Oynama çocuğum, bozarsın!

Oynama çocuğum, bozarsın!

biz anneler, ‘bilgisayar oyunları’ diye dilimize yer etmiş oyunlardan ne kadar da korkuyoruz!
abur cubura alışmasın diye didindiğimiz kuzumuz, okuldan geldiğinde markasıyla bir çikolatayı istediğinde nasıl yıkılıyoruz hemen? bazı şeylere engel olmamız çok zor -bana sorarsanız gereksiz de- ama akışı lehimize çevirmek mümkün.
 
saatlerce elinde telefonla dolaşmasına ya da wii oynamasına izin vermeyi kasdetmiyorum tabii. elinde efirip çevireceği, küçük motor gelişimini destekleyecek oyuncakların önemini hepimiz biliyoruz; fakat gelişimine yardımcı olacak, gerçekten yardımcı olacak ve bir yandan da eğleneceği o kadar güzel uygulamalar var ki! 
 
küçük çocukların konsantrasyon süreleri zaten belli, 10 dakikayı geçmez. kendi seçtiğimiz uygulamayı, kendi belirlediğimiz süre kadar kurcalamalarına izin versek dünyanın sonu mu gelir? sanmıyorum.
 
kaç tanemiz düğmelerine basıldığında hayvan sesleri çıkaran plastik oyuncaklardan alıp verdik bebeğin eline? hepimiz. koca koca plastikler, 3’er kere köpek, kedi, kuzu sesi çıkardıktan sonra evde öyle kaldı, meyveli parmaklardan yapış yapış oldu ya da atılmaktan kırıldı gitti. ne kadardı fiyatı? en pahalısında bile minicik puntalarla made in p.r.c (çin malı) yazan,  çocuğun en fazla 1 ay yüzüne bakacağı oyuncaklara en az 30tl verdik, ki 90tl olanı da var.  
 
‘games for baby hd’ isimli oyundan
aynı işi gören bir uygulama ise ne kadar biliyor musunuz? 1$, yani bugün 1,79tl, hatta genellikle ücretsiz. konunun uzmanları tarafından hazırlanmış; renklerine, seslerine, animasyonların hareketlerine kadar ince ince düşünülmüş, sevimli uygulamalar. genellikle ücretsiz versiyonu -yani deneme sürümü- olan bu uygulamaları önce deneyebilirsiniz. beğenmediniz mi, silin gitsin. ortalıkta plastik yok, yer kaplamıyor, bir yere giderken ‘nasıl taşıyacağım?’ diye düşünmüyorsunuz. hepsi küçücük akıllı aletlerin içinde!
sonuç olarak hamallığa son, para israfına son, plastik kirliliğine son… 
 
bu açıdan hiç bakış mıydınız? çocukken bize yapılan korkutmaları bir kenara bırakalım lütfen, teknolojiden bu kadar ürkmeyelim ve ne olur şu cümleyi artık unutalım; ‘elleme çocuğum, bozulur!’
ipek süer

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir