Etiket arşivi: 4+

lego,

Çocuğu Minecraft oynuyor diye sevinen anne

Gözümün içine hayretle bakan, sorgulayan gözler ve sessizlik şu cevabımdan sonra geliyor; ‘Evet, ben tabi ki oynatıyorum, süper bir şey bence!’

Yalan değil, neredeyse her gün kendimi Minecraft’ı savunurken buluyorum. Gerek sosyal medyada, gerek arkadaşlarımdan gelen sorulara, gerekse cafede yan masadaki (!) ‘Çoook zararlıymış’ ‘Feci bağımlılık yapıyormuş’ ‘Başlayan kurtulamıyormuş’ tadındaki yorumlara kayıtsız kalamıyorum. ‘Sen oynatıyor musun yani?’ye verdiğim evet cevabından sonra gelen bakışmalar ve sessizlik. Bana bu tepkiler biraz da, teknolojik anneler seminerlerimizde de ennn çok değindiğimiz sebeple çıkıyor gibi geliyor; annelerin, ebeveynlerin ‘bilinmeyenden korkma’larından kaynaklanıyor.

Minecraft nedir?

Önce oyunun ne olduğunu anlamak en güzeli. Minecraft, benzeri olmayan bir uygulama, yani şu oyuna benziyor diyemem. Ama şöyle tarif edebilirim sanırım; 2×2 küp legolardan (şu üstünde 4 nokta olanlardan) yapılmış bir sanal dünya düşünün ve ağaçlarından dağlarına, lavlardan madenlere her şeyi olan bu dünyada, çocuğun hayal gücü ile istediği her ama her şeyi inşa edebileceği bir ortam hayal edin.

lego,Oyuna girdiğiniz anda daha önce tanımadığınız random bir dünyaya düşüyorsunuz, orada ne yapacağınız size kalmış. İster sağa sola yürüyün, dolaşın, ister muhteşem binalar inşa edin, ister çölün ortasına dev pembe bir biberon inşa edin, ne istiyorsanız o. Küpleriniz sayıca sınırsız, istediğiniz kadar harcayın, keşfedeceğiniz yerler bitmek bilmez, istediğiniz kadar dolaşın. Okyanusları geçin yüzerek, bulutlara çıkın uçarak, dağların içine girin, gibi.. Hiç bir kural yok. Tüm bu dediklerim 6+ için ve  ‘creative mode’ için geçerli.

Bir de ‘survival mode’ var 7-10 yaş önerilen, bana sorarsanız 7- 99! Survival adı üstünde, ‘her an her şey olabilir’ modu. Ölebilir yani karakter. ‘Ooo ölmek mi var!!’lık bir durum yok, survival mode tam kafa patlatma yeri, karnını doyurabilmek, kafanı sokabilecek bir yer inşa edebilmek zorundasın. Bilmediğin bir dünyada, 10 dakika sonra başına ne geleceğiniz bilmeden düzenini kurmaya çalışıyorsun. Başına ne gelebilir? Örneğin tam nefis bir sebze bahçesi kurmuşsundur ama bir hortum çıkar ve mahsüllerin bozulur, aç kalırsın (ve belki canın biter). O zaman ne yaparsın; bir daha oyunu başlattığında bu kez bahçeni koruyacak bir çözüm de üreterek başlarsın ve aynı sorunla karşılaştığında aynı zararı görmezsin (ve daha uzun yaşarsın). Çiftliğini kurarsın, tüm riskleri düşünmek zorundasın. Gerçekten 1 dakika sonra ne olacağı belli değil, bir düzen yok, bir kara parçasının bir diğerine benzerliği yok. Terk edilmiş köyler var (bir ev bulup hemen girip yerleşebilirsin), mağaralar, tüneller, keşfettikçe yeni malzemeler bulabileceğin, bunları buldukça güçleneceğin bir sistem var. Bulduğun çoğu şey birbiri ile kombinlenebilir, ‘Bu yeni maden ile ateşi aynı anda kullansam ne olur?’gibi sürekli seni keşfe iten durumlarla karşılaşırsın.

Bir de ciddi tehlikler var; (survival modda)

Güneş battığı anda bir takım yaratıklar beliriyor (gündüz/gece ayrımı var demiştim) ve yaratıklardan önce başını sokacak bir yer bulmalısın. Dolaştığın sırada bulduğun envanterleri doğru kullanarak sabaha kadar uyuyabileceğin bir yatağın, karnını doyurabileceğin bir ekmeğin (havucun, kekin, her ne ise o) olmalı. Bu yine senin yaratıcılığına bakıyor, ister bir mağara, ister 4 dörtlük bir ev, ister bir ağaç tepesinde uyu ama bakalım işe yarayacak mı?

