Etiket arşivi: çocuklar için

Akıntıya karşı yüzme teknolojisi SwimLabs

swim labs turkiye
swim labs turkiye

Modern ülkelerde en özendiğim şey, çocukların (ve elbete herkesin!) spor imkanları. Her mahallede bir yüzme havuzu, her parkta bir basket potası, ulaşılabilir tenis kortları, yaşam biçimi haline gelmiş bisiklet kültürü, lüks sınıfına girmeyen kar sporu imkanları, ve benzeri… Yüzmeyi spor olarak yapmış biri olarak en özendiğim imkanlardan biri de kişiye özel performans havuzlarıydı. Akıntıya karşı yüzme teknolojisi diye kabaca anlatabileceğim bu sistem, SwimLabs ile artık Türkiye’de de var.

Swimlabs Yüzme Okulu

Dünyada 300’ü aşkın şubesiyle çocuk spor ve eğlence alanında uluslararası bir marka olan MyGym, Amerika’nın meşhur yüzme okulu SwimLabs’ı ülkemize taşıyan marka oldu. SwimLabs için yüzme okulu demek bence hafif kalır çünkü ister yeni başlayan bir kişi olsun, ister herhangi bir spor dalında profesyonel sporcu olsun, müthiş faydasını görebileceği bir sisteme sahip bu havuzlar.

SwimLabs’deki 3 adet özel dizayn edilmiş havuzda teknolojik imkanlarla donatılmış. ‘Sonsuz yüzme hissi’ diye Türkçeye çevrilen akıntıya karşı yüzmede, hız seviyeleri kişiye özel ayarlanabilir örneğin.

Video analiz sistemi ile koçunuzla stilinizi detaylı inceleyebilir, geliştirebilirsiniz.

Havuzun içindeki aynalar sayesinde kendinizi görerek duruşunuzu düzeltebiliyorsunuz.

Swimlabs çocuklar için uygun mu?

MyGym Akadlar‘da 7 yaşındaki oğlumun katıldığı derslerde ilk dikkatimi çeken havuzun boyutu ve derinliği sayesinde çocuğun kendini güvende hissetmesi.

Bekleme alanına kurulmuş ekranlar sayesinde çocuğunuzu birebir ekrandan izleyebiliyorsunuz.

Akıntı sayesinde çocuk su üstünde kendini daha rahat kalabiliyor ve kendini kontrol edebiliyor.

Yüzme koçu birebir çocukla birlikte havuzun içinde, bu çocuk açısında hem güven verici hem de aldığı dersin performansını arttırıyor kanımca.

Çocuk tek başına ders alabilir veya grup derslerine katılabilir. Grup dersleri maksimum 4 kişilik.

Ortamda çocuk dostu diyebileceğim bir kafeterya da hizmet veriyor.

Bebekler için yüzme dersleri

İsteyen ebeveynler 0-36 aylık bebekleriyle birlikte yüzme derslerine katılabiliyorlar. Ortamın ısısı ve havuz sıcaklığı elbette bebekler için uygun. İzlediğim bebek yüzme dersinde eğitmenin yaklaşımları çok profesyoneldi, kullanılan metaryaller de ilgimi çekti.

Bebeklerle yüzme etkinliğine ebeveynlerden biri de katılıyor. Seans 30 dakika sürüyor. İstenirse grup dersine katılınabilir, en fazla 3 ebeyn ve bebek oluyor o zaman havuzda.

Swimlabs ücretleri ve ders süreleri

Yeni başlayanlar ve 0-36 ay için ders süresi 30 dakika.

Grup dersleri (4 kişi veya ebeveynli katılım ise 3 kişi) 30 dakika.

İleri seviye için antrenman süresi 45 dakika.

İleri seviye özel dersler (3 kişilik grup) 30 dakika.

Her bir grup ve seviye için fiyatlar değişmekte olup, hizmeti alacağınız hafta sayısında göre fiyat avantajı artmakta. 

Örnek olması açısından; 12 haftalık, 30 dakikalık, grup dersi katılımı, tek ders ücreti 130tl ‘ye denk geliyor.

Daha ayrıntılı bilgi için iletişime geçebilirsiniz.

SwimLabs nerede?

Akadlar MyGym’in alt katında yer alıyor.

bilgi@swimlabs.com.tr

02123517727

SwimLabs ulaşım HARİTA

 

 

 

Lego Boost ile kodlama

 

Lego Boost ile Legolar canlanacak!
Lego Boost ile Legolar canlanacak!

Lego Group,  Las Vegas’ta yapılan CES 2017 ‘Tüketici Elektronik Fuarı’nda heyecan verici yeni ürünü tanıttı; Lego Boost. Lego’nun hali hazırda robotik ürünleri vardı ancak ilk izlenimlerime göre Lego Boost, çok daha pratik bir yazılımla daha küçük yaş grubunu hedefliyor.

Lego ile kodlama

lego boost app
Lego Boost geliyor

Lego Boost ile çocuklar tasarladıkları oyuncağa (ya da tasarladıkları her ne ise ona!) hareket ve işlevsellik katabilecekler.

