Etiket arşivi: annefareyakaladım

Lego Boost ile kodlama

 

Lego Boost ile Legolar canlanacak!
Lego Boost ile Legolar canlanacak!

Lego Group,  Las Vegas’ta yapılan CES 2017 ‘Tüketici Elektronik Fuarı’nda heyecan verici yeni ürünü tanıttı; Lego Boost. Lego’nun hali hazırda robotik ürünleri vardı ancak ilk izlenimlerime göre Lego Boost, çok daha pratik bir yazılımla daha küçük yaş grubunu hedefliyor.

Lego ile kodlama

lego boost app
Lego Boost geliyor

Lego Boost ile çocuklar tasarladıkları oyuncağa (ya da tasarladıkları her ne ise ona!) hareket ve işlevsellik katabilecekler.

Bilenler bilir, Lego’nun Mindstorms isimli robotik setleri vardı zaten. Bunlar yurt dışında okullarda teknoloji saatlerinde, bilgisayar derslerinde vs kullanılıyorlar. Bizde ise ancak özel atölyelerde bu tarz etkinlikler yapılıyor, ve belki sınırlı sayıdaki özel okulda olabilir tam bilmiyorum. Lego’nun geçen yıl çıkarttığı WeDo 2.0 da örneğin, çocukların canlı modeller ortaya çıkarabildikleri, LEGO parçalarının ve kodlamanın çok güzel bir kombinasyonuydu. Henüz sadece online izlediğim kadarıyla yorum yapıyorum ama, tüm bu ürünlerden sonra Lego Boost bana çok daha ulaşılabilir ve pratik gibi göründü.

Sadece fiyat bazlı demiyorum; bir Mindstorm kiti gördüğünüzde örneğin, elimizde evirip çevirip ‘Bunu alsak yapabilir miyiz ki? Çok mu fazla, çok mu ileri seviyede? gibi endişelerimiz olur. Lego Boost ise, nasıl desem, göz korkutmadı! Bir eğitmen eşliğinde, bir kursa katılarak ya da bir atölyede değil de, evde çocuğun bizzat kendi kendine çözebileceği rahatlıkta görünüyor.

Lego Boost

Lego Boost kutusu aldığınızda içinden standart Lego parçaları dışında motor ve özel parçalar da çıkacak. Hareket sensörlü bu parçalar zaten olayın temelini oluşturuyor. Renkleri ayırt edebilen, çevresindeki nesnelerle arasındaki mesafeyi ölçebilen akıllı tuğlalar ile çocuklar istedikleri, hayal ettikleri ne varsa üretebilecekler!  Üretiklerine hareket katmanın yanı sıra, ses kaydederek ister robotlarını konuşturabilirler, ister araçlarına siren ekleyebilirler. Henüz örselenmemiş, pırıl pırıl beyinlerle ortaya neler çıkabileceğini düşünmek heyecan verici.

İçinde 60 adet kodlama aktivitesi hazır bulunan uygulamayı tablete (veya her hangi bir mobil cihaza) indirerek  kodlamaya başlanıyor. Bu programın da arayüzü son derece basit grafiklerle hazırlanmış. Hatta Lego Duplo tablet oyunlarını andırdı bana. En sade kodlama uygulamalarında gördüğümüz gibi ekrandaki yatay kutucukları sıralamakla başlayan, ve istenilen kombinasyonla zenginleştirilebilecek bir programlama yapabilecekler. Çocuklar çok da sıkıntıya girmeden ekran üzerinde yaptıklarını önlerinde görebilme şansını bulacaklar.

Fiyatının 159.99$ olacağı söylenen ürün, 6 ay sonra yani 2017 başı gibi satışa çıkacak.

lego robots ces 2017
Lego Boost ile kodlama ve robotik

 

Charlie Brown ve Snoopy’de KİM KİMDİR?

peanuts-filmi

Yarın bu saatlerde Charlie Brown ve Snoopy 3 boyutlu filmin ön gösteriminden çıkmış olacağım. Neredeyse 1 yıldır beklediğim ‘The Peanuts Movie‘ filminden önce, henüz tanışmamış olanlar için ‘Snoopy’ye giriş 101’ tadında bir kaç bilgi paylaşmak istedim.

Charles M. Schultz 1922 - 2000
Charles M. Schulz 1922 – 2000

Charles M. Schulz ve Charlie Brown

1950’lerde, tam olarak Ekim1950’de, 7 ayrı gazetede bant seri olarak başlayan Peanuts / Fıstıklar, o günden bugüne sayısız dile çevrildi. İlk çizimler siyah beyazken, bugün 3d filmini bekliyoruz. Amerika’nın gelmiş geçmiş en meşhur köpeği Snoopy ve sarı tişörtlü, komik saçlı, karamsar çizgi karakteri Charlie Brown, 17,900’e yakın çizgi bantı, kısa filmleri, özel filmleri, kitaplarıyla çoktan animasyon tarihine adını yazdırmış durumda. Öyle ki sadece baloncuklarda konuşan Snoopy ve Charlie Brown’ın isimleri, 1969’da Apollo 10’un ana gövde ve ay modülüne bile verildi.

Bu kadar basit bir çizgi, nasıl oluyor da 65 yıldır bu kadar seviliyor sorusunun cevabı -bana göre- karakterlerin gerçekliğinde yatıyor. “Snob” yani burnu havada Snoopy’yi saymazsak diğer tüm karakterlere uyan bir ya da bir kaç kişiyi tanıdığınız kimselerle bağdaştırabilirsiniz. Bu müthiş gözlem, bir de çocuk ağzından aktarılınca ve esprilerle süslenince tadına doyum olmuyor ve tam da bu sebeple hem çocuklar hem büyükler Peanuts karakterlerinin maceralarına kayıtsız kalamıyorlar.

Peanuts’da kim kimdir?

Charles (Charlie) Brown. Umutsuz vaka. Sakar, şanssız. Depresif. Umutsuz ve yılgın. En yakını köpeği Snoopy bile kendi halinde, onu pek takmıyor. Charlie karakteri, anne babasının meslekleri dahil olmak üzere Charles Schulz’la benzerlikler taşıyor. Zaten diğer tüm karakterler de, ilk eşi, kuzeni, yakın arkadaşları gibi kişilerden esinlenmiş; isimler bazen farklı bazen çok benzer.

Sally Brown. Charlie’nin kardeşi. Abisini çok sever ve iyi anlaşırlar. Kendince Linus’a delice aşıktır.

Lucy van Pelt. Ters bir tiptir, dikkafalıdır, çıkarcıdır. Hiç anlaşamadıkları halde Charlie’nin en yakın arkadaşıdır.  Yine de en matıklı konuşmalar Lucy’den gelir. Snoopy’nin köpek hisleri ile en anlaşamadığı karakterdir.

Linus van Pelt. Lucy’nin küçük kardeşi. Mavi battaniyesinden ayrılamaz. Charlie’nin dert ortağıdır. İkilinin dertleşmeleri, hayata dair çıkarımları efsanedir. :)

snoopy-filmiSchroeder. Onu hep kafası önünde piano çalarken görürsünüz. Beethoven hayranıdır ve müthiş piano çalar. Onu pianoyla tanıştıran Charlie olmuştur ve aralarında derin bir dostluk vardır.

Pepperment Patty. Naneşekeri Patty. Charlie’yi en iyi anlayan kız arkadaşıdır. Aslında kendisi baya bir hayrandır Charlie’ye ama onun bundan haberi yoktur.

Marcie. Marcie ve Patty çok yakın dostturlar. Marcie Charlie Brown’a olan hislerini gizlemezken, Patty gizler. Charlie de ona ara sıra pas verir ama esas büyük aşkı başkası olacaktır.

Franklin. Çok tatlı bir çocuktur, hepsi tarafından çok sevilir. Ekipteki tek siyahi karakterdir.

Pig-Pen. Bir toz bulutu içinde dolaşan ‘kirli’ çocuk Pig-Pen en çok Charlie tarafından sevilir

Freida. Az görünen kız karakterlerdendir. Genellikle kıvırcık saçları ile ilgili espriler döner. Sırf bu yüzden baseball şapkası takmayışı bile sorundur.

Peggy Jean. Charlie’nin ilgi duyacağı kız.

Snoopy. Charlie’nin beagle cinsi köpeği. En yakın arkadaşı Woodstock isimli kuştur. Zaman zaman görünen 6 kardeşi vardır, her biri farklı bir eyalette yaşarlar. İçlerinde en meşhuru Spike karakteridir.

Snoopy’de kim kimdir’i çok şeker açıklayan bir görsel paylaşarak bitiriyorum. Filmler ve kitaplarla ilgili yazacak daha o kadar çok şey var ki! Onlar da başka yazının konusu

snoopy-kim-kimdir

 

 

 

 

 

Yakın yerler; Gebze Life Port Hotel

Kardı, ateşti, hastalıktı derken zor geçen bir kaç haftanın ardından çok kısa da olsa bir tatile ihtiyacımız vardı. İlk aklıma gelen Şile-Ağva taraflarına baktım, bu dönem için aşırı pahalı geldiler. Adalara baktım, hava yağmurlu olacaktı ve henüz vakti gelmediğini düşündüm. Tesadüfen internette gezerken bulduğum Kocaeli il sınırındaki bu otel hakkında yazılan yorumlar ise beni tatmin etti ve düşünmeden rezervasyon yaptırdım.

Gebze Life Port Hotel

LifePort Hotel, adı Gebze olarak geçse de, TEM’den Sabiha Gökçen Havaalanı tabelaları ile devam ettiğinizde Kadıköy merkezden 35-45 dakika kadar sürüyor. ViaPort AVM’yi 8-10km geçtikten sonra varıyorsunuz. Bazen Bostancı’dan Moda’ya bu sürede varamadığım oluyor, o yüzden bana çok yakın geldi.

Oteli ilk gördüğünüzde dağın başında, tek başına bir yerleşke gibi görünüyor, yadırgıyorsunuz dışarıdan. Ancak girer girmez yeşillik, ağaçlar, bungalov evler, kısacası otelin havası sizi şehirden anında koparıyor.

Odaların, restaurant ve fasilitelerin yer aldığı ana bina dışında bir de bungalovlar var. İster odada konaklıyorsunuz, ister size özel evlerde. Biz bungalovda kaldık. 1+1 şeklinde çok şirin, tertemiz ve eşyaları bakımlı, yeni, içimize sinen bir evde kaldık. Üşüyeceğimizi düşünmüştüm ama yatak odasında duvardaki ısıtma paneli odayı sıcacık yaptı. Salonda da klimayı açtık. Gündüz ise cam-kapı hep sonuna kadar açıktı ve ağaç ve yağmur kokusunu içimize çektik.

Otelin arazisi içinde serbestçe dolaşan bir çok hayvan var. Hepsinin tertemiz bakımlı kulübeleri, kafesleri var ancak hepsinin kapısı açık ve hayvanlar özgürce dolaşıp yuvalarına dönüyorlar. Ördekler, kazlar, tavuskuşları, tavşanlar, kedi evi ve bir sürü kedi, köpekler, süt kuzuları ve koyunlar var.

Otelin bahçesi ve açık havuzu çok güzeldi ancak biz mart ayında gittiğimizden kapalı havuzdan faydalandık. Temiz ve yeterli buldum. Ayrıca spor salonu da vardı.

5 yaşında oğlumuzla çok güzel vakit geçirdik, çocukla kısa tatil için çok uygun bir otel, gönül rahatlığı ile tavsiye edebilirim. Fikir vermesi için çektiğim bolca fotoğrafa geçmeden önce öneri ve eleştirilerim şunlar;

– Kapalı mekan oyun alanı/odası yok. Böylesi doğa içi bir ortamda aranır mı bilmem ama soran olursa diye söyleyeyim.

– Yemek imkanı kısıtlı. Kahvaltı çok zengin, yemekler güzel. Ancak fiyatlar pahalı sayılır. Çevrede en ufak bir alternatif olmadığı için bir nevi mecbursunuz ancak bir küçük su 4tl. Bence aşırı pahalı. Fikir olması açısından; çorba 10tl.

– Kapalı havuz suyu ideal sıcaklıkta ancak havuz çevresi çok soğuk. Çocuğunuza havuz sözü vermeden önce ortam sıcaklığını bir kontrol edin derim.

– Büyük satranç seti keyifli, ayrıca bahçe, oyun parkı, hayvan barınakları, minik süs havuzları, hepsi tertemiz ve çok bakımlı. Çocuk için bisiklet, scooter götürebilirsiniz.

– Baharda veya yazın börtü böceğe karşı çocuk için önlem almak gerekebilir. Örneğin ben alerjik bünyeli bir kişiyim ve bungalov evdeki o mis gibi çam/tahta kokusu bende öksürük yaptı.

