Etiket arşivi: çocuk kitapları

Cinsel eğitim için hikaye kitabı

“Söz konusu cinsellik eğitimi olduğunda kitaplardan destek almak hayat kurtarıyor, değil mi?”

Bu soruyla açmış cinsellik ile ilgili ebeveyn kitabını Seksolog Rayka Kumru. Gerçekten de öyle. Yaşı kaç olursa olsun, sorular başladığı anda cevap vermekte en zorlandığımız, az mı çok mu anlattığımıza emin olamadığımız konu; cinsellik.

Çocuklar için cinsel eğitim kitabı

Arayış içinde olduğum bir dönemde tanıştım kitabın yazarı ile. Şişli Belediyesinin düzenlediği benim için çok anlamlı ‘Çocuk susar, sen susma‘ isimli panele Teknolojik Anneler adına konuşmacı olarak katılmıştım. Rayka Hanım da cinsellik eğitmeni kimliğiyle oradaydı. Kitapları ilk orada gördüm. Reysi Rodikli çizimleri ile bezeli kitaba ilk görüşte aşık oldum diyebilirim!

Cinsel eğitim yani tam açarsak ‘sağlıklı ve kapsamlı cinsellik bilgisine erişim‘ başta WHO olmak üzere pek çok kuruluş tarafından kabul edilmiş evrensel cinsel haklardan birisi. Çocuğumuzu en iyi biz tanıyoruz, bu çok önemli konuyu konuşmayı da kimseye kaptırmayı istemeyiz değil mi? Yanlış kurulmuş, özensiz seçilmiş tek bir kelimenin yıllarca korku, endişe vb tetikleyebileceği bir konuyu ben kimselere bırakmak istemem şahsen. Bu konu sağlıklı olarak nasıl ele alınır diye sorarken, her kilidi açmamızı kolaylaştıran hikaye kitaplarından faydalanmak da akıllıca. Çocuğu ile bedeni hakkında konuşabilen, konuşmak isteyen ama konuya nereden başlayacağını çözmek isteyen anne-baba, eğitimci, teyze/hala hepimize yardımcı olabilecek bir kaynak bu kitap seti.

Beni de bedenimi de seviyorum!

Beni de bedenimi de seviyorum!

İsim ne güzel değil mi! LifeCycle Yayıncılıktan çıkan kitap seti 2 kitaptan oluşuyor.  Birinci kitap, ebeveyn kitabı. Çocuğunuz çok soru soruyor olabilir, hiç soru sormuyor olabilir, sizin çocuğunuzla ilgili kimselere danışamadığınız çekinceleriniz olabilir. Hepsine yanıt bulabilirsiniz bu kaynakta. İlgili konuda bir adım ileri yardıma ihtiyacınız var mı, onun da cevabını almanıza yardımcı olabilir.

İkinci kitap çocuğun kendi kendine karıştıracağı bir kitap. Özenle seçilmiş mesajlar ve çocuğun merakını giderici, bedeni hakkında rahat ve sağlıklı davranışlar sergilemesine zemin hazırlayacak görsellerle bezeli. Anatomiyi anlatıyor, özel bölgeler hakkında bilgi veriyor, bunu yaparken çocuğun bedenini keşfetmesini ve sevmesini sağlıyor!

Son olarak; cinsellikle ilgili her konuya tabularla yaklaşan güzel ülkemizde bu konuda taşın altına elini sokan, başarı hikayeleriyle dolu bir eğitim hayatını ardında bırakmış cesur akademisyeni gönülden tebrik ve takdir ediyorum.

Bknz: Rayka Kumru Hakkında 

 

 

Çocuğun hayalini fırlatıp at(ma)!

“Çok özel bi taş buldum,bak!” diye koşarak geldi yanıma. Çocukken taş koleksiyonum olduğunu söylediğimden beri, o da taş toplar oldu. ‘Çok güzel! Yalnız bu bir taş değil’ dedim, ‘Bu bir kestane!’ O gün bu minik kestane Bubu’nun cebine girdi ve ben diyeyim 6 ay, siz deyin 9 ay bizimle dolaştı ta ki önceki güne kadar

Sıkışık trafiğin ortasında kalsak, bi yerden Bay Kestane çıkıyordu, Bubu ona sürekli bir şeyler anlatıyordu. Doktora gitsek cebimizde gizli yolcu Bay Kestane bizimle geliyordu. Sahilde yürüyüşe çıksak kestaneye arkadaş bulmak için yine elinde, bizimleydi. Bir yolculuğa çıkacak olsak çantaya ilk Bay Kestane giriyor, bazen pazar akşamları ‘Anne, kalem kutuma koydum Bay K’yi, ama sınıfta hiç çıkartmıyorum, cuma tekrar eve dönecek’ diyordu. Yalnız öyle çok bir takıntı hali de yok, ara ara reytingi artıyordu kestanenin, bazen 10 gün – 15 gün unutuluyordu.

Geçen gün anaokulunda bahçeye çıkarlarken, bizimki kestaneyi  çantasından çıkartıp cebine atmış ve ‘kıymetlimisss’ o gün tenefüste bahçede Bubu’yla birlikteymiş, arkadaşlarıyla oyunlar yapmışlar. Ne olduysa bahçeden sınıfa geri dönerken olmuş.

ipek-suerBuradan sonrası Bubu’nun aktardığı şekliyle aktaracağım, olayı birebir bilmiyorum ama en azından (ve benim için en önemlisi) oğlumun olanı algıladığı şekil bu. Neyse, içeri dönüyorlarmış ve öğretmeni elindeki kestaneyi görmüş, ‘Onu bahçede bırak’ demiş. ‘O benim’ demiş Bubu ama fazlasını ekleyememiş, utanmış. Öğretmen de yinelemiş, ‘O sınıfa girmeyecek’. Ben Bubu’nun yüzünü hayal edebiliyorum, ‘Servise binerken alabilmek için usulca oradaki ağacın altına bıraktım’ diye anlatıyor çenesi titreyerek. Bırakmış ve içeri yönelmiş,  tam içeri girerken bir bakmış, öğretmeni Bay Kestane’yi Bubu’nun koyduğu yerden almış, hızla uzağa fırlatmış.

‘Artık bulamam onu’ diye yaşlı gözlerle anlattı, ertesi gün gittik aradık ama bulamadık. Etrafımızda kestaneden bol bir şey yok elbette, ama konu kestane  de değil. 2 cm.lik eciş bücüş kestanenin kime ne zararı vardı, ben anlamıyorum. Bir çocuk için çok önemi vardı, onu biliyorum. Korkularından endişelerine, heyecanlarından mutluluğuna bir oyun yolu bulmuştu kendine ve ne oldu, öğretmeni aldı, onu fırlattı attı.

Çocuğun -çok belli ki tekrar alabilmek için- usulca bıraktığı kestane, neden alınıp uzağa fırlatılır? Neden çocukların hayal güçlerini törpülemek için hiç bir fırsatı kaçırmıyoruz?

Neyse ki biz dün parkta çok çok özel bir dal bulduk, Bubu buldu daha doğrusu. 2 bacağı var gibi duran çok şirin 10 cm kadar bir dal. Henüz ismi yok ama şu an başucunda duruyor. ‘Bunu asla okula götürmiycem anne!’ diyor. Siz söyleyin, haklı değil mi?

 

Yalnız kalma korkusu için kitap önerileri

yalnız-kalma-korkusu-için

“Korkularla baş etmenin yolu onlarla yüzleşmek, onlarla oynamaktır” diyor uzmanlar. Çocuklarda her yaşta, her dönemde ortaya çıkabiliyor korkular ve onların yol açtığı kaygılar. Benim oğlum da dönem dönem çeşitli korkular yaşadı. Çok faydasını gördüğüm, farklı farklı sebeplerle yalnız kalma korkusu için kitap önerileri paylaşmak istedim

Farklı çeşitlerde ‘yalnız kalma korkusu’na yönelik çocuk kitapları

 

yalnız-kalma-korkusuYalnız kalma korkusu

Minik ejderha Minu, büyük ejderhalardan uzakta durmaktan korkuyor, yatağında yalnız kalamıyor. Yanında kimse olmadığını fark ettiğinde çok kaygılanıyor ve kalbi bum bum atıyor. Ama hikayenin sonunda bu ‘bum bum’ları farklı yönlendirmeyi ve kendini ne zaman yalnız hissetse rahatlayacağı yolu buluyor!

Çok şirin çizimli, kardeş kavramına da değinen kitabın sonunda ebeveynlere yol gösterici açıklamalar ve korkuları yenmeye yardımcı oyun önerileri de bulunuyor.

Aleix Cabrera  / Resimleyen : Rosa M. Curto

Tübitak Popüler Bilim Kitapları / 5tl

Avucumdaki öpücükokul-korkusu

Okula gitmek istemeyen bir minik rakun var hikayemizde, annesinden ayrılmak istemiyor evinde odasında oyuncaklarıyla, kitaplarıyla kalmak istiyor. Annesinin öpücük çözümü minik rakunun endişelerine son veriyor. Ana okulu, ilk okul başlama dönemlerinde, hatta araya tatiller girdikten sonraki geri dönüşlerde de severek okuduğumuz bir kitap bu. Hem hikaye, hem çizimler çok güzel. New York Times bestseller olan kitabın serisindeki diğer kitaplar da aynı sevimlilikte.

Audrey Penn / Resimleyen : Ruth E. Harper – Nancy M. Leak

Butik Yayıncılık / 10tl

yaşlı-ayıYaşlı ayılar ağaca tırmanamaz

Anne ayının halletmesi gereken bazı işleri var ve Küçük Ayı kısa bir süreliğine anneanne ve dedesiyle kalmalı. Ancak annesinde ayrılmak istemiyor, onlarla kalmak istemiyor, çok fazla soru var aklında ve endişeleniyor. Annesi, kendisini de onların büyüttüğünü hatırlatarak ayıcığı bırakıp ayrılıyor. Büyüklere bir şans veren Küçük Ayı’nın görüşleri yavaş yavaş değişmeye başlıyor ve dedesi ve anneannesi ile çok güzel vakit geçiriyor.

Kitabın sonunda çocuğun duygularını ifade etmesine imkan tanıyan etkinlik önerileri yer alıyor.

Heidi Howart / Resimleyen : Daniel Howarth

Tubitak Popüler Bilim Kitapları / 5tl

 

 

Yeni başlayanlar için Lego

Blogumu ve özellikle de instagram hesabımı takip edenler Lego’yu ne kadar sevdiğimi ve koleksiyoneri olduğumu bilirler.. Öyle ki özellikle hafta sonları sırf şu soruyla arayan arayan arkadaşlarım olur ‘Şu an mağazada Lego bölümündeyiz, hangisini önerirsin?’ Oğlumla yaptığımız bir şeyi paylaştığımda da en çok gelen soru ise ‘Bu hangi set?’

İşte bu 2 soru bu yazıyı yazma sebebimdir, çünkü az sonra yazacağım sebeplerden diyeceğim şu ki SETLERE O KADAR DA TAKILMAYIN :)

Lego Duplo

Lego Duplolar bildiğiniz gibi küçük çocukların rahatlıkla tutabilmesi için daha büyükçe Lego parçalarıdır. Kocaman bir kutuya bir sürü para verirsiniz, eve gelip açtığınızda önünüze çıkan 5-6 parça nedense çok az gelir. Doğru, çünkü azdırlar! Duplolar 1,5-5 yaş arasına hitap eder, en azından kutu üzerinde yazan budur ancak benim gözlemlediğim eğer çocukta bir tak-çıkar-üret mantığı oluşmuşsa, bundan zevk alıyorsa 3,5-4’ten sonra Duplolar kesmez… Peki parayı boşa harcamamak için ne yapmalı?

Duplo almak için en ideali :  Çocuğun en seveceği/ sevdiği karakteri ele alın; bir çiftçi mi, bir ayıcık mı, bir itfaiyeci mi, artık her ne ise. İçinde adam veya karakter olan küçük bir set alın. Mesela bir adam ve küçük bir araç, bir çocuk ve bir hayvan gibi. Fakat bunun yanında da, Lego Duplo yedek parçalarından oluşan kutu setlerden edinin. Film karakterleri, çifte lisanslı ürünler her zaman 2 kat daha pahalıdır; bir ürünün Disney prenseslisini değil de sadece ‘kız çocuk’lusunu alırsanız acaip kar edersiniz. Aslında bu tüm oyuncaklar için geçerli, o an için çok seviyor gözüktükleri bir karakteri 6 ay sonra hatırlamıyorlar bile; en iyisi standart figürlerden şaşmayın. Büyük paralara alacağınız bir McQueen’li setin, çocuk bir sonraki filmde uçakları keşfettiğinde pabucu dama atılabilir, gibi. Tek bir set alacaksanız örneğin, tavsiyem Duplo My first train set’dir. Adam ve hayvan figürü, tekerlekler, değişik tuğlalar ve kız erkek farkı gözetmeyen yapısıyla 4dörtlük bir başlangıç seti.

Hazırladığım görsel size fikir verebilir;

lego-duplo-set

Yeni başlayanlar için Lego;

Ben uzman değilim ama benim gözlemlediğim, çocuk yutmuyorsa etmiyorsa 4  yaşından itibaren çok güzel bir şekilde Lego oynamaya başlayabilir. Lego’nun özellikle yeni başlayanlar için çıkardığı setleri çok iyi. Çocuk ileri seviyedeki bir Lego aracını, aynı boyutta, aynı görünümde yapıyor, fakat çok daha az parçayla ve daha basit montajla. Bu setlerin ismi Lego Juniors. Özellikle kız çocuğu olan aileler Lego Friends serilerine yöneliyor, ben tavsiye etmiyorum, çünkü figür boyları farklı ve tüm dünyaları pembe-mor-eflatun arasında geçiyor. Lego Juniors serilerinde de -illa ayrım yapılacaksa- kızlara hitap eden çok güzel setler var.

Lego setleri biriktirirken

Lego Juniors setlerden bir tane edinin. İlgi alanına göre seçebilirsiniz. Klasik tuğlaların dışında ne gibi değişik parçalar olduğuna bakın kutu üzerinde. Hayvanlar, pencereler/kapılar, araçlar, ağaç/çiçek gibi dekorlar, gibi. Bunun yanına yine, arzu ettiğiniz boyda bir yedek parça kutusu alın. Yani figürlere ve hayvan, tekerlek, çatı gibi parçaları minik setlerle alabilir, asıl zenginliği yedek parça kutularıyla sağlayabilirsiniz. Ve bence Lego City serilerinden şaşmayın. Duplo’da anlattığım gibi birincisi; bir çizgi karakterin Legoları çok daha pahalı, ikincisi ve daha önemlisi; çocukların o karakterlere olan ilgisi geçici. Lego City setleri ise ben kendimi bildim bileli varlar, ve her konuda, her ilgi alanına göre bir set mutlaka bulunur ve o yönde sürekli geliştirilebilinir. Örneğin;

lego-juniors

Zemin de önemli bir ayrıntı. İlk olarak yeşil zemin alabilirsiniz. Bunu 2’li asfalt yol zemini izleyebilir. İlk etapta büyük bir kare zemin işinizi görecektir, zamanla çocuğun ilgisine göre arttırırsınız.

Ayrıca eğer İstanbul’daysanız Legoland‘deki satış mağazasında (Legoland’e girmenize gerek yok) kilo ile Lego parça satışı var. Tekerlekler, pencereler, çiçekler… 100gr.mı 25 tl şu an için. 100 gr az değil, ben kabaca hesapladım, tam ihtiyacınız olanı alabildiğiniz için pratik olabilir. Yine burada kendi arzunuza göre oluşturduğunu tek bir figür de 10tl. Bazen sadece tek bir adam için 25tl.lik setleri aldığımızı düşünürsek, bu da ‘nispeten’ hesaplı kalıyor.

İlgili paylaşımlarımı Pinterest sayfamda ve Instagram’da takip edebilirsiniz; #ipekslegos

*Kapak photo-credit : Balokov

 

Charlie Brown ve Snoopy Filmi

Charlie Brown ve tüm Fıstıklar / Peanuts karakterlerini ilk kez beyaz perdede göreceğim için çok heyecanlıydım! Kuzenimden bana bulaşan ve çocukluktan beri devam eden bu çizgi seriye olan sevgim, zamanla koleksiyonerlik boyutuna ulaştı. Uzun lafın kısası, öngösterim salonunda en heyecanlılardan biri olabilirdim. Endişelerim de yok değildi.

Charlie Brown ve Snoopy Filmi

Yukarda izleyeceğiniz fragmanı ve benzerlerini izlediğimde çok endişelendim. 1950’lerden gelen bir klasik, 2 boyutlu çizimlerine kısa kısa parodilerine alışık olduğumuz karakterler, uzun metrajda nasıl olacaktı? Hikaye konulu mu olacaktı, mini dizileri gibi geçişler mi olacaktı? 90 dakikalık film bir hikayeyi anlatacaksa, karakterleri tek tek tanımak gerekirdi ki, bunu da hikayenin içine yedirmek zor olmalıydı..

Hepsinden ötesi, tüylüleri hareket eden bir Snoopy ve Woodstock gözümüze nasıl görünecekti?

Film başladığı anda beni mutlu eden, seslendirmenin çocuklar tarafından yapılmış olmasıydı. Charlie Brown dışında tüm seslendirmeyi çok başarılı buldum; Charlie’nin daha bezgin konuşmasına alışmıştım yoksa teknik olarak o da başarılıydı.

Yönetmen Steve Martino, Buz Devri 4’ten tanıdığımız isim, bence çok başarılı bir film çıkarmış ortaya. Az önce bahsettiğim tüm kaygı duyduğum konular filmin içine çok güzel yedirilmişti ve ‘karakterlerin özelliklerini anlatabilmek’ gibi detaylar daha ilk 10 dakikada toparlandı. Yani hayatında hiç Peanuts karakterleriyle tanışmamış olan birini de, film içine alabiliyordu.

Hikaye, Charlie Brown’un meşhur aşkı ‘Kızıl saçlı kız’ın okula gelmesi ve Charlie’nin ona açılabilme çabası üzerine kurulu. Charlie, şanssızlıkları üzerinden atıp silkinsin ve Peggy Jean onu yepyeni bir Charlie olarak tanısın ister ve değişmek için de bir takım şeyler deneyecektir. Elbette karakteri gereği(!) her şey yine sarpa saracak, ama kızıl saçlı kız onu ‘gerçek’ haliyle beğenecektir. Hikaye 2 cümle ile bu, ama gelin görün ki 50 yılın 18bine yakın çizgi bantlarından en klasikleşen, en ikonlaşan anların hepsi filmde var. Az öce dediğim gibi, hiç bilmeyen biri filmden zevk alacaktır, ama bilen/seven biri ağzı kulaklarında çıkabilir.

Neler mi var? Charlie ve uçurtma yiyen ağacı, aralara serpiştirilmiş ‘klasik’ buzda kayan çocuklar sahnesi, ‘balkabağı’ ve ‘yılbaşı’ hikayelerine göndermeler, Snoopy ve kardeşlerine göndermeler, meşhuuur sınıf içi öğretmen dialoglarından sahneler, Snoopy’nin Kızıl Baron hikayesi, Snoopy’nin Joe Cool halleri, Snoopy’nin kız arkadaşı, Snoopy ve Linus’un battaniyesi durumları, Snoopy-Lisa ilişkisi, 50yıl önceki ilk çizgilerden tanıdığımız Shemmy, Woodstock ve ekibi, ve süpriz.. Pig-Pen’in temiz göründüğü an! Arzu ederseniz Snoopy’de kim kimdir yazıma da göz atabilirsiniz.

Bu arada, çocukların kıyafetlerinin dokuları (yünler, penyeler, jeanler..), saçları, hayvanların tüyleri, ayakkabılarının hafif kirli oluşlarına kadar o kadar detaylı iş çıkartılmış ki.. Bu dokuları ve saç-tüy meselesini bu kadar 10 numara 5 yıldız  bir tek  “Up / Yukarı Bak” ta görmüştüm. 

Yazarlardan Bryan Schulz, filmi Snoopy’nin değil, Charlie Brown üzerine kurguladıklarını özellikle belirtmişti.  Bir öngörüde bulanayım mı? Bence, 2. ve hatta 3. film de gelecek. 2.film ‘yaz tatili’ temalı olacak ve bolca kampçılık, izcilik, baseball temaları içerecek. 3.film ise Snoopy’ye hakkını verecek ve tamamen Snoopy ve kardeşleri üzerine kurulu olabilir. Sıralama yer değiştirebilir ama ben devamının geleceğini düşünüyorum. 

Ancak ben yine de ülkemizde çizgi filmlerin yalnızca dublaj seçeneği ile gösterilmesine karşıyım. Yakın zamana kadar en az 1 seans (genellikle son seans) orjinal dilde alt yazılı olarak verilirdi. Dileğim çizgi filmleri yalnızca çocukların izlemediğinin hatırlanması ve bu uygulamanın geri gelmesi…

Son olarak bir uzman değil, sadece anne olarak görüşüm; 4 yaş üstü herkese uygun, tek kare şiddet içermeyen, 8 yaşında bir çocuğun okul maceralarını anlatan sevimli bir aile filmi “Charlie Brown ve Snoopy”

snoopy-filmi

 

 

Dinozorlu kitaplar

dinozorlu

Çocukların beyinlerinde bir yerlerinde ilgi alanı düğmesi mi var nedir, bir şekilde çoğunun yolu ‘dinozor merakı’ndan geçiyor. 5 yaşla birlikte bize de uğradı bu merak. Hafif korkuyla başlayan merakını gidermek için kitaplara başvurduk. Baktım ki bir mini koleksiyon olmuş, önerdiklerimi paylaşmak istedim. İçeriğine göre ‘kolaydan zora’ gidiyor listem.

Dinozorlu kitaplar

İlk Dinozor Kitabım

National Geographic Little Kids

Koleksiyon Yayıncılık

25tl.

Sert kapaklı, ansiklopedi formatında, rengarek bir hazine bu kitap. “Yeni başlayanlar için dinozorlar” diyebileceğim, büyük puntolu, okumaya yeni başlayanların rahatça okuyabileceği, miniklerin ise korkmadan çizimleri inceleyebileceği bir kitap.

50’den fazla dinozor, 125 sayfa, saklanabilecek arşivlik bir eser; çocuğunuz türe ilgi duyuyorsa ve küçük yaştaysa kesinlikle tavsiye ederim. Daha büyükler için bu kitabın aynı yayınevinden çıkan bir üst versiyonunu tavsiye ederim.

Dinozorlar ve Tarihöncesi

İlk Bilim Kütüphanem

Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

6tl.

32 sayfalık kitaplardan oluşan bu bilim serisinin aslında tüm kitapları güzel. Bu kitap ‘Dünya nasıl oluştu’ ile başlıyor, ilk insanlara kadar geliyor. Yazı puntosu yine büyük, minikler rahatlıkla okuyabilir, çizimler gerçekçi (yani vahşi sahneler de var, bilginize) Genel olarak 30 sayfada türler ve yaşayış hakkında tüm bilgileri içeriyor. Gerçekçi çizimler seven oğlum, dakikalarca inceliyor.

Dinozorlar

Bilgi Hazinesi

1001 Çiçek Kitaplar

5tl

Yine 32 sayfalık, bol çizimli, büyük punto yazılı bir kitap ve yine bir seriye ait bir kitap. Yukardaki örnekten farkı ne derseniz, içeriği biraz daha derinlemesine iniyor ve daha çok bilgi içeriyor. Çizimler daha yumuşak ancak bilgiler daha dolu. Severek okuyoruz.

3D Kayıp Dinozorlar

El Turco Digital

İnkılap Yayınları

9tl

İçinde bir 3d gözlük ile beraber alacağınız bu kitap, aslında sadece 7 adet mini posterden oluşuyor. Gördüğüm en başarılı 3d baskılardan oluşuyor. Sadece 7 adet resim için alınır mı derseniz, meraklıysa bence alınır, çok ilgiliyse odasına da asabilirsiniz posterlerden.

Dinozorlar Dünyası

Bulmacalar Kitabı

Almidili

6tl.

5 kitaplık bir bulmaca serisinin dinozor temalı olanı bu kitap. Çok başarılı Rolf Heiman çizimlerinden oluşan, labirentler ve bulmacalardan oluşuyor. Özellikle yol kitabı gibi düşünülebilir. Çok seviyoruz, bulmacaları çözse dahi tekrar tekrar eline alacağı eğlenceli bir kitap.

Dinozorların Da Duyguları Vardır!

Korkazor Amber

Binbirçiçek Kitaplar

6tl

Öfkelinozor, Huysuzozor, Korkazor gibi isimlendirilmiş, duyguları işleyen 6 kitaplı hikaye serisi. Mike Gordon çizimleri çok şirin, hikayeler Brian Moses’dan ve çok dozunda. İlgili duygularla ilgili sorun yaşayan çocuklar için düşünülebilir, biz ayırmadan hepsini okuyor ve seviyoruz. Çizimler eğlenceli, çocuğun illa ki dinozor merakı olması gerekmiyor.

The Ultimate Book Of Dinosaurus

Parragon

14$

250 sayfalık, çocuğun eline uygun ebatta bir mini ansiklopedide dinozorlarla ilgili her ama her şey var. İngilizce. Bol resimli, açıklamalı. Kapağında yazdığı gibi, ‘Dinozorlar hakkında merak ettiğiniz ve sormaya korktuğunuz her şey hakkında’. Dinozor işini bir adım ileri taşımak isteyen miniklere tavsiyem olsun.

Yeryüzünde Yaşam

Popüler Bilim Kitapları

Tübitak

9tl

6 yaş üstü derecelendirilen bu 150 sayfalık kitap sadece dinozorlar değil, tüm canlılar hakkında yaş grubuna uygun bilgiler içieriyor. Dinozorlar ile başlıyor tüm türler ve yaşamları ile ilgili eşsiz bilgiler veriyor. Yıllarca okunabilecek bu kitabı, ‘Dinozorlardan sonra ne oldu? Sorusu geldiği için ekledim listeme. Bu kitabı ve bu serinin diğer kitaplarını kesinlikle tavsiye ederim.

 

Küçük Prens ve faaliyet kitabı

küçük-prens

O bir klasik! Dünya edebiyatının en önemli yapıtlarından biri şüphesiz Küçük Prens. Antoine de Saint-Exupery‘nin 1943’tre yazdığı sıradışı hikaye, bugüne dek 250’den fazla dile çevirilmiş bir eser. Bir başucu kitabı olan Küçük Prens 4.-8.sınıflara önerilse de kesin olan tek şey yaş sınırlamasının olmaması ve tüm zamanların hikayesi olmaya devam edeceği.

“Arkadaşlarımı unutursam,rakamlardan başka hiçbir şeyle ilgilenmeyen büyükler gibi olurum.”

Küçük Prens

küçük-prens-çıkartmalıFransız yazar ve pilot Antoine de Saint-Exupery yazıp resimlendirdiği bu hikaye, uçağı bozularak Sahra Çölü’ne düşen bir pilotun, orada esrarengiz Küçük Prens ile tanışmasını ve aralarında geçen sohbetleri konu alıyor. Pilot uçağını tamir edene kadar bu altın saçlı, ilginç fularlı, değişik hikayeler anlatan ve cevabını alana kadar tekrarlayacağı bolca sorusu olan Prens ile dost oluyor. Dostluk, yalnızlık, doğa sevgisi, çevrecilik, büyükler ve küçükler arasındaki ilişkiler hakkında inanılmaz ustalıkla mesajlar işleyen hikaye, soru işareti ile bitiyor ve küçük okuyucuların hayal gücüne açık kapı bırakıyor.

Küçük Prens ve Küçük Prens Faaliyet ve Boyama Kitabı 

Doğan ve Egmont Yayıncılık tarafından sade bir dille, Özgür Sinan çevirisi ile minikler için yeniden yayınlandı Küçük Prens. 125 sayfalık hikayenin sonunda 15 sayfa kadar soru-cevap bölümü hazırlanmış. Hikayeye dayanarak çocuklara sorular soruluyor ve arzu ettikleri gibi cevaplamaları isteniyor. Tam bir ‘yaz kitabı’. İlkokul çağında her çocuğun kütüphanesinde olması gerektiğini düşündüğüm hikaye, zaten çok akıcı ve kısa kısa 27 bölümden oluşması da arada es vermeye imkan tanıyor.

Yaşça daha küçükler için uygun bulduğum aktivite kitabı ise -Örneğin 5,5 yaşındaki oğlumun bayılacağına emin olduğum- boyamalar, bulmacalar, çıkartmalar ve hayalleri ile tamamlayacakları fon çizimler ile zenginleştirilmiş. Oğlum hikayeyi benim anlattığım kadarıyla biliyordu; kitabı ve aktivite ekini alınca hemen sakladım, tatilde bir kaç kısa hikaye taşımak yerine bu romanı ve aktivite kitabını ‘oyalamaca’ çantamıza ayırdım. Kitabı uyarlayan Bahar Ulukan, grafik tasarım Onur Erbay’a ait. Kitabın içinden 150 kadar çıkartma da çıkıyor.

Küçük Prens küçük büyük herkesin ara ara eline alıp okuması gereken, çocuk okuyucuların ise mutlaka çocuk yaşlarda tanışması gereken bir eser.

Küçük Prens, roman / Doğan Egmont Yayınları / 9,90tl (Yaz 2015 fiyatı)

Bana bir koyun çiz /Küçük Prens Faaliyet ve boyama kitabı / 6tl

Doğan Egmont Facebook sayfası burada

Anne Fare Yakaladım Facebook sayfası burada

 

 

 

 

En güzel hediye, Dünyalı Dergi

dunyali-dergi

Haftasonu oğlumla birlikte Tudem Yayın Grubu sponsorluğunda bir etkinliğe katıldık. İyi ki de katıldık, sonunda Dünyalı Dergi ve ailesi ile tanışmış olduk. Dünyalı Dergi’yi anlatmaya geçmeden önce Bir Dolap Kitap’ı tanıtayım.

Bir Dolap Kitap

Banu ve Yıldıray’ı -onlar bilmiyorlar ama- bloglarından ve uzun süredir takip ediyorum. Sadece kendi için her ay onlarca çocuk kitabını/romanını alan bir anne olarak bloglarını çok takdir ediyorum. Çocuk kitaplarını  neden sevdiğini düşünmüş Banu ve şu sonuca varmış; “…çocuk kitapları aslında hayata bambaşka bir yerden bakıyor. Çok daha içten, daha dolaysız, çok daha olduğu gibi” Bu nasıl bir şey biliyor musunuz; ‘Ağzım bir karış açık kaldı’ diyorum, Bulut bana dönüp ‘Hayır anne, ağzını açıp kapatabiliyorsun hala?’ diyebiliyor ya.. onun gibi aynen. Ama bu bakış açısını sadece kelimelere değil hayatın her anına yaydığınızı düşünün.

Fazla uzatmadan, bu kitapsever çift, çocukluklarındaki gibi kaliteli dergilerin eksikliğini hissetmişler ve içleri cızlamış. Doğan Kardeş gibi, Milliyet Çocuk gibi heyecanla beklediğimiz dergiler olmamasını nasıl desem, ‘acıklı’ bulmuşlar. Kolları sıyırıp hazırladıkları taslakla tam iki yıl kapı kapı dolaşmışlar. Sonunda onlara kapılarını açan Tudem olmuş.

Dünyalı Dergi

Dünyalı çocuklar için bir genel kültür dergisi. Adında çocuk geçmiyor evet, bu bilerek istenerek tercih edilmiş bir durum. Yıldıray diyor ki ‘Çocuk dediğimizde, çocuğa üstten bakıyoruz. Halbuki biz otoriter yaklaşmak istemiyoruz, onların kendi deneyimlerini yaratmalarını istiyoruz’.dünyalı dergi

Dergi her konuya değiniyor fakat daha önce ‘anlatıldığı’ gibi değil, bambaşka açıdan anlatmaya çalışıyor ve çocukları yorumlamaları için özgür bırakmış oluyorlar. “Konularımızı ele alırken bildiğimizi anlatmaya değil unutmaya çalışıyoruz.” diyorlar. Çocuklar da büyükler de bu durumdan çok memnun olacak ki, hiç beklenmedik yerlerden beklenmedik yorumlar ve sorular alıyorlarmış.

Ben dergiyi büyük marketlerde ve kitapçılarda aramış bulamamıştım. Keşke daha iyi baksaymışım, 10 sayı geç kaldığım için çok üzüldüm, daha çok da bu heyecanın baştan paylaşamadığım için.

Ama var ya, sadece ticari amaç güden, adeta reklam yayınlamak için öylesine hazırlanan o sözde oyuncak hediyeli dergilerin yanında Dünyalı dergi, uzaylı gibi kalıyor!  Kendilerini çok ama çok tebrik ediyorum. Cesaretlerinden ve emeklerinden ötürü.