Bilenler bilir, Lego’nun Mindstorms isimli robotik setleri vardı zaten. Bunlar yurt dışında okullarda teknoloji saatlerinde, bilgisayar derslerinde vs kullanılıyorlar. Bizde ise ancak özel atölyelerde bu tarz etkinlikler yapılıyor, ve belki sınırlı sayıdaki özel okulda olabilir tam bilmiyorum. Lego’nun geçen yıl çıkarttığı WeDo 2.0 da örneğin, çocukların canlı modeller ortaya çıkarabildikleri, LEGO parçalarının ve kodlamanın çok güzel bir kombinasyonuydu. Henüz sadece online izlediğim kadarıyla yorum yapıyorum ama, tüm bu ürünlerden sonra Lego Boost bana çok daha ulaşılabilir ve pratik gibi göründü.

Sadece fiyat bazlı demiyorum; bir Mindstorm kiti gördüğünüzde örneğin, elimizde evirip çevirip ‘Bunu alsak yapabilir miyiz ki? Çok mu fazla, çok mu ileri seviyede? gibi endişelerimiz olur. Lego Boost ise, nasıl desem, göz korkutmadı! Bir eğitmen eşliğinde, bir kursa katılarak ya da bir atölyede değil de, evde çocuğun bizzat kendi kendine çözebileceği rahatlıkta görünüyor.

Lego Boost

Lego Boost kutusu aldığınızda içinden standart Lego parçaları dışında motor ve özel parçalar da çıkacak. Hareket sensörlü bu parçalar zaten olayın temelini oluşturuyor. Renkleri ayırt edebilen, çevresindeki nesnelerle arasındaki mesafeyi ölçebilen akıllı tuğlalar ile çocuklar istedikleri, hayal ettikleri ne varsa üretebilecekler!  Üretiklerine hareket katmanın yanı sıra, ses kaydederek ister robotlarını konuşturabilirler, ister araçlarına siren ekleyebilirler. Henüz örselenmemiş, pırıl pırıl beyinlerle ortaya neler çıkabileceğini düşünmek heyecan verici.

İçinde 60 adet kodlama aktivitesi hazır bulunan uygulamayı tablete (veya her hangi bir mobil cihaza) indirerek  kodlamaya başlanıyor. Bu programın da arayüzü son derece basit grafiklerle hazırlanmış. Hatta Lego Duplo tablet oyunlarını andırdı bana. En sade kodlama uygulamalarında gördüğümüz gibi ekrandaki yatay kutucukları sıralamakla başlayan, ve istenilen kombinasyonla zenginleştirilebilecek bir programlama yapabilecekler. Çocuklar çok da sıkıntıya girmeden ekran üzerinde yaptıklarını önlerinde görebilme şansını bulacaklar.

Fiyatının 159.99$ olacağı söylenen ürün, 6 ay sonra yani 2017 başı gibi satışa çıkacak.

lego robots ces 2017
Lego Boost ile kodlama ve robotik

 

Minecraft mod nasıl yüklenir?

Hiçbir şeyden çekmedim şu modlardan çektiğim kadar! İnternette “minecraft’a mod yükleme” konusunu arattıysanız çokça sayfa olduğunu göreceksiniz. Ancak şahsen ben defalarca okuyup bir şey anlayamadan çıktım hep. Kendi takıldığım yerlerden tecrübeliyim, o yüzden çok açıklayıcı yazmaya çalışacağım!

Mod yüklemek ne demek?

Önce ne yaptığımızı anlayalım.. MOD kelimesi ‘modification’ın kısaltmasıdır. Oyuna ‘mod yükleme’ işlemi yaptığınızda oyunu modifiye etmiş olursunuz. Orjinal oyuna 3.şahısların yaptıkları yeni kodları ekleyerek, oyuna yeni özellikler kazandırmış olursunuz. Yükleyeceğiniz modun ne ile ilgili olduğu açıklamasında geçer veya isminden anlaşılır. Örneğin Dinocraft oyuna dinozorları eklerken, minecraft kitchen closets modu mutfak dolapları eklemenizi sağlar, gibi. Bu işlem için ileri derece İngilizce bilgisine gerek yok.

Önemli bir nokta, yükleyeceğiniz modlar orjinal oyunu değiştireceği için (ve oyunun orjinal halini bozmak istemeyeceğimizden) ayrı bir uygulamaya ihtiyaç duyulur. Bilgisayarınıza Forge indirerek bu eklentilerin ayrı bir pakette açılmasını sağlarsınız.

Minecraft mod nasıl yüklenir?

Modlar için olmazsa olmaz 3 nokta; Bilgisayarınızda orjinal Minecraft yüklü olmalı, Java yüklü olmalı ve mod yükleme için gerekli API, MineCraft Forge yüklü olmalı.

-Windows için Minecraft oyununu bu linkten alabilirsiniz. Ücretlidir. Mac ve diğer versiyonlar için bu linke bakabilirsiniz.

-Güvenli bir bilgi işlem ortamında çalışmanızı ve oyun oynamanızı sağlayan JAVA eklentisini bu linkten indirin.


Bilgisayara Forge kurma :

Minecraft versiyonunuz ne ise, aynı versiyona uyumlu Forge’u bu linkten bulun ve indirin.

  • DOWNLOAD’a tıklayın, işlem başladıktan sonra onay istediğinde SAKLA’yı seçin.
  • İndikten sonra dosyayı tıklayarak açın.
  • Gelen pencerede INSTALL CLIENT seçin ve OK’e basın.

Minecraft’ı açın. Yalnız bu kez, her zamanki şekilde giriş yapmıyoruz, sola alt köşedeki kutucuktan FORGE’u seçiyoruz ve PLAY’e tıklıyoruz. Görselde görebilirisiniz; 

mod-indirme

MOD yükledikten sonra artık modlu versiyonu oynamak için hep bu seçimle açacaksınız Mineraft’ı.


Şimdi modlara geçelim;

  • Google’da “minecraft mods” aratarak ilgilendiğiniz modu bulun, güvenli bir sayfa olmasına dikkat edin. Download tuşu genellikle reklam metinlerinde de geçiyor. Buna dikkat edin.
  • DOWNLOAD’a basın ve indirin. Bilgisayar onay isterse SAKLA’yı seçin.
  • İndirdiğiniz dosyayı açın. JAVA ikonlu dosyayı sağ tık ile ‘KOPYALA’yın. Şimdi bu dosyayı Minecraft datalarına ekleyeceğiz. Bunu da şöyle yapacağız,
  • Bilgisayarda sol alt köşedeki arama tuşuna (ÖĞELERİMDE ARA) şunları yazın veya buradan kopyalayın: %appdata% ve çıkan dosyaya tıklayın: 

minecraft mod indirme

 

  • Açılan dosyada .minecraft dosyasını bulun ve tıklayın.
  • Açılan dosyada mods başlıklı dosya var mı? Yok ise ‘YENİDOSYA’ ya tıklayın ve yeni bir dosya oluşturun, adı aynen bu şekilde olacak: mods
  • Şimdi az önce sağ tıklayarak kopyaladığımız mod dosyasını bu yeni oluşturduğumuz mods dosyasına yapıştırıyoruz. Sağ tıklayın ve YAPIŞTIR deyin. İndirdiğiniz mod, artık bu dosyada.
  • Şimdi de başa dönüyoruz. Minecraft’ı başlatın. PLAY tuşuna basmadan önce sol altköşeden FORGE’u seçin. (BKNZ yukarıdaki 1. görsel)

Modlarınız yüklendi. Keyifli maceralar!

Sorunuz varsa yorum olarak bırakabilirsiniz!


Minecraft meraklılarına faydalı olabilecek linkler: 

Minecraft Wiki

Gamepedia 

Minecraftmods

Minecraftdl

 

Çocuklar için kodlama ve scratch

Çocuklar için kodlama ve scratch için örnekler vermeden önce kodlamanın ne olduğuna ve bugünün çocukları için neden bu kadar önemli olduğuna değinmek lazım diye düşünüyorum.

Kodlama nedir?

‘Kodlama’ (İngilizcesi coding) aslında programlamadır.  Belirli şartlara ve düzene göre yapılması öngörülen işlem sıralamasıdır. Bunu şöyle açabilirim sanırım; bir problem karşısında yapılacak hareketleri ardı ardına dizebilme yeteneğine, öngörüsüne sahip olmak. Demek istediğimi tam olarak aktarabildiysem, şunun önemi de zihninizde canlanmıştır bile;

Çocuklar için kodlama neden önemli?

Neden programlama kurslarına, ‘çocuklar için scratch’, roboting atölyesi etkinliklerine daha sık denk gelir olduk?

Çünkü bence kodlama bugünün çocukları için her kapıyı açabilen bir altın anahtar. Nasıl spor bireylere bir disiplin getiriyorsa, kodlama öğrenmek de düşünme becerilerini geliştiriyor. Bunu sadece bilgisayar/tablet üzerinde çözüm getiren bir olay olarak düşünmeyin; bu beceri, bu algoritmalara yatkınlık, hayatın her anında çocukların ‘çözüme ulaşmasında ‘kilitleri açıyor. İşte zaten tam da bu yüzden ‘maker çocuk’lar artıyor, derdi olan çocuk kendi kendine yetebiliyor, çünkü problemin çözümü tıkır tıkır düşünüyor ve uyguluyor.

Peki neden bizim çocukluğumuzda böyle bir ‘ihtiyaç’ yoktu da şimdi var, derseniz? Aslında kodlama kursları, bilgisayar kursları bizim çocukluğumuzda da elbette vardı (hayır, basic kurslarına giderdim oradan biliyorum) Fakat çevremizdeki tüm bu dijital dünya kısıtlıydı. Şu an ise maddi durumu ne olursa olsun her evde akıllı telefon, tablet, bilgisayar vs. var. Çocukların etrafında bize nazaran inanılmaz derecede çok uyaran var, odaklanma problemleri var, hiper aktiviteye uygun zemin var, otizm var.. Bence (uzman değilim!) çocuklar için kodlama sadece şu 2 sebep için bile önemli:

1- Günümüz çocuklarının tüm dünyası uyaranlarla çevrili : Konsantre olamıyorlar, odaklanamıyorlar, kendilerini bir işe veremiyorlar. “Şunu oradan kaldırır mısın?’ gibi bir cümle örneğin, Neyi? Nereden? Nereye koyayım? Neden ben? gibi uzayabiliyor, hepimiz yaşıyoruzdur.

2- Bugünün çocuklarına her şey önlerine hazır geliyor. Kendilerinin bir çaba sarf etmesi gerekmiyor. ‘Burada yapılmışı var’ kutudan hazır çıkan oyuncaktan, önüne soyulmuş gelen muza kadar her konuda geçerli.

frozen-kodlama

Kodlama öğrenme yaşı kaçtır?

60-72 ay çocukların kodlamayı öğrenebilecek kapasitesi olduğu düşünülüyor. Bu yaş grubu için yazılan çizilen özelliklere bakarsak; 8-10 nesneyi gruplandırabilen, geometrik şekilleri tanıyan ve onları birleştirip yeni şekiller oluşturabilen, eşleştirme/sıralama yapabilen, 10-25 parçalı yap-bozu yapabilen, bir görseldeki objelerin konumlarını ayırt edebilen..

