Etiket arşivi: çocuk oyunları

Kızlarıyla evcilik oynayan babalar

Babasıyla evcilik oynayan bir kız çocuğu muydunuz, top koşturan mı? Yoksa ikisi de mi? Babaların, kızlarıyla oyun oynamaları ile ilgili ilginç bir araştırma düştü önüme. Çok hoş ve ilginç bulduğum için paylaşmak istedim. 

Wake Forest Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre; babalarıyla erken yaşlardan itibaren güçlü bir ilişki içinde olan kızların;

  • Üniversiteden mezun olma ve kariyerlerinde daha yüksek bir konuma gelme ihtimalleri daha yüksektir
  • Özellikle erkeklerle ilişkilerinde, duygusal olarak daha istikrarlı ilişkilere sahip olma olasılıkları daha fazladır
  • Daha yüksek özsaygı ve benlik duygusuna sahip olma olasılıkları daha yüksektir.

İlginç çıkarımlar değil mi? Dahası var! Bizde durum ne derseniz, “evcilik oynayan babalar” var mı ülkemizde?

 Bu araştırmadan yola çıkarak Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden 500 baba ile de anket yapılmış!

Ve sonuçlar şöyle;

Babaların yüzde 84’ü, kızlarına nazik ve cesur olmanın, güzel olmaktan daha önemli olduğunu söylüyor

Babaların yüzde 52’si, kızlarına istedikleri her şey olabileceklerini telkin ediyor.

Babaların yüzde 77’si, kızlarına özgüven telkin etmenin onlara öğretebilecekleri en önemli yaşam derslerinden biri olduğunu düşünüyor

Babaların yüzde 61’i  kızlarına uygulamaya yönelik becerileri öğretmeye çalışıyor.

Oyuncak bebeklerin kızlarının hayal gücünü arttırmaya yardımcı olduğuna inanan babaların üçte ikisi için en önemli şey kızlarının hayal güçlerinin açılmasına izin vermek.

Babalar kız çocuklarının oyunlarına dahil olduklarında, yüzde 85’i bunun, kızlarının özgüven kazanmalarına yardımcı olduğunu ve hayal dünyasında harcanan zamanın gerçek dünyaya yapılan bir yatırım olduğunu biliyor.

Babalarının üçte ikisi kızlarıyla oyun oynamaya daha fazla zaman ayırabilmeyi istediklerini söylüyor.

Hata yapmasına izin vermek, küçük yaşta paranın değerini öğretmek ve onu cesur olmaya teşvik etmek, babaların küçük kızlarına vermeye çalıştıkları diğer ‘yaşam dersleri’ arasında yer alıyor.

Kızı olan 10 babadan dokuzu, kızlarına, güçlü genç kadınlar olmaları için destek olmanın son derece önemli olduğuna inanıyor.

Babam benimle ve erkek kardeşimle çok oyun oynardı. Bebeklerle, Barbie’lerle oynamazdık ama yine de çok oynardık. Bakın sadece kızlarıyla oyun oynayan babaların bilebileciği şeyler nelermiş. Çok şeker!

Sadece kızlarıyla oyun oynayan babaların bilebilecekleri şeyler:

  1. Oyuncak bebeklerle nasıl oynanır
  2. Simler her yere bulaşabilir
  3. Renk koordinasyonu çok önemlidir
  4. Saç nasıl örülür
  5. Kızınız ayaklarınızın üstünde iken nasıl dans edilir
  6. Ona kendisini nasıl özel hissettirirsiniz
  7. Nasıl dans edilir
  8. Kızlar da futbol oynar
  9. Evdeki eşyalardan hangilerinden harika bir popstar mikrofonu olur
  10. Kızlar da kirlenmeyi sever
  11. Yüz boyama nasıl yapılır
  12. Uzun saçtan sakız nasıl çıkarılır
  13. Tahtadan ev nasıl yapılır ve ağaçlara nasıl tırmanılır
  14. Kaykaya nasıl binilir
  15. Parende nasıl atılır
  16. Mükemmel bir topuz nasıl yapılır

Mattel‘in bu çalışması babaları kızları ile oyun oynamaya davet ediyor. Kızlar daha yüksek kariyer ve özgüvene sahip oluyormuş, vesaire. Doğrudur. Fakat hepsi bir yana baba-çocuk birlikte vakit geçirmek gibisi var mı zaten! Telafisi olmayacak yıllar bunlar, haydi babalar oyuna. İster top koşturun birlikte, ister bebekleri uyutun. İnanın sadece kızlarınıza değil hepinize iyi gelecek.

 

Çocuklar için kodlama ve scratch

Çocuklar için kodlama ve scratch için örnekler vermeden önce kodlamanın ne olduğuna ve bugünün çocukları için neden bu kadar önemli olduğuna değinmek lazım diye düşünüyorum.

