Etiket arşivi: oyun terapisi

koruyucu ruh sağlığı merkezi

Ücretsiz Çocuk ve Ergen Psikolojik Desteği

koruyucu ruh sağlığı merkeziÇok fazla kişinin bilmediği, Kadıköy Belediyesi‘nin son 5 yıldır hizmete sunduğu Kadıköy Koruyucu Ruh Sağlığı Merkezinden bahsetmek istiyorum.

6 yaşına yaklaşan oğlumla 30 aylık döneminden beri devam ettiğimiz merkezde aldığımız hizmetten, psikolog ve psikyatr yaklaşımlarından, çocuğa verilen değer ve gösterilen emekten inanılmaz derecede memnunuz ve minnettarız. Üstelik bu hizmeti karşılıksız yani ücretsiz alıyoruz. Peki ‘Koruyucu ruh sağlığı’ nedir ve neler yapılıyor derseniz…

Kadıköy Koruyucu Çocuk Ruh Sağlığı Merkezi

2011’de hizmet vermeye başlayan merkez, 1 yıl öncesine kadar Yeldeğirmeni’nde Rasim Paşa binasında hizmet veriyordu. Daha modern ve yepyeni yapılan bir binaya taşınarak Göztepe Özgürlük Parkı’na yakın bir yere taşındılar. Belirttiğim gibi bu kez yepyeni olan binanın tasarımı da, yerleşimi de küçüklere hitap edecek şekilde. Kapıdan girer girmez minicik sandalyeler, boya kalemleri, kitaplar karşılıyor sizi bekleme alanında. Zaten yeşillikler içinde, nefis bir parkın hemen içinde yer alıyor, dolayısıyla ne girişte ne çıkışta çocuğu irite edebilecek hiç bir unsur bulunmuyor.

Merkezde, Kadıköy’de ikamet edenlere ücretsiz olarak çocuk ve ergen psikiyatrisi ve psikologlardan oluşan uzman ekip eğitim veriyor. 0-6 yaş ağırlıklı hizmet veren ekip, 14 yaşa kadar size ve çocuğunuza yardımcı oluyor.

2 yaş krizi, 5 yaş problemleri, boşanma, taşınma, ayrılık durumları, gelişim gerilikleri, hiper aktivite,  okula başlama, okula adaptasyon, ödev ve sorumluluk güçlükleri, aile içi şiddet, travmalar, uzun süreli hastalıklar sonucu travmalar, bir yakının kaybı, vb benzeri her türlü sorun için başvurabileceğiniz bir merkez burası.

Psikolog görüşmeleri nasıl işliyor?

İlk önce aile ile görüşülüyor. Mümkün ise ebeyevnlerin birlikte katılması kesinlikle daha faydalı oluyor. Ancak bu kayıp, boşanma vb durumlardan bu mümkün değilse, yalnızca anne veya baba da katılabilir. Anne ve baba ile standart bir görüşme yapıldıktan sonra 2. görüşmede çocuk ile psikolog yalnız kalıyorlar. Çocuk ebeveynden ayrılmak istemezse, o durum da profesyonel bir şekilde zamanla hallediliyor. Bundan sonra her bir görüşmede ya anne-baba-çocuk oyun oynuyorlar ve psikolog izliyor, ya da psikolog ve çocuk ebeveynler yokken oyun oynuyorlar. Bu süre zarfında psikoloğun gözlemleri bir sonraki görüşmede size aktarılıyor. Bu da genellikle 1 hafta sonra oluyor. Yani özetle; bir gün çocuk ve oyun, bir diğer seans bilgilendirme şeklinde ilerliyor prosedür.

İhtiyaç duyulursa, 3 ayda bir, veya ayda 1 , merkezdeki psikyatr da görüşme talep edebiliyor, psikoloğunuzun yönlendirmesi ile.

Tüm bu görüşemelerde amaç -bir sorun olması gözetilemeksizin!- çocuğun duygusal ve zihinsel gelişiminin sağlıklı ilerleyip ilerlemediğinin gözlemlenmesi ve ebeveynlerin yönlendirilmesi şeklinde. Anne ve babaya danışmanlık yapılırken, çocuğun da -eğer varsa- ruhsal tedavisi bir yandan yürütülüyor.

Zaman zaman “Anne-Baba Eğitim Seminerleri” düzenleniyor, çok verimli geçen bu seminerler de elbette ücretsiz. 2 saatlik seminerlere duyurular takip edilerek katılınabilir, konular belli bir sıralama izlemiyor, talebe göre belirleniyor.

Kadıköy Koruyucu Ruh Sağlığı Merkezi, sadece çocuk ve ergenlere yönelik hizmet veren ilk ve tek merkezdir. Bu hizmetten faydalanmanın şartı yok ancak randevulara sadık kalmanız bekleniyor elbette. Randevunuza gidemeyecekseniz, 2-3 gün önceden iptal etmediğiniz taktirde, uzmanların değerli saatini boşa harcamış olacağınızdan, hizmetten men edilebilirsiniz.

Kadıköy koruyucu ruh sağlığı merkezi iletişim

Kortanpaşa sokak. Selamiçeşme – Kadıköy, İstanbul, Türkiye

TELEFON: 0216 3608830

 

 

 

 

Oyna, Dene, Öğren!

demet-akbag-omo

Çocuk oyun oynarken;

Hayal kurar.

Karar verir. Heyecanlanır. Merak eder.

Araştırır. Farklı düşünmeyi dener.

Bedenini zorlar.

İzler. Dener. Yanılır. Çözüm üretir.

Konuşur. İfade eder.

Kaygıları ile baş etmeyi öğrenir.

Dener. Hatırlar.

Paylaşır.

Mutlu olur!

 Özetle çocuğun mutlu olması ve öğrenmesi, keşfetmesi için oyun oynamanın önemi çok büyük! Bunu ben değil, uzmanlar söylüyor.

Omo’nun ‘Hadi Hareketlen‘ projesi kapsamında çok değerli isimlerin olduğu bir söyleşiye davet edildim. Prof.Dr. Yankı Yazgan, Aktif Yaşam Derneği / Mehmet Ali Çalışkan ve ‘deneyimli anne’ değerli oyuncu Demet Akbağ, bize görüşlerini aktardılar. Kendi adıma çok faydalı bulduğum bir etkinlikti ve bilgilerin ne kadar çok kişiye ulaşması gerektiğini, projenin önemini -inanın- hissettim. Aldığım notlardan kendimce en ilgi çekicileri şöyle;

 Türkiye’de yeterli düzeyde aktif olan (fiziksel olarak) kişi yüzdesi %25. Bu sayıyı oluşturan kitle ise mavi yakalılar. Yani diğer bir deyişle; mecburiyetten hareket halindeler!

Çocuk ve Teknolojiipeksuer.com

“Tablet, tv  karşısında geçirilen her dakika, okulda çocuğa dikkat eksikliği olarak geri dönüyor. Ancak bir çocuk, oyununu oynuyorsa, uykusu yemeği her şeyi düzenli ise elbette ‘kontrollü’ şekilde çizgi filmini de izleyebilir, tabletini de oynayabilir. Sınırları çizmek çok önemli” diyor Yankı Yazgan.

Artık teknoloji bizim çocukluğumuzda olduğu gibi lüks değil, ihtiyaç. Hayatımızın vazgeçilmezi olmuş durumda. Bu doğal bir süreç ve çocuklarımız bizim gibi yetişmeyecekler, bunu farkındayız. “Bugünün gözde mesleklerinin neredeyse yarısı, çocuklarımız büyüdüklerinde, bir 20 yıl sonra ‘gözde’ olmayacak, belki hiç olmayacak” diyordu Ufuk Tarhan örneğin.

Anneler, güçlü, ayakları üstünde duran çocuklar istiyor. Fakat en iyi okulları bile yeterli görmüyorlar?

Öğrenme, deneyimle olur. “Özgüven, empati kurabilme, sınırlarını bilme, karşısındakine saygı duyma, asıl bu meziyetleri kazandığında çocuğumuz mutlu olmalıyız. Bu da ‘mecburi’geçirilen oyun saatleri ile değil, çocuğun hayatının tümüne yayılan ‘deneyimsel öğrenme’ ile mümkün.”

Deneyimsel öğrenme nedir?