Her çocuğun gelişiminin farklı olduğunu da göz önüne almak gerek. Piyasaya baktığınızda 4+ yaş için usulca da olsa kodlamaya giren tablet oyunları mevcut. Tamamen şahsi fikrim 6+ çocukların kodlama, 8+ çocukların Scratch’e rahatlıkla başlayabileceği yönünde. Bu konuda Minecraft ile ilgili yazdığım yazı da bu linkte.

Scratch nedir?

Scratch, 8-16 yaş arası çocuklar için geliştirilmiş bir programlama dili. MIT’nin öğrenciler için tasarladığı bu programın özelliği görsel dil kullanması. Yani kodlama dendiğinde gözününüzün önüne gelen karmaşık harf öbekleri yerine, burada renkli renkli kutucuklar, anlaşılabilir araçlar var. Scratch’in bir diğer özelliği kullanıcı dostu arayüzü sayesinde,çocukların farklı yazılımlar geliştirebilmesine ve bunları paylaşabilmelerine imkan tanıması.

kodlama-1

Kodlama ve scratch için güvenli uygulamalar:

Evde bilgisayarlar veya tabletten online deneyebileceğiniz, denediğim, güvenli, faydalanabileceğimiz bir kaç link ve uygulama paylaşıyorum. 6 yaşındaki oğlum için iPad’de ScratchJr kullanıyorum :

Çocuklar için Minecraft ile kodalama: https://code.org/mc

Çocuklar için Frozen karakterleri ile kodlama: https://studio.code.org/s/frozen/stage/1/puzzle/1

Çocuklar için StarWars ile kodlama : https://code.org/starwars

Çocuklar için Scratch tablet versiyonu : https://itunes.apple.com/us/app/scratchjr/id895485086?mt=8

8+ Scratch için : https://scratch.mit.edu/

Kodlamada seviyeye geçmek isteyen öğrenciler için Python :  https://www.python.org/

scratch-cocuk

 

 

 

Evde yapabileceğiniz 5 eğitici Lego oyunu

Bu blogdaki kaçıncı LEGO yazısı, inanın ben de bilmiyorum. Gerek koleksiyoner olarak, gerek anne olarak Lego o kadar hayatımızın içinde ki, paylaşımlar kaçınılmaz oluyor. Ancak bu seferki biraz farklı, size geçen hafta Lego Education‘ın Türkiye ortağı Teknokta daveti ile katıldığım workshop’tan bahsedeceğim

Eğitici Lego Oyunları

Lego tuğlalarının oyuncaktan daha fazlası olduğu yadsınamaz. Eğitim öncesinde uzunca sohbet imkanı bulduğum Brent Hutcheson, yıllardır eğitimcilerle, öğretmenlerle, çocuklarla çalışıyormuş. Kendisi meslek olarak teknoloji öğretmenliği yapmış daha önce ve uzun yıllardır da Lego parçaları ile eğitimler veriyormuş. Workshop’umuzda özellikle ilkokul öncesi çocukların ilgisini çekebilecek , yaratıcılıklarını geliştirebilecek farklı bakış açıları üzerinde duruldu.

Lego’lar farklıdır çünkü;

Çocuk elinde tuttuğunda bir yanı girintili, diğer yanı çıkıntılı, köşeli, sivri, yuvarlak köşeli, çeşitli parçaları elinde yoklar; her biri farklı boydaki ve renkteki parçalar ellerini, gözlerini ve dolayısıyla beynini fazlasıyla meşgul eder.

Tuğlalar atılıp tutulduğunda yakalamak için tüm parmakların çalışması gerekir, çünkü örneğin bir top gibi yuvarlak değildirler ve  bu da yine sağ ve sol beyin için ekstra çalışma ister. 

Renkler, şekiller, sağ-sol, üst-alt, içinde-dışında, sayılar, artı-eksi işlemlerini öğretmede etkilidir. 

Hafıza işlemlerine olanak tanır. Hafıza öğrenme sürecindeki en önemli faktördür.

Farklı açılarda düşünmeye sevk eden, yaratıcılığı destekleyen bir oyuncaktır.

Lego çocuğun görüş açısını, perspektifini de geliştirmesini sağlar. Yani çocuk tam olarak  önünde duranla oynamaz, sürekli fiziksel olarak hareket halindedir ve el-göz koordisyonu çalışır durumdadır.

“6 duplo tuğlası bir insanın öngörülen perspektif ölçüsüdür, ki dikkat ederseniz bu tam da bir A4 boyutuna eş değerdir. İşte, oyununu bu A4 boyutunun ötesine genişletebilen çocuğun vizyonu gelişir, yaratıcılığı pekişir. Siz de hala önünüze bir defter verildiğinde yan çevirip yazı imzalayanlardansanız, defteri kendi perspektifinize sokmaya çalışanlardansınız!”

 

Evde yapabileceğiniz 5 eğitici Lego Oyunu

lego-duploBasit gibi duran ama kaba motor becerilerini ve bedensel koordinasyonu geliştiren eğlenceli oyunlara örnekler;

1- Lego tuğlalarından (örneğin 6 farklı renkli tuğladan) bir şekil oluşturun. Çocuk yaptığınız şekle 3-5 saniye baksın ve sonra kendi önünde dağınık duran aynı renkteki tuğlalarla yapmayı denesin.