Kodlama nedir?

‘Kodlama’ (İngilizcesi coding) aslında programlamadır.  Belirli şartlara ve düzene göre yapılması öngörülen işlem sıralamasıdır. Bunu şöyle açabilirim sanırım; bir problem karşısında yapılacak hareketleri ardı ardına dizebilme yeteneğine, öngörüsüne sahip olmak. Demek istediğimi tam olarak aktarabildiysem, şunun önemi de zihninizde canlanmıştır bile;

Çocuklar için kodlama neden önemli?

Neden programlama kurslarına, ‘çocuklar için scratch’, roboting atölyesi etkinliklerine daha sık denk gelir olduk?

Çünkü bence kodlama bugünün çocukları için her kapıyı açabilen bir altın anahtar. Nasıl spor bireylere bir disiplin getiriyorsa, kodlama öğrenmek de düşünme becerilerini geliştiriyor. Bunu sadece bilgisayar/tablet üzerinde çözüm getiren bir olay olarak düşünmeyin; bu beceri, bu algoritmalara yatkınlık, hayatın her anında çocukların ‘çözüme ulaşmasında ‘kilitleri açıyor. İşte zaten tam da bu yüzden ‘maker çocuk’lar artıyor, derdi olan çocuk kendi kendine yetebiliyor, çünkü problemin çözümü tıkır tıkır düşünüyor ve uyguluyor.

Peki neden bizim çocukluğumuzda böyle bir ‘ihtiyaç’ yoktu da şimdi var, derseniz? Aslında kodlama kursları, bilgisayar kursları bizim çocukluğumuzda da elbette vardı (hayır, basic kurslarına giderdim oradan biliyorum) Fakat çevremizdeki tüm bu dijital dünya kısıtlıydı. Şu an ise maddi durumu ne olursa olsun her evde akıllı telefon, tablet, bilgisayar vs. var. Çocukların etrafında bize nazaran inanılmaz derecede çok uyaran var, odaklanma problemleri var, hiper aktiviteye uygun zemin var, otizm var.. Bence (uzman değilim!) çocuklar için kodlama sadece şu 2 sebep için bile önemli:

1- Günümüz çocuklarının tüm dünyası uyaranlarla çevrili : Konsantre olamıyorlar, odaklanamıyorlar, kendilerini bir işe veremiyorlar. “Şunu oradan kaldırır mısın?’ gibi bir cümle örneğin, Neyi? Nereden? Nereye koyayım? Neden ben? gibi uzayabiliyor, hepimiz yaşıyoruzdur.

2- Bugünün çocuklarına her şey önlerine hazır geliyor. Kendilerinin bir çaba sarf etmesi gerekmiyor. ‘Burada yapılmışı var’ kutudan hazır çıkan oyuncaktan, önüne soyulmuş gelen muza kadar her konuda geçerli.

frozen-kodlama

Kodlama öğrenme yaşı kaçtır?

60-72 ay çocukların kodlamayı öğrenebilecek kapasitesi olduğu düşünülüyor. Bu yaş grubu için yazılan çizilen özelliklere bakarsak; 8-10 nesneyi gruplandırabilen, geometrik şekilleri tanıyan ve onları birleştirip yeni şekiller oluşturabilen, eşleştirme/sıralama yapabilen, 10-25 parçalı yap-bozu yapabilen, bir görseldeki objelerin konumlarını ayırt edebilen..

Her çocuğun gelişiminin farklı olduğunu da göz önüne almak gerek. Piyasaya baktığınızda 4+ yaş için usulca da olsa kodlamaya giren tablet oyunları mevcut. Tamamen şahsi fikrim 6+ çocukların kodlama, 8+ çocukların Scratch’e rahatlıkla başlayabileceği yönünde. Bu konuda Minecraft ile ilgili yazdığım yazı da bu linkte.

Scratch nedir?

Scratch, 8-16 yaş arası çocuklar için geliştirilmiş bir programlama dili. MIT’nin öğrenciler için tasarladığı bu programın özelliği görsel dil kullanması. Yani kodlama dendiğinde gözününüzün önüne gelen karmaşık harf öbekleri yerine, burada renkli renkli kutucuklar, anlaşılabilir araçlar var. Scratch’in bir diğer özelliği kullanıcı dostu arayüzü sayesinde,çocukların farklı yazılımlar geliştirebilmesine ve bunları paylaşabilmelerine imkan tanıması.

kodlama-1

Kodlama ve scratch için güvenli uygulamalar:

Evde bilgisayarlar veya tabletten online deneyebileceğiniz, denediğim, güvenli, faydalanabileceğimiz bir kaç link ve uygulama paylaşıyorum. 6 yaşındaki oğlum için iPad’de ScratchJr kullanıyorum :

Çocuklar için Minecraft ile kodalama: https://code.org/mc

Çocuklar için Frozen karakterleri ile kodlama: https://studio.code.org/s/frozen/stage/1/puzzle/1

Çocuklar için StarWars ile kodlama : https://code.org/starwars

Çocuklar için Scratch tablet versiyonu : https://itunes.apple.com/us/app/scratchjr/id895485086?mt=8

8+ Scratch için : https://scratch.mit.edu/

Kodlamada seviyeye geçmek isteyen öğrenciler için Python :  https://www.python.org/

scratch-cocuk

 

 

 

Uludag Teleferik

teleferik-uludag

Bilenler bilir, çocukluğumuzun meşhuur emektar kırmızı teleferiği gitti, yerine modern ve hızlı yeni bir sistem geldi. Bursa’nın yeni teleferiği şu an “dünyanın en uzun teleferiği” konumunda ve Uludağ Teleferik seferleri hakkında merak ettikleriniz burada.

Teleferik’le Uludağ

Bursa’da bir süredir teleferik seferleri yapılamıyor, bilmeden gidenler geri dönmek zorunda kalıyorlardı çünkü 2012’den beri süren yeni teleferik inşaatı devam etmekteydi. 1963’ten beri hizmet veren 50 yıllık emektar teleferiğinin yerine geçen modern kabinler ise 1 yılı aşkın süredir hizmet veriyor.

Teleferik güvenli mi?

Aklıma ilk gelen soru bu oldu. Hem Bursa’nın hem de ülkemizin simgelerinden sayılan teleferiğin yeni halinin inşaatı 19 ay sürmüş ve yüksek teknoloji ve modern tasarım ile Bursa Teleferik AŞ tarafından tamamen yenilenmiş. Halatlı ulaşım sistemini sağlayan firma Leitner Ropeways. Bu firma 1888’den beri aktif ve ülkemizde 12 teleferikte daha imzaları var. Kabin içlerindeki telefon sistemi ile 444 6 345 direk aranabiliyor acil durumlarda. Buna ek olarak dünyada hiç bir teleferikte olmayan bir sistem üzerinde de çalışılıyormuş; görüntülü kayıt sistemi.

Kabin kapıları güvenli mi? Kabin kapıları içeriden açılmıyor, tüm sistem otomatik. Yani seyir esnasında kapı açılması, düşme vs gibi bir olasılık yok.

Teleferikte elektrik kesilirse? Jeneratörler en geç 3 dakika içinde  devreye giriyor.

Teleferik sallanıyor mu? Çok az sallanıyor. Kabin boşsa ve oradan oraya hareket ederseniz sallanır elbette ama normal seyrinde hayır, rahatsızlık verici bir sallantı yok. Zaten kabinler her türlü yağış, rüzgar, tipi koşullarına göre yapılmış. Yine de şiddetli lodosta seferler yavaşlatılıyor veya iptal ediliyor.

Teleferikle seyahat

140 adet 8’er kişilik kabin var. Kabinlerin içinde karşılıklı 2 adet bank bulunuyor. Orta kısım bebek arabası, tekerlekli sandalye vb için yeterli büyüklükte.

Hattın toplam uzunluğu 9km. 12-20 dakika sürüyor Oteller bölgesine ulaşım.

Kabinler 20 saniyede bir geliyor, siz gelen kabine biniyorsunuz. Arzu ederseniz ve kalabalık değilse, 1 kişi dahi tek kabinle gidebilir. Biz anne-baba-çocuk olarak hep tek başımıza çıktık örneğin. Az kişi ile devam etmek mümkün ama kabinlere kesinlikle 8’den fazla yolcu alınmıyor.

Bisiklet ücretli ancak kayak, board vs ile binilebilinir. Ekstra eşya ücreti yok. Piknik sepeti gibi yiyecek içecek taşıma serbest. Yanıcı madde kesinlikle yasak. Kafesi içinde hayvan taşınabiliyor.

4 adet istasyon var ; Kalkış istasyonu Teferrüç, Kadıyayla (1230m), Sarıalan (1635m) ve Oteller (1810m)

Duraklarda inebilir, gezebilir sonra tekrar devam edebilirsiniz. Yalnız biletinizi kaybetmemeniz gerekiyor. Telafisi yok! Aldığınız tek biletle tüm duraklarda in-bin yapabilirsiniz.

Tüm istasyonlarda alışveriş yapılabilecek turistik dükkanlar, cafeler, tuvaletler mevcut. Tuvaletler ücretli ve temiz, çocuklu seyahate uygun. Çay kahve fiyatları ortalamanın üstünde.

İnşaatı devam eden istasyonlarda 2.katlara çıkmak için asansör ve yürüyen merdiven henüz çalışmıyor.

Teleferik 08:00 – 20:00 saatlerinde açık.

Teleferik çocukla seyahate uygun mu?

Şahsi fikrim, evet kesinlikle uygun. Çok keyifli ve eğlenceli. Miniklerin unutamayacağı, anılarında yer edecek bir deneyim olacağı kesin.

Teleferik ücretleri ve ulaşım

Bursa’ya ve dolayısıyla teleferiğe ulaşmanın çok çeşitli alternatifleri var. BURADAN tercih yapabilirsiniz. Özel araçla gidildiğinde ise teleferiğin şehir içinde tek yolu var, Bursa Namazgah Mahallesi içinden geçerek gidilen rotaya buradan ulaşabilirsiniz.

teleferik-ücreti

 

 

ice age oyunu

ice-age-oyunu

Her gün takip edemediğimiz kadar çok uygulama çıkarken arada kaliteli işlere rastlamak zorlaştı.Oğlumu bilmem, benim için tutku oldu bu Buz Devri oyunu. 4 filmin dördüne de bayılan biri olarak oyununda da ayı kaliteyi gördüğüme sevindim.

ice age oyunu

Buz Devri Macerası oyunu, -orjinal adıyla Ice Age Adventures- filmlerinde DE olduğu gibi Sid, Manny, Diego kahramanlarımız. Diğerleri de teker teker gelecekler level’lar ilerledikçe. Oyun çok kaliteli, çok akıcı, takılmıyor etmiyor ve müzikleri güzel. Özellikle seslendirmeler ve espriler çok başarılı, eğlendiriyor. Zaten Ray Romano dahil, seslendirme ekibi neredeyse oyunda da korunmuş. En sevdiğim özellik bu oldu, oyuna ne kadar önem verildiğinin ispatı.

Bu tarz şehir kurmaca oyunları bana o kadar da ‘boş’ gelmiyor; çocuk 3-4 hareket ilersini planlamak durumunda kalıyor. İstediğini alabilmek için kabuk harcamalı >> Hayvanları beslemeli ki, yemiş kazansın, yemişleri kullanmalı ki kabuk toplayabilsin. Uygulama içi satın alımlarla daha çok ‘ada’ açılabiliyor ama para harcamadan da gayet oynamaya imkan tanıyor oyun.ice-age-app

İçinde 3-4 çeşit alt oyun barındırıyor Ice Age. Oyun içersinde hayvanlar veya oyunda faydalı olabilecek parçaların kazanıldığı mini oyunlar, kızakla engellere çarpmadan ilerleme, 3 ve daha parçayı birleştirme gibi bulmacalardan oluşuyor.

Bir tek eleştirim olabilir, adalarda yırtıcı kuşlar var, kaplan Dieogo onlara bir pençe atarak ilerlemek durumunda. Zaten tahminimce sırf bu sebeple ‘hafif şiddet içerir’ ibaresi almış durumda Google Play’den. Kötü karaktersiz macera  olmuyor, ne yapalım…

Ben oyunu çok sevdim. Zaten oğlum da “Bu oyuna bence çok yıldız ver!” diyor, öyle olsun :)

Buz Devri oyununu bu linkten indirebilirsiniz, ücretsizdir. Uygulama içi satın alım seçenekleri var.

 

 

Zıplayan oyun hamuru

zıplayan-oyun-hamuru

İtiraf ediyorum, bizzat elime alıp oynayana kadar ismindeki ‘zıplayan’ sıfatını şirinlik olsun diye konmuş sanıyordum. Yok ama öyle değil, Faber-Castell‘in zıplayan oyun hamuru gerçekten yerinde durmuyor, zıplıyor!

Faber-Castell Zıplayan Oyun Hamuru

Oyun hamurunun çocukların motor gelişimlerine faydalı olduğunu bilmeyen ebeveyn yoktur sanırım. El becerileri gelişirken bir yandan hayal güçlerini kullanıyorlar. Kendi oğlumdan biliyorum; şekillendirirken konstantrasyon süresi artıyor, sessizce işine yoğunlaşıyor.

Bu oyun hamuruna gelince, -yabancı ambalajlarda exstra soft modelling clay diye geçen- Zıplayan oyun hamuru, diğer hamurlardan oldukça farklı. Ben bu hamuru çok sevdim, sebeplerine gelince;

  • Bir kere hafif. Yani kütlece diğer hamurlarla aynı olan miktar, daha hafif. Ve kolayca yoğuruluyor. Yoğuruldukça yumuşuyor. Ne kadar oynanırsa, o kadar yumuşuyor.
  • Dokusu çok farklı. Hamur gibi değil de sanki su dolu bir baloncuk gibi. Elinize yapışmıyor, boyamıyor, iz bırakmıyor.
  • Renkleri çok güzel karışıyor. 2 veya 3 rengi karıştırdığınızda çok çok iyi sonuç alıyorsunuz. Açıkçası bu hamurla çocuktan çok ben oynuyorum, sebebi bir sonraki maddede.
  • Renklerin çok net kaışıyor olması, size 4 renkli hamurla sayısız renk kombinasyonu yapabilmenize imkan tanıyor. Ve bu hamurun en güzel özelliği; kuruduktan sonra çatlamaması ve yaptığınız modelin kuruduktan sonra çatlaksız olarak kuruması bence müthiş bir özellik. faber-castell-oyun-hamuruBen sırf bu yüzden bu hamura bayıldım; biraz el becerim de olduğundan, oğlumun sevdiği karakterlerini bu hamurla modellendiriyorum ve fırınlamadan gerçek minik oyuncaklarımız oluyor. Minionların tüm karakterlerini yaptım diyebilirim. Sırada dinozor serisi projemiz var. Oğlumun yaptığı, bozmaya kıyamadığım hamurları ise hoop, anı çekmecemize saklıyorum.
  • En önemli maddeyi eklemeden yazımı bitiriyormuşum, evet tahmin ettiğiniz gibi hamur kuruduğunda zıplıyor. Top şekli, zar şekli vb verdiğinizde ise baya baya zıplıyor. Cidden çok eğlenceli.
  • 4’lü hamur paket fiyatı 20tl civarında. Faber Castell resmi sitesi ise bu linkte

 

 

Legoland İstanbul

legoland-discovery-center

Legoland Discovery Centre İstanbul’da açıldı!

Dünya’da tam 12 büyük şehirde LEGO® ürünlerinin eğlencesini sergileyen LEGOLAND® Discovery Centre şimdi de İstanbul’da, Forum İstanbul AVM’de açılıyor. Açılış tarihi 30 Temmuz 2015

Lego tema parkı olarak düşünebileceğiniz Lego şehrinde 15 oyun alanı, 2 Lego-ride yani Lego aksiyon treni olacakmış. Türkiye’nin ilk ve tek LEGO® Mağazası da merkezin içinde yer alacak. Meraklıları bilirler, burada yalnızca bildiğimiz standart paketli ürünler değil, mağazaya özel ürünler de oluyor. Sadece çocuklara değil ‘adult’ fanlara da hitap eden setler ve parça satışı oluyor. Pick a Brick sistemi, İstanbul’da açılacak olan Legoland Discovery Centre’da da olacak. Yuppi!

minifigure-tradingLegoland Discovery Centre yıllık üyelik kartı alanlar mağazada tüm alışverişlerde %10 avantaj sahibi olacaklar. Yine Lego fanlarının bileceği gibi, Minifigure takası Legoland’de mümkün olabilecek. Yanınızda getirdiğiniz eksiksiz parçalı minifigürü, ekip üyelerinden birinin yaka kartında göreceğiniz figürle değiştirebilirsiniz. Legoland mağaza ayrıcalıkları:

  • 900’den fazla LEGO seti ve ürünü
  • Her ay favori LEGO setleriniz için özel teklifler
  • LEGOLAND Discovery Centre Yıllık Üyelik Kartı sahiplerine mağazadan yaptıkları alışverişlerde %10 indirim

Legoland Discovery Centre’da neler var?

15 oyun alanı, 2 Lego ride, 4D sinema, mağaza, ve fazlası bizleri bekliyor olacak. Aktivitelerin 3-10 yaş arasına hitap edeceği söylense de, Lego yaş sınırı tanıyan bir oyuncak değil, Legosever ailelelerin tüm bireylerinin keyif alacağını düşünüyorum.

EKSTRA : Her bir oyun bölümünün ayrıntıları için mutlaka buradaki “Legoland’de neler var” yazıma göz atın.

İşte Legoland İstanbul’un haritası:

legoland-neler-var

 

MINILAND : Galata Kulesi, Ayasofya, Boğaz Köprüsü gibi İstanbul’un simgelerinin yanı sıra dünyadan da yapıların sergilendiği bir mini Lego dünya burası.

Lego Fabrikası: Lego profesörü Brick-a-Brack ile plastikten Lego üretiyoruz burada. Düğmeler, çarklar, legolar, burası tam bir fabrika.

Lego yarışçıları, Merlin’in çırağı, Lego Lazer oyunu, 4D sinema, Olivia’nın evi, Duplo kasabası, Yangın akademisi, Legoland’deki bölümlerden bazıları.

 Legoland Discovery Centre İstanbul giriş ücreti ne kadar?

Biletler 4 yaş üstü içim 30tl, 3 yaş altına giriş ücretsiz. Yetişkinler 37,50tl. Yıllık üyeliklerde %10 avantaj sağlanıyor. Grup ve okul gezileri için rezervasyon gerekiyor.

Online alınan yıllık yetişkin giriş ücreti 85tl

Biletinizi online olarak gitmeden önce alırsanız sıra beklemiyor ve küçük fiyat avantajlarından faydalanıyorsunuz. Online bilet için buraya tıklayın.

Legoland'in maskotu olacak zürafaya isim aranıyor
Legoland’in maskotu olacak zürafaya isim aranıyor

Legoland İstanbul nerede?

Forum İstanbul Avm içinde, Bayrampaşa’da yer alıyor.

Kocatepe Mah. Paşa Cad. No: 5/5 Bayrampaşa

Kroki için tıklayın.

Legoland İstanbul ziyaret saatleri

LEGOLAND Discovery Centre Mağazası’nın açık olduğu saatler:

Pazartesi – Pazar: 10.00 – 20.00

Ekstralar:

-İçeri ‘bebek maması vb’ hariç yiyecek içecek sokulmuyor, içerde bir cafe mevcut.

-Doğumgünü ve özel günler için kutlama organizasyonları yapılabiliyor. 

Legoland iletişim için telefon : 212 219 17 06

Legoland Facebook Sayfası için buraya tıklayabilirsiniz.

 

Olimpik Annelerden Olimpik Nesillere!

Olimpik Annelerden Olimpik Nesillere!

Baharın gelmesiyle birlikte oğlumda bir enerij, bir hareketlenmedir gidiyor… Ağaçların tomurcuklanması, tomurcukların patlaması gibi adeta doğanın kanunu, çocuk hareket istiyor!

Şanslıyız ki, okul-ev arasını yürüyerek gidiyoruz ve okul sonrası mutlaka oyun parkında bir süre vakit geçiriyoruz. Ama yetmiyor! Yuva müdiremiz aynı zamanda psikolog, fikrini sorduk; ‘Derhal spora başlatın, tam zamanı’ dedi. Bulut’un kendi psikoloğu da var, ona da danıştık ‘Sporun o kadar faydasını göreceksiniz ki, tüm hayatı düzene girecek, inatlaşmalar bitecek!” dedi. Bu 2 referans anne-baba olarak bizi derhal harekete geçirdi ve tam 5 yaşında olan oğlumuz için ‘yüzme’ye gidebileceği bir spor merkezi bulduk.

Ben kendim de yüzücüydüm. Çocuk yaşlarda başladığım, sonrasında lisanslı olarak devam ettiğim bu sporun hayatıma kattıkları sanırım saymakla bitmez. Oğlum için ‘yüzme’yi seçmemiz biraz bizim yönlendirmemizle oldu şu an için elbette, ama baktık ki zevk almıyor, asla itelemeyiz. Farklı arayışa gireriz. Yeter ki hayatında spor olsun.

Ben çocukken antrenman saatleri beklerdim. Okul çıkışı o gün yüzmem varsa, ayrı bir heyecan duyardım. Takım arkadaşlarımla olan dostluklarım bugün yıllar yıllar geçmesine rağmen devam ediyor. O ‘takım ruhu’ denen şey gerçekten var ve oğlumun bu aidiyet hissini yaşamasını çok isterim.

Spor çocuğa en başta bir disiplin kazandırır. Kurallı hareket etme, kendini tanıma, kendine güvenme ve bununla gelen özgüven! Spor yapmak derken illa ki profesyonel spor hayatına dönüşmesinden bahsetmiyorum. Ancak herhangi bir şekilde, düzenli olarak spor yapan kişide bu artılar zaten doğal olarak gelişiyor. Bunu ben değil, zaten bütün uzmanlar söylüyor.

Paylaşmak, sosyalleşmek, sorumluluk almak, görev bilinci sporla geldiğinde inanın insanın hayatı boyunca devam eden bir yaşam biçimi halini alıyor. “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur” lafı o kadar doğru ki, sağlık için en önemli faktörlerden biri olan ‘hareket’; çocuğu güçlendiriyor, beslenmesinden uykusuna düzene sokuyor.

Ben hep denizle içi içe büyüdüm ama 7-8 yaşlarında bir takıma girdim. Bugün 40 yaşındayım, şimdi de eşimle dalıyoruz, arkdaşlarımızla yelken yapıyoruz, sualtı fotoğrafçılığı yapıyoruz.. Yani o tutku sizi asla bırakmıyor. Yeter ki çocuklarımızı doğru yönlendirelim, zorlayıcı olmadan, seçmelerine imkan vererek istedikleri bir spora başlamaları için destek verelim.

olimpik anneler

Türkiye Spor Kültürü araştırması sonuçlarında her 10 çocuktan sadece 2’sinin spor yaptığını duymak beni şaşırtmadı. Neden mi, çünkü aynı araştırmaya göre 10 anneden 2’si spor yapıyor. İşte bu noktada şapkayı önümüze koyup düşünmek gerek.

Çocuğumu her fırsatta avm yerine dağ bayır, dere tepe gezdiren bir anne olarak “Olimpik Anne” olma yoluna ben gönül koydum. P&G ‘nin başlattığı #OlimpikAnneyim projesini tebrik ediyor ve sonuna kadar destekliyorum. Sağlıklı bir nesil için spor gerçekten şart; bunu okuyan araştıran her anne zaten biliyor diye düşünüyorum.

Projeye destek olmak isterseniz siz de Olimpik Anne olabilir, #OlimpikAnneyim etiketi ile sosyal medyada çocukları ile spor yaptığınız anları paylaşabilir, aldığız her P&G ürünü ile Türkiye’deki tüm çocukların spor yapmasına destek olabilirsiniz

Daha fazla bilgiye www.olimpikanneler.com sitesinden ulaşabilirsiniz.

Fotoğraflar: İpekSüer

Oyna, Dene, Öğren!

demet-akbag-omo

Çocuk oyun oynarken;

Hayal kurar.

Karar verir. Heyecanlanır. Merak eder.

Araştırır. Farklı düşünmeyi dener.

Bedenini zorlar.

İzler. Dener. Yanılır. Çözüm üretir.

Konuşur. İfade eder.

Kaygıları ile baş etmeyi öğrenir.

Dener. Hatırlar.

Paylaşır.

Mutlu olur!

 Özetle çocuğun mutlu olması ve öğrenmesi, keşfetmesi için oyun oynamanın önemi çok büyük! Bunu ben değil, uzmanlar söylüyor.

Omo’nun ‘Hadi Hareketlen‘ projesi kapsamında çok değerli isimlerin olduğu bir söyleşiye davet edildim. Prof.Dr. Yankı Yazgan, Aktif Yaşam Derneği / Mehmet Ali Çalışkan ve ‘deneyimli anne’ değerli oyuncu Demet Akbağ, bize görüşlerini aktardılar. Kendi adıma çok faydalı bulduğum bir etkinlikti ve bilgilerin ne kadar çok kişiye ulaşması gerektiğini, projenin önemini -inanın- hissettim. Aldığım notlardan kendimce en ilgi çekicileri şöyle;

 Türkiye’de yeterli düzeyde aktif olan (fiziksel olarak) kişi yüzdesi %25. Bu sayıyı oluşturan kitle ise mavi yakalılar. Yani diğer bir deyişle; mecburiyetten hareket halindeler!

Çocuk ve Teknolojiipeksuer.com

“Tablet, tv  karşısında geçirilen her dakika, okulda çocuğa dikkat eksikliği olarak geri dönüyor. Ancak bir çocuk, oyununu oynuyorsa, uykusu yemeği her şeyi düzenli ise elbette ‘kontrollü’ şekilde çizgi filmini de izleyebilir, tabletini de oynayabilir. Sınırları çizmek çok önemli” diyor Yankı Yazgan.

Artık teknoloji bizim çocukluğumuzda olduğu gibi lüks değil, ihtiyaç. Hayatımızın vazgeçilmezi olmuş durumda. Bu doğal bir süreç ve çocuklarımız bizim gibi yetişmeyecekler, bunu farkındayız. “Bugünün gözde mesleklerinin neredeyse yarısı, çocuklarımız büyüdüklerinde, bir 20 yıl sonra ‘gözde’ olmayacak, belki hiç olmayacak” diyordu Ufuk Tarhan örneğin.

Anneler, güçlü, ayakları üstünde duran çocuklar istiyor. Fakat en iyi okulları bile yeterli görmüyorlar?

Öğrenme, deneyimle olur. “Özgüven, empati kurabilme, sınırlarını bilme, karşısındakine saygı duyma, asıl bu meziyetleri kazandığında çocuğumuz mutlu olmalıyız. Bu da ‘mecburi’geçirilen oyun saatleri ile değil, çocuğun hayatının tümüne yayılan ‘deneyimsel öğrenme’ ile mümkün.”

Deneyimsel öğrenme nedir?

Prof.Dr. Yankı Yazgan, oyun oynamanın çocuğun günlük rutininde bir kaç saati kapsayan bir aktivite değil, tüm zamanını kapsayan doğal bir etkinlik olması gerekliliğini vurguladı. Çocuk, duyularını kullanarak öğreniyor, kaydediyor, deneyimliyor. Bir çiçeğe dokunmanın verdiği his, buzun soğukluğu, sivri cismin acısı, bir kapağın çevirince açılması gibi çok küçük görünen ayrıntılar, çocuğun hafızasına adeta ‘tag’ler gibi etiketleniyor ve veri bankasında, yani gencecik beyninde bilgiler depolanmaya başlıyor. Ne kadar duyularının hepsini harekete geçiren oyunlar oynarsa, kendini geliştiriyor, öğreniyor, güveni geliyor.