Prof.Dr. Yankı Yazgan, oyun oynamanın çocuğun günlük rutininde bir kaç saati kapsayan bir aktivite değil, tüm zamanını kapsayan doğal bir etkinlik olması gerekliliğini vurguladı. Çocuk, duyularını kullanarak öğreniyor, kaydediyor, deneyimliyor. Bir çiçeğe dokunmanın verdiği his, buzun soğukluğu, sivri cismin acısı, bir kapağın çevirince açılması gibi çok küçük görünen ayrıntılar, çocuğun hafızasına adeta ‘tag’ler gibi etiketleniyor ve veri bankasında, yani gencecik beyninde bilgiler depolanmaya başlıyor. Ne kadar duyularının hepsini harekete geçiren oyunlar oynarsa, kendini geliştiriyor, öğreniyor, güveni geliyor.

Annelerin %85’i kendi çocuklarıyla kıyasladıklarında, çocukken arkadaşlarıyla daha fazla oyun oynadıklarını söylüyor. % 81’i biz bugünün çocuklarına göre daha fazla deneyimleyerek ve yaparak öğrenirdik diyor.

Merak en güçlü dürtü ve oyun ve merak birleştiğinde, çocuğunuz sizi şaşırtabilir. Bırakın oynasın, kirlensin, döksün, ıslansın. Hepsinin çözümü var ama hızzzla akan zamanda çocukluğun hiç bir dakikası geri gelmeyecek! Kirlenmek güzeldir.

Oyun Kartları ve Omo Şenliği

Aktif Yaşam Derneği’nce hazırlanan ve Prof. Dr. Yankı Yazgan tarafından desteklenen harika bir projesi daha var Omo’nun. Kurgulanmamış oyun olma özellikleri olan 100 adet oyun kartı hazırlanmış. Bunlar dağıtılacak ve anne-babaların elinde örnek oyunlar olmuş olacak. Bunun dışında çocukların ev dışındaki oyun ihtiyaçlarına dikkat çekmek için mayıs ayında Büyük Omo Şenliği etkinliğini düzenlenecek. Tüm bu deneyimleyerek öğrenme farkındalığını artırma çalışmalarına sinema ve tiyatro oyuncusu Demet Akbağ destek vermeye devam edecek.

  yankı-yazgan

 

mehmet-ali-caliskan

 

Son olarak Omo’nun yaptığı araştırmadan ‘teknoloji’ başlığında rakamsal veriler ilginizi çekebilir;  

  • Çocukların ailelerinden istediği şeylerin başında %85 ile bilgisayar geliyor.

  • Ailelerin %64’ü çocuklarına özel bilgisayar, %49’u akıllı telefon ya da tablet sağlamış görünüyor. Öte yandan annelerin %69’u telefon ve tabletin çocukları için zararlı olduğunu düşünüyor.

  • Çocukların %76’sının her gün televizyon izleme izni var. % 70’inde TV izleme süresi günde 2 saatin üstünde. 
(Ailece yapılan ortak etkinliklerin başında yaklaşık %73 ile televizyon izlemek geliyor)

 

 

Theraplay / oyun terapisi

Ne zamandır yazmak istiyordum, vesile oldu; neredeyse 5 yaşına basacak olan oğlumuz Bulut ile tam 2,5 yıldır oyun terapisi desteği alıyoruz. Bu yöntemin literatürdeki ismi Theraplay’miş ve ilgilenenlere Gün Yayıncılık ve Nadis Eğitim ve Danışmanlık Desteği ile nefis bir kaynağın ilk kitabı çıkmış.oyun-terapisi

Theraplay nedir?

Terimleri bir yana bırakıp şöyle anlatmak isterim; (uzman olarak değil 30 ayda 60 kez seansa katılmış bir anne olarak yazıyorum) Çocuk ve ebeveynin oyun aracılığı ile bağlarını, ilişkilerini kuvvetlendiren bir yaklaşım oyun terapisi. Yanlış anlaşılmasın, çocuğun her hangi bir sorunu/problemi olması gerekmez; bu sizin daha iyi birer ebeveyn olmanıza, çocuğun da ruh sağlığını olumlu yönde destekleyerek, özgüvenini geliştirmesine yarayacak. Kısaca çocukla çocuk oluyor, onun oyun dünyasına giriyor ve mesajları orada alıp veriyorsunuz, anne baba olarak empati kuruyorsunuz ve bir anda her şey çok yalın olarak önünüze seriliyor.

Bu arada bu seanslar çok eğlenceli geçiyor ve “bağlanma teorisi” mantığını çözdüğünüzde, o dili ve yaklaşımı kavradığınızda evde ve hayatın her anında bunu uyguluyorsunuz. Artık çocuğunuzla aranızda çok daha güçlü bir bağ var ve ‘leb demeden leblebiyi anlamak’ durumuna geliyorsunuz.

Ben eminim ki ve inanmak istiyorum ki, bizim temelden sağlam tutmaya çalıştığımız bu ilişki yumağının ilerki dönemde, okulda, ergenlikte de çok faydasını göreceğiz.

Theraplay nasıl uygulanıyor?

Her terapistin yaklaşımı farklı olabilir elbette ama kitapta da okuduğum model şöyle; genel olarak ilk seansta terapist çocukla tanışıyor. Anne-baba bu seansa katılıyor veya sadece -gizlice- izliyor. İkinci seansta teraspist ebeveynlerle görüşüyor. Belki seansın bir bölümüne çocuk da dahil oluyor. Bundan sonrası tamamen ailenin ihtiyaçlarına uygun olarak ilerlemekle beraber, genellikle hep birlikte oyun oynama ve bir sonraki seansta anne-babaya oynanan oyun esnasındaki mesajlar, yaklaşım önerileri vb paylaşımı şeklinde ilerliyor. Spesifik bir sorun varsa ayda 2 görüşme ile 6 ay, veya rutin olarak 3 ayda bir şeklinde zamanlanabiliyor. Örneğin biz, kendi isteğimizle her ay bir çocuk bir anne-baba görüşmesine katılıyor, bu görüşmeleri zaman zaman 3-ayda-bir’e çıkarıyoruz.

Theraplay isimli, 334 sayfalı kitabın tanıtımını aşağıda paylaşıyorum. Gün Yayıncılık‘ı bir kez daha tebrik ederim. Nadis Eğitim ve Danışmanlık hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz, buraya tıkayabilir, Theraplay Turkey oluşumu için buraya göz atabilirsiniz.

Theraplay-Kitap-3d

OYUN TERAPİSİNE DOĞAL BİR BAKIŞ…

THERAPLAY 1.KİTAP”

Bağlanma Temelli Oyun Aracılığıyla Ebeveynlere ve Çocuklara Daha iyi İlişkiler Kurmakta Yardım Etmek

THERAPLAY, bağlanma teorisinin klinik uygulamalara taşınmasına öncülük eden bir yaklaşım olarak, ebeveynlerin, oyuncu bir biçimde bağ kurmayı, empati dolu bir tutumla yanıt vermeyi, sağlıklı bağlanmayı ve hayat boyu ruh sağlığını olumlu yönde desteklemeyi öğrenmelerine ve deneyimlemelerine yardımcı oluyor.

Çığır açan THERAPLAY kitabının bu baskısı, çocukları, yetkinliğe, kendini düzenleme becerisine, özgüven duygusuna ve hayata dair güvene dönüşen bir etkileşime oyun aracılığıyla nasıl çekebileceğimizi gösteriyor. THERAPLAY’in ilişkiye dayalı yaklaşımı, günümüz dünyasının yoğun ve kaotik yaşam tarzının yol açtığı sorunlarla mücadele eden ailelere neşe ve sevgi dolu ilişkiler kurmalarında yardımcı olmak amacıyla özgün olarak tasarlanmıştır.

YAZARLAR

Phyliss B.Booth Chicago’da bulunan Theraplay Enstitüsü’nün klinik direktörüdür. Theraplay konusunda dünyanın farklı yerlerinde eğitimler vermekte ve Theraplay terapistlerini süpervize etmektedir.

Ann M.Jernberg Theraplay Enstitüsü’nün kurucusudur. 1993 yılındaki vefatına dek enstitünün direktörlüğünü yapmıştır. Theraplay yaklaşımı için ilham sağlamıştır ve Theraplay kitabının ilk basımının yazarıdır.

Theraplay Enstitüsü, kar amacı gütmeyen uluslararası bir organizasyondur. Eğitim, tedavi ve araştırmalar aracılığıyla güçlü aile bağlarının oluşmasının, çocuk ve yetişkinlerin duygusal olarak sağlıklı bir şekilde yaşamlarına devam etmelerinin destekçisi ve savunucusudur.

EDİTÖRLER / NADİS EĞİTİM VE DANIŞMANLIK

Aslı Candan KODALAK / Şeyma ÇAVUŞOĞLU

Uzman Psikolog / Eğitmen