2- Farklı renteki 6 Lego tuğlasından bir şekil yapın. Çocukla sırt sırta verin. Sırayla sözel tarifle aynı şekli ona anlatarak yaptırmaya çalışın. Sonra da o size tarif etsin, siz onun gelişigüzel yaptığı modeli tekrarlamaya çalışın

3- Lego tuğlalarını masaya sıralayın ama her birinin yönü, arkası önü vb farklı olsun. Ve her birine bir fiziksel komut atayın; el çırpma, ayak vurma, kahkaha, ıslık gibi. in. Tuğlaların sırasını değiştirip tanımlı hareketleri hatırlamaya çalışın. Daha zorlaştırmak isterseniz daha hızlı ve/veya daha çok tuğla ile deneyebilirsiniz.

4- 2-3 Lego duplo parçasına ihtiyacınız olacak (2 sıralı standart Legolardan 4 uzunluklu 6 tanesini birleştirerek de duploya yaklaşık boyutlarda tuğla elde edersiniz) Çocukla karşılıklı durun (onun göz hizasına inin) Önce sağ elinizle bir tuğlayı atın, sağ eliyle yakalasın. Sonra sol elden sol ele, sonra soldan sağa, sağdan sola, hatta çapraz atıp çapraz tutma gibi her türlü kombinasyonla yakalama oyunu oynayabilirsiniz. 

5- Lego tuğlalarından örüntü oluşturabilir, ‘Şimdi ne gelecek?’ sorusunu yöneltebilirsiniz. Renkler ve tuğla boyu çeşitliliği arttıkça, problem zorlaşacaktır.

Bunlar gibi pek çok oyunu kendiniz de üretebilirsiniz!  Harfler, sayılar, kuleler inşa edebilir, çok az parça ile hayvanlar yapmayı deneyebilirsiniz. Bulduklarınızı yorum olarak siz de yazın, paylaşayım! “Yeni başlayanlar için Lego” başlıklı yazıma buradan ulaşabilirsiniz. 

Instagram’da #ipekslegos olarak yaptığım paylaşımlardan Brent’in en beğendiği, Bulut’un adamı oldu:

 Bulut’un adamı  meğerse Lego Education’ın en sevdiği oyunların başında geliyormuş; Create a Face!

lego-egitim

Uludag Teleferik

teleferik-uludag

Bilenler bilir, çocukluğumuzun meşhuur emektar kırmızı teleferiği gitti, yerine modern ve hızlı yeni bir sistem geldi. Bursa’nın yeni teleferiği şu an “dünyanın en uzun teleferiği” konumunda ve Uludağ Teleferik seferleri hakkında merak ettikleriniz burada.

Teleferik’le Uludağ

Bursa’da bir süredir teleferik seferleri yapılamıyor, bilmeden gidenler geri dönmek zorunda kalıyorlardı çünkü 2012’den beri süren yeni teleferik inşaatı devam etmekteydi. 1963’ten beri hizmet veren 50 yıllık emektar teleferiğinin yerine geçen modern kabinler ise 1 yılı aşkın süredir hizmet veriyor.

Teleferik güvenli mi?

Aklıma ilk gelen soru bu oldu. Hem Bursa’nın hem de ülkemizin simgelerinden sayılan teleferiğin yeni halinin inşaatı 19 ay sürmüş ve yüksek teknoloji ve modern tasarım ile Bursa Teleferik AŞ tarafından tamamen yenilenmiş. Halatlı ulaşım sistemini sağlayan firma Leitner Ropeways. Bu firma 1888’den beri aktif ve ülkemizde 12 teleferikte daha imzaları var. Kabin içlerindeki telefon sistemi ile 444 6 345 direk aranabiliyor acil durumlarda. Buna ek olarak dünyada hiç bir teleferikte olmayan bir sistem üzerinde de çalışılıyormuş; görüntülü kayıt sistemi.

Kabin kapıları güvenli mi? Kabin kapıları içeriden açılmıyor, tüm sistem otomatik. Yani seyir esnasında kapı açılması, düşme vs gibi bir olasılık yok.

Teleferikte elektrik kesilirse? Jeneratörler en geç 3 dakika içinde  devreye giriyor.

Teleferik sallanıyor mu? Çok az sallanıyor. Kabin boşsa ve oradan oraya hareket ederseniz sallanır elbette ama normal seyrinde hayır, rahatsızlık verici bir sallantı yok. Zaten kabinler her türlü yağış, rüzgar, tipi koşullarına göre yapılmış. Yine de şiddetli lodosta seferler yavaşlatılıyor veya iptal ediliyor.

Teleferikle seyahat

140 adet 8’er kişilik kabin var. Kabinlerin içinde karşılıklı 2 adet bank bulunuyor. Orta kısım bebek arabası, tekerlekli sandalye vb için yeterli büyüklükte.

Hattın toplam uzunluğu 9km. 12-20 dakika sürüyor Oteller bölgesine ulaşım.

Kabinler 20 saniyede bir geliyor, siz gelen kabine biniyorsunuz. Arzu ederseniz ve kalabalık değilse, 1 kişi dahi tek kabinle gidebilir. Biz anne-baba-çocuk olarak hep tek başımıza çıktık örneğin. Az kişi ile devam etmek mümkün ama kabinlere kesinlikle 8’den fazla yolcu alınmıyor.

Bisiklet ücretli ancak kayak, board vs ile binilebilinir. Ekstra eşya ücreti yok. Piknik sepeti gibi yiyecek içecek taşıma serbest. Yanıcı madde kesinlikle yasak. Kafesi içinde hayvan taşınabiliyor.

4 adet istasyon var ; Kalkış istasyonu Teferrüç, Kadıyayla (1230m), Sarıalan (1635m) ve Oteller (1810m)

Duraklarda inebilir, gezebilir sonra tekrar devam edebilirsiniz. Yalnız biletinizi kaybetmemeniz gerekiyor. Telafisi yok! Aldığınız tek biletle tüm duraklarda in-bin yapabilirsiniz.

Tüm istasyonlarda alışveriş yapılabilecek turistik dükkanlar, cafeler, tuvaletler mevcut. Tuvaletler ücretli ve temiz, çocuklu seyahate uygun. Çay kahve fiyatları ortalamanın üstünde.

İnşaatı devam eden istasyonlarda 2.katlara çıkmak için asansör ve yürüyen merdiven henüz çalışmıyor.

Teleferik 08:00 – 20:00 saatlerinde açık.

Teleferik çocukla seyahate uygun mu?

Şahsi fikrim, evet kesinlikle uygun. Çok keyifli ve eğlenceli. Miniklerin unutamayacağı, anılarında yer edecek bir deneyim olacağı kesin.

Teleferik ücretleri ve ulaşım

Bursa’ya ve dolayısıyla teleferiğe ulaşmanın çok çeşitli alternatifleri var. BURADAN tercih yapabilirsiniz. Özel araçla gidildiğinde ise teleferiğin şehir içinde tek yolu var, Bursa Namazgah Mahallesi içinden geçerek gidilen rotaya buradan ulaşabilirsiniz.

teleferik-ücreti

 

 

Buz Devri Maceraları hileler

Buz Devri Maceraları oyununu bu linkte yazmıştım. Şimdi de ipuçları vereceğim.

Hile demek istemiyorum ama ‘cheats’i başka türlü de çeviremiyorum Türkçe’ye. Aşağıdaki ipuçları yalnızca oyunu oynayanların anlayabileceği ayrıntılar içerir! :))

Ice Age Adventures’da ilerlemenizi sağlayacak ipuçları:

  • Kabuk, yemiş, vb biriktirmeye kalkmayın, bol bol harcayın. Bol bol yenisi gelir.
  • Adaları temizlemeden ilerlemeyin. Özellikle hayvanları mutlaka kurtarmaya bakın.
  • Çok sayıda ada açtıysanız, bilin ki sadece son 2 ada ‘temiz’ kalacak. Sık sık son 2 adaya gidip mağaralardan puanları toplayın. En çok kazandıranlar en son açılan adalar, bunu unutmayın.
  • Eşleri birleştirme oyununda kalpleri kurtarmaya odaklanmak yerine, 4’lü 5’li birleştirmeler yapmaya çalışın. Büyük patlamalarla taşlar temizlenecek.
  • 4’lü eşleştirme yaptığınızda bonus taşın üzerindeki çizgilere dikkat edin. Enine ve dikine sıra temizliyorlar, çizgilerin yönüne göre düşünerek tıklayın. 
  • Ada açma oyunlarında bir karakterle oynadığınız eşleşme oyununda, onun logosunu değil, kendi logonuzu aşağı kaydıracaksınız. Mantık olarak tersini düşünebiliyor insan.
  • Video izleyerek bonus kazanabilirsiniz.
  • Ana karadaki ağaçları temizlemek +1 yemiş dışında pek işe yaramıyor. Ama kar topları ve yeşillik öbekleri +20 yemiş  veya fındık veriyor.
  • Tropik adaya ve sonra da volkanik adaya geçebilmek için sürekli adanızı büyütmeniz gerek. Bunun için bol bol kabuk toplayın ve kabuk haznesini büyütün. 
  • Günlük görevlere katılmak çok büyük oranda bonus sağlamıyor. Oyunun kendi içinde daha çok puan toplayabiliyorsunuz.
  • Kaplumbağa ile görevlere çıkın. Çıkmadan önce depoyu fulleyin, yani yemişleriniz tam dolu olsun. Kaplumbağa ile gidilen adalarda normal adalardan daha az yemiş harcanıyor ancak gitmek için zaten yemiş harcıyorsunuz. 
  • Kaplumbağa ile keşiflerde, binmek için ödeyeceğiniz yemiş miktarı her seferinde olmasa da gitgide azalıyor.
  • Sürekli hayvan barınaklarını büyütün (4 hayvanlık), sürekli adanızı genişletin, sürekli yemiş  kabınızı büyütün. Oyun oynadıkça kazandırıyor.
  • Tropik adadaki buz oyunu ilerlediğiniz levellarda çok kabuk kazandırıyor.
  • Sincap ile kayma oyununda ‘büyüme’ bonusunu kaçırmayın, bir süreliğine önünüze geleni kırarak ilerliyorsunuz, dev boyuta geçiyorsunuz

BUZ DEVRİ MACERALARI İNDİR

Bemaddy Çocuk Şehir Rehberi

bemaddy

Okulların kapanmasına çok az kaldı, anne babaların kafasında deli sorular; ne nerede, ne yapsak, nasıl oyalasak, nerelere gitsek… Şehirde olan biteni tek s,tede bir araya getiren şirin bir site işinizi oldukça kolaylaştırıyor; Bemaddy.com

Çocuk Şehir Rehberi Bemaddy

“Çocukla çocuk olan şehir rehberiyiz, çocukları ve hayata çocukça bakmayı seviyoruz” diyorlar sitelerinde. Yazı dili çok samimi, kullanımı ise çok kolay olan sitede, etkinlikler 4 ana kategoride toplanmış;

Gez, İzle, Tat, Dene. İsimlerinden kolayca anlaşılabileceği gibi; sergilerden müzelere, parklardan dondurmacılara, spor etkinliklerinden yeni çıkan bir kitaba kadar her ‘çocukça’ duyuruyu bu kategorilerde bulabilirsiniz.

Videolar bölümü ise farklı ve emek alan bir bölüm olmuş. Burada sıra dışı anne babalarla yapılan ‘Çılgın Röportaj’lar, çocuklara özel lezzetleri eğlenceli dille aktaran ‘Çılgın Şef’in tarifleri, gezi rotalarına çocuk gözüyle bakan ‘Çılgın Keşif’ gezi videoları ve çocuk şarkıları animasyonlarından oluşan ‘Çılgın Animasyon’ başlıkları var.

Bemaddy’nin ayrıca, düzenli olarak yaptığı yaratıcı atölye çalışmaları var. Bu konudaki en güncel gelişmeleri Facebook sayfalarından, haftanın etkinlik haberlerini ise buradan takip edebilirsiniz.

Bir başka yazının konusu olabilecek Bemaddy aplikasyonları için ise bu linke gidebilirsiniz.

Bemaddy web sitesi bemaddy.com

Bemaddy Facebook sayfası için https://www.facebook.com/bemaddypublishing

 

Oyuncak Müzesi İyi ki Doğdun!

İstanbul Oyuncak Müzesi 10 yaşında
İstanbul Oyuncak Müzesi 10 yaşında

Çocuğum henüz 5 yaşında olabilir! Ne mutlu bana ki açıldığı gün dahil defalarca gittiğim, artık oğlumla ziyaret ettiğim İstanbul Oyuncak Müzesi 10 yaşında!

23 Nisan 2005’te açtı kapılarını Sunay Akın’ın Oyuncak Müzesi ilk kez. Şair ve yazar olarak tanıdığımız Sunay Bey, 90’lı yıllarda başlamış oyuncak toplamaya. Kitap ve gösterilerinin telifleriyle, çeşitli koleksiyonerlerden, antikacılardan ve açık arttırmalardan oyuncaklar toplamış. 1700’lere kadar varan oyuncakların sergilendiği tematik müze, aile yadigarı bir köşk aslında. İstanbul’da Göztepe semtinde yer alıyor.

İstanbul Oyuncak Müzesi

Oyuncaklar arasında gezerken, sadece oyuncakları izlemiyorsunuz. Tarihe şahitlik ediyorsunuz. Uygarlık tarihindeki tüm gelişmeler oyuncaklara nasıl yansıyor, bunu çok açık gözlemleyebiliyorsunuz. 1800’lerin sonralarında porselenden olan oyuncaklar, 1900’ler Avrupasınında nasıl ‘teneke’leşiyor… ‘savaş çocukları’nın oyuncaklarını görüyorsunuz, ’69’da aya ayak basıldığında ‘uzay’ın ne kadar popüler olduğunu oyuncaklardan görüyoruz. 80’ler Türkiye’sinin ilk yerli üretim peluşlarını, çizgi filmlerin oyuncak dünyasına yansımasını izliyorsunuz. Bugün gün geçtikçe dijitalleşen oyuncaklar arasında büyüyen çocukların, eskiden bir teli eğerek ‘tel araba’ yapıp ne kadar mutlu olabildiğini öğreniyorsunuz.

‘Bundan bende vardı!’

Koridorlarda en çok bu cümle duyuluyormuş. Bu doğru! 3 kuşak yaptığımız gezilerde, bir odada babam alır sözü, bir diğer odada ben. Sahne tasarım sanatçısı Ayhan Doğan’ın yön verdiği yerleştirme ve dekorasyonun bu etkileşime etkisi tartışılmaz.

Geleceğimiz olan çocuklarımıza, geçmişi bambaşka bir açıdan anlatmak için, ne yapın edin mutlaka yolunuzu İstanbul Oyuncak Müzesi’ne bir düşürün. Web sayfalarından özel sergileri ve etkinlikleri de takip edebilirsiniz. Örneğin yine bizimkiyle katıldığımız Faber Castell Yaratıcılık Atölyesi’ne burada yer vermiştim. Çok keyifli ve uygun fiyatlı (çocuklara 7tl) kesinlikle tavsiye ederim.

Sanırım ben de ciddi bir oyuncak koleksiyoneri sayılabilirim ve bu vesile ile kendilerine 10.yıl özel ayıcığından bana da hediye ettikleri için çok teşekkür ederim!

“İstanbul Oyuncak Müzesi dünyadaki örnekleri arasında önemli bir yere sahip olmuştur. 2012 yılının Kasım ayında İstanbul Oyuncak Müzesi tarafından gerçekleştirilen ve dünyada bir ilk olan TOYCO-2012 İstanbul ( Avrupa Oyuncak ve Çocuk Müzeleri Birliği ) buluşması ilk kez Türkiye’de gerçekleştirilmiştir. Bu sayede İstanbul Oyuncak Müzesi dünyada çocuk ve oyuncak müzeleri birliği kurulması konusunda öncü olmuş, İstanbul’a ‘oyuncak müzelerinin başkenti’ ünvanını kazandırmıştır.”

oyuncak-müzesi

İstanbul Oyuncak Müzesi ulaşım ve ücretler

Ömer Paşa Cad. Dr. Zeki Zeren Sok.No:15 Göztepe/ İstanbul
Telefon: 0216 359 45 50-51
Fax: 0216 363 57 25

Müze Ziyaret Saatleri
Hafta içi: 09.30-18.00
Hafta sonu: 09.30- 19.00

Grup şeklinde müze ziyaret edilmek istendiğinde, müzeyi arayarak rezervasyon yaptırılması gerekmektedir.

