Etiket arşivi: doğum

Süt pompası kullanmak ya da kullanmamak

Bulut 7 Günlük
Bulut 7 Günlük

1 Ekim – 7 Ekim Emzirme haftası olduğundan hafta öncesinde ve içinde onlarca makale okudum. Anne sütünün ve emzirmenin önemini duymayan bilmeyen olduğunu düşünmüyorum. Peki ya emziremeyenler? Sütü az olanlar ya da sadece tercih sebebi ile emzirmek istemeyenler?

Süt pompası kullanmak ya da kullanmamak

Oğlum beklediğimizden 20+ gün erken geldi, 37. haftanın başında sınır prematüre olarak 2,750gr doğdu. Doğum kilosu haftası için fena sayılmazdı, ama ilk 24 saat içinde vücudun suyu atmasıyla 2,450’ye inince hastaneden eve çıkmama izin vermediler. Doğumum sezeryandı, doğuma suyum gelerek ve acil olarak girdim. Doğum sonrası bebeğim kucağıma verildiğinde sütüm vardı, hatta doktorum ‘Oo, çok iyi’ demişti. Bebeğim de anında memeye yapışmış ve emmişti, daha doğrusu ben öyle sanmıştım.ipek-suer

Ancak bebek son hız gr kaybetmeye başlayınca önüme süt pompasını getirdiler ve bu aletle o zaman tanıştım. Bu andan itibaren bebeği mememde tutsam da, daha ikinci günden sütü milim milim sağdığım ve bebek sütü biberondan içti.

Bu 2 gün 2 gece devam etti. Ben emzirdiğimi, emzirebildiğimi sanıyordum ama taa ki 3.gün hemşirem değişip ‘Bebek emmiyor ki!’ diyene kadar! Bebek memeyi tam kavrayamamış, bu kadar basit! Sonrasında hızla artıya geçtik ve kilo kaybetme durduğu anda (en azından sabit kaldı) evimize çıkabildik. Doğum yapalı 5 gün olmuştu, eşimle gidip süt pompası aldık. Evet bebeğim emebildiyordu artık ama, ne kadar emdiğini ne kadar içtiğini cc olarak görmek istiyordum.

Pompanın çok faydasını gördüm. Hiç bir zaman poşetlere doldurup saklayacak kadar sütüm olmadı ama pompa olmasaydı belki 8 ay emziremeyecektim. Sütüm vardı ama bebek çok güçlü emmedi başlarda ve pompa olmasaydı sanırım emzirme sürem de azalırdı, sütüm de. Pompa sayesinde bir sistem oturtabildim kendimce. Her annenin hikayesi farklıdır, benim emzirme hikayem de böyle.

Emzirme araştırması sonuçlarında annelerin pompadan çekincelerini olduğunu görünce şaşırdım. Sonra kendimi düşündüm, hastane odasında önüme hastane tipi kocaman aleti getirmelerini ve şaşkınlığımı düşündüm. Bu yüzden paylaşmak istedim.  Şu maddeleri ben değil uzmanlar söylüyor;

Süt pompası ile;

  • Süt üretimini düzene sokabilir,
  • Eşleri beslenme sürecine dahil edebilir,
  •  Acil durumlar için yedekte anne sütü bulundurabilir
  • Göğüslerde fazla sütten oluşabilecek ağrı ve sızıları geçirebilirsiniz.

Ben de bunlara şu maddeleri ekleyip bitirebilirim; sağdığınız sütler sayesinde, çocuğu aile büyüklerine bırakıp 5 dakika hava almaya çıkabilirsiniz. İlk aylarda bu nasıl bir lükstür anlatamam. Kendini olaydan soyutlamış baba için de elined biberonla bebeği emzirmek çok büyük bir psikolojik rahatlama sağlıyor, kendimizden biliyorum. Tüm bunları geçin; bebeği emzirmek istemiyor olabilirsiniz, ve ya hiç sütünün yoktur/çok sütünüz vardır; sağıp paylaşmak kadar kutsal bir şey düşünemiyorum.

 

 

doğana doğumda kadın hakları

Doğana Nedir?
Doğana Doğumda Kadın Hakları
DOĞANA, Doğumda kadın hakları için çalışan bir dernek. Aralarında doktorlar, ebeler, doulalar, doğum eğitmenleri, yoga eğitmenleri ve anneler var. Anne ve bebeğe saygılı, olumlu doğum deneyimleri için çalışıyor. Vizyonları, tüm kadınların hamilelik, doğum ve lohusalık dönemlerinde, saygılı, aile odaklı ve kanıta dayalı bakıma ulaşabilecek bir Türkiye.

DOĞANA anneye ve bebeğe saygılı doğum deneyimleri konusunda farkındalık yaratmak için kendi yayınladıkları bildirgenin 8 maddesine örnek teşkil eden 8 kadının 8 doğum hikayesini içeren bir kitapçık yayınladı.
DOĞANA yayınladığı bu kitapçık ile hem doğum yapacak kadınlara ilham vermeyi hem de Doğumda Kadın Hakları Bildirisini kadınlara, ailelerine ve sağlık çalışanlarına duyurmayı amaçlıyor. Kitapçıkta yer alan olumlu doğum hikayelerinin hepsi ülkemizde son birkaç sene içerisinde yaşanmış. Hem doğal hem de müdahaleli veya sezaryen doğum örneklerinin yer aldığı kitapçık doğumda kadın haklarını gerçek hikayelerle açıklıyor.
 
DOĞANA DOĞUMDA KADIN HAKLARI DERNEĞİ BİLGİRGESİ
1. Gebelik, doğum ve lohusalık doğal süreçlerdir.
2. Her kadın gebelik öncesi, gebelik, doğum ve lohusalık dönemlerinde yeterli bilgi, eğitim ve kaliteli sağlık hizmeti alma hakkına sahiptir.
3. Doğumun merkezinde kadın vardır. Doğum süresince aktif olabilmelidir.
4. Mahremiyet hakkı gebelik ve doğumun vazgeçilmez parçasıdır.
5. Her gebe doğumun başından sonuna kadar istediği kişilerden kesintisiz destek alabilmelidir. Buna kendi yakınları, ebesi ve doulası (doğum destekçisi) dahildir.
6. Kendisine ve bebeğine yapılacak her türlü tıbbi girişim konusunda kadın doğru ve tarafsız olarak bilgilendirilmelidir. Bu konularda kadının karar hakkına saygı duyulmalıdır.
7. Anne ve bebek bağı doğum sırasında ve sonrasında korunmalı ve desteklenmelidir.
8. Anne ve bebeğe, kamusal alanlarda rahatsız edilmeden, çalışma hayatında ise kısıtlanmadan, özgürce emzirme ve benzeri temel analık ihtiyaçlarını karşılayacak koşullar sağlanmalıdır.
 
Belirtilen kitapçığı dernekten temin edebilirsiniz: dogana@dogumdakadinhaklari.com
*Okuduğunuz yazı destek amaçlı bir ortak paylaşımdır. Doula arkadaşım Esra‘ya sevgilerimle.