımdan aşağı kaynar sular döken- bir çok ayrıntı çıktı oyun terapisinde ortaya. Okula mecburi ara verdik, ‘En az 2 hafta bambaşka şeyler yapın’ dedi doktorumuz, kendimizi parklara, dağlara, kamplara vurduk. 1 ay ara ile başladık. 3 ayda anca toparladı. Ve.. okul değiştirdik.

3,5 yaşında başladığı yeni ana okulunda tam 1 yılı geride bıraktık. Bu okulda da doğal olarak öğretmen izinleri başlayınca açıkcası gerildim. Risk alamadım. Bulut düzen istiyor, bir iş planlı programlı saatinde yapılırsa inanılmaz mutlu. Ve ben işte bu sebeplerden yazın okula ara verdim.

Dinleyin!

Hep diyorlar ya uzmanlar ‘Her çocuk farklı’, evet aynen öyle ve onu en iyi siz anlayabilirsiniz. Önsezilerinize güvenin ve uyanık olun diyorum, ama gerçekten uyanık olun. Çocuğun kendi kendine oyun oynarken konuşmalarını dinleyin, ne ipuçları duyacak ve şaşıracaksınız!

Konuyla ilgili olarak bir öneride bulunmak isterim; KatkisizSevgi.com isimli sitede ‘Okula Dönüş’ başlığı altında okula başlangıç, korkular, ödevler ve daha bir çok konuda uzman görüşleri ile hazırlanmış destek yazıları bulabilirsiniz. Sayfaya buradan ulaşabilirsiniz.

 

 

%d blogcu bunu beğendi: