Etiket arşivi: blogger

unfollow, emoji monkeys, social media icons

İnternette hatır için takip etme sorunsalı


Taa çocukluğundan beri görmediğin insanın günde 8 kez paylaştığı özlü sözlere, üst kat komşunun pişirdiği -aslında kokusundan fenalık gelen- yemeklere, işyerindeki arkadaşının haftasonu gezmesine, çok tanımadığın ama iş icabı takip ettiğin kişinin günaydın-afiyet olsun-iyigeceler selfielerine maruz kalmak zorunda mısın?

Hatır için takip etme / etmeme çizgisi nerededir, bilen var mı?

Facebook en kalabalık yerlerden biri. ‘En görmediğin’ insanların listende olduğu yerlerin de başında. Annenin komşusundan, çocuğunun sınıf arkadaşı annelerine kadar oradalar… neyse ki gizlilik ayarları da var. Azıcık uğraşla kendi küçük listeni oluşturabilir, herkes hala listende iken hem onların paylaşımlarını engelleyebilir, hem de kendi paylaşacaklarını sadece kendi grubunla paylaşabilirsin. Tabii herkesi listeden çıkaracak cesaretin yoksa! Benim yok, arada babalar gibi hatır var.

Twitter en atarlı sosyal mecra, orada işler nispeten kolay. Yazdığını mı sevmedin, oh hazır bahane bulmuşsun işte; çat kapat, çat engelle. O seni görmesin, sen de onu. Zaten twitter’da sadece eş dost takip etmiyorsun ki; habercilerden sanatçılara ilgi alanın neyse ekliyorsun, aslında istersen listeler de yaparsın ama o kadar dinamik ki ortam itiraf edelim kimse listeyle uğraşmıyor. Bahanen ‘çok olunca takip edemiyorum’ da olabilir, ‘ben sadece şunları şunları takip ederim burada kardeşim’ de olabilir; açıklama gereksin gerekmesin, unfollow en kolay tibıtırda.

Instagram, püsküllü belam. Ay darılmacaların hası burada! Küsmeceler, alınmalar, buradan silersen diğer tüm mecralardan seni silmeler. Tanımadığın insanlardan gelen yorumlara, trolcübaşlarına girmiyorum, o apayrı bir yazı konusu.

Gerçek şu ki Instagram’ın kullanım amaçları çok farklı olabiliyor, kimi iş için kullanıyor, kimi ayda bir giriyor, kimi 1 günde senin 1 ayda koyacağın kadar şey paylaşıyor. En esnek ‘hatır takibi’ kuralı burada olması gerekirken, instagramer sana en sert cezayı veriyor. Oradan silersen diğer her yerden takibi kesme, bir nevi hükümsüz yargılamayı yiyorsun. Yani misal hayatından şekeri çıkardıysan, pastacıyı takipten çıkaramıyorsun, küsüyor! Çocuğum büyüdü, bebekli şeyler görmek istemiyorum diyorsun, öbürü alınıyor. Ay bu sosyal medya işlerinde gözle görünmeyen dertler bitmiyor!

Oğlum ‘pis hareket’ diye bir laf öğrenmiş bugünlerde ve olduk olmadık kullanıyor, engel omak yerine bize de bulaştı. Şimdi bu ‘anfarov’ etmeler pis hareket midir diye sorarsan; bence değildir, temiz harekettir, dürüsttür, ferahtır. Alınganlık yapanların sosyal medyaya giriş 101’den başlamaları gerekir.

unfollow, emoji monkeys, social media icons

 

Tarçın Events

tarcin-pasta-evi

Birbirinden yetenekli girişimci anne arkadaşlarım var benim. Fatma onlardan biri, hatta bir Anneler Günü etkinliğinde tanıştığım ilk ‘anne blogger’ arkadaşlarımdan.

Tarçın Pasta Evi blogu ile tanıdım onu. Bir süredir organizasyon işine el attı, çok da güzel oldu; konsept partiler, doğumgünü organizasyonu, özel günler, blogger eventler.. Hepsini titizlikle ve çok güzel organize ediyor arkadaşım.

Yine bir anneler gününde bu kez Fatma’nın etkinliğine davetliydim. Anne Çocuk etkinliğinden elim kolum dolu döndüm, nasıl mı?

pembe-defter

Tarçın Events Anne Çocuk Etkinliği

Kapıda ismimizle karşılandık, salonun büyüklüğünü görünce şaşırmadım desem yanlış olur. Çok şık bahar masalarında, açık büfe yiyecekler eşiliğinde, uzman sohbetleri, eğlenceli çekilişlerle, bol kahkahalı bir gün geçirdik. Dila’nın da doğumgününü kutladık aynı zamanda, çocuklar da unutulmamıştı elbette. Çok ama çok eğlendiler. Çocuklar için;

  • Tiyatro gösterisi,
  • Palyaço ile eğenceler,
  • Yarışmalar,
  • Boyama ve kitap oyunlarımız,
  • Müzik eşliğinde danslar,
  • Ve yaş grubuna göre eğlenceli aktiviteler olacaktır.
  • Çocuklara özel menüler vardı

45 sponsor marka vardı. Fatma bunu nasıl yapıyor bilmiyorum! Her birimize ayrı ayrı hazırlanmış parti poşetleri ile uğurlandık. Çok çok tebrik ediyor ve sonra da hem bugüzel gün, hem birbirinden keyifli armağanlar için teşekkür ediyorum!

Kliksa ‘dan kahvaltılık,
Uzay Kimya ‘dan Benim Bebeğim deterjanları,
Uniwipes ‘dan göz makyaj temizleyicisi
Bebak ‘tan gül suyu el kremi ve  vücut sütü
Möllers ‘den balık yağı
Beliz Kozmetik ‘ten dudak bakım kremi
Nasorine ‘den burun yıkama suyu
Pierre Fabre ‘ye de Aven yüz nemlendirici ve göz makyaz temizleyicisi,
Klorane güneş kremi,
Elancly  vücut inceltişi için teşekkürler…
Amway ‘den makyaj çantası, arılı terlik, böy ölçme cetveli ve sulu çocuk cetveli
Pakmaya ‘dan dopdolu bir kutu
OptiNaturel ‘den Atom çayı
Bargello oda kokusu
Bebek ve çocuk tarhanası Tarsı tarhana
BurnFree ‘den yanık jeli seti
Örgü Dünyam ŞapkaAşkı ‘ndan örgü saç bantları
Baby Couture saç bantları
Panço ‘dan harika kıyafetler
Tost And More bizim için Lösev’e bağışta bulunup sevimli kız bebeklerrden hediye etti bize…
Bu arada kapkekler için Filiz Ozant ve kurabiyeler için Sütlü Mutfak ‘a da teşekkürler…
Ayrıca çekilişle verilen diğer hediyeler için Nurum Yastık, Oyuncak ArıyorumArYıldız teşekkürler…
Afişler için Vanilya Parti ‘ye teşekkürler…
Profesyonel fotoğraf çekimleri için Life Bigens ‘e teşekkürler…

Tarçın Events web sitesi için burayı tıklayabilir, Facebook sayfası için burayı ziyaret edebilirsiniz.

Tarcin-events-dogumgunu

 

Sevdiğim Sayı 5, Hoşgeldin 2015!

 5 günlük tatilin, cümbür cemaat bizim evde kutlanılan yılbaşının ve kaç kez kurup kalktığını bilmediğim sofranın yorgunluğunun ardından, evde tek başıma kalabilmenin huzuru var, itiraf ediyorum! Yeni yılın ilk Pazartesi günü yazdığım bu yazı, şu meşhur #yeniyıl kararlarımdan biri aslında, evet bloguma daha fazla ilgi göstereceğim. Yeniden. :)

Facebook ÇolukÇocuklu sayfamda paylaştığım onca yaratıcı fikirden, Pinterest sayfalarımda biriktirdiğim onca görselden sonra yılbaşı soframda görseli değişik ne vardı derseniz… telaşeden bir tek pilavı kek kalıbımla şekillendirip koymayı akıl ettim! Yılbaşı temasını oldum olası çok sevdiğimden tabak çanak herşey yeşil-kırmızı olunca diğer yemeklerim sade olarak kaselerdeydi.