– Bu otel için 1 gün az, 3 gün çok, bana sorarsanız 2 gece ideal. İstanbul’da iseniz ve imkanınız varsa Ctesi-Pazar kalıp Pazartesi direk işe gidilebilinir.

– Ulaşım için buradan faydalanabilirsiniz, ama bana sorarsanız en kolay tarifle önce Sabiha Gökçen Havaalanı ve sonra İstanbul Park yönlendirmelerini takip edin, Şekerpınar’a vardığınızda oteli ve tabelasını göreceksiniz.

– Otelin web sitesi www.lifeport.com.tr ‘dir.

IMG_8349

IMG_8354

IMG_8414
Bulut beni mat etmenin haklı gururunu yaşarken :)

IMG_8426

IMG_8427

IMG_8460

IMG_8464

IMG_8478
Kedi evi! Bayıldım!

IMG_8566

IMG_8572

IMG_8580
Life Port Hotel bungalov seçeneği

 

 

En güzel hediye, Dünyalı Dergi

dunyali-dergi

Haftasonu oğlumla birlikte Tudem Yayın Grubu sponsorluğunda bir etkinliğe katıldık. İyi ki de katıldık, sonunda Dünyalı Dergi ve ailesi ile tanışmış olduk. Dünyalı Dergi’yi anlatmaya geçmeden önce Bir Dolap Kitap’ı tanıtayım.

Bir Dolap Kitap

Banu ve Yıldıray’ı -onlar bilmiyorlar ama- bloglarından ve uzun süredir takip ediyorum. Sadece kendi için her ay onlarca çocuk kitabını/romanını alan bir anne olarak bloglarını çok takdir ediyorum. Çocuk kitaplarını  neden sevdiğini düşünmüş Banu ve şu sonuca varmış; “…çocuk kitapları aslında hayata bambaşka bir yerden bakıyor. Çok daha içten, daha dolaysız, çok daha olduğu gibi” Bu nasıl bir şey biliyor musunuz; ‘Ağzım bir karış açık kaldı’ diyorum, Bulut bana dönüp ‘Hayır anne, ağzını açıp kapatabiliyorsun hala?’ diyebiliyor ya.. onun gibi aynen. Ama bu bakış açısını sadece kelimelere değil hayatın her anına yaydığınızı düşünün.

Fazla uzatmadan, bu kitapsever çift, çocukluklarındaki gibi kaliteli dergilerin eksikliğini hissetmişler ve içleri cızlamış. Doğan Kardeş gibi, Milliyet Çocuk gibi heyecanla beklediğimiz dergiler olmamasını nasıl desem, ‘acıklı’ bulmuşlar. Kolları sıyırıp hazırladıkları taslakla tam iki yıl kapı kapı dolaşmışlar. Sonunda onlara kapılarını açan Tudem olmuş.

Dünyalı Dergi

Dünyalı çocuklar için bir genel kültür dergisi. Adında çocuk geçmiyor evet, bu bilerek istenerek tercih edilmiş bir durum. Yıldıray diyor ki ‘Çocuk dediğimizde, çocuğa üstten bakıyoruz. Halbuki biz otoriter yaklaşmak istemiyoruz, onların kendi deneyimlerini yaratmalarını istiyoruz’.dünyalı dergi

Dergi her konuya değiniyor fakat daha önce ‘anlatıldığı’ gibi değil, bambaşka açıdan anlatmaya çalışıyor ve çocukları yorumlamaları için özgür bırakmış oluyorlar. “Konularımızı ele alırken bildiğimizi anlatmaya değil unutmaya çalışıyoruz.” diyorlar. Çocuklar da büyükler de bu durumdan çok memnun olacak ki, hiç beklenmedik yerlerden beklenmedik yorumlar ve sorular alıyorlarmış.

Ben dergiyi büyük marketlerde ve kitapçılarda aramış bulamamıştım. Keşke daha iyi baksaymışım, 10 sayı geç kaldığım için çok üzüldüm, daha çok da bu heyecanın baştan paylaşamadığım için.

Ama var ya, sadece ticari amaç güden, adeta reklam yayınlamak için öylesine hazırlanan o sözde oyuncak hediyeli dergilerin yanında Dünyalı dergi, uzaylı gibi kalıyor!  Kendilerini çok ama çok tebrik ediyorum. Cesaretlerinden ve emeklerinden ötürü.