Bence en güzel hediye

Ve diyorum ki bence bu dergi müthiş bir hediye olur. Haftada en az 1 doğum gününe giden bir 5 yaş annesi olarak, hediye dosyasını kapatmış olduğumu düşünüyorum. Çünkü, budur! 66tl değerinde 1 yıllık abonelik, 45tl değerinde 3 bilim kitabı + 50tl değerinde ekoloji ansiklopedisi sadece 60tl. Çocuğa 1 kez değil, yıl boyu gidecek eşsiz bir hediye bence, kazandıracak oldukları ise tarifsiz!  

Dünyalı’nın web sitesine buradan, abonelik için linke buradan ulaşabilirsiniz. 

kadikoy-anneleri
Bu vesile ile #KadıköyAnneleri ve #teknolojikanneler sonunda tanıştık!

 

paddington bear

Ayı Paddington

Çocuk kitapları dünyasında en az Winnie the Pooh kadar ünlü bir ayıcık daha vardır; kafasında kırmızı şapkası, elinde bavulu ile hepimize aşina Ayı Paddington. Paddington ilk uzun metraj sinema filmi ile sinemalarda.ayı paddington

Paddington

Paddington Bear aslında Michael Bond‘un çocuk kitapları serisinin kahramanı. İlk kitap 1958’de Peggy Fortnum ilüstrasyonları ile yayınlanıyor, bunu 20’den çok kitap izliyor. Bugün baktığımızda ise 30 dilde, 70 ayrı isimle basılmış ve 30 milyondan fazla satış yapmış bir klasikten bahsediyoruz.

Filmin hikayesi şöyle; Peru’da ailesiyle mutlu mesut bir hayat süren Ayı Paddington, üzücü bir olay sonrası ailesini ve evini kaybeder ve yıllar yıllar önce anne ve babasının tanıştığı İngiliz bir araştırma görevlisini bulmak üzere Londra’ya yola çıkar. Ayıcık boynunda ‘Lütfen bu ayıya iyi bakınız’ yazan bir not ve başında ailesinden kalan tek yadigar kırmızı şapkası ile kendisini Londra’da garda bulur ve burada daha sonra kendisini ailelerine kabul edecek Brown ailesi ile tanışır.

Film sıcacık, eğlenceli, aynı zamanda duygusal. Filmi izleyen büyüklere de bolca mesaj veriyor. Şehirleşen hayatlarımızda ilişkilerin kopukluğuna, bir selamlaşmanın bile garipsenmesi gibi  ayrıntılarla bol bol ‘iletişimsizliğe’ dokunduruluyor. Kitaplarda daha çok yeri olan, filmde kısa yer alan antika dükkanı sahibi karakterin bir cümlesi ise akılda kalıyor. Kasabadan şehre gelişini anlatırken diyor ki; “Vücudum bu şehre çok hızlı geldi fakat kalbimin de varması uzun zaman aldı.”

Daha çok televizyon yönetmenlikleri ile tanınan Paul King’in çektiği film gerçekten her yaştan çocuğa hitap eden, çok başarılı bir yapım olmuş. Ayıcığın animasyonu, tüyleri, bakışları o kadar başarılı ki, gerçek olmadığını unutuyorsunuz. ‘The story begins here’ yazıyor alternatif afişlerinin birinde, buradan önümüzdeki yıllarda serinin devamının da geleceği sinyalini alıyorum ben.

Oğlum Paddington’ı çok sevdi, izlerken çok güldü!

Filmi çok sevdim. Mutlaka dvd’sini de alıp koleksiyonumuza eklerim! Filme tek yakıştıramadığım kısım, Paddington’ın dublajı. Eser Yenenler’in sesini hemen ilk dakikada kapıyorsunuz ancak, çok kibar ve düzgün diksiyonlu konuşmasını beklediğim ayıcığın -muhtemelen kasıtlı bir şekilde- fazla doğal konuşmasını ve ses tonunu, ben karaktere oturtamadım.

Farklı olabiliriz ama birlikteyiz

Filmin mesajını ben bu şekilde aldım. Bu hikayede ‘ayı’ olarak resmedilen ‘farklılık’ aslında her hangi bir sıfattan ötürü gelen farklılık olabilir; aile ve arkadaşlar farklılığına rağmen o karakteri koruyor ve en önemlisi çok seviyorlar.

Benden *spoiler* ekstralar; 

Filmde Nicole Kidman da var. Filme bolca gönderme var saymakla bitmez ama kaçırmayacağınız bir tanesi, Kidman’ın Brown’ların evine gizlice girişi. Bu sahne Mission Impossible’da Kidman’ın eski eşi Tom Cruise sahnesinin kopyası.

Filmin ilk 15 dakikasında ayıcığın gardaki sahneleri çok duygusal, ailenin ayıcığa isim verme sahnesinin arkasında ise gerçek bir hikaye yatıyor. Yazar Michael Bond gerçekte, bir yılbaşı gecesi Paddington garında bir oyuncak ayıcık buluyor ve eşine hediye olarak götürüyor. Kafasında yer eden bu ayrıntı 10 yıl içinde şekilleniyor ve Paddington Bear ortaya çıkıyor.

Filmde yüksek sesle kahkaha attığım bir sahne var. Brown’ların çekingen kızı sonunda annesine erkek arkadaşını tanıştırıyor; bu sahnede annenin bastırmaya çalıştığı tepkisi, sanırım izleyen tüm anneleri beni güldürdüğü gibi güldürecek.

 

 

 

 

Pıtırcık Tatilde

Tatil filmleri arasında heyecanla beklediğim bir tanesi var; Pıtırcık Tatilde! “Les Vacances du Petit Nicolas” 11 Temmuz’da gösterime girecek. Yaptıkları her işe hayran olduğum Goscinny ve Sempe’nin Petite Nicolas serisini okuyup sevmeyen çocuk var mıdır? Pıtırcık serisinden ilk uyarlamayı 2009’da izlemiştik. Bakalım bu nasıl olacak?