Tam giriş ücreti: 10 TL

İndirimli giriş ücreti : 7 TL

 

Kronkiwongi nedir?

kronkiwongi-nedir

Bugünlerde sosyal medyada sıkça denk geleceğiniz bir hashtag var; Kronkiwongi. Evet, Lego aslında, ama neden farklı?

Kronkiwongi nedir?

Kronkiwongi, bir Lego seti değildir, birbirinden bağımsız, bir sete ait olmayan (alakasız gibi görünen de diyebiliriz) parçalardan üretilen her hangi bir ‘şey’dir…  Aslında ne Kronkiwongi’nin tarifi var, ne de ortaya çıkan eserlerin. ‘Eser’ler, çünkü çocuğunuzun hayal gücü ile ortaya çıkacaklar. Yani Kronkiwongi, bir çocuğun hayal edip LEGO ile oluşturacağı herhangi bir alet, edevat, ev, araba, robot, zobot? her şey olabilir..!

Siz de çocuğunuzun paylaşımlarını #Kronkiwongi etiketi ile yapabilir, Lego Türkiye Facebook sayfasını ziyaret edebilirsiniz.

Ciddi koleksiyoneri olduğum benim Lego paylaşımlarımı da, Instagram hesabımda #ipekslegos ile takip edebilirsiniz.

Kronkiwongi yapmak için özel olarak Lego almanız gerekmez, yani zaten elinizde Lego var ise. Sadece, kitapsız, kuralsız, sadece hayal gücüyle keşfetmesine izin verin. Kutuları ve kitapçıkları ortadan kaldırın! Sonra da yaptıklarını anlatmasını isteyin, inanın en keyiflisi bu. :)

kronkiwongi nedir
kronkiwongi nedir

 

Faber Castell Yaratıcılık Atölyesi

Bulut İstanbul Oyuncak Müzesinde
Bulut İstanbul Oyuncak Müzesinde

Şubat tatilinin ilk haftasında oğlumla çok keyifli bir davet aldık. Oğlum ve arkadaşları ile hem Oyuncak Müzesi’ni gezecek, hem de Faber-Castell ile pastel boyaların, suluboyaların ve keçeli kalemlerin rengarenk dünyasında ‘Yarattıcık Atölyesi’ne katılacaktık.

Devletşah‘ın daveti ile katıldığımız etkinlikte, minikler masa başında küçük bir ısınma turu yaptıktan sonra, ablalar eşliğinde müzeyi gezdiler. Biz anneler de bir yandan çaylarımızı kahvelerimizi yufumladık, bir yandan Faber-Castell’in ürünlerini dinledik, denedik.

Faber-Castell’in ışıltılı, rengârenk pastel boyalarıyla minik ressamlar birbirinden özel resimlere imza atıyor. Hem pastel hemde suluboya özelliliği taşıyan Aqua pastel boya rahat ve yumuşak kullanımı ile çocukların vazgeçilmezi oluyor.

Eğlenceyi ve yaratıcılığı bir arada sunan değiştirilebilir tablet suluboyanın birbirine geçebilen tabletleri sayesinde resim yapmak daha eğlenceli hale geliyor.

Eğlenceli Keçeli Kalemlerin birbirine bağlanan özel kapakları sayesindeyse yaratıcı maketler yapabilen çocuklar hem eğlence hem boyama keyfini bir arada yaşıyorlar.

Uzmanlar diyor ki, çocuğunuzla birlikte etkinlik planları yaparken; çocukların küçük yaşlardan itibaren sosyalleşmeye başladıklarını unutmayıp, grupların içinde yer alabilecekleri, takım halinde hareket etmenin önemini anlayabilecekleri aktivitelere öncelik tanımayı ihmal etmeyin. Ve ekliyorlar, “Özellikle resim yapmak hem çocukların hayal güçlerini geliştirir hem de dinlenmelerine yardımcı olur” 4 saat kadar süren bu dolu dolu etkinliğin, çocukların zihinsel gelişimine olduğu kadar, sosyalleşmelerine ve yaratıcı düşünceye teşvik edişine şahit oldum. Aktivite alanının yerlerinin Faber-Castell yapışkanlı resim kağıdı ile kaplandığı ve çocukların dinledikleri hikayeyi diledikleri gibi çizdikleri bir bölüm vardı, örneğin şimdi biz evde her hikaye sonrası bu uygulamaya devam ediyoruz. O kadar zevkli ki! Aşağıda ManyakAnne Şebnem’in cimcimesi Irmak, kendinden geçmişken :)

manyak-anne-sebnem

 

Faber-Castell Yaratıcılık Atölyesi

Sene boyunca İstanbul ve Ankara‘daki müzelerde gerçekleşen Faber-Castell “Yaratıcılık Atölyeleri” sömestr tatilinde de ara vermeden devam ediyor. Çocuklar Rahmi M. Koç Müzesi, İstanbul Oyuncak Müzesi, Pera Müzesi, S.Ü Sakıp Sabancı Müzesi ve Ankara Çengelhan Müzesi‘ndeki atölyelere katılarak Faber-Castell ürünleriyle çok farklı tasarımları hayata geçiriyorlar.