Bence en güzel hediye

Ve diyorum ki bence bu dergi müthiş bir hediye olur. Haftada en az 1 doğum gününe giden bir 5 yaş annesi olarak, hediye dosyasını kapatmış olduğumu düşünüyorum. Çünkü, budur! 66tl değerinde 1 yıllık abonelik, 45tl değerinde 3 bilim kitabı + 50tl değerinde ekoloji ansiklopedisi sadece 60tl. Çocuğa 1 kez değil, yıl boyu gidecek eşsiz bir hediye bence, kazandıracak oldukları ise tarifsiz!  

Dünyalı’nın web sitesine buradan, abonelik için linke buradan ulaşabilirsiniz. 

kadikoy-anneleri
Bu vesile ile #KadıköyAnneleri ve #teknolojikanneler sonunda tanıştık!

 

baymax and hiro

Big Hero 6 / 6 Süper Kahraman

6-super-kahraman

 16 Ocak’ta vizyona girecek olan 6 Süper Kahraman, Big Hero 6 filmini ön gösterimde izleme şansım oldu. Filmi bir de animesever anneden, benden okuyun.

Big Hero 6

BH6, Marvel’in bir çizgi romanı aslında ve baya aksiyon içeren bir çizgi hikaye. Hikaye Walt Disney Stüdyolarından geçince kararı çok yerinde duygusallık ve komedi de girmiş içine. Sonuçta ortaya komik, bol aksiyonlu bir macera filmi çıkmış, üstelik 3 boyutlu.

Dev cüsseli robot Baymax ile robot dahisi kahramanımız Hiro’nun hikayesini anlatıyor film. Hiro’nun ağabeyi Tadashi, bu kocaman ve sevimli robotu geliştiriyor. Hiro ise bot dövüşlerine katılan, okulu gereksiz bulan bir teenager. Ancak Tadashi, Hiro’yu etkilemeyi başarıyor ve dehasını doğru yola yönlendirebilmesi için yardımcı oluyor. 

Elbette ki başrolde bir dahi çocuk ve onun dahice buluşları olunca, kötülük ve komplolar da gecikmiyor. İçinde bulundukları durumdan çıkabilmek için Hiro ve arkadaşları kostümler geliştirerek birer teknoloji kahramanına dönüşüyorlar. Sonuçta GoGo Tamaga, Wasabi No-Ginger, Honey Lemon ve Fred, Baymax ve Hiro ile birleşince 6 süper kahramanımız doğmuş oluyor.

Filmin ilk yarısı yer yer çok duygusal. Örneğin bir kayıp sahnesi var ve oğlum çok etkilendi ve üzüldü diyebilirim (5yaş) Espriler çok komik, ama yaşı biraz daha büyüklerin anlayabileceği türde. Küçük çocuklar Baymax ile çok eğleniyorlar, büyük cüssesi ve aynı bir çocuk gibi söylenenleri ‘somut’ algılaması, sakarlığı, saflığı acaip sempatik.

Filmin ikinci yarısında ‘annelerin bana hep sorduğu’, vurdu-kırdı diyebileceğim bolca aksiyon var. Küçük çocuklar için göz yorabilecek derecede var. Hatta ben Japon animasyonlarına göndermeler farkettim, sürekli akan arka plan gibi. Bu kadar aksiyona rağmen şiddet yok, bolca ‘şiddete hayır’ mesajları var, hatta açıkça mesaj kaygımız var bile deniyor neredeyse. Film teknik olarak mükemmel. Ben, kendim çok çok sevdim. Robot, aksiyon vs ile çok ilgilenmeyen oğlum Baymax’i sevdi, ona çok güldü.

Bence müthiş bir film olmuş. Filmin yapım aşamasını anlatan bir belgesel izledim, yapılan çalışma ve emek karşısında nutkum tutuldu. Devamı gelir mi bilmiyorum. Gelmese de tadında kalsa keşke, derim. Yönetmenler Don Hall (Winnie the Pooh) ve Chris Williams (Bolt), yapımcı ise  Roy Conli (Karmakarışık). Film, 16 Ocak 2015 tarihinde üç boyutlu olarak vizyona girecek. 5 yaş bir çocuk annesi olarak nacizane fikrim 6+ çocuklara daha uygun olduğu yönünde. Öte yandan filmin dvd’sinin çıkmasını ve koleksiyonumuza katmayı dört gözle bekliyorum!big_hero_6