Etiket arşivi: çocukla etkinlik

Vialand Eğlence Parkı

vaialand-eglence-parki

Yorulmayacağım bunu söylemekten; ‘Şimdi ki çocuklar çok şanslı!’ Yıllar yıllar önce, ben ufacıkken Disneyland Türkiye’ye gelecek denmişti de, aylarca sadece 3-5 fotoğrafından gördüğümüz yerin boş heyecanını yaşamıştık. Bugün ise, blogger anne kontenjanından gittiğim, gitmeseydim bu kadar büyük ve eğlenceli bulacağımı tahmin edemeyeceğim bir eğlence parkı var, Vialand.

Vialand Nerede?

Vialand‘e elbette buradaki yönlendirmelerden ulaşabilirsiniz, ama ben pratiğini söyleyeyim. Eyüp’te yer alan Santral İstanbul’a kadar gelin, tam önünde başlayan mavi mavi VİALAND yönlendirmelerini takip edin. Buradan saonra 4-5 dakika içinde parktasınız. Özel araçla geliyorsanız, otoparka girdiğiniz kapının ennn uzağındaki noktalara park edin. Çünkü tema parkın girişi o tarafta.

vialand-tema-park

Vialand Tema Park

Vialand’ı daha uzaktan gördüğümde -ki ben sadece fotoğraflrda gördüğüm şato ve önünde bir rollercoaster’dan ibaret sanıyordum- büyüklüğü karşısında çok şaşırdım. İyi ki erken gitmiştik, yoksa her şeyi keşfetmenin imkanı yok. Bunu kenara not alın.

Ayrıca büyük, yorucu bir parkur; rahat kıyafetler, çocuk küçükse yedekler, suluklar eksik olmasın. Gerçi büfeler ve yemekçiler var ama hepsi fast-food tarzında, yiyecek içeçek seçenek bu konuda biraz sıkıntılı. Vialand esintili bir tepede yer alıyor, ve baya esiyor; hani şehirde yaz havası olsa bile orası biraz serin olabilir, bu da 2.notum olsun.vialand-sünger-bob

Park çok güzel. Ama plan yapmak şart! Girişte birer harita alın MUTLAKA! Çocuğunuzun yaş ve ilgisine göre önceliklerinizi belirleyin, ondan sonra tura başlayın. Parkın ilk girişinde karşılayan oyun ve parklar daha küçül ziyaretçiler için, 6-8 yaşa kadar gibi. Buranın ismi ‘Oyun Dünyası’ Biz 5 yaşındaki oğlumla bu kısımda Sünger Bob 4d filmine, Küçük Madenciler trenine, Cesur sürücüler ve Minik kaşifler tüneline girdik. Hepsine bayıldık. Sünger Bob oğlumun, daha sonra gireceğimiz Kaşif Dora filmi benim favorim oldu.

Bir sonraki durak ‘Efsaneler Dünyası’ Burada en çok ilgi çekebilecek saray saltanat kayıkları benzeri kayıklar içinde İstanbul’un fethini canlı canlı yaşatan tüneli tavsiye ederim. İçerisi karanlık ve savaş sergileniyor, hani bebekle girilecek bir yer değil ama çocuklar adeta bir filmin ortasında buluyorlar kendilerini, ürkütücü değil.

‘Macera Dünyası’ ise benim oğlanların favorisi oldu, yani baba-oğulun! Korku tüneli (korkunçtu! benimkiler elbette bayıldı ama çocuklar korkabilir), Safari Tüneli ( bu da bilgisayar oyunu tadındaydı, ben zevk almadım, onlar 2.kez girmek istedi hatta, izin vermedim :) Jet Ski ve demin bahsettiğim 4d Kaşif Dora filmine girdik. Film müthişti. Ortadaki panayır oyunlarını da oynadık biz, halka at oyuncak kazan gibi şeylerde çocuktan çok eşimle ben eğlendik. Bunlar ekstra aksiyonlar, nakit ödeme yapıyorsunuz.

Vialand nefeskesen rollercoaster treni cesaret istiyor
Vialand nefeskesen rollercoaster treni cesaret istiyor

En son Olimpia Sirki’ne biletimiz vardı, 15:00 seansını kaçırdık, saatini 19:00 sanıp baya bir bekledik; 20:00’de başladı, oğlanın uyku saati 20:00 olduğundan kucağımda uyuyakaldı ve çıktık. Ben sirklerden çocukluğumdan beri haz etmem, hiç sevemedim ama ortam güzeldi, insanlar eğleniyordu. Kaldığımız süre içersinde, izlediğimiz sihirbazın yaptığı gösterilere hala aklım ermiş değil, ne kadar klişe olsalar da :) İlgilenirseniz, biletleri ister orada ister önceden Biletix‘ten alabilirsiniz.

Sonuç olarak, yeme içme kısmını biraz pahalı bulduğum, ulaşımı tahminimden çok daha kolay çıkan, tahminimden çok daha büyük ve eğlenceli bir parktı. Tavsiye ederim. Çocuğun boyu 120cm’yi geçiyorsa alternatif daha çok, bunu da gözardı etmeyin.(evet her aletin girişinde cetvelle ölçüyorlar!) Eş dost birlikte giderseniz grup indirimleri var, hem daha eğlenceli olur, bu da benden tavsiye olsun!

Sorunuz olursa seve seve yanıtlarım, yazın ;)

 

 

 

 

Oyna, Dene, Öğren!

demet-akbag-omo

Çocuk oyun oynarken;

Hayal kurar.

Karar verir. Heyecanlanır. Merak eder.

Araştırır. Farklı düşünmeyi dener.

Bedenini zorlar.

İzler. Dener. Yanılır. Çözüm üretir.

Konuşur. İfade eder.

Kaygıları ile baş etmeyi öğrenir.

Dener. Hatırlar.

Paylaşır.

Mutlu olur!

 Özetle çocuğun mutlu olması ve öğrenmesi, keşfetmesi için oyun oynamanın önemi çok büyük! Bunu ben değil, uzmanlar söylüyor.

Omo’nun ‘Hadi Hareketlen‘ projesi kapsamında çok değerli isimlerin olduğu bir söyleşiye davet edildim. Prof.Dr. Yankı Yazgan, Aktif Yaşam Derneği / Mehmet Ali Çalışkan ve ‘deneyimli anne’ değerli oyuncu Demet Akbağ, bize görüşlerini aktardılar. Kendi adıma çok faydalı bulduğum bir etkinlikti ve bilgilerin ne kadar çok kişiye ulaşması gerektiğini, projenin önemini -inanın- hissettim. Aldığım notlardan kendimce en ilgi çekicileri şöyle;

 Türkiye’de yeterli düzeyde aktif olan (fiziksel olarak) kişi yüzdesi %25. Bu sayıyı oluşturan kitle ise mavi yakalılar. Yani diğer bir deyişle; mecburiyetten hareket halindeler!

Çocuk ve Teknolojiipeksuer.com

“Tablet, tv  karşısında geçirilen her dakika, okulda çocuğa dikkat eksikliği olarak geri dönüyor. Ancak bir çocuk, oyununu oynuyorsa, uykusu yemeği her şeyi düzenli ise elbette ‘kontrollü’ şekilde çizgi filmini de izleyebilir, tabletini de oynayabilir. Sınırları çizmek çok önemli” diyor Yankı Yazgan.

Artık teknoloji bizim çocukluğumuzda olduğu gibi lüks değil, ihtiyaç. Hayatımızın vazgeçilmezi olmuş durumda. Bu doğal bir süreç ve çocuklarımız bizim gibi yetişmeyecekler, bunu farkındayız. “Bugünün gözde mesleklerinin neredeyse yarısı, çocuklarımız büyüdüklerinde, bir 20 yıl sonra ‘gözde’ olmayacak, belki hiç olmayacak” diyordu Ufuk Tarhan örneğin.

Anneler, güçlü, ayakları üstünde duran çocuklar istiyor. Fakat en iyi okulları bile yeterli görmüyorlar?

Öğrenme, deneyimle olur. “Özgüven, empati kurabilme, sınırlarını bilme, karşısındakine saygı duyma, asıl bu meziyetleri kazandığında çocuğumuz mutlu olmalıyız. Bu da ‘mecburi’geçirilen oyun saatleri ile değil, çocuğun hayatının tümüne yayılan ‘deneyimsel öğrenme’ ile mümkün.”

Deneyimsel öğrenme nedir?

Prof.Dr. Yankı Yazgan, oyun oynamanın çocuğun günlük rutininde bir kaç saati kapsayan bir aktivite değil, tüm zamanını kapsayan doğal bir etkinlik olması gerekliliğini vurguladı. Çocuk, duyularını kullanarak öğreniyor, kaydediyor, deneyimliyor. Bir çiçeğe dokunmanın verdiği his, buzun soğukluğu, sivri cismin acısı, bir kapağın çevirince açılması gibi çok küçük görünen ayrıntılar, çocuğun hafızasına adeta ‘tag’ler gibi etiketleniyor ve veri bankasında, yani gencecik beyninde bilgiler depolanmaya başlıyor. Ne kadar duyularının hepsini harekete geçiren oyunlar oynarsa, kendini geliştiriyor, öğreniyor, güveni geliyor.

Annelerin %85’i kendi çocuklarıyla kıyasladıklarında, çocukken arkadaşlarıyla daha fazla oyun oynadıklarını söylüyor. % 81’i biz bugünün çocuklarına göre daha fazla deneyimleyerek ve yaparak öğrenirdik diyor.

Merak en güçlü dürtü ve oyun ve merak birleştiğinde, çocuğunuz sizi şaşırtabilir. Bırakın oynasın, kirlensin, döksün, ıslansın. Hepsinin çözümü var ama hızzzla akan zamanda çocukluğun hiç bir dakikası geri gelmeyecek! Kirlenmek güzeldir.

Oyun Kartları ve Omo Şenliği

Aktif Yaşam Derneği’nce hazırlanan ve Prof. Dr. Yankı Yazgan tarafından desteklenen harika bir projesi daha var Omo’nun. Kurgulanmamış oyun olma özellikleri olan 100 adet oyun kartı hazırlanmış. Bunlar dağıtılacak ve anne-babaların elinde örnek oyunlar olmuş olacak. Bunun dışında çocukların ev dışındaki oyun ihtiyaçlarına dikkat çekmek için mayıs ayında Büyük Omo Şenliği etkinliğini düzenlenecek. Tüm bu deneyimleyerek öğrenme farkındalığını artırma çalışmalarına sinema ve tiyatro oyuncusu Demet Akbağ destek vermeye devam edecek.

  yankı-yazgan

 

mehmet-ali-caliskan

 

Son olarak Omo’nun yaptığı araştırmadan ‘teknoloji’ başlığında rakamsal veriler ilginizi çekebilir;  

  • Çocukların ailelerinden istediği şeylerin başında %85 ile bilgisayar geliyor.

  • Ailelerin %64’ü çocuklarına özel bilgisayar, %49’u akıllı telefon ya da tablet sağlamış görünüyor. Öte yandan annelerin %69’u telefon ve tabletin çocukları için zararlı olduğunu düşünüyor.

  • Çocukların %76’sının her gün televizyon izleme izni var. % 70’inde TV izleme süresi günde 2 saatin üstünde. 
(Ailece yapılan ortak etkinliklerin başında yaklaşık %73 ile televizyon izlemek geliyor)

 

 

Pegasus’tan Müthiş Doğum Günü Sürprizi

pegasus-dogum-gunu

Düşününce biz annelerin hayatta en çok heyecanlandığı ve hiçbir zaman da unutmayacağı (unutmak da istemeyeceği) an, bebeklerimizin doğum anıdır! Doğumda bebeğimin ilk defa ağlarken çıkardığı ses hâlâ kulaklarımda. :)

Doğumdan sonra yüzlerine her baktığımızda bu heyecanın onlarla birlikte hızla büyüdüğünü de hissederiz. Bu yüzdendir ki bebeklerimizin doğum günleri hem onlar hem de bizim için çok önemli! :)

Pegasus bu heyecanımızı görüp yaşadığımız bu mutluluğu daha da artırarak çocuklarımızın doğum günlerini uçaklarında kutlamaya başladı! Hem çocukları hem de bizi çok mutlu ediyor!

Tüm anne babalar bu videoyu izlemeli. :) http://youtu.be/hKi6S_iZxLM

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Faber Castell Yaratıcılık Atölyesi

Bulut İstanbul Oyuncak Müzesinde
Bulut İstanbul Oyuncak Müzesinde

Şubat tatilinin ilk haftasında oğlumla çok keyifli bir davet aldık. Oğlum ve arkadaşları ile hem Oyuncak Müzesi’ni gezecek, hem de Faber-Castell ile pastel boyaların, suluboyaların ve keçeli kalemlerin rengarenk dünyasında ‘Yarattıcık Atölyesi’ne katılacaktık.

Devletşah‘ın daveti ile katıldığımız etkinlikte, minikler masa başında küçük bir ısınma turu yaptıktan sonra, ablalar eşliğinde müzeyi gezdiler. Biz anneler de bir yandan çaylarımızı kahvelerimizi yufumladık, bir yandan Faber-Castell’in ürünlerini dinledik, denedik.

Faber-Castell’in ışıltılı, rengârenk pastel boyalarıyla minik ressamlar birbirinden özel resimlere imza atıyor. Hem pastel hemde suluboya özelliliği taşıyan Aqua pastel boya rahat ve yumuşak kullanımı ile çocukların vazgeçilmezi oluyor.

Eğlenceyi ve yaratıcılığı bir arada sunan değiştirilebilir tablet suluboyanın birbirine geçebilen tabletleri sayesinde resim yapmak daha eğlenceli hale geliyor.

Eğlenceli Keçeli Kalemlerin birbirine bağlanan özel kapakları sayesindeyse yaratıcı maketler yapabilen çocuklar hem eğlence hem boyama keyfini bir arada yaşıyorlar.

Uzmanlar diyor ki, çocuğunuzla birlikte etkinlik planları yaparken; çocukların küçük yaşlardan itibaren sosyalleşmeye başladıklarını unutmayıp, grupların içinde yer alabilecekleri, takım halinde hareket etmenin önemini anlayabilecekleri aktivitelere öncelik tanımayı ihmal etmeyin. Ve ekliyorlar, “Özellikle resim yapmak hem çocukların hayal güçlerini geliştirir hem de dinlenmelerine yardımcı olur” 4 saat kadar süren bu dolu dolu etkinliğin, çocukların zihinsel gelişimine olduğu kadar, sosyalleşmelerine ve yaratıcı düşünceye teşvik edişine şahit oldum. Aktivite alanının yerlerinin Faber-Castell yapışkanlı resim kağıdı ile kaplandığı ve çocukların dinledikleri hikayeyi diledikleri gibi çizdikleri bir bölüm vardı, örneğin şimdi biz evde her hikaye sonrası bu uygulamaya devam ediyoruz. O kadar zevkli ki! Aşağıda ManyakAnne Şebnem’in cimcimesi Irmak, kendinden geçmişken :)

manyak-anne-sebnem

 

Faber-Castell Yaratıcılık Atölyesi

Sene boyunca İstanbul ve Ankara‘daki müzelerde gerçekleşen Faber-Castell “Yaratıcılık Atölyeleri” sömestr tatilinde de ara vermeden devam ediyor. Çocuklar Rahmi M. Koç Müzesi, İstanbul Oyuncak Müzesi, Pera Müzesi, S.Ü Sakıp Sabancı Müzesi ve Ankara Çengelhan Müzesi‘ndeki atölyelere katılarak Faber-Castell ürünleriyle çok farklı tasarımları hayata geçiriyorlar.

baymax and hiro

Big Hero 6 / 6 Süper Kahraman

6-super-kahraman

 16 Ocak’ta vizyona girecek olan 6 Süper Kahraman, Big Hero 6 filmini ön gösterimde izleme şansım oldu. Filmi bir de animesever anneden, benden okuyun.

Big Hero 6

BH6, Marvel’in bir çizgi romanı aslında ve baya aksiyon içeren bir çizgi hikaye. Hikaye Walt Disney Stüdyolarından geçince kararı çok yerinde duygusallık ve komedi de girmiş içine. Sonuçta ortaya komik, bol aksiyonlu bir macera filmi çıkmış, üstelik 3 boyutlu.

Dev cüsseli robot Baymax ile robot dahisi kahramanımız Hiro’nun hikayesini anlatıyor film. Hiro’nun ağabeyi Tadashi, bu kocaman ve sevimli robotu geliştiriyor. Hiro ise bot dövüşlerine katılan, okulu gereksiz bulan bir teenager. Ancak Tadashi, Hiro’yu etkilemeyi başarıyor ve dehasını doğru yola yönlendirebilmesi için yardımcı oluyor. 

Elbette ki başrolde bir dahi çocuk ve onun dahice buluşları olunca, kötülük ve komplolar da gecikmiyor. İçinde bulundukları durumdan çıkabilmek için Hiro ve arkadaşları kostümler geliştirerek birer teknoloji kahramanına dönüşüyorlar. Sonuçta GoGo Tamaga, Wasabi No-Ginger, Honey Lemon ve Fred, Baymax ve Hiro ile birleşince 6 süper kahramanımız doğmuş oluyor.

Filmin ilk yarısı yer yer çok duygusal. Örneğin bir kayıp sahnesi var ve oğlum çok etkilendi ve üzüldü diyebilirim (5yaş) Espriler çok komik, ama yaşı biraz daha büyüklerin anlayabileceği türde. Küçük çocuklar Baymax ile çok eğleniyorlar, büyük cüssesi ve aynı bir çocuk gibi söylenenleri ‘somut’ algılaması, sakarlığı, saflığı acaip sempatik.

Filmin ikinci yarısında ‘annelerin bana hep sorduğu’, vurdu-kırdı diyebileceğim bolca aksiyon var. Küçük çocuklar için göz yorabilecek derecede var. Hatta ben Japon animasyonlarına göndermeler farkettim, sürekli akan arka plan gibi. Bu kadar aksiyona rağmen şiddet yok, bolca ‘şiddete hayır’ mesajları var, hatta açıkça mesaj kaygımız var bile deniyor neredeyse. Film teknik olarak mükemmel. Ben, kendim çok çok sevdim. Robot, aksiyon vs ile çok ilgilenmeyen oğlum Baymax’i sevdi, ona çok güldü.

Bence müthiş bir film olmuş. Filmin yapım aşamasını anlatan bir belgesel izledim, yapılan çalışma ve emek karşısında nutkum tutuldu. Devamı gelir mi bilmiyorum. Gelmese de tadında kalsa keşke, derim. Yönetmenler Don Hall (Winnie the Pooh) ve Chris Williams (Bolt), yapımcı ise  Roy Conli (Karmakarışık). Film, 16 Ocak 2015 tarihinde üç boyutlu olarak vizyona girecek. 5 yaş bir çocuk annesi olarak nacizane fikrim 6+ çocuklara daha uygun olduğu yönünde. Öte yandan filmin dvd’sinin çıkmasını ve koleksiyonumuza katmayı dört gözle bekliyorum!big_hero_6

 

İstanbul Akvaryum Florya

istanbul akvaryum-ipek suer

Davetli olarak ailemle birlikte gittiğim Florya’daki İstanbul Akvaryum, bugüne kadar gezdiğim tüm tematik parklar arasında, gezi güzergahı ve yerleşim olarak farklılığıyla hemen dikkatimi çekti.

Çocukla Haftasonu, İstanbul Akvaryum

Denize ve suya aşık, dalan, suda çekim yapan bir anne olarak öncelikle tema parkları hakkında burada yazdığım görüşümü tekrarlamak isterim. Öte yandan bu gezimizde fark ettik ki 5 yaşındaki oğlumuzun, planktondan balon balığına sayabilmesini, memelilerden omurgasızlara canlı türlerini ayırt edebiliyor oluşunu, bu gezilerimizle bağdaştırmamak da elde değil.yagmur-ormanı

İstanbul Akvaryum’a girer girmez iyot kokusunu alıyorsunuz. Çünkü gezi güzergahı coğrafi konumlara göre ayarlanmış ve Marmara’dan tuzlu sudan başlıyor, İstanbul Boğazındaki canlıları izliyorsunuz. Marmara, Çanakkale, Ege gibi decam eden salonları gezdikçe toplamda 16 ayrı iklimin deniz canlıları ile buluşuyorsunuz. En sonda bir de “Yağmur Ormanı” bölümü var ki.. keşke çok daha geniş olsaymış diyor insan.

Kapıda ücretsiz vestiyer oluşu, içerde 3-4 adet cafe/restaurant olması, bilgilendirme kulaklıklarının ücretsiz veriliyor oluşu benim hoşuma giden özellikleri. Parkurun ortalarında bir batık gemi oyun alanı var, tam da çocuğun ilgisi dağılabilecekken o noktaya varıyor, sonra devam ediyorsunuz. O kısmı da çok beğendiğimizi söyleyeyim, hatta yağmur ormanlarından sonra bir kez daha ‘batık gemi’de oynayıp öyle tamamladık turumuzu.

Sizler de İstanbul Akvaryum Florya’ya  gitmek isterseniz, aşağıda gördüğünüz kuponun çıktısını -kişi sayısı kadar- elinizde bulundurarak %20 indirimle gezebilirsiniz. Unutmayın son geçerlilik tarihi 23Ocak ve elinizde mutlaka bu bilet çıktısının olması gerekiyor. Gezme fırsatınız olursa yorumlarınızı benimle de paylaşın :)

istanbul-akvaryum

İstanbul Akvaryum saatleri

Hafta içi 10:00 – 19:00

Hafta sonu 10:00 – 20:00

İstanbul Akvaryum ulaşım

Aracınızla gidecekseniz, ücretsiz otopark mevcut. 

istanbul-akvaryum-ulasim

 

paddington bear

Ayı Paddington

Çocuk kitapları dünyasında en az Winnie the Pooh kadar ünlü bir ayıcık daha vardır; kafasında kırmızı şapkası, elinde bavulu ile hepimize aşina Ayı Paddington. Paddington ilk uzun metraj sinema filmi ile sinemalarda.ayı paddington

Paddington

Paddington Bear aslında Michael Bond‘un çocuk kitapları serisinin kahramanı. İlk kitap 1958’de Peggy Fortnum ilüstrasyonları ile yayınlanıyor, bunu 20’den çok kitap izliyor. Bugün baktığımızda ise 30 dilde, 70 ayrı isimle basılmış ve 30 milyondan fazla satış yapmış bir klasikten bahsediyoruz.

Filmin hikayesi şöyle; Peru’da ailesiyle mutlu mesut bir hayat süren Ayı Paddington, üzücü bir olay sonrası ailesini ve evini kaybeder ve yıllar yıllar önce anne ve babasının tanıştığı İngiliz bir araştırma görevlisini bulmak üzere Londra’ya yola çıkar. Ayıcık boynunda ‘Lütfen bu ayıya iyi bakınız’ yazan bir not ve başında ailesinden kalan tek yadigar kırmızı şapkası ile kendisini Londra’da garda bulur ve burada daha sonra kendisini ailelerine kabul edecek Brown ailesi ile tanışır.

Film sıcacık, eğlenceli, aynı zamanda duygusal. Filmi izleyen büyüklere de bolca mesaj veriyor. Şehirleşen hayatlarımızda ilişkilerin kopukluğuna, bir selamlaşmanın bile garipsenmesi gibi  ayrıntılarla bol bol ‘iletişimsizliğe’ dokunduruluyor. Kitaplarda daha çok yeri olan, filmde kısa yer alan antika dükkanı sahibi karakterin bir cümlesi ise akılda kalıyor. Kasabadan şehre gelişini anlatırken diyor ki; “Vücudum bu şehre çok hızlı geldi fakat kalbimin de varması uzun zaman aldı.”

Daha çok televizyon yönetmenlikleri ile tanınan Paul King’in çektiği film gerçekten her yaştan çocuğa hitap eden, çok başarılı bir yapım olmuş. Ayıcığın animasyonu, tüyleri, bakışları o kadar başarılı ki, gerçek olmadığını unutuyorsunuz. ‘The story begins here’ yazıyor alternatif afişlerinin birinde, buradan önümüzdeki yıllarda serinin devamının da geleceği sinyalini alıyorum ben.

Oğlum Paddington’ı çok sevdi, izlerken çok güldü!

Filmi çok sevdim. Mutlaka dvd’sini de alıp koleksiyonumuza eklerim! Filme tek yakıştıramadığım kısım, Paddington’ın dublajı. Eser Yenenler’in sesini hemen ilk dakikada kapıyorsunuz ancak, çok kibar ve düzgün diksiyonlu konuşmasını beklediğim ayıcığın -muhtemelen kasıtlı bir şekilde- fazla doğal konuşmasını ve ses tonunu, ben karaktere oturtamadım.

Farklı olabiliriz ama birlikteyiz

Filmin mesajını ben bu şekilde aldım. Bu hikayede ‘ayı’ olarak resmedilen ‘farklılık’ aslında her hangi bir sıfattan ötürü gelen farklılık olabilir; aile ve arkadaşlar farklılığına rağmen o karakteri koruyor ve en önemlisi çok seviyorlar.

Benden *spoiler* ekstralar; 

Filmde Nicole Kidman da var. Filme bolca gönderme var saymakla bitmez ama kaçırmayacağınız bir tanesi, Kidman’ın Brown’ların evine gizlice girişi. Bu sahne Mission Impossible’da Kidman’ın eski eşi Tom Cruise sahnesinin kopyası.

Filmin ilk 15 dakikasında ayıcığın gardaki sahneleri çok duygusal, ailenin ayıcığa isim verme sahnesinin arkasında ise gerçek bir hikaye yatıyor. Yazar Michael Bond gerçekte, bir yılbaşı gecesi Paddington garında bir oyuncak ayıcık buluyor ve eşine hediye olarak götürüyor. Kafasında yer eden bu ayrıntı 10 yıl içinde şekilleniyor ve Paddington Bear ortaya çıkıyor.

Filmde yüksek sesle kahkaha attığım bir sahne var. Brown’ların çekingen kızı sonunda annesine erkek arkadaşını tanıştırıyor; bu sahnede annenin bastırmaya çalıştığı tepkisi, sanırım izleyen tüm anneleri beni güldürdüğü gibi güldürecek.

 

 

 

 

kidz mondo

Kidz Mondo Trump İstanbul

Çocuğunuzun bir kaç arkadaşı ile dolu dolu bir gün geçirebileceği bir mekanı tanıtmak istedim; KidzMondo. Özellikle arkadaşları ile diyorum, çünkü bu mini şehrin keyfi sanırım en güzel anne baba ile değil, arkadaşlarla çıkar.kidzmondo-logo

Kidz Mondo, Trump Alışveriş Merkezinde

Kidz Mondo çocuklar için, çocuklara göre tasarlanmış bir mini şehir. Günlük hayatta çocukların en çok ilgisini çeken meslekler başta olmak üzere; marketinden cafesine minikler, büyüklerin dünyasını yaşıyor. Çocuklar istedikleri meslekleri seçiyor, seçtikleri meslekle ilgili bölümde 20-30dakika gibi vakit geçiriyorlar. Bu sürede ne oluyor? O mesleğin kostümlerini giyiyorlar, en basit haliyle mesleğin amacını, temelini öğreniyor ve küçük bir uygulama yapıyorlar. Çok klişe bir cümle olacak ama, gerçekten de eğlenme ve öğrenme bir arada diyebilirim.

Tema parkta 40’tan fazla meslek deneyimi var ve katılınan her deneyimde çocuklar sembolik kidzmondo parası kazanıyor ve daha sonra kazandıklarını yine kidzmondo market ve hediyelik dükkanda harcayabiliyorlar.

4-14 yaş arasına hizmet veren tema park kişisel fikrimce en ideal 6+ ziyaretçiler için uygun. Daha minik olanların giremedikleri yer sayısı çok fazla bu da çocuk için sorun olabiliyor.

8-12 yaş aralığındaki çocuklar parka ebeveynsiz girebiliyor ancak ebeveynin bırakıp alması şart. Daha küçükler ebeveynsiz giremezken, 12+ çocuklar ise tek başlarına girip çıkabiliyorlar.

Kidz Mondo Trump Towers İstanbul‘da yer alıyor

kidz mondo

Kidz Mondo giriş ücretleri

Kidz Mondo’da günde 2 seans var, 10:00 – 14:30 ve 15:30 – 20:00 arasında

Hafta İçi
0-1 yaş: ÜCRETSİZ
2-3 yaş: 25 TL *
4-14 yaş: 45 TL
15+ ve yetişkinler : 25 TL

Hafta Sonu ve Tatil günleri (tek seans için)
0-1 yaş: ÜCRETSİZ
2-3 yaş: 30 TL *
4-14 yaş: 55 TL

15+ ve yetişkinler : 30 TL

 

 

Cafe Vagon, Vagon Lokanta

merinos-tren-istasyonu

Tesadüfen öğrendiğim, ilk fırsatta da trenleri çok ama çok seven oğlumla gittiğim bu nefis ortamı anlatmasam olmazdı. Bursa’da eski bir istasyonun restorasyonu ile Osmangazi Belediyesi tarafından 2005 yılında hizmete sokulmuş, yemyeşil ve tarih kokan bir ortam burası.

Merinos tren istasyonu sosyal tesisleri

Tarihi Merinos Tren İstasyonu Sosyal Tesisleri

1891 yılında faaliyete geçmiş bir istasyon olan Merinos İstasyonu, orjinaline sadık kalınarak çok şık ve sıcak bir mekan yaratılmış. Bir adet lokanta, bir adet cafe, ve büyükçe bir organizasyon/davet açık alanı mevcut.

Tesisin kapısından avluya girdiğinizde devasa bir buharlı lokomotif ve bir vagon karşılıyor sizi. Asırlık tarihi miras çınar ağaçlarının altında püfür püfür bir ortam düşünün. Hemen solda Şimendifer Lokantası isimli, klasik Türk mutfağı sunan bir restaurant var. Tertemiz ve her gün 22 çeşit taze yemek çıkıyor. Fiyatlar çok uygun.

Cafe Vagon

Restaurant ve Cafe yanyana zaten. Yemek yemek isterseniz içeri geçiyorsunuz; çay / kahve isterseniz ister bahçede ister ‘vagon’da oturabilirsiniz. Anladığım kadarıyla Bursalılar burayı daha çok düğün/organizasyon mekanı olarak tercih ediyorlar; büyükçe bir yeşil alanı var. Ancak Bursa dışından gelindiğinde ortam çok huzurlu ve ferah geliyor. Hizmet güzel, fiyatlar çok uygun, yemekler çok iyi, cafe kısmı ise -ihtiyacı karşılayacak kadar- yani bir Türk kahvesi, bir demli çay içmeden kalkılmaz bu muhteşem ağaçların gölgesinden.

Biz ailecek çok sevdik. Oğlum ayrılmak istemedi desem yeridir. Çocukla gidilir mi, evet gidilir, hatta gidilsin :) Küçük bir tahta kaydırak/oyun köşesi de var ama ben zaten burda herhangi bir çocuğun sıkılacağını sanmıyorum.

Tesisin sayfası ve iletişim bilgilerine buradan ulaşabilirsiniz. Çektiğim fotoğraflarla bitireyim, hazırlıksız yakalandığım için telefonla çektiğimi belirteyim :)

1-20140924_144858

1-20140924_144047

1-20140924_145038

1-20140924_143249

1-20140924_145414

 

bursa soğanlı park

Bursa Zoo Hakkında Her Şey

bursa-zoo-hayvanat-bahcesiBursa Zoo’yu anlatmaya başlamadan önce hayvanat bahçelerinden, sirklerden, yunus parklarından, faytonlardan hatta kuş kafeslerinden, kısacası hayvanları doğal ortamlarından alıp ‘hapsettiğimiz’ hiçbir davranış ve ortamdan haz etmediğimi belirtmek isterim. Bilmeyenler olabilir diye şunu da ekleyeyim; Hayvanat bahçelerindeki hayvanlar genelde dünyanın çeşitli yerlerindeki hayvanat bahçelerinde ya da hayvan barınaklarında doğmuş hayvanlar ve/ve ya onların yavruları. Tüm bahçelerin anlaşmalı olduğu ‘kardeş’ hayvanat bahçeleri var ve sistem genellikle doğan yeni yavruların değiş tokuşu şeklinde ilerliyor. Bugün artık ‘Afrika’ya gidip, bir fil alıp, bunu bahçemize koyalım’ gibi bir mantık yok yani. Onu görmemiş zenginler yapıyor, ayrı bir konu. Başlayabiliriz.

Bursa Yeşil, Bursa Zoo Yemyeşil!

Bursa Zoo, Soğanlı mevkiinde, benim çocukluğumda Bursa’nın dışında kalan bir ovada kurulu. İstanbul’daki ‘sıkış tepiş’ kafes görüntülerini silin hafızanızdan, burası resmi olarak ülkemizdeki dünya standartlarındaki tek hayvanat bahçesidir; tertemiz, ferah, yemyeşil bir doğa parkı, 206,000m2.  Avrupa Hayvanat Bahçeleri Birliği’ne bağlı parkı açılışından beri (1998) sayısız kez ziyaret etmiş biri olarak söyleyebilirim ki, sürekli iyiye giden, sürekli bakımı yapılan bir park olmasından çok mutluyum. Hayvanat bahçesi bünyesi çalışanları arasında; 1 Ziraat Yük. Mühendisi (Zooteknist), 2 Ziraat Mühendisi (Zooteknist), 3 Veteriner Hekim, 2 Biyolog bulunmaktadır.

Bursa Zoo’da hangi hayvanlar var?

Aslanlar, jaguar, lemur çeşitleri, meerkatlar, zebralar, devekuşları, maymunlar, flamingolar, ayılar, vahşi kuşlar (akbaba, şahin, kartal vb), kümes hayvanları, çiftlik hayvanları (cüce keçiler, koyunlar, inek, eşek, vb), yaban domuzları, develer, lamalar, kangurular, oklu kirpi, kurtlar, sürüngenler, kuşlar, tavşanlar aklıma ilk gelenler.

Bursa Zoo'da Ayılar
Bursa Zoo’da Ayılar

Bursa Zoo bölümleri ve gezi planı

Çok geniş bir alan olduğunu ve vaktiniz dar ise planlı hareket etmeniz gerektiğini belirtmeliyim. 9 gölet, 3000’e yakın ağaç, 3 kafe, 1 çocuk köyü/parkı, sukuşları bölümü, sürüngenler binası, küçük Afrika hayvanları yapıları, yürüyüş yolları ve daha niceleri mevcut. Giriş kapısından sağa dönerek aslanlardan başlarsanız nispeten planlı bir yol izlemiş olursunuz. Sürekli sağa gittiğinizde sırasıyla; aslan, kaplan, jaguar, maymun, lemur alanlarını göreceksiniz. Yol kendiliğinden sizi geriye döndürecek ve Afrika Savanı, yani; zürafalar, devekuşları ve zebralarla burun buruna geleceksiniz. Bunların hemen yanında küçük bir gölette pelikanlar, ördek çeşitleri ve su kaplumbağaları var.

Zürafaları geçip yürüyüş yolundan ayrılmazsanız; ortada bir köy alanı göreceksiniz. Bursa Cumalıkızık köy alanından esinlenen köy meydanında tüm çiflik hayvanlarını görebilir, yalnızca bu noktada hayvanları elleyebilir, besleyebilirsiniz. Kaydıraklı, salıncaklı büyükçe bir çocuk alanı da hemen burada yer alıyor.

Bu meydanın hemen solunda dev bir kafes göreceksiniz. Kafes, yarım küre şeklinde ve içinde tüm kuşlar serbestçe uçuyor, yaşıyor. Yanlış anlaşılmasın, kafesin yapısı çok geniş, kuşlar dilekleri gibi girip çıkabilmelerine rağmen, ayrılmıyorlar. Kürenin altı sukuşları bölümü. Flamingolar da burada. Yapının içindeki tahta gözlem evine çıkın, cıvıltıları dinleyin ve parka tepeden bakın.

Köy alanının sağından devam ederseniz, lamalar, oklukirpi, domuzlar, vahşi kuşlar (burada yavaşça geriye dönmüş oluyorsunuz artık) kurtlar ve ayılar karşınıza çıkacak. Ayıların alanına vardıysanız tekrar karşınızda köy meydanını göreceksiniz. Turu tam tamamladınız, sağdan devam ederek tavşanları geçerek kapıya geliyorsunuz.

Bursa Zoo’da yeme içme

Park girişinde hemen sağda bir çay bahçesi / kafe var. Çay, kahve, soğuk içecekler, gözleme, tost, hamburger, patates kızartması ve hazır paketli ürünler (bisküviler, cipsler, dondurma,vb) satılıyor. Fiyatlar çok uygun, hatta ucuz. Bana sorarsanız gözleme öneririm.

Safari Cafe, Afrika hayvanlarının serbestçe dolaştığı kısmın kenarında. Öyle keyifli bir manzarası var ki, içeriğinin zayıflığının pek önemi yok benim için. Soluklanmak, soğuk bir içecek ve ya kahve içmek isterseniz burayı tercih edin. Önünüzden zebralar geçerken kahvenizi yudumlayın. Menü yok desem yeridir; tost, ayran, çay, soğuk içecekler.. ve yine paketli ürünler.

bursa hayvanat bahçesi
Bursa Zoo’da yavru hayvanların olması, hayvanların huzurunun göstergesi kanımca.

Köy Meydanı. Burada çeşit nispeten daha fazla. Gözleme, yaprak sarma, kahvaltı tabağı, mercimek köfte gibi genellikle günlük değişen lezzetleri, hazırlanmış paketlerde alabilir, hemen yanındaki piknik masalarında yiyebilirsiniz. Çay, kahve, ayran, soğuk içecekler mevcut, tepsi ve self servis ile alabiliyorsunuz.

 

Ekstralar

Okulla ve ya grupça gelmek isterseniz ciddi indirimler var. Ayrıca önceden haber verildiğinde size bir rehber eşlik ediyor. Mikrafonla anlatarak size tüm parkta eşlik ediyor.

Köy meydanında küçük bir satış alanı var. Burada -kalırsa- köy ürünleri satılıyor; erişte, yumurta, salça, yağ gibi.

Giriş kapısında bir hediyelik dükkanı var. Ancak yurt dışı örnekleri gibi buraya özel ürünler değil, sıradan, her yerde görebileceğiniz hayvanlı ürünler (peluş oyuncak, anahtarlık vb) ürünler satıyor.

Eleştirilerim

Tuvalet yalnızca parkın girişinde ve çok yetersiz. Üstelik -kullanıcılara bağlı olarak- kirli. Buranın temizliğinin çok daha sık yapılması, parkın çeşitli noktalarına da tuvalet eklenmesi gerekiyor. Bu standarttaki bir parka yakışmıyor tuvaletler.

Çocuk arabası / engelli parkuru. MALESEF YOK. Yerler yumuşak toprak ve mıcır taşı. Bebek arabası yürütmek tam bir işkence. Çok acil yolun ez azından bir kenarına ve tüm parkı dolaşabilecek şekilde (tahta olabilir) özürlüler ve tekerlekli araçlar için yol yapılmalı. Tekerlekler kesinlikle bu yolda gitmiyor!

Tüm uyarılara ve yazılı yönlendirmelere rağmen hayvanlara yem atanlar, çitlerin arkasına geçenler oluyor. Güvenliğin (hayvanların güvenliğinin!) sağlanması gerek.

Gelenler arzu ettiğinde hayvanat bahçesi haritası her zaman verilemiyor. Bence her ziyaretçiye kesinlikle harita sağlanabilmeli.

Önerilerim;

Parkur yorucu. Hava sıcak ise mutlaka şapka, sinek ilacı, geziye başlamadan önce su alın yanınıza. Evet girişte su satılıyor ama bittiğinde başa dönüp almak yorucu.

Bursa dışından geliyorsanız karnınızı burda doyurmayın :) Parkın hemen yanında Botanik Park ve girişinde restaurantlar var, Bursa’nın klasik lezzetlerine orada doyun derim.