 

 yılbaşı-pilavı

Anneanne & dede, babaanne ve nine bizde olunca, günün kazanını (ve tabii ki şımaranı!) Bulut oldu. Sizi bilmem ama biz yakınlarımızın hediye seçimlerine çok müdahale ediyoruz; iyi mi yapıyoruz kötü mü, ayıp mı ediyoruz onu da bilmiyorum. Ama sonuçta, Bulut’un çok severek oynayacağı şeyler geliyor! İfadeden belli değil mi?

yılbaşı-hediyesi

5 uğurlu sayımdır, 2015’e de öyle bir içim ısındı şimdiden. Sizlere de umut dolu, sağlıklı bir yıl dilerim. Takipte kaldığınız ve paylaşımlarıma destek verdiğiniz için tekrar ve çok çok teşekkür ederim! 

İpek Süer

 

Blog nedir? Blogger ne yapar?

blogger nedir Blogger arkadaşım lafım sana! Cem Yılmaz’ın böyle bir repliği vardı, Gora’da sanırım, ‘Arkadaşım lafım sana’ neyse…

Blog ne demek biliyor musunuz? Anlamını? Web-Log kelimesi kullanımla değişerek önce wee-blog sonra blog’a dönüşüyor, 94’ten-00’lere. Belirli veya belirsiz zaman aralıklarında kronolojik olarak bir sayfada yayınlanan yazıları kapsıyor ‘blog’ siteleri. Bir nevi günlük. İster uzman olduğun konuda yaz, ister dijital günlük olarak kullan, istersen sadece saçmala. Sana özel, senin sayfan.

Sayfa senin sayfan. İster kilitlersin sadece yakınların okur, ister herkese açık yazarsın.

İster basın bültenlerine yer verirsin, ister film eleştirisi yaparsın kafana göre.

İster hergün 1 yazı koy, ister yılda 1 kez yaz. Canın ne istiyorsa, ne zaman istiyorsa.

İster çocuğunun boy boy fotoğraflarını koyarsın hergün, ister ‘ben asla paylaşmam’ dersin.

İster banner koyarsın bir markaya ait, ister arkadaşının sayfasının logosunu eklersin.

İster sayfan üzerinden para kazanırsın, ister kazanmazsın.

İster ‘1 kuruş almadan tek kelime yazmam’ dersin, ister ‘1 kuruş almam yazılarım karşılığında’ dersin. Ha istersen bazen alır bazen almazsın, senin bileceğin iş. Sayfa senin!

Sayfa adında çocuğunun adı bile geçiyor çoğu blogda, senin sayfan arkadaşım! Sadece seni ilgilendirir. Sadece seni.

Kimse kimseye hesap vermek zorunda değil. Kimse senin neyi neden yazığının hesabını soramaz. Sana ne, bana ne, ona ne?

 

 

teknolojik annelere mobil rujlar

ta taaam! blogumundan ilk kez hediye veriyorum.

malumunuz, niyetim belli, takipçi sayımı arttırmak. ‘hediye ne verebilirim ki, iPad uygulaması değil heralde’ diye düşünüp dururken, bunları buldum;

teknolojik annelere hediyem: Bourjois marka, mini rujlar. tam adı Bourjois effet 3D mini mobile lipgloss! fotoğrafta gördüğünüz gibi minik aparatı sayesinde telefon veya anahtarlığınıza takabiliyorsunuz.

tek ricam blogumu ve/veya facebook sayfamı takibe almanız, ve istediğinizi belirtmeniz. şimdilik elimde 3 tane var, beğenirseniz devam ederim.

bu arada ben de blog/hediye ilişkisi hakkındaki yazım için izlemede kalayım. 

hepinize sevgiler!