Pıtırcık Tatilde

Pıtırcık serisi ile büyümüş anne-babalara bir süpriz;

Çocuğunuzun Pıtırcık Tatilde filminde kısa bir rolü seslendirmesini ister misiniz?

Efendim olay şu:

Fransız yapımı film Türkiye’de dublajlı olarak gösterilecek. Film yapım şirketi, filmde kısa bir rolde seslendirme yapacak bir kız ve bir erkek çocuğunu izleyiciler arasından seçecek. Pıtırcık Tatilde filminin Facebook sayfası üzerinden bununla ilgili bir yarışma başlatıldı. Yarışmamız, 5-10 yaş arası çocukların ses ya da video kayıtlarının ebeveynleri tarafından Facebook sayfamıza mesaj olarak gönderilmesi şeklinde gerçekleştiriliyor.

Yarışmaya gönderilen videolardan değerlendirilerek seçilecek bir kız ve bir erkek çocuğu, Pıtırcık Tatilde filminde kısa birer rolü dublaj yapma hakkını kazanacak. Yarışma 11 Haziran 2014 tarihine kadar sürecek, değerlendirme sonrası kayıtlar, 14-15 Haziran tarihinde İstanbul’daki Melodika Stüdyoları’nda gerçekleştirilecek.

İlgili Facebook sayfasına buradan, Twitter hesabına buradan ulaşabilirsiniz. Bol şans!

İpek Süer

internette çocuk kitapları

kitapçıya gitmek, kitaplara dokunmak, kitap kokusunu hissetmek en sevdiğim şeylerin başında gelse de, vakitsizlikten ve bebek arabasıyla girememekten(!) çok fazla gidemez oldum. şüphesiz ki oğlum kitapları yırtmadan, incitmeden bakmaya başladığında -ki o aşamaya çok yaklaştık- kitapçı ziyaretlerimiz artacak.

işte size 4 farklı seçenek, 4 kitap sitesi. hem bakmak pratik, hem fiyatlar dükkan fiyatlarından oldukça indirimli. sık takip ederseniz veya mail adresinizi bırakırsanız, %70lere varan kampanyaları da kaçırmamış olursunuz.

başlıklara tıklayarak sayfalara ulaşabilirsiniz.

Kipi

Kipitap 

çocuk kitapçısı kipitap.com
en başarılı ve şirin çocuk kitapları sitesi. web’den alışveriş yapmak istemiyorum diyorsanız, telefonla sipariş de verebilirsiniz. (numarayı vermiyorum, siteyi ziyaret edin!) 75tl üzerine ücretsiz kargo hizmeti de mevcut.
 
maskotumuz kipi’nin blogu da var; http://www.kipitap.com/blog/

Arkadaş Kitabevi

yalnızca kitap değil, film, müzik, oyun ve puzzle bulabilirsiniz. tavsiye etmemin sebebi çocuk kategorisinin kapsamlı ve indirimli oluşu. üstelik 50tl üzerine kargo bedava!

Kitapyurdu

kitapla buluşmanın en kolay yolu.
bu sitede yeni çıkanlar çok sık güncelleniyor. çocuk kitapları kategorisinde 9000den fazla seçenek gözüküyor. diğer sitelerden farklı olarak ikili avantaj sunuyorlar; seçtiğiniz 2 kitabı birlikte aldığınızda ekstra indirim kazanıyorsunuz. 70tl üzerine kargo ücretsiz.

idefix / sabit fikir

Türkiye’nin kütüphanesiyiz diyorlar, haklılar. ülkenin en kapsamlı kitapçısı dersem sanırım yanılmış olmam. en geniş e-kitap koleksiyonuna sahip idefix ve e-kitap projeleri tubitak tarafından da destekleniyor. müzik, film, oyun, elektronik gibi pek çok ürün ve kategori var sayfalarında. çocuk kitap yayınevi ve kitap sayısı çok fazla, ancak zaman zaman bulduğunuz kitap stoklarda olmayabiliyor. kredi kartlarına taksit imkanı ve 150tl üzerine ücretsiz kargo mevcut.

moon secrets / ay sırları

  • işte çok şirin bir interaktif masal uygulası daha. ismini ‘ay sırları‘ diye çevirebilirim sanırım. eminim inceledikten sonra siz de uykudan önce rutininize eklemek isteyeceksiniz.

 

 
oğlumun aydede takıntısı var ve farkında olmadan içinde ‘ay’ geçen kitap ve filmlerden oluşan koleksiyonumuz oluşmaya başladı bile. moon secrets‘ı bu bahaneyle keşfettim.

 

çocukların ilk dünyevi keşiflerinden biri AY. gökyüzünde kocaman bir yuvarlak, karanlıkta parlıyor, imajı her yerde karşılarına çıkıyor. bu hikaye çocukların ayı nasıl gördüklerini çok iyi yakalıyor, rüyamsı anlatımıyla hayal güçlerini zorluyor. illüstrasyonlar çok sevimli ve yumuşak renkli. her zamanki gibi bir yandan dinleyip bir yandan şekillerle oynayabiliyorlar, dokundukça süprizlerle karşılaşabiliyorlar. kahramanımız Luna yönlendiriyor, küçük parmaklar sırları keşfediyor…

 
 
yaş aralığı : 4+ belirtilmiş ama birlikte okuduğunuzda daha küçükler de (1-4yaş) keyif alacaktır. 
  • ücret : $ 0,99 apple store fiyatı
  • boyut: 6.7 mb
  • dili    : ingilizce, almanca, ispanyolca
  • Genera Games © TouchyBooks
 
aşağıdaki linkten ÜCRETSİZ ulaşabilirsiniz.