Çocuklar birbirleriyle buldukları keşifleri paylaşıyor. “Şunla şunu birleştirdim, ne oldu biliyor musun?” “Evime şöyle bir kapı yaptım, yangından da koruyor”, gibi çok yönlü, çok düşünmeye ve kreatifliğe iten bir uygulama aslında. İçinde çok az kan olduğundan 6+ lisanslı. Kan sadece survival modda var ve örneğin besin için bir tavuk öldürüldüyse, etrafa grafik olarak 3-4 kırmızı kare saçılıyor ve yok oluyor 1 saniye içinde, bu tarz bir aksiyonda ‘kan’ var.

13+ ten sonra ise ayrı bir keyifli dönem aslında, kurdukları şehirleri online’a taşıyabilir, diğer oyuncularla ilişki içerisinde olup, kim neyi nasıl kullanmış görmek, kurallar çerçevesinde uyumla orada ‘survival’ı sürdürmek.. Hatta ve hatta, fikirleri ve geliştirdikleri ile bizzat oyunun kendisine katkıda bulunmak, oyuna yenilikler eklemek şeklinde ilerleyebiliyor.

minecraft-lego
Bizim evde, haftaiçi minecraft lego, haftasonu bilgisayarda minecraft creative mode.

Çocuğu Minecraft oynuyor diye sevinen anne

‘Bağımlılık yapmaz’ diyemem, ‘Çocuğunuz 5 dakika oynar bırakır’ diyemem; her çocuk farklı, her evdeki ilişkiler farklı, ben de uzman değilim.

Uzmanların dediğine gelince, Minecraft çocuklara organizasyon, planlama yeteneği kazandırıyor, odaklanabilme, zamanı yönetebilme, matematik öğretiyor ve planlarında esnek olabilme yetisi kazandırıyor. 

Minecraft oynayan, mantığını kavrayan bir çocuk kodlamaya da girmiş oluyor aslına bakarsanız. Kendi modifikasyonlarını kodlamaya çevirebilir hatta oyunun içine yedirebilirler. Örneğin learn-to-mod gibi uygulamalar birebir minecraft içindir ve bugün bana sorarsanız bugün artık okullarda ders olarak yer alabilmelidir kodlama.

Ben oynamasına izin veriyorum, izinden öte teşvik ediyorum, şu an bu konseptte bir şeyler üretiyor olmanın keyfini almasına bayılıyorum. ‘Anne bak buraya kocaman bir değirmen inşa ettim, buradan sular akacak burada şunları çalıştıracak’ falan dediğinde içimin yağları eriyor. Ve az önce öğrendiğim Minecraft ile yapay zeka haberi ile de daha da çok heyecanlandığımı itiraf ediyorum. Oynadığın karakterin -atıyorum- bir kere suya düşüp boğulduktan sonra, bunun yaşanmışlık olarak kodlanması ve daha sonra suya temkinli yaklaşması ..gibi durumları gözlemlemek cidden heyecan verici olacak (Haziran’da geliyormuş!) 

Bunu yapmayın : Sadece bu oyunu değil, tüm oyunlar için geçerli, 13 yaş altındaki çocukların tek başına online oynamasına izin vermeyin. Offline ve yanınızda (aynı odada) ve önceden birlikte belirlediğiniz sürede oynamaları uygundur, nacizane fikrim.

*Soranlar için; bizim evde hafta içi elektronik yok, hafta sonları günde 1-1,5 saat minecraft var. (6yaş)

 

Buz Devri Maceraları hileler

Buz Devri Maceraları oyununu bu linkte yazmıştım. Şimdi de ipuçları vereceğim.