Annelerin %85’i kendi çocuklarıyla kıyasladıklarında, çocukken arkadaşlarıyla daha fazla oyun oynadıklarını söylüyor. % 81’i biz bugünün çocuklarına göre daha fazla deneyimleyerek ve yaparak öğrenirdik diyor.

Merak en güçlü dürtü ve oyun ve merak birleştiğinde, çocuğunuz sizi şaşırtabilir. Bırakın oynasın, kirlensin, döksün, ıslansın. Hepsinin çözümü var ama hızzzla akan zamanda çocukluğun hiç bir dakikası geri gelmeyecek! Kirlenmek güzeldir.

Oyun Kartları ve Omo Şenliği

Aktif Yaşam Derneği’nce hazırlanan ve Prof. Dr. Yankı Yazgan tarafından desteklenen harika bir projesi daha var Omo’nun. Kurgulanmamış oyun olma özellikleri olan 100 adet oyun kartı hazırlanmış. Bunlar dağıtılacak ve anne-babaların elinde örnek oyunlar olmuş olacak. Bunun dışında çocukların ev dışındaki oyun ihtiyaçlarına dikkat çekmek için mayıs ayında Büyük Omo Şenliği etkinliğini düzenlenecek. Tüm bu deneyimleyerek öğrenme farkındalığını artırma çalışmalarına sinema ve tiyatro oyuncusu Demet Akbağ destek vermeye devam edecek.

  yankı-yazgan

 

mehmet-ali-caliskan

 

Son olarak Omo’nun yaptığı araştırmadan ‘teknoloji’ başlığında rakamsal veriler ilginizi çekebilir;  

  • Çocukların ailelerinden istediği şeylerin başında %85 ile bilgisayar geliyor.

  • Ailelerin %64’ü çocuklarına özel bilgisayar, %49’u akıllı telefon ya da tablet sağlamış görünüyor. Öte yandan annelerin %69’u telefon ve tabletin çocukları için zararlı olduğunu düşünüyor.

  • Çocukların %76’sının her gün televizyon izleme izni var. % 70’inde TV izleme süresi günde 2 saatin üstünde. 
(Ailece yapılan ortak etkinliklerin başında yaklaşık %73 ile televizyon izlemek geliyor)

 

 

kidz mondo

Kidz Mondo Trump İstanbul

Çocuğunuzun bir kaç arkadaşı ile dolu dolu bir gün geçirebileceği bir mekanı tanıtmak istedim; KidzMondo. Özellikle arkadaşları ile diyorum, çünkü bu mini şehrin keyfi sanırım en güzel anne baba ile değil, arkadaşlarla çıkar.kidzmondo-logo

Kidz Mondo, Trump Alışveriş Merkezinde

Kidz Mondo çocuklar için, çocuklara göre tasarlanmış bir mini şehir. Günlük hayatta çocukların en çok ilgisini çeken meslekler başta olmak üzere; marketinden cafesine minikler, büyüklerin dünyasını yaşıyor. Çocuklar istedikleri meslekleri seçiyor, seçtikleri meslekle ilgili bölümde 20-30dakika gibi vakit geçiriyorlar. Bu sürede ne oluyor? O mesleğin kostümlerini giyiyorlar, en basit haliyle mesleğin amacını, temelini öğreniyor ve küçük bir uygulama yapıyorlar. Çok klişe bir cümle olacak ama, gerçekten de eğlenme ve öğrenme bir arada diyebilirim.

Tema parkta 40’tan fazla meslek deneyimi var ve katılınan her deneyimde çocuklar sembolik kidzmondo parası kazanıyor ve daha sonra kazandıklarını yine kidzmondo market ve hediyelik dükkanda harcayabiliyorlar.

4-14 yaş arasına hizmet veren tema park kişisel fikrimce en ideal 6+ ziyaretçiler için uygun. Daha minik olanların giremedikleri yer sayısı çok fazla bu da çocuk için sorun olabiliyor.

8-12 yaş aralığındaki çocuklar parka ebeveynsiz girebiliyor ancak ebeveynin bırakıp alması şart. Daha küçükler ebeveynsiz giremezken, 12+ çocuklar ise tek başlarına girip çıkabiliyorlar.

Kidz Mondo Trump Towers İstanbul‘da yer alıyor

kidz mondo

Kidz Mondo giriş ücretleri

Kidz Mondo’da günde 2 seans var, 10:00 – 14:30 ve 15:30 – 20:00 arasında

Hafta İçi
0-1 yaş: ÜCRETSİZ
2-3 yaş: 25 TL *
4-14 yaş: 45 TL
15+ ve yetişkinler : 25 TL

Hafta Sonu ve Tatil günleri (tek seans için)
0-1 yaş: ÜCRETSİZ
2-3 yaş: 30 TL *
4-14 yaş: 55 TL

15+ ve yetişkinler : 30 TL