Bence burayı ziyaret etmek için en uygun zaman bahar ayları; Nisan-Mayıs ve Eylül-Ekim. İki dönemde de doğası muhteşem oluyor, fotoğraf çekmek isteyenler için ışık ve görsellik müthiş oluyor.

Alerjik bünyeli iseniz ve/ ve ya çocuğunuz öyle ise tedbirli olun. Çok sayıda çiçek, böcek, ağaç ve malum hayvan çeşitliliği astım ve alerjiye meydan yaratıyor. Dikkatli olmanız gerek. İlaçlarınızı yanınızda bulundurun.

zoo harita

Bursa Zoo giriş ücretleri ve ziyaret saatleri

Yetişkin 3,50tl Çocuk 2,50tl. Grup indirimleri mevcut. (Eylül 2014)

Bahar Sezonu 09:30 – 19:00 Nisan, Mayıs, Eylül, Ekim

Yaz Sezonu  09:30 – 19:00 Haziran, Temmuz, Ağustos

Kış Sezonu 09:30 – 17:00 Kasım, Aralık, Ocak, Şubat

Bursa Zoo Ulaşım

Bursa içinde Bursa Zoo için tebelalı yönlendirmeler mevcut. İstanbul yönünden gelecek olanlar, Yalova yolu üzerinden hiç ayrılmadan Bursa’ya girin, sağda önce İkea’yı ve az sonra Özdilek binasını geçer geçmez sağa İzmir yönüne sapmalısınız. Bu kavşakta Botanik Park tabelası mevcuttur. Saptıktan kısa bir süre sonra yolun sağında karşınıza dev bir zürafa çıkacak, kaçırmanız imkansız :) Ankara – İnegöl yönünden gelenler ‘Soğanlı’ ve ‘Botanik Park’ levhalarını, İzmir yönünden gelenler ‘İstanbul’ ve sonrasında ‘Bursa Zoo’ tabelalarını takip etmeli.

bursa_zoo_harita

*Hayvan fotoğrafları bana aittir. izinsiz kullanılamaz. İPEK SÜER.

 

çocukla etkinlik

Ahşap tren yolu boyama

Harika bir açık hava etkinliği fikrim var size; ahşap boyama. Bizim tahtalar bizimkinin ilgi alanına göreydi ama tahta konusunda seçenekler sonsuz!

Yazılarımı takip edenler bilirler, benim oğlumun aşırı derecede tren aşkı var. O şimdi 4,5 yaşında ve neredeyse 3 yıldır onun için tren ve tren yolu topluyoruz. Evimiz Moda’da olduğu için sık sık Kadıköy çarşıya iner, sahafları ve antikacıları dolaşırız. Sırf keyif için. Geçenlerde bir antikacıda tam da Bulut’un sevdiği tren istasyonundan bulduk, onu alınca satıcı bize bir torba dolusu tahta yol hediye etti. Yollar tahta olduğu için taş gibi sağlam. Ancak daha önce oynayan çocuk üzerlerini karalamış, boyamış. Yine de kıyıp atamadık.

Haftasonu koca bir çanta yaptım. Akrilik boyalar, su kabı, fırçalar, bolca gazete kağıdı, tutkal, bir torba ince kum ve hepimize yetecek kadar fırça. Gazetleri serdik, çok az su kullanarak kalınca sürdük boyaları raylara. Bulut bu işe bayıldı. En güzel raylar gri ve kahverengiler oldu. Bize göre renkler yakışmasa da Bulut her renk ray istedi ve boyadı. Kırmızılarda yangın varmış, sarılar inşaatmış, maviler denizin üstündeymiş, falan filan :)

Dayımın inanılmaz güzel Marklin rayları vardı çocukluğumda. Onların pütür pütür dokusunu hatıladığım için yanımıza tutkal ve ince kum da almıştım. Temiz bir fırçayla raylara tutkal sürdük; gazete kağıdına döktüğümüz kuma ters olarak yapıştırdık rayları. Kumlar tutkala yapıştı ve pütür pütür raylarımız da oldu. Rayların olukları yüzünden yolu tıkanmıyor, merak etmeyin.

Ben bu tekniği eve dönünce abarttım, kahverengi boyadığımız raylara kuru naneler yapıştırdım :)) Kum kadar başarılı olmadı. Kumlar kesinlikle dökülmüyor, onu da söyleyeyim. Güne ait çektiğim fotoğrafları kendim bile çok sevdim. E, en sevdiğim ikili başrolde haliyle…

Siz de, ray olmasa da parkta yeşilliklere yayılıp birşeyler boyamayı deneyin. Acaip dinlendirici ve sakinleştirici. Üstelik sonunda ortada elle tutulur bir eser ve çocuğunuzun anılarına yer edecek bir gün de kalıyor.

açık havada etkinlik
açık havada etkinlik
çocukla ne yapsak
tahta boyama için gerekli malzemeler
baba oğul etkinlik
baba oğul etkinliği oldu bu tam! :-)
çocukla etkinlik
öpülesi minik eller

tahta tren

Pıtırcık Tatilde

Tatil filmleri arasında heyecanla beklediğim bir tanesi var; Pıtırcık Tatilde! “Les Vacances du Petit Nicolas” 11 Temmuz’da gösterime girecek. Yaptıkları her işe hayran olduğum Goscinny ve Sempe’nin Petite Nicolas serisini okuyup sevmeyen çocuk var mıdır? Pıtırcık serisinden ilk uyarlamayı 2009’da izlemiştik. Bakalım bu nasıl olacak?

Pıtırcık Tatilde

Pıtırcık serisi ile büyümüş anne-babalara bir süpriz;

Çocuğunuzun Pıtırcık Tatilde filminde kısa bir rolü seslendirmesini ister misiniz?

Efendim olay şu:

Fransız yapımı film Türkiye’de dublajlı olarak gösterilecek. Film yapım şirketi, filmde kısa bir rolde seslendirme yapacak bir kız ve bir erkek çocuğunu izleyiciler arasından seçecek. Pıtırcık Tatilde filminin Facebook sayfası üzerinden bununla ilgili bir yarışma başlatıldı. Yarışmamız, 5-10 yaş arası çocukların ses ya da video kayıtlarının ebeveynleri tarafından Facebook sayfamıza mesaj olarak gönderilmesi şeklinde gerçekleştiriliyor.

Yarışmaya gönderilen videolardan değerlendirilerek seçilecek bir kız ve bir erkek çocuğu, Pıtırcık Tatilde filminde kısa birer rolü dublaj yapma hakkını kazanacak. Yarışma 11 Haziran 2014 tarihine kadar sürecek, değerlendirme sonrası kayıtlar, 14-15 Haziran tarihinde İstanbul’daki Melodika Stüdyoları’nda gerçekleştirilecek.

İlgili Facebook sayfasına buradan, Twitter hesabına buradan ulaşabilirsiniz. Bol şans!

İpek Süer

23 Nisan’da ne yapsak?

 

23 Nisan’da nerede ne var, gözüme kestirdiklerimi şöyle bir toparladım. Size uyan hangisi bir bakın bakalım;

Tinker Bell ve Korsan Peri

Nivokido’da Zumba

Dans- drama ve zumba eğitmeni Serkan Ersöz ile zumba

Saat : 13:30 – 14:30  3+ yaş

Yer : Nivokido

Rez: 0216 360 0192 / Ücretsiz

 

 Imaginarim Kukla Tiyatrosu

Saat : 15:00 – 17:00

Yer : Akasya AVM Imaginarium / Ücretsiz

 

HappyNest 23Nisan Partisi

Saat : 14:00 – 18:00

Rez: 0212 257 8585

Yer: HappyNest

Ücret: Anne&çocuk (120tl), Anne&2çocuk (180tl)

 

Tepe Nautilus Dans Şenliği

Çarşamba günü gelen çocuklar, Latin dans kostümleri giyerek, uzman öğretmenlerden dans figürleri öğrenecek. Dans dersleri 15’er kişilik gruplara verilecek ve dersler tüm Tepe Nautilus ziyaretçileri tarafından izlenebilecek. 26 Nisan’da da çocuklar kadar büyüklerin de fenomen karakterlerinden biri haline gelen Garfield’ın kitap, kum boyama, oyuncak ve sanat atölyelerinde çocuklar eğlenerek öğrenmenin tadına varacak.

Yer : Tepe Nautilus /ücretsiz

Saat: gün boyunca süren etkinlikler

 

“Tinker Bell ve Korsan Peri” öngösterim : İZMİR / ANKARA /İSTANBUL

Disney Periler serisinin son filmi Migros’un Disney ile ortak yürüttüğü kampanya sayesinde ücretsiz izlenebilecek. İstanbul, Ankara ve İzmir’deki Migros mağazalarından, MoneyClub kartı ile yapılacak minimum 10tl.lik alışverişler karşılığı 2 kişilik sinema bileti hediye edilecek. (Geçerli ürünler; Honeybana Balparmak, Huggies ve Danone’nin Disney lisanslı ürünleri)

Kasa fişine basılan şifre ile 24 Nisan 2014 saat 12:00’e kadar 444 10 44 Migros Müşteri hizmetlerini aranarak, 26 Nisan Cumartesi saat 11:00’de TinkerBell ve Korsan Peri Özel Gösterim filmine çift kişilik rezervasyon yaptırılabilecektir.

 

Big Chef’s Bu kez çocuklar pişiriyor

 İstanbul’da Marmara Forum AVM, Suadiye, A Plus AVM ve Göktürk şubelerinde buluşacak olan minik şefler, kendilerine ücretsiz olarak sunulacak olan özel çocuk menüleriyle de keyiflerine keyif katacaklar.

Saat: 14:00-17:00

Ücret : 50tl

 

İstanbul Modern 8.Çocuk Şenliği

22-28 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek olan 8. Çocuk Şenliği’ne 3 bin çocuk katılacak. 4-12 yaş grubundaki çocuklara yönelik atölye çalışmaları hafta içi her gün saat 10:00-16:00 arasında, hafta sonu ise 10:00-15:00 arasında yapılacak. 1 hafta boyunca sürecek bu ücretsiz atölyeler 1 saat sürecek.

Çocuklar, ‘geleceği aydınlatan fenerler’ tasarlayacaklar. 1 saatlik her gruba 20 çocuk katılabilecek.

Rez: 0212 334 7341

 

Rahmi Koç Müzesi‘nde Vosvos boyama

Bu yıl 2.si yapılacak olan etkinliğe tüm çocuklar davetli. Klasik Otomobil Klubü desteğiyle, çocuklar Vosvos’u gönüllerince renklendirecekler.

 

Yoga Academy‘den çocuk yogası

23Nisan günü merkezi arayan çocuklara özel bir ders programı hediye ediliyor.

 

Cevahir Avm‘de Hayvanlar alemi

22-23-24 Nisan tarihlerinde düzenlenecek olan etkinlik, 12:00-19:00 saatleri arasında Cevahir’e gelen çocuklar için 2. katta kurulacak. Her yarım saatte bir ise, 30 çocuk aktivite alanına alınacak ve her çocuğa katıldığı programın sertifikası verilecek.

 

İstinye Park‘da Jedi Padawan Atölyesi

23-27 Nisan tarihlerinde, 11:00-19:00 saatlerinde açık olacak etkinlik alanında çocuklar, ışın kılıcı ve lego yapım atölyelerine katılarak kendi Lego karakterlerini ve ışın kılıçlarını yapacaklar. Darth Vader ve Bobba Fett ile tanışacak, Jedi Akademisine katılacak, Jedi olmanın ustalıklarını öğrenecekler.

Çok sevdiğim Arı Maya’yı görünce, Ankara’daki bu etkinliği eklemeden geçemedim;

Arı Maya Ankara’da

Yer: Next Level Avm, podyum kat

Tarih: 19-27Nisan arası

Saat : 12:00 – 18:00 arası, her grup 1 saat sürüyor ve her grupta 35 çocuk yer alacak.

 

küçükçiflik park festivali

23 Nisan Cocuk Festivali

**EDIT: BU ETKİNLİK ORGANİZASYON ŞİRKETİ TARAFINDAN İPTAL EDİLMİŞTİR**

Sizin evde 23 Nisan heyecanı başladı mı? Şahane bir Çocuk Festivali hazırlanmış, Küçükçiftlik Park’ta!

Neler var?

Eğlenceli gösteriler

Çocuklara özel workshoplar

Keremcem konseri

Emir Yargın konseri

Caillou süpriz gösterisi

Filmler, tiyatrolar, animasyonlar

Dans ve ritim atölyeleri

Masal labirenti

Dev masal kitabı

Oyun parkı, oyun alanları

ve daha neler neler…

 Merak etmeyin, festivalde ebeveynler için de özel programlar  var!

 Detaylar için buraya tıklayınız.

küçükçiftlik park festival

Karlar Ülkesi, Frozen

 
Karlar Ülkesi Frozen, 3D
Disney’in son animasyon filmi Karlar Ülkesi, 3d olarak 17.Ocak’ta gösterime giriyor. Filmi, Disney Türkiye’nin davetlisi olarak ön gösterimde izleme şansım oldu. Bu organizasyon için firma yetkililerine ve İnternet Annelerine teşekkür ederek hemen filme geçiyorum;
Frozen/Karlar Ülkesi, 2 ‘prenses’ kız kardeşin öyküsünü anlatıyor. Özel güçleri olan abla Elsa, anne-babasının kararıyla, kendisini ve çevresindekileri koruma amaçlı sarayda  kapalı kapılar ardında büyüyor. Elbette küçük kardeş Anna da bu ‘tutsak’ durumdan nasibini alıyor. 
 
Hikaye aslında Hans Christian Andersen’in ‘Kar Kraliçesi’ masalından uyarlanmış. Evet, tahmin edebileceğiniz gibi bir Disney klasiği olarak prenses kardeşlerin anne-babası bir sefer esnasında vefat ediyor ve kardeşler bir başlarına kaldığında bu esaret durumuna devam edip etmemek konusunda çelişkide kalıyorlar. Buraya kadar anlattıklarım spoiler sayılmaz- fragmanlarda hikayenin bu kadarı zaten gösteriliyor. Hikaye hakkında daha fazla ayrıntıya girmeyeceğim ancak, salondaki minikleri kıkır kıkır güldüren bir kardanadam Olaf ve yine minikleri ürkütenbir kar canavarı karakteri olduğunu hemen başta söylemek isterim.
 
Karlar Kraliçesi Elsa’nın elleriyle yaptığı buz büyüsü diye adlandırabileceğimiz hareketler, feci şekilde tanıdık geldi daha ilk anlarda… Animeleri çok sıkı takip eden biri olarak beni şaşırtan bir benzeşmeydi bu. Nickelodeon’un ileride kült sayılabilecek Avatar isimli çizgi dizisinde de su bükücü ve toprak bükücü olarak adlandırılan 2 güçlü kız karakter vardır. Bu büyü sahneleri, el hareketleri, neredeyse bu iki karakterin sentezlenmiş hali gibi geldi bana. Disney, büyü ve sihir işinde günceli yakalamak istemiş kanımca ve ‘buz bükücü’ bir karakter yaratmış.
Avatar’ın Katara’sı usta bir su bükücü
Frozen’ın Elsa’sının gücü, tıpkı Avatar’ın Katara’sını andırıyor. Bir nevi ‘su bükücü’
 
Buz ve su, filmin daha ilk saniyesinden itibaren şov yapar gibi gözümüze sokuluyor. Bunu iyi anlamda söylüyorum. Element olarak suyun, animasyonda gerçekçi anlatımı çok zor ve hala tam olarak çözülememiş bir mevzu iken, bu film bir nevi Disney’in rakip yapım firmalarına ‘Animasyonda su işini bitirdik’ deyişi diye düşündüm.
 