Hile demek istemiyorum ama ‘cheats’i başka türlü de çeviremiyorum Türkçe’ye. Aşağıdaki ipuçları yalnızca oyunu oynayanların anlayabileceği ayrıntılar içerir! :))

Ice Age Adventures’da ilerlemenizi sağlayacak ipuçları:

  • Kabuk, yemiş, vb biriktirmeye kalkmayın, bol bol harcayın. Bol bol yenisi gelir.
  • Adaları temizlemeden ilerlemeyin. Özellikle hayvanları mutlaka kurtarmaya bakın.
  • Çok sayıda ada açtıysanız, bilin ki sadece son 2 ada ‘temiz’ kalacak. Sık sık son 2 adaya gidip mağaralardan puanları toplayın. En çok kazandıranlar en son açılan adalar, bunu unutmayın.
  • Eşleri birleştirme oyununda kalpleri kurtarmaya odaklanmak yerine, 4’lü 5’li birleştirmeler yapmaya çalışın. Büyük patlamalarla taşlar temizlenecek.
  • 4’lü eşleştirme yaptığınızda bonus taşın üzerindeki çizgilere dikkat edin. Enine ve dikine sıra temizliyorlar, çizgilerin yönüne göre düşünerek tıklayın. 
  • Ada açma oyunlarında bir karakterle oynadığınız eşleşme oyununda, onun logosunu değil, kendi logonuzu aşağı kaydıracaksınız. Mantık olarak tersini düşünebiliyor insan.
  • Video izleyerek bonus kazanabilirsiniz.
  • Ana karadaki ağaçları temizlemek +1 yemiş dışında pek işe yaramıyor. Ama kar topları ve yeşillik öbekleri +20 yemiş  veya fındık veriyor.
  • Tropik adaya ve sonra da volkanik adaya geçebilmek için sürekli adanızı büyütmeniz gerek. Bunun için bol bol kabuk toplayın ve kabuk haznesini büyütün. 
  • Günlük görevlere katılmak çok büyük oranda bonus sağlamıyor. Oyunun kendi içinde daha çok puan toplayabiliyorsunuz.
  • Kaplumbağa ile görevlere çıkın. Çıkmadan önce depoyu fulleyin, yani yemişleriniz tam dolu olsun. Kaplumbağa ile gidilen adalarda normal adalardan daha az yemiş harcanıyor ancak gitmek için zaten yemiş harcıyorsunuz. 
  • Kaplumbağa ile keşiflerde, binmek için ödeyeceğiniz yemiş miktarı her seferinde olmasa da gitgide azalıyor.
  • Sürekli hayvan barınaklarını büyütün (4 hayvanlık), sürekli adanızı genişletin, sürekli yemiş  kabınızı büyütün. Oyun oynadıkça kazandırıyor.
  • Tropik adadaki buz oyunu ilerlediğiniz levellarda çok kabuk kazandırıyor.
  • Sincap ile kayma oyununda ‘büyüme’ bonusunu kaçırmayın, bir süreliğine önünüze geleni kırarak ilerliyorsunuz, dev boyuta geçiyorsunuz

BUZ DEVRİ MACERALARI İNDİR

Pıtırcık Tatilde

Tatil filmleri arasında heyecanla beklediğim bir tanesi var; Pıtırcık Tatilde! “Les Vacances du Petit Nicolas” 11 Temmuz’da gösterime girecek. Yaptıkları her işe hayran olduğum Goscinny ve Sempe’nin Petite Nicolas serisini okuyup sevmeyen çocuk var mıdır? Pıtırcık serisinden ilk uyarlamayı 2009’da izlemiştik. Bakalım bu nasıl olacak?

Pıtırcık Tatilde

Pıtırcık serisi ile büyümüş anne-babalara bir süpriz;

Çocuğunuzun Pıtırcık Tatilde filminde kısa bir rolü seslendirmesini ister misiniz?

Efendim olay şu:

Fransız yapımı film Türkiye’de dublajlı olarak gösterilecek. Film yapım şirketi, filmde kısa bir rolde seslendirme yapacak bir kız ve bir erkek çocuğunu izleyiciler arasından seçecek. Pıtırcık Tatilde filminin Facebook sayfası üzerinden bununla ilgili bir yarışma başlatıldı. Yarışmamız, 5-10 yaş arası çocukların ses ya da video kayıtlarının ebeveynleri tarafından Facebook sayfamıza mesaj olarak gönderilmesi şeklinde gerçekleştiriliyor.

Yarışmaya gönderilen videolardan değerlendirilerek seçilecek bir kız ve bir erkek çocuğu, Pıtırcık Tatilde filminde kısa birer rolü dublaj yapma hakkını kazanacak. Yarışma 11 Haziran 2014 tarihine kadar sürecek, değerlendirme sonrası kayıtlar, 14-15 Haziran tarihinde İstanbul’daki Melodika Stüdyoları’nda gerçekleştirilecek.

İlgili Facebook sayfasına buradan, Twitter hesabına buradan ulaşabilirsiniz. Bol şans!

İpek Süer

tablette montessori

Preschool Fun, Montessori* eğitimi ekollü bir uygulama, ‘çocuğun kendine güvenmesi’ni temel alarak hazırlanmış. avantaj veya dejavantaj olarak hemen belirtmem gerek, uygulama yalnızca ingilizce.

uygulamada 40 kadar ayrı oyun var. sayıları, harfleri, şekilleri, notaları öğretiyor. ayrıca uygulamada puzzle’lar, boyama vs gibi onlarca farklı oyun da var… oyun 2-6 yaş olarak kategorilenmiş, bana sorarsanız 2 yaş yer yer biraz zorlanabilir, 3-6 yaş ise bu uygulamadan çok şey kapar.

sayıları, harfleri, şekilleri öğreten tonla uygulama var, bunun farkı nedir derseniz; çocuğa parmağını kullanarak yazmayı-çizmeyi öğretiyor, üstelik bunu keyifli bir şekilde yapıyor. hatta diyorum ki, bir tablet kalemi edinirseniz bu uygulama daha da keyifli olabilir.

uygulamanın müzik bölümü de hayli iddialı. çeşitli enstrümanlar var, sadece eğlenmek için çalabilir veya gerçekten nota bilgisi edinebilir çocuk bu uygulamada. 

uygulamanın ingilizce olmasını avantaja çevirebilirsiniz, 2,5 yaşındaki oğlum apple, tiger, house gibi basit ingilizce kelimeleri kapmaya başladı bile.

Luzac Media’nın android uyumlu bu oyununu buradan ücretsiz indirebilir, arzu ederseniz 5.5tl’ye tam sürümü alabilirsiniz.

*Montessori eğitim sistemi hakkında bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

find it! bul bakalım!

Find It! bu oyun hem sizi hem miniğinizi oyalamaya aday.
 

Play Toddlers‘dan, adı üstünde bir bulmaca oyunu. dağınık yerleştirilmiş objelerin içinden istenen resmi bulmaya çalışıyorsunuz. zorluk dereceleri var, objeleri buldukça yerine yenileri geliyor, şekiller gitgide küçülüyor ve dolayısıyla bulmak güçleşiyor. 

 
çok basit gibi gözükse de çok zevkli. çocuklar bulma işini çok ciddiye alıyor ve konsantre oluyorlar. bu tarzda kitaplarımız da  var fakat her şeyin yerini ezberledik bile! tablette ise seçenek sonsuz…
çocuk veya yetişkin seçeneği var, itiraf ediyorum ben oğlandan daha çok oynuyorum. bir yerde 5-10 dakika beklemek zorundaysam, okuyacak bir şey yoksa, bu oyunu açıyorum.
yalnızca iPad uyumlu, 4+ kategorilendirilmiş bu oyunu, buradan ücretsiz yükleyebilirsiniz. beğenirseniz Play Toddlers‘ın diğer oyunlarına da göz atın derim. 
 

moon secrets / ay sırları

  • işte çok şirin bir interaktif masal uygulası daha. ismini ‘ay sırları‘ diye çevirebilirim sanırım. eminim inceledikten sonra siz de uykudan önce rutininize eklemek isteyeceksiniz.

 

 
oğlumun aydede takıntısı var ve farkında olmadan içinde ‘ay’ geçen kitap ve filmlerden oluşan koleksiyonumuz oluşmaya başladı bile. moon secrets‘ı bu bahaneyle keşfettim.

 

çocukların ilk dünyevi keşiflerinden biri AY. gökyüzünde kocaman bir yuvarlak, karanlıkta parlıyor, imajı her yerde karşılarına çıkıyor. bu hikaye çocukların ayı nasıl gördüklerini çok iyi yakalıyor, rüyamsı anlatımıyla hayal güçlerini zorluyor. illüstrasyonlar çok sevimli ve yumuşak renkli. her zamanki gibi bir yandan dinleyip bir yandan şekillerle oynayabiliyorlar, dokundukça süprizlerle karşılaşabiliyorlar. kahramanımız Luna yönlendiriyor, küçük parmaklar sırları keşfediyor…

 
 
yaş aralığı : 4+ belirtilmiş ama birlikte okuduğunuzda daha küçükler de (1-4yaş) keyif alacaktır. 
  • ücret : $ 0,99 apple store fiyatı
  • boyut: 6.7 mb
  • dili    : ingilizce, almanca, ispanyolca
  • Genera Games © TouchyBooks
 
aşağıdaki linkten ÜCRETSİZ ulaşabilirsiniz.