Bitirmişler gerçekten! Film baştan sona 3D düşünülerek çizilmiş, karlar, buzların oluşumu, renkler ve 3boyut hissi gerçekten müthiş. Elsa’nın kendine buzdan bir saray inşa ettiği birkaç dakika var ki, filmde şahsen en sevdiğim bölüm oldu.
Türkçe düblaj, her zaman ki gibi çok başarılı. Şarkılarda bazen uyum yakalamak adına çok düşük cümleler kurulur, dikkat ettim; bu filmde öyle bir sorun yoktu. Parça sözleri anlamlı ve anlaşılırdı. Karakterlerin ağızları ile senkron sorunu da yaşanmıyordu.
Ölen kral ve kraliçe, yetim kalan 2 prenses, 1 iyi 1 kötü 1 komik 1 de korkunç karakter, hooop Disney casting’i tamamlanıyor. Çok fazla sürpriz yok. Ama filmde çok çok güzel sahneler var. Film 5+ değerlendirilmiş diye söylendi bana, bence 8+ falan olmalı, ya da seçimi siz yapın diyorum.  Film konusunda ayrımcılık yapmak istemem ama kız çocukları daha çok hoşlanır demek durumundayım, benim oğlum sıkılırdı mesela. Şubat tatilinde gidilesi, görülesi, klasik olmaya aday, kaliteli ve başarılı bir film bence Frozen.
-Dikkat. Yazının buradan sonrası bir parça spoiler içeriyor-
Elsa kraliçe olduktan sonra –yani güçlerini kullanmaya başladıktan sonra- aksiyon başlıyor. Elleriyle büyü yapar gibi buzlar yaratması ve (hatta) bunu savunma amaçlı kullanması küçük izleyicileri rahatsız edebilir. Bir de kar canavarı var ki, bu filme hiç yakıştıramadım, adeta ‘Filmde aksiyon az oldu, birşeyler daha ekleyin’ denmiş ve eklenmiş gibi duruyor.
 
Filmin orjinal kadrosu için buraya, Türkçe web sayfası için buraya tıklayabilirsiniz.
 
İpek Süer, Ocak2013

Frozen, Karlar Ülkesi’nde Olaf karakteri gerçekten komik

 

Playdate Turkey’den 29Ekim Etkinliği

her etkinliğini heyecanla bekler olduğum #playdateturkey’in 29Ekim’de gerçekleşen 3. etkinliğinde, farklı bir heyecanı da yaşıyordum. bu seferki etkinlikte, Derya ile hazırladığımız çiçeği burnunda web sitemiz Teknolojik Anneler ile sponsor olarak da yer aldık. katılımcıların her birine özenle seçtiğimiz uygulamalardan hediye ettik.

yine dört dötlük geçen ‘müzik’ temalı bu etkinlik için sevgili Meltem ve ekibini kutluyorum.

kendi çektiğim fotoğraflar bu linkte. şimdi buyrun basın bültenine;

Playdate Turkey anneleri, çocukları ile birlikte 29 Ekim’i  Kids Music Class’ta kutladı.

Çocuklar ve ebeveynler için etkinlikler düzenleyen ilk platform olan ve Hürriyet Aile desteği ile yoluna devam eden Playdate Turkey, 3. etkinliğini Kids Music Class’ta gerçekleştirdi. Çocuklar güneşli bir sabahın keyfini Kids Music Class’ın açık hava oyun bahçesinde çıkardıktan sonra ebeveynleri ile birlikte yaş gruplarına göre müzik sınıflarına girdiler.
 
0-3 yaş grubu çocuklar ritim atölyesinde anneleri ile müzik eşliğinde dans edip, perküsyon müzik enstrümanları ile ritim tutarken 3-6 yaş grubu çocuklar keman, bateri ve piyano derslerinde kendi becerilerini keşfetme şansı buldular. Etiler Müzik Okulu’nun kurucusu Ahu Kahraman Yıldırım küçük bir piyano dinletisi verirken çocukların yüzündeki heyecan görülmeye değerdi.

Aktiviteler sonrasında acıkan çocuklar Etiler Müzik Okulu’nun hazırlamış olduğu lezzetli ikramlarla karşılaştı. Aptamil mamadan, meyveli yoğurtlara kadar her detayın düşünüldüğü öğle yemeği sonrası bahçede Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı mezunu piyano, keman eğitmeni İrge Sezer ile “Müziğin Çocuk Gelişimine Faydası” konulu bir söyleşi yapıldı.
 
Etkinlik sonunda ise çocukları Doğan Egmont Yayıncılık’ın çıkarttığı Klasik Müzik Masalları Serisi’nden CD’li Mozart Kitabı ve Teknolojik Anneler’in Android/iPhone uygulama hediyesinin bulunduğu bir sürpriz hediye çantası bekliyordu.
  
Playdate Turkey günlerine katılmak ve etkinliklerinden haberdar olmak için http://playdateturkey.com ‘dan üyelik formunu doldurabilirsiniz.
 
 

Sosyal medyada Playdate Turkey:

www.facebook.com/PlaydateTurkey
Twitter: @PlaydateTurkey
Instagram: @PlaydateTurkey

hp ile yaratıcılığını keşfet

oğlumla anneler gününü farklı bir etkinlile kutladık ve “hp ile yaratıcılığını keşfet” atolyesine katıldık Bulut’la. istanbul modern‘in aktivite alanı anneler ve çocuklarına özel hazırlanmıştı. yeni nesil “all in one” hp printerlar, bizleri bekliyordu; sayısız seçenek arasından tercih ettiğiniz tasarımla fotoğraflarınızı; takvim, kolaj, poster, davetiye, vb formlarda kullanabiliyorsunuz. 
etkinlikten sonra aileme tahsis edilen HP All in One yazıcıyı, ev ortaminda, daha rahat deneme fırsatım olacak ve sizlerle oğlum ve eşimle yaptıklarımızı ve yorumlarımızı paylaşacağım. işin zor kısmı fotoğraf seçmekte ve karar vermekte, seçenekler sınırsız!
başlamak için sabırsızlanıyorum.

çocuk atölyesi


etkinlik esnasında çektiğim tüm fotoğraflara buradan ulaşabilirsiniz.

ipek süer

#yaraticilikdedigin etkinliği ile ilgili bülteni aynen ekliyorum; 

Anneler ve çocukları 9 Mayıs tarihinde HP Türkiye’nin düzenlediği HP Yaratıcılık Atölyesi’nde yaratıcılıklarını keşfetti. İstanbul Modern’de yapılan etkinlikte anneler çocuklarıyla birlikte HP ENVY x2 hibrit bilgisayarın 8 megapiksel kamerası ile yakaladıkları görüntüleri tek dokunuşta HP Ink Advantage serisi yazıcılara göndererek sonsuza kadar saklayabilecekleri eserlere dönüştürdü. Yaratıcılık filizlenmeye başladığı yaşlarda böylesi faaliyetlerin önemini bilen İstanbul Modern uzmanlarının eşliğinde  Photo Creations yazılımı ile fotoğraf albümü, takvim, tebrik kartı, kutu gibi farklı eserleri tasarladılar. Yalnızca birkaç tuşa basarak anında Walt Disney karakterlerinin maskeleri, boyama sayfaları, bulmacaları gibi farklı tasarım çalışmalarını HP ürünleri ile oluşturan çocuklar hem keyifli hem de eğlenceli bir gün geçirdi.

 Hayallerin renkleri orijinal HP mürekkepleri ile gerçeğe dönüştü 

Maliyetleri artırmadan iki kat fazla sayfa yazdırabilen Deskjet Ink Advantage 5525 e-All-in-One yazıcı ve mobil yazdırma seçenekleri sayesinde Yaratıcılık Atölyesi konukları profesyonel kalitede fotoğraflar, çift taraflı belgeler, takvimler, boyama sayfaları ve çok daha fazlasını kolaylıkla basabildiler. Orijinal HP mürekkeplerinin sunduğu canlı renkler ve lazer kalitesindeki görünümler sayesinde minik zihinlerde oluşan hayaller gerçeğe tam olarak yansıdı.

 Maskeler yüzleri süsledi 

Etkinlikte Hızlı Formlar uygulamasını kullanan anneler ve çocuklar çok sevdikleri Walt Disney karakterlerinin yüzlerini maskelere dönüştürüp yüzlerine taktılar. Photo Creations yazılımı sayesinde fotoğraf albümü, takvim ve tebrik kartı gibi farklı çalışmaları yalnızca birkaç tuşa basarak anında oluşturabilen anneler ve çocukları, birlikte tasarladıkları görüntüleri HP ENVY 23 TouchSmart’ın 23 inç HD ekranında görüntüledikten sonra güçlü performans ve dokunmatik ekran rahatlığını bir arada sunan HP Spectre XT TouchSmart Ultrabook’lara yükledi.